Hava Durumu

Kalp Kırığı Bir Metafor Değil

Yazının Giriş Tarihi: 05.02.2026 16:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2026 16:12

1990’lı yıllarda Japon kardiyologlar dikkat çekici bir tabloyla karşılaştı.
Acil servise başvuran hastalar, klasik bir kalp krizi tablosu sergiliyordu: Göğüs ağrısı vardı, nefes darlığı vardı, elektrokardiyografi (EKG) bulguları kalp krizini düşündürüyordu.

Ancak kalp damarları incelendiğinde şaşırtıcı bir gerçek ortaya çıkıyordu.
Ortada herhangi bir damar tıkanıklığı yoktu.

Asıl yanıt, kalbin kendisindeydi.

Bu hastalarda kalbin sol karıncığı şekil değiştiriyor, uç kısmı dışa doğru balonlaşarak kasılma gücünü kaybediyordu. Bu görünüm, Japon balıkçıların ahtapot yakalamak için kullandığı “takotsubo” adlı kaba benzetildi ve tablo tıp literatürüne Takotsubo Sendromu adıyla geçti.

Bugün bu sendrom, stresin kalp üzerindeki etkisini en açık biçimde gösteren klinik durumlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Takotsubo Sendromu çoğu zaman ani ve yoğun bir duygusal sarsıntının ardından ortaya çıkar. Yakın kaybı, ağır bir hayal kırıklığı, travmatik bir haber ya da derin bir yas süreci… Ortak nokta, bedenin kısa sürede yüksek düzeyde stres hormonlarına maruz kalmasıdır.

Bu hormonlar kalp kası üzerinde geçici bir baskı oluşturur. Kalp durmaz; ancak geçici olarak sağlıklı biçimde kasılamaz.

Sendrom en sık orta yaş ve üzerindeki kadınlarda görülür. Bilimsel çalışmalar bu durumu, östrojen hormonunun kalp üzerindeki koruyucu etkisinin azalması ve stres hormonlarına karşı duyarlılığın artmasıyla açıklamaktadır. Dolayısıyla mesele duygusal zayıflık değil, fizyolojik bir hassasiyettir.

Olumlu olan şudur: Takotsubo Sendromu çoğu vakada geri dönüşümlüdür. Uygun tedavi ve istirahatle kalp fonksiyonları genellikle haftalar içinde normale döner. Ancak akut dönemde ciddi ritim bozuklukları ve kalp yetmezliği riski bulunduğundan, tablo kesinlikle hafife alınmamalıdır.

Bu sendromun verdiği asıl mesaj ise kalıcıdır.

Kalp sağlığı yalnızca damarlarla, kolesterolle ve sayısal verilerle açıklanamaz. Bazen kalbi asıl yoran; yıllarca bastırılmış duygular, ertelenmiş yaslar ve sürekli “güçlü durma” zorunluluğudur.

Takotsubo Sendromu bize şunu hatırlatır:
Duygusal yükler soyut değildir. Ölçülebilir, görüntülenebilir ve bedende karşılığı olan gerçekliklerdir.

Bu nedenle “takma”, “geçer”, “zamanla unutulur” denilen her duygu, vücutta kendine bir yer bulur.
Bazen mide olur, bazen sırt, bazen de kalp.

Ve bilim bugün açıkça şunu söylemektedir:
Kalp kırığı bir benzetme değil, tıbbi bir gerçektir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.