Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçim çalışmaları için henüz tarih açıklanmış olmasa da hareketlilik her geçen gün biraz daha hız kazanıyor. Komitelerde çalışmalar çoktan başladı. Başkan adaylığı için de şu anda görünen iki isim var.
TEKNOSAB KOBİ OSB projesinin, projenin açıklandığı lansmanın detaylarına geçmeden önce, yıllardır ekonomi gazeteciliği yapan biri olarak iki aday arasında bir değerlendirme yapmak istiyorum.
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ı 2013 yılından bu yana tanıyor ve takip ediyorum. O günden bu yana vizyoner kişiliği ve sürekli proje üretmeye devam etmesi, üstelik karşısında aday olmadığı dönemlerde de bunu sürdürmesi, koltuk için değil kent için dertlendiğini gösteriyor.
16 proje için çıkılan yolda bugün 2030 vizyonu için çalışmalar yapılıyor.
Temmuz ayı Meclis toplantısında da tescillendiği üzere Burkay, rakipleriyle değil kendi projeleriyle ilgileniyor. Ve projeleriyle konuşuyor.
Kendisinin de çok sık kullandığı gibi: “Âyinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz.” Olması gereken de tam olarak bu.
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı ise bugüne kadar herhangi bir proje açıklamadı. Herhangi bir basın lansmanı gerçekleştirmedi. Geçilen basın bültenlerini takip ediyoruz fakat bültenlerde de henüz proje görmedik.
Bugüne kadar İbrahim Burkay tarafında vizyon projeler açıklanırken, Özer Matlı tarafında sadece ziyaretleri ve sonrasında gelen bülten açıklamalarını görüyoruz.
BTSO bugün Türkiye’nin en büyük Ticaret ve Sanayi Odası. Dolayısıyla proje üretmeden yol almak da mümkün olmamalı. Eğer Bursa’yı dünyaya taşımak istiyorsanız, buna uygun adımlar atmak zorundasınız.
TEKNOSAB KOBİ OSB ne söylüyor?
Öncelikle İbrahim Burkay’a bir önerim var: Vizyon projelerinin arasına bir de toplantı salonu projesi sıkıştırsın.
Keza daha önce otelde yapılan toplantıda salona sığılmadı, ayakta kalanlar oldu. Merinos’ta gerçekleştirilen TEKNOSAB KOBİ OSB lansmanında da salon ve dışarısı doldu taştı.
Bursa’da artık İbrahim Burkay’ın lansmanlarına yetecek salon yok.
Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı lansmanda en öne çıkan görüntülerden biri, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın açıkladığı projelerin; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ve MHP İl Başkanı Muhammet Tekin tarafından desteklenmesiydi.
Bu tablo, kentin tüm dinamiklerinin doğru zamanda doğru proje etrafında nasıl kenetlendiğini gösteren güçlü bir birliktelik mesajı olarak kayıtlara geçti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Vali Ayyıldız ve yerel yönetimlerin desteğiyle yürütülen bu mücadelenin Bursa için büyük bir kazanıma dönüştüğünü ifade eden Burkay; kimya, makine, otomotiv yan sanayi, mobilya ve tekstil gibi taşıyıcı sektörlerin bu yeni ekosistemde kümeleneceğini açıkladı.
Dünya artık yalnızca “üretenleri” değil; yüksek teknolojiyle üretenleri, dijitalleşenleri, lojistik avantaj sağlayanları ve katma değer oluşturanları ödüllendiriyor.
İşte bu nedenle Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın öncülüğünde tanıtılan TEKNOSAB KOBİ OSB, klasik bir organize sanayi bölgesi yatırımının çok ötesinde anlam taşıyor.
Lansman, yalnızca yeni bir yatırımın tanıtımı değil; Bursa’nın gelecek on yıllarına yön verecek yeni bir sanayi vizyonunun ilanı niteliğindeydi.
Plansızlığın gölgesinde yorulan KOBİ'ler
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa sanayisinin uzun yıllardır yaşadığı en temel probleme dikkat çekti:
“Bursa’da 8 bini aşkın KOBİ plansız üretim alanlarında faaliyet gösteriyor. Firmalarımız yüksek maliyetler, yetersiz üretim alanları, lojistik zorluklar ve depolama sorunlarıyla karşı karşıya. TEKNOSAB ekosisteminde artık enerjilerini üretim alanı aramaya değil; üretime, teknolojiye ve ihracata yönlendirecekler.”
Bu tespit, Bursa sanayisinin bugünkü fotoğrafını net biçimde ortaya koyuyor.
Kentte birçok işletme büyümek istiyor ancak yer bulamıyor. Makine yatırımı yapmak istiyor ancak üretim alanı yetersiz. İhracatını artırmak istiyor ancak lojistik maliyetleri rekabet gücünü azaltıyor. Yeni nesil üretime geçmek istiyor ancak mevcut tesisleri buna uygun değil.
Dolayısıyla TEKNOSAB KOBİ OSB’nin ortaya koyduğu model, yalnızca yeni fabrika parselleri üretmeyi değil; bu kronik sorunları aynı anda çözmeyi hedefliyor.
Bursa 2030 vizyonunun büyük sanayi hamlesi
Burkay’ın konuşmasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri de şuydu:
“Türkiye Yüzyılı’na Bursa’nın güçlü imzasını atacak dev bir dönüşüm hamlesini başlattık.”
Bu cümle, projenin ölçeğini anlatması açısından önemli.
Çünkü TEKNOSAB KOBİ OSB yalnızca üretim alanlarından oluşmuyor.
Projede Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda OSB, Defence Hub, Data Center, Teknopark, Serbest Bölge, KOBİ Diyalog Merkezi, lojistik üsler, finans ve danışmanlık altyapısı aynı ekosistemin parçaları olarak planlanıyor.
Yani Bursa’da yalnızca sanayi yapılmayacak; üretimden ihracata kadar bütün süreçler tek merkezde yönetilecek.
Bu yaklaşım, gelişmiş ülkelerde uygulanan “sanayi kümelenmesi” modelinin Türkiye’deki en kapsamlı örneklerinden biri olmaya aday görünüyor.
Artık fabrikalar yalnızca makine parkıyla değil; veri yönetimi, yapay zekâ uygulamaları ve dijital üretim sistemleriyle rekabet ediyor.
Dolayısıyla bu yatırımlar, Bursa sanayisinin geleceğe hazırlanması açısından stratejik önem taşıyor.
KOBİ'lerin gücü, Bursa'nın geleceği
Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında projenin ekonomik boyutuna dikkat çekerek, “KOBİ’lerimizin rekabet gücünü artıracak her yatırım, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır” dedi.
Aslında bu cümle, Türkiye ekonomisinin mevcut yapısını da özetliyor.
İstihdamın önemli bölümü KOBİ’ler tarafından oluşturuluyor. İhracatın önemli kısmı yine KOBİ’lerin üretim zincirinden geliyor.
Dolayısıyla KOBİ’lerin güçlenmesi yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye ekonomisini de doğrudan ilgilendiriyor.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın, “KOBİ OSB bugünün değil, geleceğin projesidir. Bu proje ortak aklın, istişarenin ve uzlaşının eseridir” sözleri de projenin ortaya koyduğu anlayışı özetliyor.
Gerçekten de dünya sanayisinde artık başarı yalnızca fabrika sayısıyla değil, oluşturulan ekosistemlerle ölçülüyor.
Bugün için görünen tablo şu:
Bursa yalnızca yeni bir organize sanayi bölgesi kurmuyor.
Üretimi, teknolojiyi, lojistiği, finansmanı ve ihracatı aynı çatı altında buluşturan yeni bir sanayi modeli inşa etmeye hazırlanıyor.
Bu vizyon hedeflendiği şekilde hayata geçirildiğinde, TEKNOSAB KOBİ OSB sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin sanayi dönüşümünde örnek gösterilen projelerinden biri olacak.
Ve belki de BTSO seçimleri açısından en önemli nokta da burada.
Bir tarafta rakipler üzerinden yürütülen bir seçim tartışması yerine, diğer tarafta projeler üzerinden şekillenen bir yarış var.
Bursa’nın ihtiyacı da tam olarak bu:
Daha fazla polemik değil, daha fazla proje.
Çünkü âyinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
CANSEL ORUÇ
Bursa’nın Geleceği Projelerle Yazılıyor
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçim çalışmaları için henüz tarih açıklanmış olmasa da hareketlilik her geçen gün biraz daha hız kazanıyor. Komitelerde çalışmalar çoktan başladı. Başkan adaylığı için de şu anda görünen iki isim var.
TEKNOSAB KOBİ OSB projesinin, projenin açıklandığı lansmanın detaylarına geçmeden önce, yıllardır ekonomi gazeteciliği yapan biri olarak iki aday arasında bir değerlendirme yapmak istiyorum.
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ı 2013 yılından bu yana tanıyor ve takip ediyorum. O günden bu yana vizyoner kişiliği ve sürekli proje üretmeye devam etmesi, üstelik karşısında aday olmadığı dönemlerde de bunu sürdürmesi, koltuk için değil kent için dertlendiğini gösteriyor.
16 proje için çıkılan yolda bugün 2030 vizyonu için çalışmalar yapılıyor.
Temmuz ayı Meclis toplantısında da tescillendiği üzere Burkay, rakipleriyle değil kendi projeleriyle ilgileniyor. Ve projeleriyle konuşuyor.
Kendisinin de çok sık kullandığı gibi: “Âyinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz.” Olması gereken de tam olarak bu.
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı ise bugüne kadar herhangi bir proje açıklamadı. Herhangi bir basın lansmanı gerçekleştirmedi. Geçilen basın bültenlerini takip ediyoruz fakat bültenlerde de henüz proje görmedik.
Bugüne kadar İbrahim Burkay tarafında vizyon projeler açıklanırken, Özer Matlı tarafında sadece ziyaretleri ve sonrasında gelen bülten açıklamalarını görüyoruz.
BTSO bugün Türkiye’nin en büyük Ticaret ve Sanayi Odası. Dolayısıyla proje üretmeden yol almak da mümkün olmamalı. Eğer Bursa’yı dünyaya taşımak istiyorsanız, buna uygun adımlar atmak zorundasınız.
TEKNOSAB KOBİ OSB ne söylüyor?
Öncelikle İbrahim Burkay’a bir önerim var: Vizyon projelerinin arasına bir de toplantı salonu projesi sıkıştırsın.
Keza daha önce otelde yapılan toplantıda salona sığılmadı, ayakta kalanlar oldu. Merinos’ta gerçekleştirilen TEKNOSAB KOBİ OSB lansmanında da salon ve dışarısı doldu taştı.
Bursa’da artık İbrahim Burkay’ın lansmanlarına yetecek salon yok.
Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı lansmanda en öne çıkan görüntülerden biri, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın açıkladığı projelerin; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ve MHP İl Başkanı Muhammet Tekin tarafından desteklenmesiydi.
Bu tablo, kentin tüm dinamiklerinin doğru zamanda doğru proje etrafında nasıl kenetlendiğini gösteren güçlü bir birliktelik mesajı olarak kayıtlara geçti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Vali Ayyıldız ve yerel yönetimlerin desteğiyle yürütülen bu mücadelenin Bursa için büyük bir kazanıma dönüştüğünü ifade eden Burkay; kimya, makine, otomotiv yan sanayi, mobilya ve tekstil gibi taşıyıcı sektörlerin bu yeni ekosistemde kümeleneceğini açıkladı.
Dünya artık yalnızca “üretenleri” değil; yüksek teknolojiyle üretenleri, dijitalleşenleri, lojistik avantaj sağlayanları ve katma değer oluşturanları ödüllendiriyor.
İşte bu nedenle Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın öncülüğünde tanıtılan TEKNOSAB KOBİ OSB, klasik bir organize sanayi bölgesi yatırımının çok ötesinde anlam taşıyor.
Lansman, yalnızca yeni bir yatırımın tanıtımı değil; Bursa’nın gelecek on yıllarına yön verecek yeni bir sanayi vizyonunun ilanı niteliğindeydi.
Plansızlığın gölgesinde yorulan KOBİ'ler
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa sanayisinin uzun yıllardır yaşadığı en temel probleme dikkat çekti:
“Bursa’da 8 bini aşkın KOBİ plansız üretim alanlarında faaliyet gösteriyor. Firmalarımız yüksek maliyetler, yetersiz üretim alanları, lojistik zorluklar ve depolama sorunlarıyla karşı karşıya. TEKNOSAB ekosisteminde artık enerjilerini üretim alanı aramaya değil; üretime, teknolojiye ve ihracata yönlendirecekler.”
Bu tespit, Bursa sanayisinin bugünkü fotoğrafını net biçimde ortaya koyuyor.
Kentte birçok işletme büyümek istiyor ancak yer bulamıyor. Makine yatırımı yapmak istiyor ancak üretim alanı yetersiz. İhracatını artırmak istiyor ancak lojistik maliyetleri rekabet gücünü azaltıyor. Yeni nesil üretime geçmek istiyor ancak mevcut tesisleri buna uygun değil.
Dolayısıyla TEKNOSAB KOBİ OSB’nin ortaya koyduğu model, yalnızca yeni fabrika parselleri üretmeyi değil; bu kronik sorunları aynı anda çözmeyi hedefliyor.
Bursa 2030 vizyonunun büyük sanayi hamlesi
Burkay’ın konuşmasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri de şuydu:
“Türkiye Yüzyılı’na Bursa’nın güçlü imzasını atacak dev bir dönüşüm hamlesini başlattık.”
Bu cümle, projenin ölçeğini anlatması açısından önemli.
Çünkü TEKNOSAB KOBİ OSB yalnızca üretim alanlarından oluşmuyor.
Projede Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda OSB, Defence Hub, Data Center, Teknopark, Serbest Bölge, KOBİ Diyalog Merkezi, lojistik üsler, finans ve danışmanlık altyapısı aynı ekosistemin parçaları olarak planlanıyor.
Yani Bursa’da yalnızca sanayi yapılmayacak; üretimden ihracata kadar bütün süreçler tek merkezde yönetilecek.
Bu yaklaşım, gelişmiş ülkelerde uygulanan “sanayi kümelenmesi” modelinin Türkiye’deki en kapsamlı örneklerinden biri olmaya aday görünüyor.
Artık fabrikalar yalnızca makine parkıyla değil; veri yönetimi, yapay zekâ uygulamaları ve dijital üretim sistemleriyle rekabet ediyor.
Dolayısıyla bu yatırımlar, Bursa sanayisinin geleceğe hazırlanması açısından stratejik önem taşıyor.
KOBİ'lerin gücü, Bursa'nın geleceği
Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında projenin ekonomik boyutuna dikkat çekerek, “KOBİ’lerimizin rekabet gücünü artıracak her yatırım, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır” dedi.
Aslında bu cümle, Türkiye ekonomisinin mevcut yapısını da özetliyor.
İstihdamın önemli bölümü KOBİ’ler tarafından oluşturuluyor. İhracatın önemli kısmı yine KOBİ’lerin üretim zincirinden geliyor.
Dolayısıyla KOBİ’lerin güçlenmesi yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye ekonomisini de doğrudan ilgilendiriyor.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın, “KOBİ OSB bugünün değil, geleceğin projesidir. Bu proje ortak aklın, istişarenin ve uzlaşının eseridir” sözleri de projenin ortaya koyduğu anlayışı özetliyor.
Gerçekten de dünya sanayisinde artık başarı yalnızca fabrika sayısıyla değil, oluşturulan ekosistemlerle ölçülüyor.
Bugün için görünen tablo şu:
Bursa yalnızca yeni bir organize sanayi bölgesi kurmuyor.
Üretimi, teknolojiyi, lojistiği, finansmanı ve ihracatı aynı çatı altında buluşturan yeni bir sanayi modeli inşa etmeye hazırlanıyor.
Bu vizyon hedeflendiği şekilde hayata geçirildiğinde, TEKNOSAB KOBİ OSB sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin sanayi dönüşümünde örnek gösterilen projelerinden biri olacak.
Ve belki de BTSO seçimleri açısından en önemli nokta da burada.
Bir tarafta rakipler üzerinden yürütülen bir seçim tartışması yerine, diğer tarafta projeler üzerinden şekillenen bir yarış var.
Bursa’nın ihtiyacı da tam olarak bu:
Daha fazla polemik değil, daha fazla proje.
Çünkü âyinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz.