Dirençli şehir, hazırlıklı şehir olma yolunda önemli adım atıldı
Yazının Giriş Tarihi: 04.08.2026 18:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.08.2026 18:14
Hiç şüphe yok ki, bu kentte yaşayan herkesin beklentisi güvenli olduğu kadar sağlıklı yaşam sürebilmektir.
Bunu için merkezi hükümetin ve de yerel yönetimlerin yapacakları olduğu kadar biz vatandaşların da bu anlamda üstlenecek sorumluluklarımız var.
Çünkü kentlerimiz, yalnızca hızlı nüfus artışı ve kontrolsüz büyüme ile değil deprem başta olmak üzere doğalafetler, iklimkrizi ve altyapıyetersizlikleri gibi çok boyutlu tehditlerle karşı karşıyadır.
Bu noktada kentimizi sadece felaketlere hazırlamak değil, olası krizler sonrasında hızla toparlanabilen ve geleceğe uyum sağlayabilen yapılar haline getirmek yani dirençli kentlilik oluşturmak hayati bir zorunluluk haline gelmektedir.
İşte tam da bu noktada Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Japonya Uluslar arası İşbirliği Ajansı (JICA) ile 4.5 yıl önce başlanan Bursa Deprem Riski Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’nin sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı.
Geçtiğimiz hafta Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki düzenlenen toplantıda bundan böyle Bursa için alınacak kararlar açıklandı.
Dirençli bir şehir olma yolunda önemli bir yol haritası niteliğini taşıyan sonuçlar Bursa’nın geleceğine yön verecek önemli bir projedir.
Konuşmasında depremin zamanı bilinmeyen ama bir gün mutlaka yaşanacak bir gerçek olduğunu hatırlatan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ŞahinBiba, afet yönetimindeki en kritik noktanın deprem olmadan öncesi alınacak kararlar olduğuna dair vurgusu önemlidir.
Çünkü deprem yalnızca yapıları değil ulaşımı, üretimi, eğitimi, sağlığı ve ekonomiyi de etkiliyor.
Kısacası deprem meydana geldiği o bölgedeki tüm yaşamı etkiliyor.
Hatta deprem olmayan bölgeleri de farklı şekilde etkiliyor.
Mesela 6 Şubat Hatay depremi bölgeyi etkilemekle kalmamış, buraların yeniden ağaya kaldırılabilmesi için ülkenin genelbütçeden ciddi paralar aktarılmak zorunda kalınmış, ek vergiler uygulamaya sokulmuştu.
İşte bu yüzden belki afetlerin oluşmasını engelleyemeyiz ama alacağımız önlemlerle felakete dönüşmesinin önüne geçebiliriz.
Bunun adına da dirençlişehirler diyoruz.
Afetlere dirençli şehirler oluşturmanın bütüncül bir yaklaşımla olacağı bilincinde olan Büyükşehir Belediyesi, BursaDepremRiskAzaltma ve ÖnlemePlanlamaProjesi sadece riskleri tespit etmekle kalınmayıp şehrimizdeki 536 bin binanın konumu, yapıp yılı ve kat bilgileri çıkarılarak yapı envanteri güncellendi.
Ayrıca kentimizi etkileyebilecek 12 farklı deprem senaryosu hazırlandı.
Şehrin yolları, köprüleri, hastaneleri ve barajların risk analizi çıkarıldı.
Böylece kaynakların doğru şekilde yönlendirilmesi için risklerinde en doğru şekilde belirlenmesi adına oluşturulan bu çalışma proje sayesinde artık şehir olarak elimizde güçlü veri var.
Kentsel dirençliliğin yalnızca fiziksel yapılarla değil ortakakıl, doğruplanlama ve toplumbilinciyle inşa edilebileceğini unutmamalıyız.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ERSEL PEKER
Dirençli şehir, hazırlıklı şehir olma yolunda önemli adım atıldı
Hiç şüphe yok ki, bu kentte yaşayan herkesin beklentisi güvenli olduğu kadar sağlıklı yaşam sürebilmektir.
Bunu için merkezi hükümetin ve de yerel yönetimlerin yapacakları olduğu kadar biz vatandaşların da bu anlamda üstlenecek sorumluluklarımız var.
Çünkü kentlerimiz, yalnızca hızlı nüfus artışı ve kontrolsüz büyüme ile değil deprem başta olmak üzere doğal afetler, iklim krizi ve altyapı yetersizlikleri gibi çok boyutlu tehditlerle karşı karşıyadır.
Bu noktada kentimizi sadece felaketlere hazırlamak değil, olası krizler sonrasında hızla toparlanabilen ve geleceğe uyum sağlayabilen yapılar haline getirmek yani dirençli kentlilik oluşturmak hayati bir zorunluluk haline gelmektedir.
İşte tam da bu noktada Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Japonya Uluslar arası İşbirliği Ajansı (JICA) ile 4.5 yıl önce başlanan Bursa Deprem Riski Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’nin sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı.
Geçtiğimiz hafta Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki düzenlenen toplantıda bundan böyle Bursa için alınacak kararlar açıklandı.
Dirençli bir şehir olma yolunda önemli bir yol haritası niteliğini taşıyan sonuçlar Bursa’nın geleceğine yön verecek önemli bir projedir.
Konuşmasında depremin zamanı bilinmeyen ama bir gün mutlaka yaşanacak bir gerçek olduğunu hatırlatan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, afet yönetimindeki en kritik noktanın deprem olmadan öncesi alınacak kararlar olduğuna dair vurgusu önemlidir.
Çünkü deprem yalnızca yapıları değil ulaşımı, üretimi, eğitimi, sağlığı ve ekonomiyi de etkiliyor.
Kısacası deprem meydana geldiği o bölgedeki tüm yaşamı etkiliyor.
Hatta deprem olmayan bölgeleri de farklı şekilde etkiliyor.
Mesela 6 Şubat Hatay depremi bölgeyi etkilemekle kalmamış, buraların yeniden ağaya kaldırılabilmesi için ülkenin genel bütçeden ciddi paralar aktarılmak zorunda kalınmış, ek vergiler uygulamaya sokulmuştu.
İşte bu yüzden belki afetlerin oluşmasını engelleyemeyiz ama alacağımız önlemlerle felakete dönüşmesinin önüne geçebiliriz.
Bunun adına da dirençli şehirler diyoruz.
Afetlere dirençli şehirler oluşturmanın bütüncül bir yaklaşımla olacağı bilincinde olan Büyükşehir Belediyesi, Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi sadece riskleri tespit etmekle kalınmayıp şehrimizdeki 536 bin binanın konumu, yapıp yılı ve kat bilgileri çıkarılarak yapı envanteri güncellendi.
Ayrıca kentimizi etkileyebilecek 12 farklı deprem senaryosu hazırlandı.
Şehrin yolları, köprüleri, hastaneleri ve barajların risk analizi çıkarıldı.
Böylece kaynakların doğru şekilde yönlendirilmesi için risklerinde en doğru şekilde belirlenmesi adına oluşturulan bu çalışma proje sayesinde artık şehir olarak elimizde güçlü veri var.
Kentsel dirençliliğin yalnızca fiziksel yapılarla değil ortak akıl, doğru planlama ve toplum bilinciyle inşa edilebileceğini unutmamalıyız.