İki gazeteci, amma tuzu kuru ekabir takımından ve de cinsiyetleri erkek. Kendilerine has takımlarının denkliğinden oturmuşlar, itin köpeğin derdine derman düşünüyorlar. Ellerinde kamu kaynaklı sağlam tarafından bir hazine bulunsa, pek ileri boyutlu olamasa da, hiç değilse asgari ücretleri, insana yakışır bir meblağa çıkaracaklar, sanırdınız.

Yakınıp durdular,  Kahrolsun, parasızlık. Saatlerce dertleştiler. Maalesef ellerinden bir şey de gelmiyor, 40.000 lira aylık maaşları varmış, zavallıların.

Bir dostları bahis konusu oldu, beyaz insan cinsinden. Korunaklı ve sigortalı bir sitede oturuyormuş. Son zamanlarda biraz nakit sıkıntısına düşünce, aylık kapıcı aidatının asgari ücret seviyesindeki bir fakirhaneye taşınmış. Ne ki, son ayın ödemesini yapamadığından biraz yakınıyormuş, dostlarına.

Sizin anlayacağınız, attan inip de eşeğe binmeyi, beyazlığın çevresinde hak etmiş saygınlığına pek yediremiyormuş.

Bir fabrikatörün, nerede görülmüş Fiat 124 ile dolaştığı ?.. Piyasa biraz durgun imiş…

                                                    Xxx

Sandıklı seçimli siyasi sistemlerde sadece oynayanlarla, oynamasını bilenler kazanır. Bazı ahvalde sahadaki inatlaşma oyunun tadını kaçırır. Örneğini ülkemizde görüyoruz. AKP, kanala inat ediyor, İmamoğlu da, açtırmamaya yeminli. Eskisinin suyu mu çıktı”  diye dolanıp duruyor.

 Halbuki kanal, bir ticarethane olacak. Havadan sudan memlekete para akacak. İnatlaşma/yeminleşme derken zaman geçiyor. Böyle giderse, bunlardan birisinin inadı uğruna bir ton memleket parası durduk yerde yok olup gidecek, diğerini de, yemini çarpacak. Halbuki İmamoğlu, 16 milyon yerine 80 milyonu hesaba almış olsa, hazineye çuval çuval para girecekti.

                                                Xxx

Çirkin tiyatronun ikinci perdesinde bir oyun ki, kıpır kıpırdak.. Cinsiyetlerinde erkek olduklarını gördüğümüz bu gazeteciler, tekerrür dişlisiyle gelip oturmuşlardı, itin köpeğin derdine derman, düşünmeye.

Asgari ücret meselesinin sömürge kapitalizminin seri üretim sürecinde uygulandığını bir oyun olduğunu nereden bileceklerdi?..

 Müstakil kat sahipleri kendi özel havuzunda güneşlenirken, devasa çuvallarıyla çöplüklerden bez paçavra ve hurda kağıt toplayan çocukların sayıları da, beş on katına yükselip yükselmeyeceğini mi düşünseydi rotalara şaşkın bu beyaz gazeteciler.

Ölüme karşı mutlak çaresizlik içinde har vurup harmanını da beraber savuranlar, korunaklı özel ayrıcalıklı sitelerinde yine devam edeceklerdi tabii, villalarının bakım onarım masrafları için asgari ücret seviyesinde aidat ödemeye...

                                                 Xxx

Ramazanın biri idi, evime geldim. Maliye lojmanlarının önündeki çöp konteynerlerinin yanına çekmiş iki tekerlekli ve çuvalı devasa hurda kağıt arabasını, bizim on dörtlük delikanlı, belki de iftarlık hazırlığındaydı…

Mektep falan düşündüğü yoktu aslan delikanlının. Okumuş da kim adam olmuş?