Bursa'da hiçbir güç bu insanları bir araya getiremezdi...
Yazının Giriş Tarihi: 21.04.2026 17:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.04.2026 17:57
Dünyanın neresine giderseniz gidin en iyi tanıtım aracının reklam olduğunu, reklamın içinde de spor olduğunu, sporun içinde de futbol olduğunu göreceksiniz.
En büyük reklam tanıtım anlaşmaları futbol üzerinden yapılıyor.
Bunun nedeni çok büyük kitleleri peşinden sürüklüyor olmasıdır.
Bunun farkına varan ülkeler hatta şehirler spor takımlarıyla dünya genelinde öne çıkmışlardır.
Hatta bu durumu şehrin en önemli gelir kaynağı turizm potansiyeline dönüştürmeyi başarmışlardır.
Bunları niçin aktardığıma gelecek olursak.
Bursa, bu uğurdaki kriterlerin çoğuna sahip.
En anlamlısı da Bursaspor’un kentin en önemli markası olduğunun kabul görmüş olmasıdır.
Profesyonel ve de doğru yönetilen her işin sonunda başarının gelmemesi mümkün değil.
Bursaspor’da şuan da bu yapılıyor.
Profesyonel futbolunun alt ligi sayılan 3. ve 2. ligdeki maçları evinde kapalı gişe deplasmanda ise 10 binleri peşinde takarak şehir şehir sürükleyen zannediyorum başka bir camia yok.
Bugünleri görüp yaşayınca Bursaspor’u tarihinin en kötü durumuna düşürenler koca bir şehrin sevdasını engelledikleri için acaba vicdanları sızlıyor mudur diye düşünüyor insan.
Yeri gelmişken bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Şampiyonlar Ligi maçlarımız öncesi seyirci kapasitesi 18 binden 24 bine çıkarılan Atatürk Stadı’nın yıkılmayıp yerinde dönüşüm yapılmasını sözde isteyenler, 45 bin kişilik Timsah Arena yapılırken dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye demediğini bırakmayanlar şimdi bugünkü manzara karşısında acaba ne düşünüyorlar?
“Siyasetçi istemiyoruz” diye bağıranlar şimdilerde başarıdan rol çalmak için en önde kendilerini gösterme çabasındalar.
Son iki sezondur ortaya çıkan başarının tüm şehir tarafından kabul görmesiyle artık önünde engel olunamayacak güç oluşmuştur.
Göreceksiniz, bundan böyle Bursaspor’un başarısında pay sahibi olmak isteyen kurum ve kuruluşlar kulübün kapısında sıraya girecekler.
Pazar günü bir kez daha gördük ki, şehrin en büyük birleştirici gücünün Bursaspor Kulübü olduğudur.
Nitekim maç günleri Timsah Arena’nın protokol tribününde ortaya çıkan manzara bunun kanıtı niteliğindedir.
Muhalefetinden iktidar partilisine, iş dünyasından bürokratına, taraflısında tarafsızına şehirde söz sahibi bu insanları hiç bir güç bu şekilde bir araya getiremez.
Aynı şekilde çocuklar ve bayanlarında yoğunlukta olduğu tribünleri her maçta dolduran yeşil beyaz sevdalılarının vermek istediği mesajı iyi anlamak gerekir...
Şehirde böylesi birleştirici gücün, doğru yönetildiği takdirde dünyanın tanıdığı bir Bursa için çok uzak değil.
Aksi halde kent yöneticilerinden iş dünyasına hatta tüm şehrin tekrar kötü rüya görmemesi için
Bursaspor markasına sahip çıkmalıdır.
Bunun için herkes üzerine düşeni yapıp birlik ve beraberlik içinde olmamızdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ERSEL PEKER
Bursa'da hiçbir güç bu insanları bir araya getiremezdi...
Dünyanın neresine giderseniz gidin en iyi tanıtım aracının reklam olduğunu, reklamın içinde de spor olduğunu, sporun içinde de futbol olduğunu göreceksiniz.
En büyük reklam tanıtım anlaşmaları futbol üzerinden yapılıyor.
Bunun nedeni çok büyük kitleleri peşinden sürüklüyor olmasıdır.
Bunun farkına varan ülkeler hatta şehirler spor takımlarıyla dünya genelinde öne çıkmışlardır.
Hatta bu durumu şehrin en önemli gelir kaynağı turizm potansiyeline dönüştürmeyi başarmışlardır.
Bunları niçin aktardığıma gelecek olursak.
Bursa, bu uğurdaki kriterlerin çoğuna sahip.
En anlamlısı da Bursaspor’un kentin en önemli markası olduğunun kabul görmüş olmasıdır.
Profesyonel ve de doğru yönetilen her işin sonunda başarının gelmemesi mümkün değil.
Bursaspor’da şuan da bu yapılıyor.
Profesyonel futbolunun alt ligi sayılan 3. ve 2. ligdeki maçları evinde kapalı gişe deplasmanda ise 10 binleri peşinde takarak şehir şehir sürükleyen zannediyorum başka bir camia yok.
Bugünleri görüp yaşayınca Bursaspor’u tarihinin en kötü durumuna düşürenler koca bir şehrin sevdasını engelledikleri için acaba vicdanları sızlıyor mudur diye düşünüyor insan.
Yeri gelmişken bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Şampiyonlar Ligi maçlarımız öncesi seyirci kapasitesi 18 binden 24 bine çıkarılan Atatürk Stadı’nın yıkılmayıp yerinde dönüşüm yapılmasını sözde isteyenler, 45 bin kişilik Timsah Arena yapılırken dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye demediğini bırakmayanlar şimdi bugünkü manzara karşısında acaba ne düşünüyorlar?
“Siyasetçi istemiyoruz” diye bağıranlar şimdilerde başarıdan rol çalmak için en önde kendilerini gösterme çabasındalar.
Son iki sezondur ortaya çıkan başarının tüm şehir tarafından kabul görmesiyle artık önünde engel olunamayacak güç oluşmuştur.
Göreceksiniz, bundan böyle Bursaspor’un başarısında pay sahibi olmak isteyen kurum ve kuruluşlar kulübün kapısında sıraya girecekler.
Pazar günü bir kez daha gördük ki, şehrin en büyük birleştirici gücünün Bursaspor Kulübü olduğudur.
Nitekim maç günleri Timsah Arena’nın protokol tribününde ortaya çıkan manzara bunun kanıtı niteliğindedir.
Muhalefetinden iktidar partilisine, iş dünyasından bürokratına, taraflısında tarafsızına şehirde söz sahibi bu insanları hiç bir güç bu şekilde bir araya getiremez.
Aynı şekilde çocuklar ve bayanlarında yoğunlukta olduğu tribünleri her maçta dolduran yeşil beyaz sevdalılarının vermek istediği mesajı iyi anlamak gerekir...
Şehirde böylesi birleştirici gücün, doğru yönetildiği takdirde dünyanın tanıdığı bir Bursa için çok uzak değil.
Aksi halde kent yöneticilerinden iş dünyasına hatta tüm şehrin tekrar kötü rüya görmemesi için
Bursaspor markasına sahip çıkmalıdır.
Bunun için herkes üzerine düşeni yapıp birlik ve beraberlik içinde olmamızdır.