Kalkınmanın gerçek gücü, toplumun bütün kesimlerinin üretime katılabilmesiyle ortaya çıkar. Bu noktada kadın emeği, kadın girişimciliği ve kadının ekonomik hayattaki varlığı, ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Çünkü kadın üretirse aile güçlenir, aile güçlenirse toplum gelişir, toplum gelişirse ülke kazanır.
Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında Osmangazi'de gerçekleştirilen Kadın Girişimciler Cumhuriyet Sokağı, bu anlayışın güzel bir örneği oldu.
Şehreküstü Meydanı'nda kurulan stantlarda kadınların el emeği, göz nuru ürünleri, yaratıcılıkları ve girişimcilik ruhları vatandaşlarla buluştu. Cumhuriyet'in kadınlara kazandırdığı hakların ve fırsatların, üretimle, ekonomik özgürlükle ve toplumsal dayanışmayla nasıl anlam kazandığını bir kez daha gördük.
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da etkinlik alanını ziyaret ederek kadın girişimcilerin stantlarını tek tek gezdi, ürünleri inceledi ve üreticilerle sohbet etti. Kadınların emeklerini nasıl bir değere dönüştürdüklerini dinledi, taleplerini aldı.
Başkan Aydın'ın etkinlikte dile getirdiği şu sözler aslında organizasyonun amacını da özetliyordu:
“Kadın kooperatiflerimize, derneklerimize, üreticilerimize ve köy kooperatiflerimize burada stant açma imkânı sunduk. Cumhuriyet Bayramı nedeniyle meydanda oluşan yoğunluğu kadınlarımız için ekonomik bir fırsata dönüştürmeyi, ürettikleri ürünlerden gelir elde etmelerini ve dayanışma içerisinde birbirlerine destek olmalarını amaçlıyoruz.”
Bu sözlerde dikkat çeken önemli bir yaklaşım var: Kadınlara yalnızca ürünlerini sergileyebilecekleri bir alan sunmak değil, onların emeğini ekonomik kazanca dönüştürebilecekleri fırsatlar oluşturmak.
Çünkü kadın girişimciliğinin önündeki en önemli engellerden biri, üretmekten çok üretileni pazara ulaştırabilmek. Bir kadın evinde, atölyesinde veya köyünde birbirinden değerli ürünler ortaya çıkarabilir. Ancak bu ürünleri tanıtacak, müşteriye ulaştıracak ve gelir elde etmesini sağlayacak imkânlara sahip değilse emeğinin ekonomik karşılığı sınırlı kalabilir. İşte yerel yönetimlerin düzenlediği bu tür organizasyonlar, üreticiyle tüketiciyi buluşturarak önemli bir boşluğu dolduruyor.
Kadının kazandığı para, yalnızca bir kişinin değil, bütün bir ailenin hayatına dokunur. Çocuğunun eğitimine katkı sağlayan, evinin ihtiyaçlarını karşılayan, ailesinin ekonomik yükünü paylaşan kadın, aynı zamanda toplumun refahına da katkıda bulunur. Kendi gelirini elde eden kadın, ekonomik kararların içinde daha güçlü bir şekilde yer alır. Özgüveni artar, geleceğe ilişkin planlarını kendi emeğiyle şekillendirme imkânı bulur.
Üstelik kadın emeğinin ülke ekonomisine katkısı yalnızca aile bütçesiyle sınırlı değildir. Kadın girişimciler yeni iş alanları oluşturur, yerel üretimi destekler, geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına katkı sağlar, kırsal kalkınmayı güçlendirir. Kadın kooperatifleri aracılığıyla bir araya gelen üreticiler, bireysel imkânlarla ulaşamayacakları pazarlara ortaklaşa ulaşabilir. Böylece hem üretim artar hem de dayanışma kültürü ekonomik bir güce dönüşür.
Bir başka ifadeyle kadınların üretime katılması, ülkenin ekonomik potansiyelinin daha geniş bir kesiminin harekete geçirilmesi demektir. Üretimde kadınların önünün açılması, kalkınmanın da önünün açılmasıdır.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınların toplumsal hayatta ve çalışma yaşamında yer almasına verdiği önem de bu açıdan unutulmamalıdır. Cumhuriyet, kadınlara yalnızca haklar kazandırmakla kalmamış, onların ülkenin geleceğinde söz sahibi olabilmelerinin yolunu da açmıştır. Bugün bir meydanda kendi ürününü satan, kooperatifini büyütmeye çalışan, markasını oluşturmak isteyen kadınlar, bu kazanımların üretim hayatındaki yansımalarını temsil ediyor.
Başkan Erkan Aydın da kadın üreticilere yönelik desteklerin devam edeceğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Bu doğrultuda ilçemizin farklı noktalarında zaman zaman benzer organizasyonlar gerçekleştiriyoruz. Bugün de Şehreküstü Meydanı'nda kadın üreticilerimizle bir aradayız. Hepsinin emeklerine sağlık. Üreten, iş hayatında yer alan ve ülke ekonomisine katkı sağlayan kadınlarımızın sayısının her geçen gün artmasını diliyorum.”
Bu temenninin hayata geçmesi için kadınlara sunulan fırsatların süreklilik kazanması gerekiyor. Bir günlük etkinlikler elbette değerli; ancak asıl önemli olan, bu etkinliklerin kadın girişimcilerin kalıcı ekonomik başarılara ulaşmasına katkı sağlamasıdır. Ürünlerin dijital platformlarda tanıtılması, pazarlama ve markalaşma eğitimleri verilmesi, kooperatiflerin desteklenmesi, uygun satış alanlarının oluşturulması ve kadın girişimcilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması bu sürecin önemli parçalarıdır.
Aslında kadınların beklentisi çok açık: Üretmek istiyorlar, emeklerinin karşılığını almak istiyorlar, ekonomik hayatta daha fazla yer edinmek ve kendi ayakları üzerinde durmak istiyorlar. Bunun için ihtiyaç duydukları şey ise emeklerinin değer göreceği fırsatlar.
Şunu unutmamak gerekiyor: Bir kadının ürettiği her ürün, yalnızca bir alışverişin konusu değildir. O ürünün arkasında bir emek, bir hayal, bir mücadele ve çoğu zaman ailesinin geleceğine yönelik bir umut vardır.
Kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak bir sosyal sorumluluk olmanın ötesinde, ülkenin kalkınması için de önemli bir gerekliliktir. Kadınların yeteneklerinden, bilgilerinden ve girişimcilik enerjisinden yeterince yararlanamayan bir ekonomi, kendi potansiyelinin önemli bir bölümünü değerlendirememiş demektir.
Kadın emeğinin görünür olduğu, kadın girişimcilerin desteklendiği, hiçbir kadının üretme isteğinin imkânsızlıklar nedeniyle yarım kalmadığı bir Türkiye, hepimizin ortak kazanımı olacaktır.
Çünkü mesele yalnızca kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması değil; ülkemizin daha fazla üretmesi, daha fazla kazanması ve daha güçlü bir geleceğe yürümesidir.
Ve bunun yolu çok açık: Kadın emeğine değer vermekten, kadın girişimcinin önünü açmaktan ve üreten her kadının yanında durmaktan geçiyor.
Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir, ekonomi güçlenirse Türkiye kazanır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
CANSEL ORUÇ
Kadın Emeği Büyürse Türkiye Büyür
Kalkınmanın gerçek gücü, toplumun bütün kesimlerinin üretime katılabilmesiyle ortaya çıkar. Bu noktada kadın emeği, kadın girişimciliği ve kadının ekonomik hayattaki varlığı, ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Çünkü kadın üretirse aile güçlenir, aile güçlenirse toplum gelişir, toplum gelişirse ülke kazanır.
Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında Osmangazi'de gerçekleştirilen Kadın Girişimciler Cumhuriyet Sokağı, bu anlayışın güzel bir örneği oldu.
Şehreküstü Meydanı'nda kurulan stantlarda kadınların el emeği, göz nuru ürünleri, yaratıcılıkları ve girişimcilik ruhları vatandaşlarla buluştu. Cumhuriyet'in kadınlara kazandırdığı hakların ve fırsatların, üretimle, ekonomik özgürlükle ve toplumsal dayanışmayla nasıl anlam kazandığını bir kez daha gördük.
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da etkinlik alanını ziyaret ederek kadın girişimcilerin stantlarını tek tek gezdi, ürünleri inceledi ve üreticilerle sohbet etti. Kadınların emeklerini nasıl bir değere dönüştürdüklerini dinledi, taleplerini aldı.
Başkan Aydın'ın etkinlikte dile getirdiği şu sözler aslında organizasyonun amacını da özetliyordu:
“Kadın kooperatiflerimize, derneklerimize, üreticilerimize ve köy kooperatiflerimize burada stant açma imkânı sunduk. Cumhuriyet Bayramı nedeniyle meydanda oluşan yoğunluğu kadınlarımız için ekonomik bir fırsata dönüştürmeyi, ürettikleri ürünlerden gelir elde etmelerini ve dayanışma içerisinde birbirlerine destek olmalarını amaçlıyoruz.”
Bu sözlerde dikkat çeken önemli bir yaklaşım var: Kadınlara yalnızca ürünlerini sergileyebilecekleri bir alan sunmak değil, onların emeğini ekonomik kazanca dönüştürebilecekleri fırsatlar oluşturmak.
Çünkü kadın girişimciliğinin önündeki en önemli engellerden biri, üretmekten çok üretileni pazara ulaştırabilmek. Bir kadın evinde, atölyesinde veya köyünde birbirinden değerli ürünler ortaya çıkarabilir. Ancak bu ürünleri tanıtacak, müşteriye ulaştıracak ve gelir elde etmesini sağlayacak imkânlara sahip değilse emeğinin ekonomik karşılığı sınırlı kalabilir. İşte yerel yönetimlerin düzenlediği bu tür organizasyonlar, üreticiyle tüketiciyi buluşturarak önemli bir boşluğu dolduruyor.
Kadının kazandığı para, yalnızca bir kişinin değil, bütün bir ailenin hayatına dokunur. Çocuğunun eğitimine katkı sağlayan, evinin ihtiyaçlarını karşılayan, ailesinin ekonomik yükünü paylaşan kadın, aynı zamanda toplumun refahına da katkıda bulunur. Kendi gelirini elde eden kadın, ekonomik kararların içinde daha güçlü bir şekilde yer alır. Özgüveni artar, geleceğe ilişkin planlarını kendi emeğiyle şekillendirme imkânı bulur.
Üstelik kadın emeğinin ülke ekonomisine katkısı yalnızca aile bütçesiyle sınırlı değildir. Kadın girişimciler yeni iş alanları oluşturur, yerel üretimi destekler, geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına katkı sağlar, kırsal kalkınmayı güçlendirir. Kadın kooperatifleri aracılığıyla bir araya gelen üreticiler, bireysel imkânlarla ulaşamayacakları pazarlara ortaklaşa ulaşabilir. Böylece hem üretim artar hem de dayanışma kültürü ekonomik bir güce dönüşür.
Bir başka ifadeyle kadınların üretime katılması, ülkenin ekonomik potansiyelinin daha geniş bir kesiminin harekete geçirilmesi demektir. Üretimde kadınların önünün açılması, kalkınmanın da önünün açılmasıdır.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınların toplumsal hayatta ve çalışma yaşamında yer almasına verdiği önem de bu açıdan unutulmamalıdır. Cumhuriyet, kadınlara yalnızca haklar kazandırmakla kalmamış, onların ülkenin geleceğinde söz sahibi olabilmelerinin yolunu da açmıştır. Bugün bir meydanda kendi ürününü satan, kooperatifini büyütmeye çalışan, markasını oluşturmak isteyen kadınlar, bu kazanımların üretim hayatındaki yansımalarını temsil ediyor.
Başkan Erkan Aydın da kadın üreticilere yönelik desteklerin devam edeceğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Bu doğrultuda ilçemizin farklı noktalarında zaman zaman benzer organizasyonlar gerçekleştiriyoruz. Bugün de Şehreküstü Meydanı'nda kadın üreticilerimizle bir aradayız. Hepsinin emeklerine sağlık. Üreten, iş hayatında yer alan ve ülke ekonomisine katkı sağlayan kadınlarımızın sayısının her geçen gün artmasını diliyorum.”
Bu temenninin hayata geçmesi için kadınlara sunulan fırsatların süreklilik kazanması gerekiyor. Bir günlük etkinlikler elbette değerli; ancak asıl önemli olan, bu etkinliklerin kadın girişimcilerin kalıcı ekonomik başarılara ulaşmasına katkı sağlamasıdır. Ürünlerin dijital platformlarda tanıtılması, pazarlama ve markalaşma eğitimleri verilmesi, kooperatiflerin desteklenmesi, uygun satış alanlarının oluşturulması ve kadın girişimcilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması bu sürecin önemli parçalarıdır.
Aslında kadınların beklentisi çok açık: Üretmek istiyorlar, emeklerinin karşılığını almak istiyorlar, ekonomik hayatta daha fazla yer edinmek ve kendi ayakları üzerinde durmak istiyorlar. Bunun için ihtiyaç duydukları şey ise emeklerinin değer göreceği fırsatlar.
Şunu unutmamak gerekiyor: Bir kadının ürettiği her ürün, yalnızca bir alışverişin konusu değildir. O ürünün arkasında bir emek, bir hayal, bir mücadele ve çoğu zaman ailesinin geleceğine yönelik bir umut vardır.
Kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak bir sosyal sorumluluk olmanın ötesinde, ülkenin kalkınması için de önemli bir gerekliliktir. Kadınların yeteneklerinden, bilgilerinden ve girişimcilik enerjisinden yeterince yararlanamayan bir ekonomi, kendi potansiyelinin önemli bir bölümünü değerlendirememiş demektir.
Kadın emeğinin görünür olduğu, kadın girişimcilerin desteklendiği, hiçbir kadının üretme isteğinin imkânsızlıklar nedeniyle yarım kalmadığı bir Türkiye, hepimizin ortak kazanımı olacaktır.
Çünkü mesele yalnızca kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması değil; ülkemizin daha fazla üretmesi, daha fazla kazanması ve daha güçlü bir geleceğe yürümesidir.
Ve bunun yolu çok açık: Kadın emeğine değer vermekten, kadın girişimcinin önünü açmaktan ve üreten her kadının yanında durmaktan geçiyor.
Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir, ekonomi güçlenirse Türkiye kazanır.