Faiz, gerek para kullanılmaya başlamadan önceki dönemlerde, gerekse paranın icadından sonra önemli bir ekonomik unsurdur. Tarihsel süreç içerisinde insanlar arasında faiz olgusunun ortaya çıkması şu şekilde olmuştur. İlk insanların karşısında iki önemli problem bulunmaktaydı: Bunlardan biri, ihtiyaçlarını her zaman karşılayacak durumda olmamaları diğeri ihtiyaçlarını temin edebilseler de elde ettiklerini koruyacak durumda olmamalarıdır.

Mezopotamya medeniyetleri Fırat ve Dicle nehirlerinin beslediği tarıma uygun coğrafyada kurulmuştur. Sümer, Akad, Babil ve Asur gibi büyük uygarlıklar bu coğrafyada yaşamıştır. İnsanlığın uygarlaşma sürecinde en önemli ilerlemeler Mezopotamya’da atılmıştır. Avcı ve toplayıcılıktan yerleşik yaşama geçiş, tarımın öğrenilmesi ve geçimin tarımdan sağlanılması, hayvanların evcilleştirilmesi ve hayvan gücünün kullanılması, kentlerin ve kent devletlerinin doğuşu, farklı mülkiyet tiplerinin yaratılması, ticaret gibi önemli gelişmeler Mezopotamya’da başlamıştır.

Din insan hayatının en önemli unsuru olmuştur bu 5000 yıl önce de böyleydi. İnsanlar şükretmek ve gelebilecek belalardan emin olmak için malının bir kısmını, hediye veya sadaka yahut da adak olarak tanrıları hoşnut etmek amacıyla tapınaklara bağışlıyorlardı. Bu bağışlar adaklar, hediyeler, kefaretler, sadakalar; tapınakların ve din adamlarının ihtiyaçlarının giderilmesinde o topluluğun güçsüz ve muhtaç durumda bulunan bireylerinin korunmasında, esir düşmüş askerlerin fidye verilerek kurtarılmasında kullanılmaktaydı. Tapınaklar toplumun en güvenilir kurumu rahip sınıfı ise en güvenilir insanlardı.

Faiz, 5000 yıl önce tapınaklarda ortaya çıktı. İlk bankalar tapınaklar, ilk bankacılar tapınaklardaki din adamlarıydı. Antik dünyada çiftçiler başta buğday, arpa olmak üzere ürettikleri tarımsal ürünleri soygunlardan ve el koymalardan korumak için tapınaklara getiriyor burada rahiplere teslim ediyorlardı. İlk zamanlarda herhangi bir bedel talep etmeksizin korumaya alınan tahıllar tapınaklarda fazlaca yer işgal etmeye başlayınca koruma karşılığında bir bedel alınmaya başlandı. Zaman içinde henüz ürün alamamış ama tahıla ihtiyacı olan çiftçiler bu tahılları kendi ürünlerini aldıklarında iade etmek koşuluyla ödünç istemeye başladılar. Rahipler borç tahıl alan çiftçilerden tapınakların giderleri için kullanılmak üzere bir bedel talep ettiler. Mesela çeşitli nedenlerle o yıl mahsul alamamış bir çiftçi tapınaktan borç olarak 100 kg buğday alırsa 6 ay sonra aldığı bu buğdayı 120 kg olarak geri getiriyordu böylece tapınaklar düşük bir bedelle korumaya aldıkları tahılları daha yüksek bir bedelle ödünç vermeye başlayınca borç - faiz ilişkisi ortaya çıktı.

 

Antik Çağ medeniyetlerinde yerleşik hayatın tapınaklar etrafında kümelenmeye başlaması ile borç ilişkilerinin niteliği değişmeye başlamıştır. Aynı zamanda dönemin en muktedir ekonomik aktörü olan tapınaklar toplumun finansal ihtiyaçlarını kurumsal bağlamda ele almanın öneminin farkına varmıştır. Mezopotamya bölgesinde yapılan arkeolojik kazılarda ele geçirilen kil tabletlerin büyük çoğunluğu ticari antlaşmalar ve borç ilişkilerinin düzenlendiği sözleşmelerden oluşur. Bu bilgiler ışığında Antik Çağ medeniyetleri olan Sümer, Asur ve Babil döneminde faiz - borç ilişkilerinin kurumsal kökenlerinin izini sürmek mümkün olabilmektedir.

 

 

Tarihi kayıtlara göre, faizle ilgili ilk düzenleme Mezopotamya’da Hammurabi Kanunları’nda yer almaktadır. Babil Kralı Hammurabi’nin yürürlüğe koyduğu kanunlarda kredi, faiz, garanti, rehin gibi ekonomik ilişkilerle ilgili yaklaşık 150 madde bulunmaktadır ve bu kanunlarda para ve tahıl olarak alınan ödünç mallar için ayrı ayrı faiz oranları belirlenmiştir. Kanunda ticarete ait hükümler de geniş yer tutar. Faiz yıllık % 20’dir. Fakat bu oranın uygulamada daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. faiz oranı %33 ile sınırlandırılmıştır. Ticaret Babil’de oturan büyük tüccarlar eliyle yürütülmektedir. Borçlular için de çeşitli hükümler yer almaktadır. Borçlu borcunu ödeyemediği takdirde alacaklıya köle olur. Borç daha sonra ödense de ödenmese de bu kölelik üç yıl sonra kendiliğinden sona erer. Borç ve faiz neredeyse birbirinin ayrılmazı gibi olmuştur. Eski çağlar incelendiğinde görülecektir ki bazı medeniyetlerde faiz kavramı yoktur örneğin Mısır medeniyetinde faiz hiç olmamıştır. Bazılarında ise borç ve faizleri yüzünden büyük isyanlar çıkmıştır. Mezopotamya’da krallar binlerce yıl boyunca huzursuzluklar arttığı zamanlarda halkı sakinleştirmek için genel borç afları çıkarmıştırlar.