İnanılacak gibi değil dediğimiz gelişmeler siyaseten gerçek oluyor.
Geçtiğimiz yıl Kestel’in AğlaşanMahallesi’nde başlayarak Gürsu’nun Karahıdır, İğdir, Avdancık ve Dışkaya mahallelerine sıçrayan orman yangınları çıkmış adeta yüreğimizi yanmıştı.
Dün gibi hatırlıyorum bölgede madencilik faaliyetleri yapılabilmesi için yangının kasıtlı çıkarılmış olacağı iddiaları ortaya atılmıştı.
Hatta iddialar yetkililere sorulmuş verilen yanıtlar asla böyle bir şeye müsaade edilmeyecektir şeklinde olmuştu.
O günün için iddialara değil yetkililere inanmak istediysek de bugün gelinilen noktada ne yazık ki, yanıldığımızı çok daha iyi anlıyoruz.
Hani, ateş olmayan yerden duman çıkmazmış atasözü gerçek oldu.
Şöyle ki, Temmuz 2025 tarihinde çıkan yangından dokuz gün sonra yani 4 Ağustos 2025’de burada maden ocağı projesi için başvuruda bulunulmuş.
Konunun bölge halkı tarafından haberdar olunmasıyla tepkilerin oluşmasına Doğayı Çevreyi Koruma Derneği DOĞADER’in girişimleriyle yapılan girişimlerde Fero Madencilik Danışmanlık ve Ticaret Ltd. Şti. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü’nden ÇED Raporu aldığı ortaya çıktı.
Daha da ilginci madencilik faaliyetleri yapılmak istenen bölge “orman arazisi” olarak kayıtlı olduğudur.
Uğruna can kayıplarıyla bedel ödenmiş, binlerce canlının ölmesine aynı şekilde bugün toprakla buluşturulduğunda ancak 10-12 yıl sonra oluşabilecek çam ağaçlarının kül olduğu ormanlarımızın maden ocağı faaliyetleri için yakılmadığına bölge halkı bu durumda inandırabilir misiniz?
Orta da böyle bir belirsizlik varken niçin ilgili il müdürlüğü ya da bakanlık temsilcisi çıkıp gelişmenin ne şekilde oluştuğunu anlatmıyor?
Hal böyle olunca da toplumun kafasında ülke yöneticilerine karşı güven zedelenmesine neden olmuştur.
Dışkaya Mahallesi Muhtarı Gürol Şişek, Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın imzasının bulunduğu ÇED Raporuna istinaden kendilerinin de yasal çerçevede itirazda bulunacaklarını belirtiyor.
Hep söylüyoruz, yaşadığımız çevreye yapılacak her hangi bir çalışmanın kararını Ankara’dan adrese teslim firmalara verilmesi doğru değildir.
Hiç şüphe yok, bu uygulamadan yerel yönetimlerde şikayetçi.
Tamamen siyaset üzerinden yürütüldüğü için işin yanlış olduğunu bilen bürokratlar aksini itiraz edemiyor!
Sonuç vatandaşa oluyor.
Ama şu çok iyi bilinmelidir ki, Bursamızın adeta ciğerlerinin yandığı orman yangınında kül olan bölgeleri yeniden yeşillendirmek yerine bu durumu fırsata çevirmek isteyenlere maden ruhsatı verilmesine bu halk asla müsaade etmeyecektir.
Görüştüğümüz pek çok kişi neye mal olursa olsun yaşam alanlarının yakınlarına bu tür faaliyetlere izin vermeyeceklerini vurguluyorlar.
Kentimizde doğayı tahrip ederek tüm canlılara zarar verecek girişimlere halkı bilgilendirerek hukuku girişimlerde bulunup duyarlılık gösteren kısa adı DOĞADER olan Doğayı Çevreyi Koruma Derneği iyi ki varsınız.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ERSEL PEKER
Sakın aklınızdan bile geçirmeyin
İnanılacak gibi değil dediğimiz gelişmeler siyaseten gerçek oluyor.
Geçtiğimiz yıl Kestel’in Ağlaşan Mahallesi’nde başlayarak Gürsu’nun Karahıdır, İğdir, Avdancık ve Dışkaya mahallelerine sıçrayan orman yangınları çıkmış adeta yüreğimizi yanmıştı.
Dün gibi hatırlıyorum bölgede madencilik faaliyetleri yapılabilmesi için yangının kasıtlı çıkarılmış olacağı iddiaları ortaya atılmıştı.
Hatta iddialar yetkililere sorulmuş verilen yanıtlar asla böyle bir şeye müsaade edilmeyecektir şeklinde olmuştu.
O günün için iddialara değil yetkililere inanmak istediysek de bugün gelinilen noktada ne yazık ki, yanıldığımızı çok daha iyi anlıyoruz.
Hani, ateş olmayan yerden duman çıkmazmış atasözü gerçek oldu.
Şöyle ki, Temmuz 2025 tarihinde çıkan yangından dokuz gün sonra yani 4 Ağustos 2025’de burada maden ocağı projesi için başvuruda bulunulmuş.
Konunun bölge halkı tarafından haberdar olunmasıyla tepkilerin oluşmasına Doğayı Çevreyi Koruma Derneği DOĞADER’in girişimleriyle yapılan girişimlerde Fero Madencilik Danışmanlık ve Ticaret Ltd. Şti. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü’nden ÇED Raporu aldığı ortaya çıktı.
Daha da ilginci madencilik faaliyetleri yapılmak istenen bölge “orman arazisi” olarak kayıtlı olduğudur.
Uğruna can kayıplarıyla bedel ödenmiş, binlerce canlının ölmesine aynı şekilde bugün toprakla buluşturulduğunda ancak 10-12 yıl sonra oluşabilecek çam ağaçlarının kül olduğu ormanlarımızın maden ocağı faaliyetleri için yakılmadığına bölge halkı bu durumda inandırabilir misiniz?
Orta da böyle bir belirsizlik varken niçin ilgili il müdürlüğü ya da bakanlık temsilcisi çıkıp gelişmenin ne şekilde oluştuğunu anlatmıyor?
Hal böyle olunca da toplumun kafasında ülke yöneticilerine karşı güven zedelenmesine neden olmuştur.
Dışkaya Mahallesi Muhtarı Gürol Şişek, Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın imzasının bulunduğu ÇED Raporuna istinaden kendilerinin de yasal çerçevede itirazda bulunacaklarını belirtiyor.
Hep söylüyoruz, yaşadığımız çevreye yapılacak her hangi bir çalışmanın kararını Ankara’dan adrese teslim firmalara verilmesi doğru değildir.
Hiç şüphe yok, bu uygulamadan yerel yönetimlerde şikayetçi.
Tamamen siyaset üzerinden yürütüldüğü için işin yanlış olduğunu bilen bürokratlar aksini itiraz edemiyor!
Sonuç vatandaşa oluyor.
Ama şu çok iyi bilinmelidir ki, Bursamızın adeta ciğerlerinin yandığı orman yangınında kül olan bölgeleri yeniden yeşillendirmek yerine bu durumu fırsata çevirmek isteyenlere maden ruhsatı verilmesine bu halk asla müsaade etmeyecektir.
Görüştüğümüz pek çok kişi neye mal olursa olsun yaşam alanlarının yakınlarına bu tür faaliyetlere izin vermeyeceklerini vurguluyorlar.
Kentimizde doğayı tahrip ederek tüm canlılara zarar verecek girişimlere halkı bilgilendirerek hukuku girişimlerde bulunup duyarlılık gösteren kısa adı DOĞADER olan Doğayı Çevreyi Koruma Derneği iyi ki varsınız.