Bursa’nın tarihte düşman işgalinden kurtuluşu yaklaşık 596 yıl arayla iki kez yaşanmıştır.
Birincisi Osmanlı, ikincisi de Cumhuriyet dönemlerine rastlamaktadır.
Her iki işgalden Bursa’nın kurtuluş günlerine denk gelen her yıl dönümlerinde çeşitli etkinlik ve törenlerle kutlanmaktadır.
Bursa’nın Osmanlı dönemindeki fethi yılı 1326’dır.
İlk fethi tarihinden 596 yıl sonra Yunanlıların işgal ettiği Bursa, 2 yıl 2 ay 2 gün esaret altında kaldıktan sonra 11 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtarılır ve her yıl coşkuyla kutlanır.
Tıpkı dün düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yıl dönümünü kutladığımız gibi.
İşte bu yüzdendir ki, 11 Eylül 1922 tarihi Bursa için sıradan bir gün olmadığıdır.
Kentimizin işgalinin yurtta nasıl bir üzüntü yaratığı kadar esaretin sona erişinin de nasıl sevinç oluşturduğu o günlerde yaşananları TBMM arşiv kayıtlarında özetle söyle aktarılır.
Bursa’nın 1. Dünya Savaşı sonrasında 8 Temmuz 1920’de Yunanlılar tarafından işgal edilmişti. 11 Eylül 1922’ye kadar da esaret altında kalmış.
Bu işgalin, Milli Mücadele’nin başşehri Ankara’ya olan yansıması çok farklı oldu.
Konu hemen Meclis gündemine geldi ve müzakere edildi.
Kürsüye gelen Burdur Milletvekili İsmail Suphi Bey, Yunanlıların işgal ettiği Anadolu topraklarında yaptığı zulümleri bir bir anlatır.
Konuşmasında, Yunanlıların Bursa Ulucamii’ni bombalarla tahrip etmek istediklerini dile getirir.
Bu sırada bazı milletvekillerinin kendilerini tutamayarak hıçkıra hıçkıra ağladıkları görüldü.
TBMM Zabıt Ceridezi, Yunan subayların yedi asır önce Osmanlı Padişahı Orhan Bey’le evlenen Rum kızı Nilüfer Sultan’ın (Horofira) kabrine giderek, çevresindekilerin duyabileceği yüksek sesle:
“Vaktiyle sen bir Türk’e vardın” şeklinde bağırarak kabrini tekmeleyip tahrip ettiği belirtilir.
Ardından da Bursa’nın işgali üzerine TBMM’de başkanlık kürsüsüne siyah bir şal örtülmüş ve işgalden kurtulana kadar kaldırılmamıştır.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kazanılmasından sonra Türk kuvvetleri 10 Eylül 1922’de Bursa üzerine yürüyüşe geçmiş ve 11 Eylül günü 48. Süvari Alayı 3. Bölük Komutanı Şükrü Naili (Gökberk) Bey, Bursa Belediye Binası’na Türk bayrağını dikmiştir.
Bursa’nın oynar güvercini adıyla yetiştiren Bursalılar, kurtuluş günü tüm beyaz güvercinleri uçurarak kutlamışlardır.
İşte bu yüzden Bursa, her yıl 11 Eylül günü, 2 yıl 2 ay 2 gün süren düşman işgalinden kurtuluşu kutlanır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ERSEL PEKER
11 Eylül Bursa için sıradan bir gün değildir
Bursa’nın tarihte düşman işgalinden kurtuluşu yaklaşık 596 yıl arayla iki kez yaşanmıştır.
Birincisi Osmanlı, ikincisi de Cumhuriyet dönemlerine rastlamaktadır.
Her iki işgalden Bursa’nın kurtuluş günlerine denk gelen her yıl dönümlerinde çeşitli etkinlik ve törenlerle kutlanmaktadır.
Bursa’nın Osmanlı dönemindeki fethi yılı 1326’dır.
İlk fethi tarihinden 596 yıl sonra Yunanlıların işgal ettiği Bursa, 2 yıl 2 ay 2 gün esaret altında kaldıktan sonra 11 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtarılır ve her yıl coşkuyla kutlanır.
Tıpkı dün düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yıl dönümünü kutladığımız gibi.
İşte bu yüzdendir ki, 11 Eylül 1922 tarihi Bursa için sıradan bir gün olmadığıdır.
Kentimizin işgalinin yurtta nasıl bir üzüntü yaratığı kadar esaretin sona erişinin de nasıl sevinç oluşturduğu o günlerde yaşananları TBMM arşiv kayıtlarında özetle söyle aktarılır.
Bursa’nın 1. Dünya Savaşı sonrasında 8 Temmuz 1920’de Yunanlılar tarafından işgal edilmişti.
11 Eylül 1922’ye kadar da esaret altında kalmış.
Bu işgalin, Milli Mücadele’nin başşehri Ankara’ya olan yansıması çok farklı oldu.
Konu hemen Meclis gündemine geldi ve müzakere edildi.
Kürsüye gelen Burdur Milletvekili İsmail Suphi Bey, Yunanlıların işgal ettiği Anadolu topraklarında yaptığı zulümleri bir bir anlatır.
Konuşmasında, Yunanlıların Bursa Ulucamii’ni bombalarla tahrip etmek istediklerini dile getirir.
Bu sırada bazı milletvekillerinin kendilerini tutamayarak hıçkıra hıçkıra ağladıkları görüldü.
TBMM Zabıt Ceridezi, Yunan subayların yedi asır önce Osmanlı Padişahı Orhan Bey’le evlenen Rum kızı Nilüfer Sultan’ın (Horofira) kabrine giderek, çevresindekilerin duyabileceği yüksek sesle:
“Vaktiyle sen bir Türk’e vardın” şeklinde bağırarak kabrini tekmeleyip tahrip ettiği belirtilir.
Ardından da Bursa’nın işgali üzerine TBMM’de başkanlık kürsüsüne siyah bir şal örtülmüş ve işgalden kurtulana kadar kaldırılmamıştır.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kazanılmasından sonra Türk kuvvetleri 10 Eylül 1922’de Bursa üzerine yürüyüşe geçmiş ve 11 Eylül günü 48. Süvari Alayı 3. Bölük Komutanı Şükrü Naili (Gökberk) Bey, Bursa Belediye Binası’na Türk bayrağını dikmiştir.
Bursa’nın oynar güvercini adıyla yetiştiren Bursalılar, kurtuluş günü tüm beyaz güvercinleri uçurarak kutlamışlardır.
İşte bu yüzden Bursa, her yıl 11 Eylül günü, 2 yıl 2 ay 2 gün süren düşman işgalinden kurtuluşu kutlanır.