Hava Durumu

Bir Evladın Seçimi… Yaşlılık yük değil,birikmiş bilgeliktir.

Yazının Giriş Tarihi: 13.04.2026 18:43
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.04.2026 18:49

Bir zamanlar bir köyde, elden ayaktan düşmüş yaşlılar için acımasız bir gelenek vardı. Yaşlanan herkes, sırası geldiğinde köyün dışındaki uçuruma götürülür ve kaderine terk edilirdi. Bu, yıllardır kimsenin sorgulamadığı, sessizce kabul edilen bir alışkanlıktı.


Günlerden bir gün, o köyde yaşayan bir adamın babası da bu sona yaklaşmıştı. Köy halkı hazırlığını yaparken, adamın içi buna razı gelmedi. Babasının gözlerine baktığında, yıllarca kendisi için verdiği emeği, tuttuğu elleri, öğrettiği hayatı gördü. Onu o uçuruma götürmeye yüreği elvermedi.

Kimseye belli etmeden, babasını köyün dışında küçük bir kulübeye götürdü. Günlerce, aylarca gizlice ona baktı. Yemeğini paylaştı, sohbet etti, yanında oldu. Babası ise sadece bakım görmüyordu; yılların birikimiyle oğluna hayatı, sabrı, doğruyu ve yanlışı anlatıyordu.

Zaman geçti. O evlat, yaptığı işlerde giderek daha başarılı olmaya başladı. Kararları daha sağlam, bakışı daha derin, yolu daha açık oldu. Gün geldi, köyün en zengin ve en saygın insanlarından biri hâline geldi.

Bir gün köylüler ona başarısının sırrını sordular. Adam durdu ve şöyle dedi:

“Ben hâlâ öğreniyorum. Babam yanımda, onun tecrübesinden, sabrından ve hayata bakışından faydalanıyorum. Yaşlılık dediğiniz şey bir yük değilmiş, biriktirilmiş deneyim tecrube ve bilgelikmiş; babam ölmedi halen hayatta ve onun varlığı bana gösterdiği şefkat sevgi bana iyi geliyor gösterdiği yol, verdiği öğütler ve yılların içinden süzülen tecrübesi, bugün olduğum insanın en büyük sebebidir.İyi ki ucuruma bırakmamışım…”

Bu sözler köyde yankılandı. O günden sonra kimse yaşlılarını bir kenara bırakmadı. Uçuruma giden yol kapandı. Onun yerine, büyüklerin yanında oturulan, sohbet edilen, sevginin paylaşıldığı yeni bir yol açıldı.

….

Bu hikâye bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Yaşlılık, yalnızca bedensel bir yorgunluk değil; hayatın içinden süzülen bir bilgeliktir. Bir zamanlar bizim için gecesini gündüzüne katan, elimizden tutan, düşerken kaldıran o insanlar, bugün yanımızda olmayı hak eden en kıymetli varlıklardır.

Çocukların yaşlı ebeveynlerine desteği sadece ihtiyaç karşılamak değildir. Asıl olan, onların varlığını hissettirmek, değerli olduklarını göstermek ve hayatın içinde hâlâ yerleri olduğunu hatırlatmaktır. Bazen bir sohbet, bazen bir dokunuş, bazen sadece yanında oturmak… Bunlar küçük gibi görünse de, yaşlı bir kalpte büyük bir huzura dönüşür.

Yaşlı bakımı bir zorunluluk değil, bir gönül meselesidir. Sevgiyle yapılan her küçük davranış, geçmişe duyulan saygının ve geleceğe bırakılan bir değerin ifadesidir. Çünkü bugün gösterilen şefkat, yarının dünyasını şekillendirir.

Unutmayalım; yaşlılarımızı korumak, aslında kendi geçmişimizi onurlandırmak ve geleceğimizi insan kılmaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.