Hava Durumu

“El Âlem Ne Der?” Gölgesinde Yaşamak

Yazının Giriş Tarihi: 08.12.2025 23:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.12.2025 23:30

Bazen karar verirken kendimize değil, hayali bir kalabalığa danışırız: “El âlem ne der?”
Bu kısa cümle, Türk toplumunda sayısız hayalin ertelenmesine, çokça sesin kısılmasına neden olmuştur. Kültürümüzün görünmeyen ama etkili denetleyicilerinden biridir “el âlem”. Ne bir kişi, ne bir kurumdur. Yüzü yoktur, ama hükmü güçlüdür.

Çoğu zaman çocuklukta başlar bu iç sesin yerleşmesi. Giydiğimiz kıyafetten tutun da, ne okuyacağımıza, kimle evleneceğimize kadar pek çok konuda seçimlerimiz bu görünmeyen topluluğun onay süzgecinden geçer. Toplumun bir parçası olmanın sıcaklığı bazen bizi, kendimiz olmanın soğuk yalnızlığına mahkûm eder.

“El âlem” kültürünün en yoğun hissedildiği yer, mahalle kültürüdür. Çünkü mahallede herkes birbirini tanır; hayatlar iç içedir, sınırlar siliktir. Bu yakınlık, kimi zaman bir güven ağı, kimi zamansa bir denetim duvarına dönüşebilir.

Küçük yerleşimlerde, bir kadın çalışmak istediğinde önce ailesini değil, mahallenin tepkisini düşünür. Genç bir çift evlenmeden önce birlikte gezmeye çekinir, çünkü “ne derler sonra?” sorusu peşlerini bırakmaz. Komşuların bakışı, akrabaların yorumu, yaşlıların suskunluğu bile anlam kazanır. Farklı olan dikkat çeker. Bu döngü içinde birey, görünmeden yaşamayı öğrenir.

Oysa büyük şehirlerde bu denetim azalır. İnsanlar birbirini tanımaz; sokakta kimsenin kimseye bakacak vakti yoktur. Anonimlik, bireye daha çok alan açar. Fakat bu kez de sosyal medya gibi dijital mahallelerde “beğeni” ve “yorum”lar yeni tür bir el âlem denetimine dönüşebilir.

El âlem baskısı aslında bireysel özgürlük ile toplumsal aidiyet arasındaki kadim çatışmayı temsil eder. Birey olarak kendi yolumuzu çizmek isteriz; ama aynı zamanda ait olduğumuz toplumla uyum içinde olmak da isteriz. Sorun, bu denge bozulduğunda başlar.

Toplumla bağ kurmak, bizi daha güçlü kılabilir. Ancak bu bağlar, bizi olduğumuz kişiden uzaklaştırıyorsa orada durmak gerekir. Sadece “uyum sağlamak” adına kendi isteklerinden vazgeçmek, uzun vadede içsel huzursuzluk ve mutsuzluk yaratır.

Toplumla bağımızı koparmadan, ama kendi sesimizi de bastırmadan bir yaşam kurmak mümkün. El âlemin sesi dışarıdan gelir, ama bizim sesimiz içeriden. Biri sustuğunda, diğeri daha net duyulur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.