Hava Durumu

İlişkide Hata mı Yaptık, Yoksa Tercihimizin Sorumluluğunu mu Almadık?

Yazının Giriş Tarihi: 25.09.2026 19:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.09.2026 19:06

İlişkilerde bazı cümleler vardır; ilk duyduğumuzda açıklama gibi gelir ama biraz düşündüğümüzde aslında kişinin kendi sorumluluğuyla kurduğu ilişkiyi anlatır: “Ben böyle olmasını istememiştim.” “Beni buna sen mecbur ettin.” “Çocuklar için devam ettim.” “Onu seçmek hayatımın en büyük hatasıydı.” Peki gerçekten hata mı yaptık? Yoksa bir zamanlar bize ait olan bir tercihin sonucuyla karşılaştığımızda, o tercihin sorumluluğunu taşımak ağır mı geldi?

Çünkü tercih ile hata aynı şey değildir. Tercih, o anki bilgimiz, ihtiyaçlarımız, beklentilerimiz ve hayat koşullarımız içinde verdiğimiz karardır. Bugün aynı kararı vermeyebiliriz. Hatta yıllar sonra o tercihe baktığımızda “Ben bunu neden seçmişim?” bile diyebiliriz. Ama bugün farklı düşünüyor olmamız, dün verdiğimiz kararı otomatik olarak “hata”ya dönüştürmez. Bazen sadece değişmişizdir.

İlişkilerde asıl önemli olan da burada başlar. Bir insan yaptığı tercihin sonucundan memnun olmadığında iki farklı yol seçebilir. Birincisi: “Ben bu ilişkiye girerken bazı şeyleri göremedim. Bugün farklı düşünüyorum. Şimdi ne yapabileceğime bakmalıyım.” İkincisi: “Benim başıma gelenlerin sorumlusu sensin.”

İkinci yol daha kolaydır. Çünkü insan kendi kararının ağırlığını taşımak yerine sorumluluğu karşı tarafa bıraktığında kendisini geçici olarak rahatlatabilir. Fakat bu rahatlama ilişkiyi iyileştirmez. Tam tersine, ilişkiyi bir suçlu arama alanına dönüştürür.

Oysa bir insanın davranışının bizi etkilemesi ile bizi o davranışı yapmaya mecbur bırakması aynı şey değildir. Eşimiz bizi kızdırabilir, kırabilir, hayal kırıklığına uğratabilir. Ama öfkemizi nasıl ifade edeceğimiz, kırgınlığımızı nasıl yöneteceğimiz ve ilişki içinde nasıl bir tutum alacağımız konusunda hâlâ bir payımız vardır. İlişkide yetişkinlik biraz da bu payı görebilmektir.

Bu, karşı tarafın yaptığı yanlışı görmezden gelmek değildir. Tam tersine, sorumlulukları birbirinden ayırabilmektir. “Sen bunu yaptın” diyebilmek başka, “Sen bunu yaptığın için ben ne yaparsam yapayım haklıyım” demek başkadır. İlkinde sınır vardır. İkincisinde sorumluluktan kaçış.

Bir de hatalar vardır. Hata yaptığımızda ilişkinin geleceğini belirleyen şey yalnızca hatanın kendisi değildir. Hatanın ardından ne yaptığımızdır. Özür diliyor muyuz? Telafi ediyor muyuz? Davranışımızı değiştirebiliyor muyuz? Yoksa özrün bile arkasına bir “ama” mı koyuyoruz? “Özür dilerim ama sen de beni çok zorladın.” İşte o “ama”, bazen özrün sorumluluğunu yeniden karşı tarafa bırakır.

Belki de sağlıklı ilişkilerin en önemli becerilerinden biri şudur: Kendi payımızı, karşı tarafın payından ayırabilmek. Ne her şeyi kendimizde aramak ne de her şeyin sorumluluğunu karşımızdakine yüklemek… Çünkü ilişkide iki yetişkin insan vardır ve her yetişkinin kendi seçimi, kendi davranışı ve kendi sorumluluğu vardır.

Belki bugün kendimize şu soruyu sormanın zamanı: “Hayatımda gerçekten yaptığım hatalar hangileri, bugün sonucundan hoşlanmadığım tercihlerim hangileri?” Ve daha zor olanı: “Değiştiremeyeceğim geçmişimin sorumluluğunu kimin üzerine bırakmaya çalışıyorum?”

Çünkü geçmişi değiştiremeyiz. Ama geçmişte yaptığımız tercihle bugün kurduğumuz ilişkiyi değiştirebiliriz. Bazen iyileşmek, “Yanlış insanı seçtim” demekten önce “Ben o gün, o şartlarda, o bilgimle bir seçim yaptım. Bugün ise başka bir seçim yapabilirim” diyebilmektir. Ve belki gerçek özgürlük de tam burada başlar.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.