Limonlu çayımı aldım; yazımı yazmak için bilgisayarın başına geçtim;  şirin mi şirin, cici mi cici muhabbet kuşum İlham’da yanı başımda.

Yazının ruhuna denk düşsün diye Erkan Oğur dinliyorum; Zülfü Kaküllerin Amber Misali’’; “Ey Zahit Şaraba Eyle Ihtiram’’; “Ben Dervişim Diyene’’; “Pencereden Kar Geliyor’’; “Derdim Çoktur Hangisine Yanayım’’ ve diğerleri.

Beni benden alıp götüren bir engin müzik boyutu.

*****************

Erkan Oğur; sazıyla, sözüyle yorumuyla; getirdiği yeniliklerle (perdesiz gitar ve perdesiz saz), müzik kültürüyle halk müziği denince ilk aklıma gelen isimlerdendir.

Erkan Oğur’un çıkardığı albümleri hemen alırım, yayınlanan kliplerini hemen dinlerim ve sosyal medyada paylaşırım.

Ancak; henüz üstadın bir konserine gidip kendisini canlı olarak dinleyemedim; bu eksiğimi de tez vakitte gidereceğim.

“HİÇ OLDUM’’

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın sözünü yazıp, bestelediği ve kendisinin seslendirdiği "Hiç Oldum" türküsünün klipi Youtube ve diğer dijital müzik platformlarında yayınlandı.

Klipi izledim; sözler, müzik ve İbrahim Kalın’ın tok sesli yorumu fena değildi; ama beni yüreğimden yakalayamadı türkü.

************************

Kliple beraberbir fırtına koptu…

Sebep; Erkan Oğur’un “Hiç Oldum’’ türküsünde gitar ve kopuzla İbrahim Kalın’a eşlik etmesi.

Sosyal medyada; bu durumun, Oğur'un muhalif, devrimci kişiliğine hiç yakışmadığı eleştirisinde bulunanlar çok.

************************

Elbette sanatın, sanatçının muhalif kimliği, ideolojisi, mesajı olmalıdır; mesela ben toplumcu gerçekçi sanatçıları önemserim.

Ancak; Erkan Oğur’un, kendine ihanet ettiğini, sınırı aştığını söylemek abartılı bir yargı olur.

“Hiç Oldum’’ türküsünde çalması Erkan Oğur’u hiçleştirir mi?

Müziğe onca emek vermiş, dünya ölçeğinde değerli bir büyük müzisyeni, bir çırpıda silip atmak bu kadar kolay mı?

 

KAMPLAŞMA

Aldım başımı ellerimin arasına; düşündüm uzun uzun…

Biz; ön yargı, hoşgörüsüzlük duvarlarıyla bu kadar mı ayrıştık; bu kadar mı kalın çizgilerle kamplaştık; kendi mahallelerimize sıkışıp karşı mahalleye sırt döndük.

Öyleyse; eyvah ki ne eyvah!..

Eğer; birlikte bir türkü, bir bozlak, bir uzun hava çalıp söyleyemiyorsak…

Eğer; Anadolu’nun bilgeliğinin, hümanizmasının, halk kültürünün, aşıklar geleneğinin ürünü türküler bile aramızdaki devasa buzları kıramıyorsa.

Öyleyse; eyvah ki ne eyvah!..

Hadi diyelim bir hata var.

Ne kadar kolay harcıyoruz insanları; sanki biz hiç hatasız, eksiksizmişiz gibi.

İnsanları yargılamadan önce anlamaya çalışmalıyız; vefa, kıymet bilme, hakkaniyet, empati önemli.

**************

Erkan Oğur’un gönlümdeki yeri, ömrüme kattığı güzellikler bakidir; minnettarım.