Hava Durumu

BTSO Başkanı Burkay, kent yöneticilerine şehir plancılığı ödevi verdi

Yazının Giriş Tarihi: 20.05.2026 18:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.05.2026 18:29

Bursa’nın havasını kirleten nedenlerinin başında sanayicilerin dolayısılayla da BTSO yönetimini hep hedef göstermişiktir.
Haksızda sayılmayız çünkü, daha çok para kazanmak adına havamızı, toprağımızı ve suyumuzu kısacası Bursa’yı kirlettikleri için.
Hal böyle olunca da kente yaşayanlar olarak eleştirmekte, tepki göstermekte haksız sayılamayız.
Ancaaak.
Madalyonun diğer yüzüne de baktığımızda günah keçesinin sadece sanayiciler olmadığını görüyoruz.
Çünkü, bugün eleştirdiğimiz yaşam alanlarıyla iç içe girmiş organize sanayi bölgelerinin geçmişte buralara kurulmasına karar veren sanayiciler değil yerel yönetimler olduğudur.
Şöyle ki, Büyükşehir Yasası öncesi ilçe ve belde belediyeleri meclis kararlarıyla mücavir alanı içinde kalan istedikleri yerleri hatta tarım alanlarını sanayi bölgesine dönüştürebilme yetkisine sahiplerdi.
Sonrada sanayicilerin buralara gelip fabrika kurması için kamunun tüm imkanlarını seferber eden bu belediyelerdi.
Bugün hava kirliliğinden en çok şikayet eden Kestel, Barakfakih Gürsu, İnegöl, Yenice, Nilüfer, Kayapa, Hasanoğa, Çalı örneğinde olduğu gibi.
Aynı şekilde daha fazla emlak vergisi alabilmek adına belediyelerin kent merkezinde mantar gibi çoğalan düzensiz sanayi alanlarının oluşmasına göz yumulması da bir diğer kötü örnektir.
Dönemin belediye başkanlarının, bu yöndeki girişimlerinin sebebi bölge halkına istihdam sağlayacak koşulların önünü açmaktı.
O günlerde iyi niyetli bir yaklaşım olarak görülen çabalar bugün geldiğimiz noktada hava kirliliğinden trafik yoğunluğuna, plansız yapılaşmadan doğal kaynakların tükenmesine kadar pek çok sıkıntının yaşanmasına neden olmuştur.
Bursa’nın bu hale gelmesinin sebebi o dönem ki, yerel yönetimlerin başındakilerin öngörüsüzlüğü, iş bilmezliği, ortak akıldan uzak vatandaşın menfaatlerini koruyup gözetlemek yerine siyasi geleceklerini düşündükleri için bu duruma gelmiştir.
Her zaman vurguladığımız gibi Bursa geçmişte plansız ve çarpık yapılaşmanın kurbanıdır.
‘Böyle gelmiş böyle gidecektir’ demememiz için hala son bir fırsatımız var.
Geçtiğimiz hafta BTSO öncülüğünde AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi katkılarıyla "Kaynaktan değere, bugünden geleceğe" temasıyla Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsü düzenlendi.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay, burada yaptığı konuşmasında, Bursa iş dünyası adına özeleştiri yaparken kent yöneticilerinden taleplerini sıralayıp yaşanabilir bir Bursa için bundan sonra yapılması gerekenler yönündeki tespitleri çok önemliydi.
İnsanı merkeze almayan hiçbir dönüşüm kalıcı olamaz” diyerek konuşmasına başlayan Burkay, bir şehirde yeşil alanları, temiz havayı, su kaynaklarını ve yaşam kalitesini güçlendirmek o şehrin insanına verilen değerin en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi.
Sürdürülebilirlik anlayışının merkezinde insan varsa, bu anlayışın en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirler gelmek olduğunu vurgulayan Burkay, bir şehri geleceğe hazırlamak aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi:
Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder
Bursa’nın bugünkü uyarısının aslında iş dünyası olarak üstlendikleri görevler itibariyle omuzlarındaki sorumluluğu işaret ettiğini ifade eden Burkay, Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edilmemesi gerektiğini söyledi.
Sözlerine, “Çünkü Bursa, plansızlığa mahkum edilecek kadar değersiz bir şehir değildir. Aksine, bu kentin her bir sokağına, her bir karış toprağına karşı büyük bir vebal altındayız” diye ekledi.
Başkan Burkay, şehir yönetiminden sorumlu olanların bilip de söylemeye cesaret edemediği gerçekleri aktarırken hem hayretle hem de can kulağımızla dinlerken şehrin planlaması yönündeki sözleri takdire şayandı.
Zira;
1998 yılında yapılmış çevre düzeni planıyla bugünün Bursası’nı yönetmeye çalmak Bursa’ya yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Bu plansızlık, sadece estetik bir kayıp değildir. Her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür
Burkay, tarihe geçecek konuşmasını tutuklu Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in en önemli projelerinden olan “1/100 Binlik Çevre Planı”na getirdi.
Bugün itibarıyla şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmanın varlığını da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatan Burkay’ın, bu yöndeki talepleri şu şekildeydi.
Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bugün aldığımız her karar, yaptığımız her yatırım, hayata geçirdiğimiz her proje çocuklarımızın, gençlerimizin ve ülkemizin yarınlarına doğrudan etki etmektedir
Başkan Burkay, konuşmasını iş dünyası olarak hedeflerini şu sözlerle belirterek tamamladı:
Hedefimiz, Bursa iş dünyasının küresel dönüşüm süreçlerini takip eden değil, bu süreçlere yön veren bir yapıya kavuşmasıdır
Doğrusu BTSO Başkanı İbrahim Burkay, geçmişteki yerel yönetimlerin iş bilmezliği yüzünden iş dünyası olarak Bursa halkına hedef gösterilmekten bunalmış olacak ki, şehri yönetenlere bu açıklamalarıyla adeta şehir plancılığı ödevi vermiştir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.