Bazı ilişkiler bitmez; sadece içi boşalır. Dışarıdan bakıldığında devam eden bir evlilik vardır ama içeride temas zayıflamış, bağ gevşemiştir. İşte tam bu noktada bazı insanlar onarmak yerine yön değiştirir. Kendi eksikliğiyle yüzleşmek yerine, o eksikliği taşıyacak başka bir omuz arar. Ve o omuz, çoğu zaman bir sevgi değil; bir “baston” olur.
Burada kullandığımız “baston ilişki” ifadesi bir psikiyatrik tanı değildir. Bu kavram, bir kişinin kendi iç dengesini kurmak yerine başka birine dayanma eğilimini anlatan bir metafordur. Yani mesele bir etiket koymak değil; sağlıksız bir ilişki biçimini görünür kılmaktır.
Aldatma, bir ihtiyacın varlığıyla açıklanamaz; çünkü ihtiyaçlar, yanlış yolları doğru yapmaz. Evlilik dışı kurulan ilişki çoğu zaman bir “aşk” değil, bir baston ilişkidir. Bu ilişki; yüzleşmek yerine kaçmayı, sorumluluk almak yerine yükü dışarıya taşımayı temsil eder.
Bu noktada üçüncü kişi, bu sağlıksız yapının aktif bir parçasıdır.Kurulan bağ, başlı başına bir bütünlük taşımaz; mevcut bir evliliğin ihlali üzerine inşa edilir.Bu nedenle o ilişki, kendi başına güçlü değil; başka bir bağın zedelenmesine bağlıdır.
Daha açık bir ifadeyle;Bu tür bir ilişkide süreklilik, çoğu zaman aldatılan eşin yok sayılmasıyla sağlanır.Yani o bağ, kendi değeriyle değil; bir başkasının değersizleştirilmesi üzerinden ayakta kalır.
Bu da onu sağlıklı bir ilişki olmaktan çıkarır.Çünkü gerçek bir bağ; gizlilikle, ihlalle ve karşılaştırmayla değil; açıklıkla ve sorumlulukla var olur.
Sonuç nettir:Aldatan, yüzleşmekten kaçmaktadır.Üçüncü kişi, sağlıksız bir zeminin parçasıdır.Aldatılan ise haksız bir yükle baş başa bırakılır.
Ve bu yapı bir ilişki değil; bir dengesizliktir.
Unutulmamalıdır ki;Bir başkasının yok sayılması üzerine kurulan hiçbir bağ, gerçek bir değer taşımaz.Ve baston ilişkiler, kime ait olursa olsun, kimseyi iyileştirmez.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
EMİNE ÇİZMELİ ERİKEL
Evliliklerde “Baston İlişki”Kaçışın Bedeli
Bazı ilişkiler bitmez; sadece içi boşalır. Dışarıdan bakıldığında devam eden bir evlilik vardır ama içeride temas zayıflamış, bağ gevşemiştir. İşte tam bu noktada bazı insanlar onarmak yerine yön değiştirir. Kendi eksikliğiyle yüzleşmek yerine, o eksikliği taşıyacak başka bir omuz arar. Ve o omuz, çoğu zaman bir sevgi değil; bir “baston” olur.
Burada kullandığımız “baston ilişki” ifadesi bir psikiyatrik tanı değildir. Bu kavram, bir kişinin kendi iç dengesini kurmak yerine başka birine dayanma eğilimini anlatan bir metafordur. Yani mesele bir etiket koymak değil; sağlıksız bir ilişki biçimini görünür kılmaktır.
Aldatma, bir ihtiyacın varlığıyla açıklanamaz; çünkü ihtiyaçlar, yanlış yolları doğru yapmaz. Evlilik dışı kurulan ilişki çoğu zaman bir “aşk” değil, bir baston ilişkidir. Bu ilişki; yüzleşmek yerine kaçmayı, sorumluluk almak yerine yükü dışarıya taşımayı temsil eder.
Bu noktada üçüncü kişi, bu sağlıksız yapının aktif bir parçasıdır.Kurulan bağ, başlı başına bir bütünlük taşımaz; mevcut bir evliliğin ihlali üzerine inşa edilir.Bu nedenle o ilişki, kendi başına güçlü değil; başka bir bağın zedelenmesine bağlıdır.
Daha açık bir ifadeyle;Bu tür bir ilişkide süreklilik, çoğu zaman aldatılan eşin yok sayılmasıyla sağlanır.Yani o bağ, kendi değeriyle değil; bir başkasının değersizleştirilmesi üzerinden ayakta kalır.
Bu da onu sağlıklı bir ilişki olmaktan çıkarır.Çünkü gerçek bir bağ; gizlilikle, ihlalle ve karşılaştırmayla değil; açıklıkla ve sorumlulukla var olur.
Sonuç nettir:Aldatan, yüzleşmekten kaçmaktadır.Üçüncü kişi, sağlıksız bir zeminin parçasıdır.Aldatılan ise haksız bir yükle baş başa bırakılır.
Ve bu yapı bir ilişki değil; bir dengesizliktir.
Unutulmamalıdır ki;Bir başkasının yok sayılması üzerine kurulan hiçbir bağ, gerçek bir değer taşımaz.Ve baston ilişkiler, kime ait olursa olsun, kimseyi iyileştirmez.