Eylül demek, havada uçuşan sararmış yapraklar kadar, taptaze bir başlangıcın heyecanı demektir. Yazın o rehavet dolu sıcakları, deniz kıyısının serinliği, geç saatlere kadar süren uykular ve ders zihninden uzak geçen o uzun aylar yavaş yavaş geride kalıyor. Şimdi yerini, serin sabah rüzgarlarına ve içimizi saran tanıdık bir okula dönüş telaşına bırakıyor. Evet, okullar açılıyor!
Uzun süren bir tatilin ardından o serbest düzenden erken kalkışlara, ders saatlerine ve sınav temposuna adapte olmak her zaman kolay olmaz. Çocuklarımız kadar veliler de bu geçiş sürecinde ufak çaplı bir "tatil sersemliği" yaşarlar. Sabahları o sıcak yataklardan kalkmak, formaları ütülemek, zihni yeniden ders moduna sokmak ilk birkaç hafta hepimiz için tatlı bir mücadeledir. Ancak unutmayalım ki bu adaptasyon süreci, hayatın kendi ritmine yeniden uyum sağladığımız, enerjimizi tazelediğimiz sağlıklı bir döngünün parçasıdır.
Elbette bu uyum sürecinin yanında, hepimizin bildiği ama konuşurken sesimizi biraz alçalttığımız o kaygı da var. Veliler olarak kırtasiye rafları arasında dolaşırken, etiketlerdeki rakamlar karşısında yutkunduğumuz bir gerçek. Servis ücretleri, okul kıyafetleri, bitmeyen ihtiyaç listeleri... Ekonomik zorluklar, ne yazık ki bu başlangıcın üzerine bazen gölge düşürebiliyor. Yeni müfredat değişiklikleri, sistemin getirdiği belirsizlikler derken, anne babaların omuzlarındaki yükün hafif olmadığını çok iyi biliyoruz.
Ancak umut, her zaman o kaygılardan ve o uzun yazın bıraktığı rehavetten çok daha büyüktür. O yeni alınan çantanın içindeki defterlere belki de geleceğin en büyük icatlarının taslakları çizilecek. O sınıflarda, bu ülkenin en başarılı doktorları, mühendisleri, sanatçıları yetişecek! Kaygılarımız bizi tedbirli yapabilir ama çocuklarımızın heyecanına engel olmasına asla izin vermemeliyiz. O tatil uyuşukluğu birkaç güne yerini pırıl pırıl bir çalışma disiplinine bırakacaktır.
Bu yeni başlangıçta ve adaptasyon sürecinde en büyük alkışı ise elbette öğretmenlerimiz hak ediyor. Uzun tatil dönüşü çocukları yeniden sınıfta toplamak, onların dikkatini toplamak ve onlara rehberlik etmek büyük bir sabır ister. Onlar sadece bilgi aktaran değil; çocuklarımızın karakterini şekillendiren, o küçük dünyalarını aydınlatan birer rehberler. Sınıftaki her bir çocuğun farklı bir hikayesi, farklı bir potansiyeli olduğunu bilerek, o potansiyeli ortaya çıkarmek için verdikleri emek paha biçilemez. Bu yıl da, tüm zorluklara rağmen o sınıflara gülümseyerek gireceklerinden hiç şüphemiz yok.
Yeni bir eğitim yılı, sadece akademik bir başlangıç değil, aynı zamanda kişisel bir gelişim, yeni arkadaşlıklar, ilk heyecanlar ve hayata dair atılan yeni adımlar demektir. Çocuklarımız o uzun tatilin tozunu atıp okullarına dönerken, onlara verebileceğimiz en güzel hediye, onlara duyduğumuz güven ve arkalarında olduğumuzu hissettirmek olacaktır. Sınav notları elbette önemlidir ama asıl başarı, iyi bir insan, sorgulayan bir birey olabilmektir.
Ziller çaldı, defterler açıldı. Tüm öğrencilerimize, fedakar öğretmenlerimize ve o tatlı adaptasyon telaşını yaşayan tüm velilerimize sağlıklı, başarılı ve umut dolu bir eğitim-öğretim yılı diliyorum. Yeni sayfa açıldı, hikayeyi güzel yazmak bizim elimizde!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
EMİNE ÇİZMELİ ERİKEL
Yeni Ziller, Yeni Umutlar ve O Tatlı Telaş
Eylül demek, havada uçuşan sararmış yapraklar kadar, taptaze bir başlangıcın heyecanı demektir. Yazın o rehavet dolu sıcakları, deniz kıyısının serinliği, geç saatlere kadar süren uykular ve ders zihninden uzak geçen o uzun aylar yavaş yavaş geride kalıyor. Şimdi yerini, serin sabah rüzgarlarına ve içimizi saran tanıdık bir okula dönüş telaşına bırakıyor. Evet, okullar açılıyor!
Uzun süren bir tatilin ardından o serbest düzenden erken kalkışlara, ders saatlerine ve sınav temposuna adapte olmak her zaman kolay olmaz. Çocuklarımız kadar veliler de bu geçiş sürecinde ufak çaplı bir "tatil sersemliği" yaşarlar. Sabahları o sıcak yataklardan kalkmak, formaları ütülemek, zihni yeniden ders moduna sokmak ilk birkaç hafta hepimiz için tatlı bir mücadeledir. Ancak unutmayalım ki bu adaptasyon süreci, hayatın kendi ritmine yeniden uyum sağladığımız, enerjimizi tazelediğimiz sağlıklı bir döngünün parçasıdır.
Elbette bu uyum sürecinin yanında, hepimizin bildiği ama konuşurken sesimizi biraz alçalttığımız o kaygı da var. Veliler olarak kırtasiye rafları arasında dolaşırken, etiketlerdeki rakamlar karşısında yutkunduğumuz bir gerçek. Servis ücretleri, okul kıyafetleri, bitmeyen ihtiyaç listeleri... Ekonomik zorluklar, ne yazık ki bu başlangıcın üzerine bazen gölge düşürebiliyor. Yeni müfredat değişiklikleri, sistemin getirdiği belirsizlikler derken, anne babaların omuzlarındaki yükün hafif olmadığını çok iyi biliyoruz.
Ancak umut, her zaman o kaygılardan ve o uzun yazın bıraktığı rehavetten çok daha büyüktür. O yeni alınan çantanın içindeki defterlere belki de geleceğin en büyük icatlarının taslakları çizilecek. O sınıflarda, bu ülkenin en başarılı doktorları, mühendisleri, sanatçıları yetişecek! Kaygılarımız bizi tedbirli yapabilir ama çocuklarımızın heyecanına engel olmasına asla izin vermemeliyiz. O tatil uyuşukluğu birkaç güne yerini pırıl pırıl bir çalışma disiplinine bırakacaktır.
Bu yeni başlangıçta ve adaptasyon sürecinde en büyük alkışı ise elbette öğretmenlerimiz hak ediyor. Uzun tatil dönüşü çocukları yeniden sınıfta toplamak, onların dikkatini toplamak ve onlara rehberlik etmek büyük bir sabır ister. Onlar sadece bilgi aktaran değil; çocuklarımızın karakterini şekillendiren, o küçük dünyalarını aydınlatan birer rehberler. Sınıftaki her bir çocuğun farklı bir hikayesi, farklı bir potansiyeli olduğunu bilerek, o potansiyeli ortaya çıkarmek için verdikleri emek paha biçilemez. Bu yıl da, tüm zorluklara rağmen o sınıflara gülümseyerek gireceklerinden hiç şüphemiz yok.
Yeni bir eğitim yılı, sadece akademik bir başlangıç değil, aynı zamanda kişisel bir gelişim, yeni arkadaşlıklar, ilk heyecanlar ve hayata dair atılan yeni adımlar demektir. Çocuklarımız o uzun tatilin tozunu atıp okullarına dönerken, onlara verebileceğimiz en güzel hediye, onlara duyduğumuz güven ve arkalarında olduğumuzu hissettirmek olacaktır. Sınav notları elbette önemlidir ama asıl başarı, iyi bir insan, sorgulayan bir birey olabilmektir.
Ziller çaldı, defterler açıldı. Tüm öğrencilerimize, fedakar öğretmenlerimize ve o tatlı adaptasyon telaşını yaşayan tüm velilerimize sağlıklı, başarılı ve umut dolu bir eğitim-öğretim yılı diliyorum. Yeni sayfa açıldı, hikayeyi güzel yazmak bizim elimizde!