Hava Durumu

Bir Sofra,Bir Aile,Bir Ramazan…

Yazının Giriş Tarihi: 19.02.2026 14:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 14:31

Ramazan ayı, takvimdeki bir zaman diliminden çok daha fazlasıdır. O, evlerin ritmini değiştiren, sofralara sessizlikle birlikte anlam da getiren bir aydır. Gün boyu tutulan oruç, yalnızca bedeni değil, dili ve kalbi de terbiye etmeyi amaçlar. İşte tam da bu yüzden Ramazan, aile içi iletişimin en çıplak hâliyle görünür olduğu zamanlardan biridir.

Aynı sofrada oturup aynı vakti beklemek, aynı niyetle oruç açmak başlı başına kıymetlidir. Çünkü modern hayatın temposunda herkesin aynı masada buluşabilmesi artık sıradan değil, değerlidir. Ramazan, aile bireylerine “bir arada olmanın” hâlâ mümkün ve anlamlı olduğunu hatırlatır. Aynı sofrada oruç tutulabiliyorsa, bunun kendisi zaten korunması gereken bir değerdir.

Aynı sofrada buluşmak, aslında aynı dünyada buluşabilmektir. Ramazan’da aile bireyleri daha sık bir araya gelir; iftar saatleri, sahur hazırlıkları ve teravih sonrası sohbetler, gün içinde ertelenen konuşmalar için doğal bir zemin oluşturur. Ancak bu yakınlık, her zaman huzur getirmeyebilir. Çünkü iletişim sadece konuşmakla değil, nasıl konuştuğumuzla ilgilidir.

Ramazan, sabrı öğretir deriz. Peki sabır sadece açlığa mı dairdir? Yoksa karşımızdakini dinlerken sesimizi yükseltmemek, bir eleştiriyi incitmeden ifade edebilmek de sabrın bir parçası mıdır? Gün boyu yorgun düşen bedenler, iftara dakikalar kala gerilen sinirler, bazen en sevdiklerimize karşı tahammülsüzlüğe dönüşebilir. Oysa Ramazan’ın ruhu, tam da bu anlarda kendini gösterir.

Aile içinde iletişim, çoğu zaman fark edilmeden kurulan bir güç alanıdır. Kim konuşur, kim susar, kim dinlenir, kim geçiştirilir… Ramazan sofraları bu dengeleri açığa çıkarır. Büyüklerin nasihatleri, gençlerin sessiz itirazları, çocukların masum soruları… Hepsi aynı masada yerini alır. Bu ay, aile bireylerine birbirini yeniden tanıma fırsatı sunar; yeter ki bu fırsat aceleyle harcanmasın.

Ramazan’da iletişim daha sade olmalıdır. Uzun tartışmalar, yüksek sesli cümleler, geçmiş defterlerin açılması bu ayın ruhuna yakışmaz. Bunun yerine, kısa ama samimi konuşmalar, yargılamadan dinlemek ve en önemlisi susmayı bilmek kıymetlidir. Çünkü bazen bir cümle kurmamak, en doğru iletişim biçimidir.

Özellikle çocuklar için Ramazan, iletişimin şekillendiği özel bir dönemdir. Onlar, aç kalmaktan çok, büyüklerin bu açlık hâliyle nasıl davrandığını izler. Sofrada şükreden bir dil mi vardır, yoksa sürekli şikâyet eden bir hâl mi? Sabırla bekleyen mi, öfkeyle saat sayan mı? Çocuklar Ramazan’ı sözlerden değil, davranışlardan öğrenir.

Modern hayat, aile içi iletişimi çoğu zaman ekranlara sıkıştırmıştır. Aynı evde yaşayıp birbirine yabancılaşan bireyler için Ramazan, bu kopuşu onarma ihtimali taşır. Telefonların bir kenara bırakıldığı, göz göze bakılarak edilen sohbetler, belki de yılın başka hiçbir zamanında bu kadar mümkün olmaz.

Ramazan ayı, aile içinde sadece aç kalmayı değil; birlikte beklemeyi, birlikte susmayı ve aynı sofrada bulunabilmenin kıymetini yeniden hatırlatır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.