Bir tabelanın ötesinde yeşeren o "Ruh": Yusuf Ateş'te vefa ve ilim sofrası
Yazının Giriş Tarihi: 15.03.2026 15:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.03.2026 15:53
Geçtiğimiz hafta idrak ettiğimiz o bereketli akşamda, Yenişehir’in eğitimde marka değerini her geçen gün yükselten Yusuf Ateş Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin, okul bahçesinde kurulan bir gönül sofrasına misafir oldum. Şahit olduğum o güzel tablo; sadece bir iftar yemeğinin çok ötesinde, bir şehrin eğitim ve kültür hafızasında nasıl bir zirveye ulaşıldığının, gönüllerin birbiriyle kurduğu o doğru ilişkinin neticesinde nasıl bir vakarın meydana geldiğinin hikayesiydi.
Okul bahçesine adım attığımda beni karşılayan manzara, samimiyetin nasıl bir estetikle harmanlandığını fısıldarken; 2300 sandalyenin tamamının dolduğu, toplamda 2500 kişilik bir hazırlığın yapıldığı bu devasa organizasyon, okulun halkla ne denli hemhal olduğunu gösteren sessiz ama çok güçlü bir beyandı.
Bu güzel sofrada misafirleriyle kucaklaşan ve o akşam aynı masayı paylaşmaktan büyük onur duyduğum okulun banisi, hayırsever iş insanı Yusuf Ateş, bir binayı inşa etmenin ötesinde bir "sevdanın" nasıl takip edildiğini herkese gösterdi. Okulu yaptırıp anahtarını teslim ettikten sonra kenara çekilmeyen, aksine aradan geçen onca yıla rağmen eseriyle bizzat nefes alan, bu bereketli iftar sofrasını hibe ederek şehrine ve gençlere sahip çıkan bu adanmışlık; Yenişehir’de eğitim ve hayırseverlik ilişkisinin en asil delilidir. Sayın Yusuf Ateş’in bu bitmeyen heyecanı, o akşam bahçede soluduğumuz manevi atmosferi ayakta tutan yegâne harçtır. Allah kendisine uzun, bereketli ve hayırlı ömürler versin.
Organizasyonun profesyonelliği ise adeta teknik bir kusursuzlukla duygu yüklü bir sanatın birleştiği noktada gizliydi. Kulağımızı tırmalamayan, aksine ruhu dinlendiren ses sistemi, keman ve tanburun o kadim buluşmasıyla meydana gelen fon dinletisiyle birleşince ortaya gerçek bir sanat şöleni çıktı. Öğrencilerin sergilediği bu yüksek seviyeli koro, Peygamber Efendimiz’in Medine’ye girişindeki o meşhur "Taleal Bedru Aleyna" ilahisiyle zirveye ulaştığında, bahçedeki herkes bir medeniyet tasavvurunun içinde olduğunu hissetti.
Bu görkemli şölenin ardındaki asıl parıltı; Yenişehir’in entelektüel çevrelerinde takdirle karşılanan derin bir akademik disiplin ve liyakat zinciridir. Yusuf Ateş AİHL, ilçemizde uzun yıllardır eksikliği hissedilen ve bir türlü kurulamayan Fen Liselerine, kurduğu 'Proje Sınıfları' ile sarsılmaz bir ikame meydana getirmiştir. Seçkin öğretmen kadrosunun rehberliğinde; laboratuvarlardan dersliklere uzanan bu dinamik üretim süreci, sadece bir sınav başarısı değil, gerçek bir deha husule getirmektedir.
Okul Müdürü İhsan Ataç’ın vizyoner liderliğinde vücut bulan bu yüksek akademik yeterlilik; kurumu yerel bir okul kimliğinden çıkarıp, bölgenin 'Bilim Merkezi' olarak anılmaya namzet bir otorite haline dönüştürmüştür. Modern bilimin formülleriyle atomun sırrına vakıf olurken, kadim sanatın estetiğiyle ruhunu besleyen o 'çift kanatlı' neslin bu çatıda yetiştiğini görmek, Yenişehir’in geleceğine dair umutlarımızı tazeleyen bir milattır.
Bu başarı tablosu, elbette bir sivil toplum dayanışmasının neticesinde teşekkül etmiştir. Daha önceki okullarındaki yüksek başarı grafiğinden tanıdığımız İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Hüseyin Yaşar’ın vizyoner desteği, okulun bugünkü düzenine ulaşmasında yıllarca emek veren emektar müdürümüz Osman Aydın’ın köklü mirası ve her köşede alın teri olan kıymetli öğretmenimiz Sezai Özcan’ın varlığı bu başarının temel taşlarıdır. Bu isimlerin yanına, Yusuf Ateş AİHL Yaşatma Derneği Başkanı Sayın Nuri Macun ve dernek yöteticisi Sayın Fikri Vezirhan’ın yürüttüğü o özverili vazifeyi de eklediğimizde, başarının nasıl kolektif bir ruhla meydana geldiğini anlıyoruz. Mutfaktaki sessiz kahramanlarımız, aşçılarımız Ali Aydın ve Sami Yaşa’nın 2500 kişiye tek bir saniye bile gecikme yaşatmadan sunduğu o enfes lezzetler ise bu büyük organizasyonun lojistik zirvesiydi.
Netice itibarıyla; Yusuf Ateş’in o eşsiz vizyonu ve cömertliği, İhsan Ataç’ın liyakati, öğretmenlerin profesyonelliği ve teknik imkânların mükemmelliği bir araya gelince, Yenişehir için bir gurur tablosu ortaya çıkmıştır. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Şimdiden tüm Yenişehirli hemşehrilerimin yaklaşan Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
HALİL AĞA
Bir tabelanın ötesinde yeşeren o "Ruh": Yusuf Ateş'te vefa ve ilim sofrası
Geçtiğimiz hafta idrak ettiğimiz o bereketli akşamda, Yenişehir’in eğitimde marka değerini her geçen gün yükselten Yusuf Ateş Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin, okul bahçesinde kurulan bir gönül sofrasına misafir oldum. Şahit olduğum o güzel tablo; sadece bir iftar yemeğinin çok ötesinde, bir şehrin eğitim ve kültür hafızasında nasıl bir zirveye ulaşıldığının, gönüllerin birbiriyle kurduğu o doğru ilişkinin neticesinde nasıl bir vakarın meydana geldiğinin hikayesiydi.
Okul bahçesine adım attığımda beni karşılayan manzara, samimiyetin nasıl bir estetikle harmanlandığını fısıldarken; 2300 sandalyenin tamamının dolduğu, toplamda 2500 kişilik bir hazırlığın yapıldığı bu devasa organizasyon, okulun halkla ne denli hemhal olduğunu gösteren sessiz ama çok güçlü bir beyandı.
Bu güzel sofrada misafirleriyle kucaklaşan ve o akşam aynı masayı paylaşmaktan büyük onur duyduğum okulun banisi, hayırsever iş insanı Yusuf Ateş, bir binayı inşa etmenin ötesinde bir "sevdanın" nasıl takip edildiğini herkese gösterdi. Okulu yaptırıp anahtarını teslim ettikten sonra kenara çekilmeyen, aksine aradan geçen onca yıla rağmen eseriyle bizzat nefes alan, bu bereketli iftar sofrasını hibe ederek şehrine ve gençlere sahip çıkan bu adanmışlık; Yenişehir’de eğitim ve hayırseverlik ilişkisinin en asil delilidir. Sayın Yusuf Ateş’in bu bitmeyen heyecanı, o akşam bahçede soluduğumuz manevi atmosferi ayakta tutan yegâne harçtır. Allah kendisine uzun, bereketli ve hayırlı ömürler versin.
Organizasyonun profesyonelliği ise adeta teknik bir kusursuzlukla duygu yüklü bir sanatın birleştiği noktada gizliydi. Kulağımızı tırmalamayan, aksine ruhu dinlendiren ses sistemi, keman ve tanburun o kadim buluşmasıyla meydana gelen fon dinletisiyle birleşince ortaya gerçek bir sanat şöleni çıktı. Öğrencilerin sergilediği bu yüksek seviyeli koro, Peygamber Efendimiz’in Medine’ye girişindeki o meşhur "Taleal Bedru Aleyna" ilahisiyle zirveye ulaştığında, bahçedeki herkes bir medeniyet tasavvurunun içinde olduğunu hissetti.
Bu görkemli şölenin ardındaki asıl parıltı; Yenişehir’in entelektüel çevrelerinde takdirle karşılanan derin bir akademik disiplin ve liyakat zinciridir. Yusuf Ateş AİHL, ilçemizde uzun yıllardır eksikliği hissedilen ve bir türlü kurulamayan Fen Liselerine, kurduğu 'Proje Sınıfları' ile sarsılmaz bir ikame meydana getirmiştir. Seçkin öğretmen kadrosunun rehberliğinde; laboratuvarlardan dersliklere uzanan bu dinamik üretim süreci, sadece bir sınav başarısı değil, gerçek bir deha husule getirmektedir.
Okul Müdürü İhsan Ataç’ın vizyoner liderliğinde vücut bulan bu yüksek akademik yeterlilik; kurumu yerel bir okul kimliğinden çıkarıp, bölgenin 'Bilim Merkezi' olarak anılmaya namzet bir otorite haline dönüştürmüştür. Modern bilimin formülleriyle atomun sırrına vakıf olurken, kadim sanatın estetiğiyle ruhunu besleyen o 'çift kanatlı' neslin bu çatıda yetiştiğini görmek, Yenişehir’in geleceğine dair umutlarımızı tazeleyen bir milattır.
Bu başarı tablosu, elbette bir sivil toplum dayanışmasının neticesinde teşekkül etmiştir. Daha önceki okullarındaki yüksek başarı grafiğinden tanıdığımız İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Hüseyin Yaşar’ın vizyoner desteği, okulun bugünkü düzenine ulaşmasında yıllarca emek veren emektar müdürümüz Osman Aydın’ın köklü mirası ve her köşede alın teri olan kıymetli öğretmenimiz Sezai Özcan’ın varlığı bu başarının temel taşlarıdır. Bu isimlerin yanına, Yusuf Ateş AİHL Yaşatma Derneği Başkanı Sayın Nuri Macun ve dernek yöteticisi Sayın Fikri Vezirhan’ın yürüttüğü o özverili vazifeyi de eklediğimizde, başarının nasıl kolektif bir ruhla meydana geldiğini anlıyoruz. Mutfaktaki sessiz kahramanlarımız, aşçılarımız Ali Aydın ve Sami Yaşa’nın 2500 kişiye tek bir saniye bile gecikme yaşatmadan sunduğu o enfes lezzetler ise bu büyük organizasyonun lojistik zirvesiydi.
Netice itibarıyla; Yusuf Ateş’in o eşsiz vizyonu ve cömertliği, İhsan Ataç’ın liyakati, öğretmenlerin profesyonelliği ve teknik imkânların mükemmelliği bir araya gelince, Yenişehir için bir gurur tablosu ortaya çıkmıştır. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Şimdiden tüm Yenişehirli hemşehrilerimin yaklaşan Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum.