Bazen bir çocuğun hayatını değiştirmek için büyük sözlere değil, uzatılan bir ele ihtiyaç vardır. YASAV ile Feza Fikir Sanat’ın tiyatro sahnesinde buluşturduğu dayanışma, eğitimin ve paylaşmanın gücünü bir kez daha hatırlattı.
Bir tiyatro perdesi açılır, insanlar salondaki yerlerini alır, ışıklar söner ve oyun başlar… Ancak bazı gösteriler vardır ki perde kapandığında asıl hikâye yeni başlar. Çünkü o sahneden geriye yalnızca alkışlar değil, bir öğrencinin eğitimine katkı sağlayacak umut da kalır.
Yarına Şans Ver Derneği (YASAV) ile Feza Fikir Sanat’ın iş birliğiyle Podyum Sanat Mahal’de sahnelenen “İşimiz İş” adlı tiyatro oyunu, işte tam da böyle bir anlam taşıyor.
Etkinlikten elde edilecek gelirin tıp eğitimi alan öğrencilerin eğitimine destek olmak amacıyla YASAV Burs Fonu’na aktarılması, sanatın toplumsal faydayla buluşmasının güzel bir örneği. Üstelik bu buluşma, bize çok önemli bir gerçeği de yeniden hatırlatıyor: Bir toplumun geleceği, çocuklarına ve gençlerine sunduğu eğitim fırsatları kadar güçlüdür.
Eğitim, bir çocuğa verilebilecek en değerli şans
Bugün eğitimden söz ederken yalnızca okulları, sınavları, diplomaları ya da meslek sahibi olmayı konuşmamalıyız. Eğitim, insanın kendi hayatını kurabilmesinin, potansiyelini keşfetmesinin ve topluma katkı sunabilmesinin temelidir.
Bir çocuğun okuyabilmesi, bir gencin üniversite hayalini gerçekleştirebilmesi yalnızca ailesinin imkânlarına bağlı olmamalı. Çünkü yetenek, merak ve çalışma azmi ekonomik koşullara göre şekillenmiyor. Fakat eğitim yolculuğunda karşılaşılan maddi engeller, kimi zaman en parlak hayallerin önüne geçebiliyor.
İşte burs desteğinin önemi tam da burada ortaya çıkıyor.
Bir öğrenciye sağlanan burs, yalnızca bir dönemlik masrafın karşılanması değildir. Aynı zamanda o gence, “Senin geleceğin önemli, hayallerin değerli ve bu yolda yalnız değilsin” demektir.
Özellikle tıp gibi uzun, yoğun ve fedakârlık gerektiren bir eğitim sürecinde öğrencilere verilen destek, onların eğitimlerine daha fazla odaklanabilmelerine katkı sunar. Bugünün tıp öğrencileri, yarının hekimleri olarak toplum sağlığına hizmet edecek. Onların eğitimine yapılan katkı, dolayısıyla geleceğin insanına da yapılan bir yatırımdır.
Sanatın gücü, dayanışmayla büyüyor
YASAV ve Feza Fikir Sanat’ın gerçekleştirdiği iş birliğini değerli kılan nokta da burada yatıyor.
Feza Fikir Sanat’ın kaleme aldığı ve iş sağlığı ile güvenliği konusunu mizahi bir dille ele alan “İşimiz İş”, izleyicilere keyifli bir tiyatro deneyimi sunarken sosyal sorumluluk için de bir fırsat oluşturdu. Sanatın insanları bir araya getiren gücü, bu kez öğrencilerin eğitimine destek olmak için kullanıldı.
YASAV Yönetim Kurulu Başkanı Emire Cantürk Eren’in daha fazla öğrenciye burs desteği sağlama hedefiyle ortaya koyduğu yaklaşım ile Feza Fikir Sanat’ın bu amaca katkı sunması, dayanışmanın farklı alanlarda nasıl karşılık bulabileceğini gösteriyor.
Burada asıl önemli olan, sanatın yalnızca sahnede sergilenen bir performans olarak kalmaması. Bir tiyatro oyununun toplumsal bir amaca hizmet etmesi, sanatın hayatla kurduğu bağı da güçlendiriyor.
Çünkü sanat düşündürür, bir araya getirir ve bazen hiç tanımadığımız bir insanın hayatına dokunmamıza vesile olur.
Bir burs, bir gelecek, bir umut…
Eğitime destek olmak için her zaman büyük bütçelere ya da kapsamlı projelere ihtiyaç yok. Bazen bir tiyatro bileti almak, bir sosyal sorumluluk etkinliğine katılmak, bir burs fonuna katkı sağlamak ya da bu tür girişimlerin daha fazla kişiye ulaşmasına yardımcı olmak önemli bir başlangıç olabilir.
Önemli olan, eğitimin toplumsal bir sorumluluk olduğunu kabul etmek ve bu sorumluluğu paylaşmaktır.
Çünkü bir öğrencinin eğitimini tamamlaması, yalnızca kendisinin kazancı değildir. O öğrencinin ileride üreteceği fikirler, yapacağı çalışmalar, vereceği hizmetler ve yetişmesine katkı sunacağı insanlar da bu kazanımın parçasıdır.
Bugün bir gencin eğitimine destek olan toplum, aslında kendi yarınlarını da güçlendirir.
Bu nedenle YASAV ile Feza Fikir Sanat’ın iş birliği, tek bir etkinliğin sınırlarını aşan bir anlam taşıyor. Bu buluşma, sivil toplum kuruluşlarının, sanat çevrelerinin ve duyarlı insanların ortak bir amaç etrafında birleştiğinde neler yapabileceğini gösteriyor.
Çocuklar okusun, gençler hayallerinden vazgeçmesin
Bir ülkenin gerçek zenginliği yalnızca fabrikaları, binaları, ekonomik göstergeleri ya da sahip olduğu kaynaklar değildir. O ülkenin en büyük zenginliği; iyi eğitim almış, düşünen, sorgulayan, üreten ve geleceğe güvenle bakabilen insanlarıdır.
Bu nedenle çocukların ve gençlerin eğitimine yapılan her katkıyı, geleceğe bırakılan bir miras olarak görmek gerekiyor.
Elbette bir tiyatro etkinliği bütün sorunları tek başına çözemez. Ancak toplumsal farkındalık oluşturabilir, yeni dayanışmaların önünü açabilir ve daha fazla insanı harekete geçirebilir. Bazen büyük değişimler, tam da böyle küçük ama anlamlı adımlarla başlar.
YASAV ve Feza Fikir Sanat’ın örnek iş birliği de bize bunu söylüyor.
Bir tiyatro gecesi sona erebilir ama bir öğrencinin eğitimine katkı sağlayan iyilik, onun geleceğinde yaşamaya devam eder.
Dilerim bu tür iş birlikleri çoğalır. Daha fazla çocuk ve genç eğitim fırsatlarına ulaşır, hiçbir öğrenci maddi imkânsızlıklar nedeniyle hayallerinden vazgeçmek zorunda kalmaz.
Çünkü yarına şans vermek, yalnızca güzel bir söz söylemek değildir. O şansı gerçekten ihtiyaç duyan bir gencin hayatına taşıyabilmektir.
Ve bazen bir çocuğun geleceğine açılan en büyük kapı, ona uzatılan eğitim fırsatıdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
CANSEL ORUÇ
Bir Çocuğun Geleceğine Açılan Perde
Bazen bir çocuğun hayatını değiştirmek için büyük sözlere değil, uzatılan bir ele ihtiyaç vardır. YASAV ile Feza Fikir Sanat’ın tiyatro sahnesinde buluşturduğu dayanışma, eğitimin ve paylaşmanın gücünü bir kez daha hatırlattı.
Bir tiyatro perdesi açılır, insanlar salondaki yerlerini alır, ışıklar söner ve oyun başlar… Ancak bazı gösteriler vardır ki perde kapandığında asıl hikâye yeni başlar. Çünkü o sahneden geriye yalnızca alkışlar değil, bir öğrencinin eğitimine katkı sağlayacak umut da kalır.
Yarına Şans Ver Derneği (YASAV) ile Feza Fikir Sanat’ın iş birliğiyle Podyum Sanat Mahal’de sahnelenen “İşimiz İş” adlı tiyatro oyunu, işte tam da böyle bir anlam taşıyor.
Etkinlikten elde edilecek gelirin tıp eğitimi alan öğrencilerin eğitimine destek olmak amacıyla YASAV Burs Fonu’na aktarılması, sanatın toplumsal faydayla buluşmasının güzel bir örneği. Üstelik bu buluşma, bize çok önemli bir gerçeği de yeniden hatırlatıyor: Bir toplumun geleceği, çocuklarına ve gençlerine sunduğu eğitim fırsatları kadar güçlüdür.
Eğitim, bir çocuğa verilebilecek en değerli şans
Bugün eğitimden söz ederken yalnızca okulları, sınavları, diplomaları ya da meslek sahibi olmayı konuşmamalıyız. Eğitim, insanın kendi hayatını kurabilmesinin, potansiyelini keşfetmesinin ve topluma katkı sunabilmesinin temelidir.
Bir çocuğun okuyabilmesi, bir gencin üniversite hayalini gerçekleştirebilmesi yalnızca ailesinin imkânlarına bağlı olmamalı. Çünkü yetenek, merak ve çalışma azmi ekonomik koşullara göre şekillenmiyor. Fakat eğitim yolculuğunda karşılaşılan maddi engeller, kimi zaman en parlak hayallerin önüne geçebiliyor.
İşte burs desteğinin önemi tam da burada ortaya çıkıyor.
Bir öğrenciye sağlanan burs, yalnızca bir dönemlik masrafın karşılanması değildir. Aynı zamanda o gence, “Senin geleceğin önemli, hayallerin değerli ve bu yolda yalnız değilsin” demektir.
Özellikle tıp gibi uzun, yoğun ve fedakârlık gerektiren bir eğitim sürecinde öğrencilere verilen destek, onların eğitimlerine daha fazla odaklanabilmelerine katkı sunar. Bugünün tıp öğrencileri, yarının hekimleri olarak toplum sağlığına hizmet edecek. Onların eğitimine yapılan katkı, dolayısıyla geleceğin insanına da yapılan bir yatırımdır.
Sanatın gücü, dayanışmayla büyüyor
YASAV ve Feza Fikir Sanat’ın gerçekleştirdiği iş birliğini değerli kılan nokta da burada yatıyor.
Feza Fikir Sanat’ın kaleme aldığı ve iş sağlığı ile güvenliği konusunu mizahi bir dille ele alan “İşimiz İş”, izleyicilere keyifli bir tiyatro deneyimi sunarken sosyal sorumluluk için de bir fırsat oluşturdu. Sanatın insanları bir araya getiren gücü, bu kez öğrencilerin eğitimine destek olmak için kullanıldı.
YASAV Yönetim Kurulu Başkanı Emire Cantürk Eren’in daha fazla öğrenciye burs desteği sağlama hedefiyle ortaya koyduğu yaklaşım ile Feza Fikir Sanat’ın bu amaca katkı sunması, dayanışmanın farklı alanlarda nasıl karşılık bulabileceğini gösteriyor.
Burada asıl önemli olan, sanatın yalnızca sahnede sergilenen bir performans olarak kalmaması. Bir tiyatro oyununun toplumsal bir amaca hizmet etmesi, sanatın hayatla kurduğu bağı da güçlendiriyor.
Çünkü sanat düşündürür, bir araya getirir ve bazen hiç tanımadığımız bir insanın hayatına dokunmamıza vesile olur.
Bir burs, bir gelecek, bir umut…
Eğitime destek olmak için her zaman büyük bütçelere ya da kapsamlı projelere ihtiyaç yok. Bazen bir tiyatro bileti almak, bir sosyal sorumluluk etkinliğine katılmak, bir burs fonuna katkı sağlamak ya da bu tür girişimlerin daha fazla kişiye ulaşmasına yardımcı olmak önemli bir başlangıç olabilir.
Önemli olan, eğitimin toplumsal bir sorumluluk olduğunu kabul etmek ve bu sorumluluğu paylaşmaktır.
Çünkü bir öğrencinin eğitimini tamamlaması, yalnızca kendisinin kazancı değildir. O öğrencinin ileride üreteceği fikirler, yapacağı çalışmalar, vereceği hizmetler ve yetişmesine katkı sunacağı insanlar da bu kazanımın parçasıdır.
Bugün bir gencin eğitimine destek olan toplum, aslında kendi yarınlarını da güçlendirir.
Bu nedenle YASAV ile Feza Fikir Sanat’ın iş birliği, tek bir etkinliğin sınırlarını aşan bir anlam taşıyor. Bu buluşma, sivil toplum kuruluşlarının, sanat çevrelerinin ve duyarlı insanların ortak bir amaç etrafında birleştiğinde neler yapabileceğini gösteriyor.
Çocuklar okusun, gençler hayallerinden vazgeçmesin
Bir ülkenin gerçek zenginliği yalnızca fabrikaları, binaları, ekonomik göstergeleri ya da sahip olduğu kaynaklar değildir. O ülkenin en büyük zenginliği; iyi eğitim almış, düşünen, sorgulayan, üreten ve geleceğe güvenle bakabilen insanlarıdır.
Bu nedenle çocukların ve gençlerin eğitimine yapılan her katkıyı, geleceğe bırakılan bir miras olarak görmek gerekiyor.
Elbette bir tiyatro etkinliği bütün sorunları tek başına çözemez. Ancak toplumsal farkındalık oluşturabilir, yeni dayanışmaların önünü açabilir ve daha fazla insanı harekete geçirebilir. Bazen büyük değişimler, tam da böyle küçük ama anlamlı adımlarla başlar.
YASAV ve Feza Fikir Sanat’ın örnek iş birliği de bize bunu söylüyor.
Bir tiyatro gecesi sona erebilir ama bir öğrencinin eğitimine katkı sağlayan iyilik, onun geleceğinde yaşamaya devam eder.
Dilerim bu tür iş birlikleri çoğalır. Daha fazla çocuk ve genç eğitim fırsatlarına ulaşır, hiçbir öğrenci maddi imkânsızlıklar nedeniyle hayallerinden vazgeçmek zorunda kalmaz.
Çünkü yarına şans vermek, yalnızca güzel bir söz söylemek değildir. O şansı gerçekten ihtiyaç duyan bir gencin hayatına taşıyabilmektir.
Ve bazen bir çocuğun geleceğine açılan en büyük kapı, ona uzatılan eğitim fırsatıdır.