Geleceğin en büyük yatırımı, iyi yetişmiş, sorgulayan, üreten nesiller olacak
Yazının Giriş Tarihi: 13.05.2026 18:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.05.2026 18:17
“Tarih boyunca toprağa hükmedenler değil, bilgiye hükmedenler dünyaya yön vermiştir.”
Bu söz, İbrahim Burkay tarafından BTSO Akademi platformunda düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması”nda dile getirildi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl ve konsey üyelerinin çalışmalarıyla, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen toplantıda, yeni eğitim modelleri ve sektörün geleceği masaya yatırıldı. Toplantıya, Fethullah Güner başta olmak üzere kamu, özel sektör ve eğitim dünyasından çok sayıda isim katıldı.
Eğitim söz konusu olduğunda aslında söylenecek çok şey var.
Ben, Köy Enstitülerinin ardından aynı anlayışla açılan Öğretmen Okullarından mezun anne ve babanın çocuğuyum.
Yıllarca köylerde öğretmenlik yaptılar.
Öğrenci yetiştirme anlayışlarını, öğretmene duyulan saygıyı ve o dönemin eğitim disiplinini yakından görerek büyüdüm.
Annem bugün hâlâ öğrencileriyle görüşür. O öğrenciler artık torun sahibi. Ancak öğretmenlerine duydukları saygı hiç değişmedi.
Bir de bugün yaşanan örnekler var.
Kahramanmaraş’ta bir öğrencinin arkadaşlarına ve öğretmenlerine yönelik gerçekleştirdiği saldırı, eğitimde geldiğimiz noktayı yeniden sorgulamamıza neden oldu.
Üstelik olayın en çarpıcı taraflarından biri, öğrencinin annesinin de öğretmen olmasıydı.
Çünkü eğitim sadece okulda başlamıyor; temeli ailede atılıyor.
Okul ise bu temelin üzerine karakteri, bilgiyi ve disiplini inşa ediyor. Bu nedenle öğretmenin de donanımlı olması, öğrencinin ruhunu ve dilini anlayabilmesi gerekiyor.
Aynı şekilde öğrencinin de öğretmenine saygı duyması, onu rehber olarak görmesi büyük önem taşıyor.
Ancak günümüz dünyasında eğitimin tek karşılığı artık diploma değil. Bilgi, çağımızın en güçlü sermayesi hâline geldi.
İbrahim Burkay’ın da ifade ettiği gibi:
“Sanayi çağında kömür ve çelik neyse, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesi odur. 21. yüzyılın en stratejik yatırımı artık yer altı kaynakları değil, nitelikli insan yetiştirme kabiliyetidir. Dünyanın en büyük güçleri artık sadece hammaddeye sahip olanlar değil; bilgiyi üreten, veriyi yöneten ve yapay zekâ teknolojilerini şekillendirenlerdir.”
Gerçekten de artık savaşlar yalnızca silahla, bombayla yapılmıyor. Veriyi yöneten, teknolojiyi geliştiren ve yapay zekâya yön veren ülkeler yeni dünyanın güç dengelerini belirliyor.
Bu yüzden geleceğin en büyük yatırımı; iyi yetişmiş, sorgulayan, üreten ve değerlerine sahip çıkan nesiller olacaktır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
CANSEL ORUÇ
Geleceğin en büyük yatırımı, iyi yetişmiş, sorgulayan, üreten nesiller olacak
“Tarih boyunca toprağa hükmedenler değil, bilgiye hükmedenler dünyaya yön vermiştir.”
Bu söz, İbrahim Burkay tarafından BTSO Akademi platformunda düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması”nda dile getirildi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl ve konsey üyelerinin çalışmalarıyla, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen toplantıda, yeni eğitim modelleri ve sektörün geleceği masaya yatırıldı. Toplantıya, Fethullah Güner başta olmak üzere kamu, özel sektör ve eğitim dünyasından çok sayıda isim katıldı.
Eğitim söz konusu olduğunda aslında söylenecek çok şey var.
Ben, Köy Enstitülerinin ardından aynı anlayışla açılan Öğretmen Okullarından mezun anne ve babanın çocuğuyum.
Yıllarca köylerde öğretmenlik yaptılar.
Öğrenci yetiştirme anlayışlarını, öğretmene duyulan saygıyı ve o dönemin eğitim disiplinini yakından görerek büyüdüm.
Annem bugün hâlâ öğrencileriyle görüşür. O öğrenciler artık torun sahibi. Ancak öğretmenlerine duydukları saygı hiç değişmedi.
Bir de bugün yaşanan örnekler var.
Kahramanmaraş’ta bir öğrencinin arkadaşlarına ve öğretmenlerine yönelik gerçekleştirdiği saldırı, eğitimde geldiğimiz noktayı yeniden sorgulamamıza neden oldu.
Üstelik olayın en çarpıcı taraflarından biri, öğrencinin annesinin de öğretmen olmasıydı.
Çünkü eğitim sadece okulda başlamıyor; temeli ailede atılıyor.
Okul ise bu temelin üzerine karakteri, bilgiyi ve disiplini inşa ediyor. Bu nedenle öğretmenin de donanımlı olması, öğrencinin ruhunu ve dilini anlayabilmesi gerekiyor.
Aynı şekilde öğrencinin de öğretmenine saygı duyması, onu rehber olarak görmesi büyük önem taşıyor.
Ancak günümüz dünyasında eğitimin tek karşılığı artık diploma değil. Bilgi, çağımızın en güçlü sermayesi hâline geldi.
İbrahim Burkay’ın da ifade ettiği gibi:
“Sanayi çağında kömür ve çelik neyse, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesi odur. 21. yüzyılın en stratejik yatırımı artık yer altı kaynakları değil, nitelikli insan yetiştirme kabiliyetidir. Dünyanın en büyük güçleri artık sadece hammaddeye sahip olanlar değil; bilgiyi üreten, veriyi yöneten ve yapay zekâ teknolojilerini şekillendirenlerdir.”
Gerçekten de artık savaşlar yalnızca silahla, bombayla yapılmıyor. Veriyi yöneten, teknolojiyi geliştiren ve yapay zekâya yön veren ülkeler yeni dünyanın güç dengelerini belirliyor.
Bu yüzden geleceğin en büyük yatırımı; iyi yetişmiş, sorgulayan, üreten ve değerlerine sahip çıkan nesiller olacaktır.