Ülkemizde yapılan araştırmalar, ruhsal hastalıkların yaygın olduğu ve pek çok hastanın bu konuda sağlık hizmetine ulaşamadığı göstermektedir.
Dikkat çeken bir diğer araştırma da toplumun ruh sağlığını ülkenin en önemli sağlık sorunu olarak gösteriyor.
Geçenlerde görüştüğümüz konunun uzmanı emekli akademisyen büyüğümüz, şu an ülkemizde kalp rahatsızlığından ardından ikinci sırada ruh sağlığına bağı hastalıkların geldiğini belirtiyor.
Ardından da ekliyor;
“Toplumda tedavi edilmemiş ruhsal hastalıkları olan çok sayıda kişi aramızda dolaşmaktadır.”
Yazıya neden böyle bir konuğa değinerek giriş yaptığımıza gelecek olursak.
Bugün tüm dünyada 10 Ekim Ruh Sağlığı Günü olarak kutlanıyor olmasıdır.
Toplumumuzda ruh sağlığında alarm veren gelişmelerin 10 Ekim Ruh Sağlığı Günü vesilesiyle farkındalık oluşturması açısından önemli.
Bu nedenle Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu Görkem Polat’ın günün anlam ve önemine ilişkin kulağımıza küpe olacak cinsten açıklamalarını özetle paylaşmak istedim.
Velhasıl sağlıklı yaşam, insan sağlığını ve refahını korumayı temel amaç edinen bir yaşam sitilidir.
Zihinsel ve duygusal sağlık daha sağlıklı yaşam tarzına sahip olabilmek için en önemli faktördür.
Günlük yaşamımızda karşılaştıklarımız gösteriyor ki, ruhsal iyilik halinin yalnızca psikolojik sorunların bulunmaması anlamına gelmediği gibi ortaya çıkan bazı değişimlerin ruh sağlığı açısından önemli ipuçları vermektedir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık kavramını yalnızca fiziksel açıdan değil psikolojik ve sosyal yönden de bir bütün olarak ele alındığını söyleyen Psikolog Görkem Polat, kişinin ruhsal açıdan iyi olma halinin yaşamın farklı alanlarında kendisini gösterebildiğine dikkati çeken şu ayrıntıya vurgu yapıyor:
“Bireyin kendisini ve çevresiyle olan ilişkilerini değerlendirmesinin, ruh sağlığındaki değişimleri erken fark edebilmek açısından önemlidir”
Ruhsal iyilik halinin önemli göstergelerinden birinin sağlıklı ve anlamlı ilişkiler kurabilmek olduğunu belirten Polat, kişinin kendisini yeterli ve değerli hissedebilmesinin de psikolojik açıdan önemli gösterge olduğunu belirtiyor.
Polat, ruhsal açıdan sağlıklı baş etme becerisinin sorunlar karşısında yalnızca karamsar ve çaresiz düşüncelere saplanmak yerine çözüm odaklı ve esnek düşünebilmeyi de içerdiğini ifade ediyor.
Farklı duygu ve düşüncelere açık olmanın, kişinin kendisine yöneltilen eleştirilere tahammül edebilmesinin de psikolojik esnekliğin göstergeleri arasında bulunduğunu aktarıyor.
İçinde bulunduğumuz zorlu yaşam koşullarında zaman zaman kaygı, üzüntü veya umutsuzluk hissedilebileceğini belirten Görkem Polat, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın bu duyguların süreklilik kazanması ve kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlaması olduğunu söylüyor.
Her yaş grubundan bireyin yaşamının farklı dönemlerde ruhsal açıdan zorlayıcı süreçlerden geçebileceğini ifade eden Polat, bu durumların genetik, ailesel ve sosyal pek çok faktörle ilişkili olabileceğini belirterek şu noktaya vurgu yapıyor:
“Ancak yaşanan güçlüğün ne kadar sürdüğünün ve günlük hayatı ne ölçüde etkilediğinin belirleyici olduğudur”
Başta aile olmak üzere yakın çevreden alınan sosyal desteğin ruhsal açıdan önemli bir kaynak olduğunu belirten Görkem Polat, uyku, iştah, duygu durumu, dikkat ve konsantrasyon gibi alanlarda belirgin bozulmalar meydana geldiğinde bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanın sürecin daha sağlıklı ve güvenli şekilde ele alınmasına yardımcı olacağını söylüyor.
Toplum ruh sağlığının korunmasında yalnızca sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale edilmesinin yeterli olmadığına da değinen Klinik Psikoloğu Görkem Polat, koruyucu ve önleyici ruh sağlığı çalışmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Polat, şu önemli detaya da parmak basıyor:
“Okullar, hastaneler, iş yerleri ve kamu kurumlarında ulaşılabilir ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının toplumun ruhsal iyilik halinin korunması ve psikolojik sorunların erken dönemde fark edilmesi açısından önemlidir”
İşte bu yüzdendir ki, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün ruh sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak açısından önemli bir fırsat.
Bu yüzden kendimizde ya da yakınlarımızda uzun süre devam eden ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen değişimleri görmezden gelmemeliyiz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
ERSEL PEKER
Ruh sağlığınız nasıl?
Ülkemizde yapılan araştırmalar, ruhsal hastalıkların yaygın olduğu ve pek çok hastanın bu konuda sağlık hizmetine ulaşamadığı göstermektedir.
Dikkat çeken bir diğer araştırma da toplumun ruh sağlığını ülkenin en önemli sağlık sorunu olarak gösteriyor.
Geçenlerde görüştüğümüz konunun uzmanı emekli akademisyen büyüğümüz, şu an ülkemizde kalp rahatsızlığından ardından ikinci sırada ruh sağlığına bağı hastalıkların geldiğini belirtiyor.
Ardından da ekliyor;
“Toplumda tedavi edilmemiş ruhsal hastalıkları olan çok sayıda kişi aramızda dolaşmaktadır.”
Yazıya neden böyle bir konuğa değinerek giriş yaptığımıza gelecek olursak.
Bugün tüm dünyada 10 Ekim Ruh Sağlığı Günü olarak kutlanıyor olmasıdır.
Toplumumuzda ruh sağlığında alarm veren gelişmelerin 10 Ekim Ruh Sağlığı Günü vesilesiyle farkındalık oluşturması açısından önemli.
Bu nedenle Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu Görkem Polat’ın günün anlam ve önemine ilişkin kulağımıza küpe olacak cinsten açıklamalarını özetle paylaşmak istedim.
Velhasıl sağlıklı yaşam, insan sağlığını ve refahını korumayı temel amaç edinen bir yaşam sitilidir.
Zihinsel ve duygusal sağlık daha sağlıklı yaşam tarzına sahip olabilmek için en önemli faktördür.
Günlük yaşamımızda karşılaştıklarımız gösteriyor ki, ruhsal iyilik halinin yalnızca psikolojik sorunların bulunmaması anlamına gelmediği gibi ortaya çıkan bazı değişimlerin ruh sağlığı açısından önemli ipuçları vermektedir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık kavramını yalnızca fiziksel açıdan değil psikolojik ve sosyal yönden de bir bütün olarak ele alındığını söyleyen Psikolog Görkem Polat, kişinin ruhsal açıdan iyi olma halinin yaşamın farklı alanlarında kendisini gösterebildiğine dikkati çeken şu ayrıntıya vurgu yapıyor:
“Bireyin kendisini ve çevresiyle olan ilişkilerini değerlendirmesinin, ruh sağlığındaki değişimleri erken fark edebilmek açısından önemlidir”
Ruhsal iyilik halinin önemli göstergelerinden birinin sağlıklı ve anlamlı ilişkiler kurabilmek olduğunu belirten Polat, kişinin kendisini yeterli ve değerli hissedebilmesinin de psikolojik açıdan önemli gösterge olduğunu belirtiyor.
Polat, ruhsal açıdan sağlıklı baş etme becerisinin sorunlar karşısında yalnızca karamsar ve çaresiz düşüncelere saplanmak yerine çözüm odaklı ve esnek düşünebilmeyi de içerdiğini ifade ediyor.
Farklı duygu ve düşüncelere açık olmanın, kişinin kendisine yöneltilen eleştirilere tahammül edebilmesinin de psikolojik esnekliğin göstergeleri arasında bulunduğunu aktarıyor.
İçinde bulunduğumuz zorlu yaşam koşullarında zaman zaman kaygı, üzüntü veya umutsuzluk hissedilebileceğini belirten Görkem Polat, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın bu duyguların süreklilik kazanması ve kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlaması olduğunu söylüyor.
Her yaş grubundan bireyin yaşamının farklı dönemlerde ruhsal açıdan zorlayıcı süreçlerden geçebileceğini ifade eden Polat, bu durumların genetik, ailesel ve sosyal pek çok faktörle ilişkili olabileceğini belirterek şu noktaya vurgu yapıyor:
“Ancak yaşanan güçlüğün ne kadar sürdüğünün ve günlük hayatı ne ölçüde etkilediğinin belirleyici olduğudur”
Başta aile olmak üzere yakın çevreden alınan sosyal desteğin ruhsal açıdan önemli bir kaynak olduğunu belirten Görkem Polat, uyku, iştah, duygu durumu, dikkat ve konsantrasyon gibi alanlarda belirgin bozulmalar meydana geldiğinde bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanın sürecin daha sağlıklı ve güvenli şekilde ele alınmasına yardımcı olacağını söylüyor.
Toplum ruh sağlığının korunmasında yalnızca sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale edilmesinin yeterli olmadığına da değinen Klinik Psikoloğu Görkem Polat, koruyucu ve önleyici ruh sağlığı çalışmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Polat, şu önemli detaya da parmak basıyor:
“Okullar, hastaneler, iş yerleri ve kamu kurumlarında ulaşılabilir ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının toplumun ruhsal iyilik halinin korunması ve psikolojik sorunların erken dönemde fark edilmesi açısından önemlidir”
İşte bu yüzdendir ki, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün ruh sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak açısından önemli bir fırsat.
Bu yüzden kendimizde ya da yakınlarımızda uzun süre devam eden ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen değişimleri görmezden gelmemeliyiz.