BURSA’NIN GELECEĞİ İÇİN KRİTİK MESAJ: GÜNÜ KURTARMAK YETMEZ!
Yazının Giriş Tarihi: 01.11.2026 21:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.11.2026 21:26
Bursa’nın kronikleşen ulaşım sorunu, deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm ihtiyacı… Kentin geleceğini doğrudan ilgilendiren bu üç başlık, artık yalnızca belediyelerin değil, bütün Bursa’nın ortak meselesi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Bursa Şubesi üyeleriyle yaptığı toplantıda verdiği mesajlar da bu açıdan dikkat çekiciydi.
Bursa’nın geleceği için artık günü kurtarmak yetmez!
Bursa’da trafik her geçen gün biraz daha içinden çıkılmaz hale geliyor. Sabah işe gitmek, akşam eve dönmek başlı başına bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Üstelik mesele yalnızca araç sayısının artması değil. Plansız büyüme, yetersiz alternatif güzergâhlar, raylı sistemlerin yaygınlaştırılamaması ve yıllardır ertelenen ulaşım yatırımları da sorunun önemli parçaları.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın MMG Bursa Şubesi üyeleriyle MÜSİAD Bursa Şubesi’nde gerçekleştirdiği toplantıda ulaşımı ilk sıraya koyması bu nedenle önemliydi.
Biba, Bursa’da 1 milyon 300 bin motorlu taşıt bulunduğunu hatırlatarak sorunun büyüklüğüne dikkat çekti. Aslında bu rakam, Bursa’nın neden artık klasik trafik çözümleriyle yol alamayacağını da anlatıyor.
Başkan Vekili'nin şu sözleri özellikle dikkat çekiciydi:
“Bizim kısa vadeli değil, uzun vadeli stratejiler geliştirmemiz lazım.”
Bence toplantının en önemli cümlelerinden biri buydu.
Çünkü Bursa yıllardır trafik sıkıştıkça yeni bir kavşak, yeni bir bağlantı yolu, yeni bir düzenleme beklentisi içine giriyor. Oysa her yeni çözüm, birkaç yıl sonra yeniden yetersiz kalabiliyor. Biba da üretilen formüllerin ancak kısa süreli rahatlama sağladığını ifade ediyor.
Ana arterlerdeki 550 bağlantı noktasının trafik üzerindeki etkisine dikkat çekmesi, tek yön uygulamaları, akıllı kavşaklar ve bat-çık projeleri üzerinde çalışıldığını açıklaması önemli. Karayolları Genel Müdürlüğü'nden onay bekleyen ve 2027'de başlanması planlanan 3-4 projeden söz etmesi de önümüzdeki dönemin ulaşım gündemine dair ipuçları veriyor.
Ancak Bursa'nın asıl ihtiyacı, birbirinden bağımsız trafik projelerinden çok, bütün şehri kapsayan bir ulaşım master planının kararlılıkla uygulanması.
Raylı sistem olmadan trafik çözülmez!
Toplantıda öne çıkan bir diğer konu ise raylı sistemlerdi.
Biba, Bursa'nın toplu ulaşımda raylı sistemleri daha fazla tercih eden bir şehir haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Yıl sonu itibarıyla Şehir Hastanesi'ne ulaşan hattın devreye gireceğini açıklaması da vatandaş açısından önemli bir gelişme.
Ancak burada dikkat çekici bir ekonomik tablo da var.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, toplu ulaşımın vatandaş için daha erişilebilir olması amacıyla BURULAŞ'a ayda 350 milyon, yılda yaklaşık 4 milyar lira kaynak aktarıyor.
Biba, bu rakamın altını çizerek şöyle konuştu:
“Bu nedenle bizim tekerlekli araçlardan ziyade raylı sistem hatlarını çoğaltmamız lazım. Yeni yerleşim bölgelerine raylı sistemle bağlantı sağlayabilirsek, toplu ulaşımı raylı sistemlere yönlendirebilirsek sübvanse rakamlarını aşağı çekebiliriz. O zaman da bu kaynakları yatırıma yönlendirir ve riskli bölgeleri kamulaştırabiliriz.”
Bu açıklama, ulaşım meselesinin yalnızca trafikle sınırlı olmadığını gösteriyor. Toplu taşımaya ayrılan kaynak, kentsel dönüşümden yeni yatırımlara kadar belediyenin bütün bütçe dengesini etkiliyor.
Dolayısıyla raylı sistem yatırımları, sadece ulaşım konforu değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirlik meselesi.
Kentsel dönüşümde cesur adımlar gerekiyor
Bursa'nın belki de trafikten daha hayati bir başka gündemi var: Deprem ve riskli yapı stoku.
Biba'nın da açıkça ifade ettiği gibi, plansız ve kaçak yapılaşmanın oluşturduğu depreme dayanıksız yapı stoku Bursa'nın önündeki en büyük sorunlardan biri.
“Ulaşım ve kentsel dönüşüm, Bursa'nın en önemli konularıdır” diyen Biba, bu iki başlığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini de ortaya koyuyor.
Toplantıda kentsel dönüşümle ilgili dört ayrı lansman yapılacağını açıklaması dikkat çekiciydi. Osmangazi, Yıldırım ve Gemlik'te toplam 1.300 konutun yer alacağı projelerden söz etti.
Üstelik yalnızca yeni konut üretmekten değil, riskli bölgeleri dönüştürmek için cesur adımlar atmaktan bahsetti.
Biba'nın şu sözleri de dönüşümün nasıl ele alınması gerektiğini anlatıyor:
“Kentsel dönüşümü doldur boşalt şeklinde ilerletmemiz gerekiyor. Bir bölgeyi boşaltınca hemen karşılığında dolduracağımız alanla yürütmeliyiz.”
Burada önemli bir ayrıntı var: Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engellerden biri mülkiyet sorunları. İnsanların yıllardır yaşadığı evlerinden ayrılması, hak sahiplerinin beklentileri, uzlaşma süreçleri ve kamulaştırma maliyetleri dönüşümü zorlaştırıyor.
Bu nedenle kentsel dönüşüm yalnızca teknik bir inşaat faaliyeti olarak görülmemeli. Sosyal boyutu, ekonomik tarafı ve vatandaşın güveni de sürecin merkezinde olmalı.
Biba'nın “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” yaklaşımına vurgu yapması da bu açıdan anlamlı.
Bursa'nın geleceği ortak akılla kurulmalı
Toplantıda Nilüfer Çayı'nın temizliği, yeşil şehir hedefi ve belediyenin çalışma sistemindeki verimlilik de gündeme geldi.
Nilüfer Çayı'nın temizliği için her yıl 250 personel ve 80 araçla altı ay boyunca çalışma yürütüldüğünü açıklayan Biba, çevre konusunun da belediyenin gündeminde olduğunu ifade etti.
Belediyenin kendi imkânlarıyla yürüttüğü çalışmalar sayesinde tasarruf sağlandığını, BURULAŞ bünyesinde aylık 100 milyon liralık tasarruf elde edildiğini belirtmesi de dikkat çekti.
“Belediyenin röntgenini çektik. Tedavi etmemiz gereken noktaları tespit ettik” sözleri ise yönetim anlayışına ilişkin önemli bir mesajdı.
Biba, görev süresi boyunca belediyede kalıcı bir sistem kurabilirse bunun kendisi için yeterli olacağını söyledi.
Bence bu yaklaşımın altını özellikle çizmek gerekiyor. Çünkü şehir yönetiminde asıl başarı, kişilere bağlı geçici çözümler değil, yönetimler değişse bile devam edebilecek kalıcı sistemler oluşturabilmek.
MMG Bursa Şubesi'nin böyle bir toplantıya ev sahipliği yapması da ayrıca değerli. Mimarların, mühendislerin, sanayicilerin ve yerel yöneticilerin aynı masa etrafında buluşması, Bursa'nın ihtiyaç duyduğu ortak aklın oluşması açısından önemli.
Şimdi Bursa'nın beklentisi belli: Açıklanan projelerin takvime bağlanması, kaynakların doğru kullanılması ve vaatlerin sahada karşılık bulması.
Çünkü Bursa artık yeni sorunlarla tanışmak istemiyor. Yıllardır biriken sorunlarına kalıcı çözümler bekliyor.
Bursa'nın geleceğini kurtarmak için günü kurtaran projeler değil, geleceği planlayan bir yönetim anlayışı gerekiyor. Ulaşımda, kentsel dönüşümde ve çevrede atılacak her adım bu anlayışın bir parçası olmalı.
Ve en önemlisi, Bursa'nın geleceği yalnızca belediyenin değil, bu kentte yaşayan, üreten ve değer yaratan herkesin ortak sorumluluğu olmalı.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
CANSEL ORUÇ
BURSA’NIN GELECEĞİ İÇİN KRİTİK MESAJ: GÜNÜ KURTARMAK YETMEZ!
Bursa’nın kronikleşen ulaşım sorunu, deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm ihtiyacı… Kentin geleceğini doğrudan ilgilendiren bu üç başlık, artık yalnızca belediyelerin değil, bütün Bursa’nın ortak meselesi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Bursa Şubesi üyeleriyle yaptığı toplantıda verdiği mesajlar da bu açıdan dikkat çekiciydi.
Bursa’nın geleceği için artık günü kurtarmak yetmez!
Bursa’da trafik her geçen gün biraz daha içinden çıkılmaz hale geliyor. Sabah işe gitmek, akşam eve dönmek başlı başına bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Üstelik mesele yalnızca araç sayısının artması değil. Plansız büyüme, yetersiz alternatif güzergâhlar, raylı sistemlerin yaygınlaştırılamaması ve yıllardır ertelenen ulaşım yatırımları da sorunun önemli parçaları.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın MMG Bursa Şubesi üyeleriyle MÜSİAD Bursa Şubesi’nde gerçekleştirdiği toplantıda ulaşımı ilk sıraya koyması bu nedenle önemliydi.
Biba, Bursa’da 1 milyon 300 bin motorlu taşıt bulunduğunu hatırlatarak sorunun büyüklüğüne dikkat çekti. Aslında bu rakam, Bursa’nın neden artık klasik trafik çözümleriyle yol alamayacağını da anlatıyor.
Başkan Vekili'nin şu sözleri özellikle dikkat çekiciydi:
“Bizim kısa vadeli değil, uzun vadeli stratejiler geliştirmemiz lazım.”
Bence toplantının en önemli cümlelerinden biri buydu.
Çünkü Bursa yıllardır trafik sıkıştıkça yeni bir kavşak, yeni bir bağlantı yolu, yeni bir düzenleme beklentisi içine giriyor. Oysa her yeni çözüm, birkaç yıl sonra yeniden yetersiz kalabiliyor. Biba da üretilen formüllerin ancak kısa süreli rahatlama sağladığını ifade ediyor.
Ana arterlerdeki 550 bağlantı noktasının trafik üzerindeki etkisine dikkat çekmesi, tek yön uygulamaları, akıllı kavşaklar ve bat-çık projeleri üzerinde çalışıldığını açıklaması önemli. Karayolları Genel Müdürlüğü'nden onay bekleyen ve 2027'de başlanması planlanan 3-4 projeden söz etmesi de önümüzdeki dönemin ulaşım gündemine dair ipuçları veriyor.
Ancak Bursa'nın asıl ihtiyacı, birbirinden bağımsız trafik projelerinden çok, bütün şehri kapsayan bir ulaşım master planının kararlılıkla uygulanması.
Raylı sistem olmadan trafik çözülmez!
Toplantıda öne çıkan bir diğer konu ise raylı sistemlerdi.
Biba, Bursa'nın toplu ulaşımda raylı sistemleri daha fazla tercih eden bir şehir haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Yıl sonu itibarıyla Şehir Hastanesi'ne ulaşan hattın devreye gireceğini açıklaması da vatandaş açısından önemli bir gelişme.
Ancak burada dikkat çekici bir ekonomik tablo da var.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, toplu ulaşımın vatandaş için daha erişilebilir olması amacıyla BURULAŞ'a ayda 350 milyon, yılda yaklaşık 4 milyar lira kaynak aktarıyor.
Biba, bu rakamın altını çizerek şöyle konuştu:
“Bu nedenle bizim tekerlekli araçlardan ziyade raylı sistem hatlarını çoğaltmamız lazım. Yeni yerleşim bölgelerine raylı sistemle bağlantı sağlayabilirsek, toplu ulaşımı raylı sistemlere yönlendirebilirsek sübvanse rakamlarını aşağı çekebiliriz. O zaman da bu kaynakları yatırıma yönlendirir ve riskli bölgeleri kamulaştırabiliriz.”
Bu açıklama, ulaşım meselesinin yalnızca trafikle sınırlı olmadığını gösteriyor. Toplu taşımaya ayrılan kaynak, kentsel dönüşümden yeni yatırımlara kadar belediyenin bütün bütçe dengesini etkiliyor.
Dolayısıyla raylı sistem yatırımları, sadece ulaşım konforu değil, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirlik meselesi.
Kentsel dönüşümde cesur adımlar gerekiyor
Bursa'nın belki de trafikten daha hayati bir başka gündemi var: Deprem ve riskli yapı stoku.
Biba'nın da açıkça ifade ettiği gibi, plansız ve kaçak yapılaşmanın oluşturduğu depreme dayanıksız yapı stoku Bursa'nın önündeki en büyük sorunlardan biri.
“Ulaşım ve kentsel dönüşüm, Bursa'nın en önemli konularıdır” diyen Biba, bu iki başlığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini de ortaya koyuyor.
Toplantıda kentsel dönüşümle ilgili dört ayrı lansman yapılacağını açıklaması dikkat çekiciydi. Osmangazi, Yıldırım ve Gemlik'te toplam 1.300 konutun yer alacağı projelerden söz etti.
Üstelik yalnızca yeni konut üretmekten değil, riskli bölgeleri dönüştürmek için cesur adımlar atmaktan bahsetti.
Biba'nın şu sözleri de dönüşümün nasıl ele alınması gerektiğini anlatıyor:
“Kentsel dönüşümü doldur boşalt şeklinde ilerletmemiz gerekiyor. Bir bölgeyi boşaltınca hemen karşılığında dolduracağımız alanla yürütmeliyiz.”
Burada önemli bir ayrıntı var: Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engellerden biri mülkiyet sorunları. İnsanların yıllardır yaşadığı evlerinden ayrılması, hak sahiplerinin beklentileri, uzlaşma süreçleri ve kamulaştırma maliyetleri dönüşümü zorlaştırıyor.
Bu nedenle kentsel dönüşüm yalnızca teknik bir inşaat faaliyeti olarak görülmemeli. Sosyal boyutu, ekonomik tarafı ve vatandaşın güveni de sürecin merkezinde olmalı.
Biba'nın “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” yaklaşımına vurgu yapması da bu açıdan anlamlı.
Bursa'nın geleceği ortak akılla kurulmalı
Toplantıda Nilüfer Çayı'nın temizliği, yeşil şehir hedefi ve belediyenin çalışma sistemindeki verimlilik de gündeme geldi.
Nilüfer Çayı'nın temizliği için her yıl 250 personel ve 80 araçla altı ay boyunca çalışma yürütüldüğünü açıklayan Biba, çevre konusunun da belediyenin gündeminde olduğunu ifade etti.
Belediyenin kendi imkânlarıyla yürüttüğü çalışmalar sayesinde tasarruf sağlandığını, BURULAŞ bünyesinde aylık 100 milyon liralık tasarruf elde edildiğini belirtmesi de dikkat çekti.
“Belediyenin röntgenini çektik. Tedavi etmemiz gereken noktaları tespit ettik” sözleri ise yönetim anlayışına ilişkin önemli bir mesajdı.
Biba, görev süresi boyunca belediyede kalıcı bir sistem kurabilirse bunun kendisi için yeterli olacağını söyledi.
Bence bu yaklaşımın altını özellikle çizmek gerekiyor. Çünkü şehir yönetiminde asıl başarı, kişilere bağlı geçici çözümler değil, yönetimler değişse bile devam edebilecek kalıcı sistemler oluşturabilmek.
MMG Bursa Şubesi'nin böyle bir toplantıya ev sahipliği yapması da ayrıca değerli. Mimarların, mühendislerin, sanayicilerin ve yerel yöneticilerin aynı masa etrafında buluşması, Bursa'nın ihtiyaç duyduğu ortak aklın oluşması açısından önemli.
Şimdi Bursa'nın beklentisi belli: Açıklanan projelerin takvime bağlanması, kaynakların doğru kullanılması ve vaatlerin sahada karşılık bulması.
Çünkü Bursa artık yeni sorunlarla tanışmak istemiyor. Yıllardır biriken sorunlarına kalıcı çözümler bekliyor.
Bursa'nın geleceğini kurtarmak için günü kurtaran projeler değil, geleceği planlayan bir yönetim anlayışı gerekiyor. Ulaşımda, kentsel dönüşümde ve çevrede atılacak her adım bu anlayışın bir parçası olmalı.
Ve en önemlisi, Bursa'nın geleceği yalnızca belediyenin değil, bu kentte yaşayan, üreten ve değer yaratan herkesin ortak sorumluluğu olmalı.