İznik Gölü’nün geleceği için somut çözümler bekleniyor
Yazının Giriş Tarihi: 05.06.2026 17:26
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.06.2026 17:27
İznik’in inanç turizmi adına gelişmelerden aktardığımız bir önceki yazımız sonrası pek çok dostumuz aradı.
İlçenin tarihi değerlerinin gün yüzüne çıkarırken İznik’in en önemli değeri İznik Gölü’nün içler acısı durumunu da gündeme getirmemizi istediler.
Duyarlı okuyucularımız hiçte haksız sayılmazlar.
Gerçekten de İznik Gölü’nün yalnızca Orhangazi ve İznik için değil Bursa ve ülkemiz için de korunması gereken değerli bir doğal miras olduğu unutulmamalıdır.
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen İznik Gölü Sempozyumunu gündem yoğunluğundan değinememiştik.
Orhangazi ve İznik’in ortak değeri, verimli topraklarına can veren İznik Gölü, iki gün süren sempozyumla bilim, kurumsal ve çevresel boyutlarıyla ele alındı.
İznik Gölü’ne karşılıklı kıyı Orhangazi ve İznik ilçelerinin belediye başkanları, kaymakamları, ziraat odaları, ticaret ve sanayi odaları iş birliğinde düzenlenen sempozyum akademisyenler, meslek odaları, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşları bir araya getirmiş.
İznik Gölü’nün bugünü ve geleceği değerlendirildiği dört ayrı oturumda iki gün süresince yapılan sempozyumda bilimsel, kurumsal ve çevresel boyutlarıyla ele alınmış.
Gölün hidrolojik dengesi, biyo çeşitliliği, endemik bitkileri, balıkçılığı, tarihsel ve kültürel değeri, iklim değişikliğinin göl seviyesi üzerindeki etkileri, tarımsal ve sanayi kaynaklı su kullanımı, kirlilik baskıları, su hukuku, koruma mevzuatı ve sürdürülebilir yönetim modelleri gibi başlıklar uzman isimler tarafından tartışılmış.
Sempozyuma dair daha fazla teknik detaya girmeyip sonuç bildirisine baktığımız da ise özellikle iklim değişikliği, su seviyesindeki değişimler, tarımsal kirlilik, azot-fosfor yükü, evsel ve sanayi kaynaklı baskılar, su kalitesi parametreleri ve havza bazlı yönetim öne çıkmış.
Sempozyuma dair paylaşılan bültenden anladığımız kadarıyla İznik Gölü’nün bilindik sorunlarına ortak akıl ile çözüm arayışının sürdürüleceği vurgulanırken somut sonuca yönelik tespite rastlayamadık.
Her yıl rutin şekilde tekrarlanan toplantılara rağmen, gölün her geçen yıl artarak erozyona uğramasıdır.
Daha önceleri yeterli yağışların oluşmayışından gölün suyunun çekildiği görüşünün bu yıl tam tersi barajları taşıran, denizleri dolduran, su taşkınlarına neden olan yağışların İznik Gölü’nde artış hissedilmemesinin nedeni açıklanmalıdır.
Halbuki herkes tarafından bilinen gerekçe şudur.
Göl suyunun sanayi kuruluşlarına satılmak maksadıyla aktarıldığıdır.
Gölün en önemli sorunu su kaybının önüne geçilememesi durumunda ne kadar sempozyum yapılırsa yapılsın kendimizi avutmuş oluruz.
Elbette gölün korunması için tek bir kurumun değil en başta merkezi yönetimin öncülüğünde kurum ve kuruluşlar ile birlikte koordineli şekilde hareket edilirken de herkesin sorumluluk bilinciyle davranış göstermesi gerektiği sempozyumda vurgulanması önemliydi.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ERSEL PEKER
İznik Gölü’nün geleceği için somut çözümler bekleniyor
İznik’in inanç turizmi adına gelişmelerden aktardığımız bir önceki yazımız sonrası pek çok dostumuz aradı.
İlçenin tarihi değerlerinin gün yüzüne çıkarırken İznik’in en önemli değeri İznik Gölü’nün içler acısı durumunu da gündeme getirmemizi istediler.
Duyarlı okuyucularımız hiçte haksız sayılmazlar.
Gerçekten de İznik Gölü’nün yalnızca Orhangazi ve İznik için değil Bursa ve ülkemiz için de korunması gereken değerli bir doğal miras olduğu unutulmamalıdır.
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen İznik Gölü Sempozyumunu gündem yoğunluğundan değinememiştik.
Orhangazi ve İznik’in ortak değeri, verimli topraklarına can veren İznik Gölü, iki gün süren sempozyumla bilim, kurumsal ve çevresel boyutlarıyla ele alındı.
İznik Gölü’ne karşılıklı kıyı Orhangazi ve İznik ilçelerinin belediye başkanları, kaymakamları, ziraat odaları, ticaret ve sanayi odaları iş birliğinde düzenlenen sempozyum akademisyenler, meslek odaları, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşları bir araya getirmiş.
İznik Gölü’nün bugünü ve geleceği değerlendirildiği dört ayrı oturumda iki gün süresince yapılan sempozyumda bilimsel, kurumsal ve çevresel boyutlarıyla ele alınmış.
Gölün hidrolojik dengesi, biyo çeşitliliği, endemik bitkileri, balıkçılığı, tarihsel ve kültürel değeri, iklim değişikliğinin göl seviyesi üzerindeki etkileri, tarımsal ve sanayi kaynaklı su kullanımı, kirlilik baskıları, su hukuku, koruma mevzuatı ve sürdürülebilir yönetim modelleri gibi başlıklar uzman isimler tarafından tartışılmış.
Sempozyuma dair daha fazla teknik detaya girmeyip sonuç bildirisine baktığımız da ise özellikle iklim değişikliği, su seviyesindeki değişimler, tarımsal kirlilik, azot-fosfor yükü, evsel ve sanayi kaynaklı baskılar, su kalitesi parametreleri ve havza bazlı yönetim öne çıkmış.
Sempozyuma dair paylaşılan bültenden anladığımız kadarıyla İznik Gölü’nün bilindik sorunlarına ortak akıl ile çözüm arayışının sürdürüleceği vurgulanırken somut sonuca yönelik tespite rastlayamadık.
Her yıl rutin şekilde tekrarlanan toplantılara rağmen, gölün her geçen yıl artarak erozyona uğramasıdır.
Daha önceleri yeterli yağışların oluşmayışından gölün suyunun çekildiği görüşünün bu yıl tam tersi barajları taşıran, denizleri dolduran, su taşkınlarına neden olan yağışların İznik Gölü’nde artış hissedilmemesinin nedeni açıklanmalıdır.
Halbuki herkes tarafından bilinen gerekçe şudur.
Göl suyunun sanayi kuruluşlarına satılmak maksadıyla aktarıldığıdır.
Gölün en önemli sorunu su kaybının önüne geçilememesi durumunda ne kadar sempozyum yapılırsa yapılsın kendimizi avutmuş oluruz.
Elbette gölün korunması için tek bir kurumun değil en başta merkezi yönetimin öncülüğünde kurum ve kuruluşlar ile birlikte koordineli şekilde hareket edilirken de herkesin sorumluluk bilinciyle davranış göstermesi gerektiği sempozyumda vurgulanması önemliydi.