Finans serimizin beşinci halkasında, bugünlerde herkesin dilinde olan ama pek azının derinine inebildiği o çetrefilli konuya, Borsa İstanbul’a (BIST) giriyoruz. Ama öyle teknik terimlerin arkasına sığınıp pembe tablolar çizmeyeceğiz. Bugün gerçekleri konuşma vakti. Soruyorum size; son iki yıldır yerinde sayan, ufak bir yükseliş gösterip hemen ardından küçük yatırımcının tepesine binen bu piyasa, gerçekten "piyasa" mı, yoksa birilerinin oyun parkı mı?
İki senedir borsa yatayda diyoruz, sabır diyoruz. Peki, bu sabır kimin için? Sizin dişinizden tırnağınızdan artırdığınız üç beş kuruşun, devasa fonların ve o meşhur "manipülasyon lobilerinin" dişlileri arasında ezilmesine daha ne kadar seyirci kalacaksınız? Borsa bir kumar masası değildir diyoruz ama bir bakıyoruz; ne idüğü belirsiz sosyal medya hesaplarından "tüyo" kovalayanlar, akşamına hüsrana uğruyor. Efendiler, uyanın! Bir aracı kurumdan hesap açmakla borsa uzmanı olunmaz. Rastgele bir emtiaya, ne olduğu belirsiz bir "aset"e para yatırmak, o parayı doğrudan o "büyük masanın" insafına terk etmektir.
Sahi, siz hiç temel analiz yapmadan, o şirketin fabrikasına, bacasına, borç hanesine bakmadan ortak olduğunuzda neyi bekliyorsunuz? Teknik analizin o ince işçiliğini, grafiklerin dilini bilmeden okyanusa açılmak intihar değil de nedir? Piyasadaki o manipülatörler, siz grafik okumayı bilmediğiniz için, siz panik yaptığınız için kazanıyorlar. Onlar sizin korkunuzla besleniyor! Birileri düğmeye basıyor, fiyatlar aşağı çekiliyor; siz "eyvah" deyip satarken, o "büyük ağalar" sizin elinizdeki malı ucuzdan topluyor. Bu tiyatroya daha ne kadar bilet keseceksiniz?
Şimdi herkesin merak ettiği o soruya gelelim: "Peki ne olacak bu borsanın hali?" Bakınız, 2026 yılı kapımızda. Bizim öngörümüz nettir: 2026, yatırım araçları içerisinde borsanın "en şık", en iddialı alternatifi olacaktır. Yıl sonuna doğru o beklenen yükseliş dalgası elbet gelecek. Ama soru şu: O gün geldiğinde siz hala masada olacak mısınız? Yoksa o güne kadar manipülatörlerin oltasında yem mi olacaksınız?
Borsa İstanbul bir şahlanışın eşiğindedir, evet. Ancak bu şahlanıştan sadece feraset sahipleri pay alacak. Rastgele alım-satım devri bitti. Artık profesyonel danışmanlık, disiplin ve teknik veri dönemi başladı. Biz Bursa’dan, sanayinin içinden haykırıyoruz: Bilgiyle donanmamış her hamle, peşinen kabul edilmiş bir yenilgidir. Eğer 2026’yı kendiniz ve aileniz için bir fırsat yılına çevirmek istiyorsanız; o sosyal medya simsarlarını değil, bilançoların ve grafiklerin hakikatini dinleyeceksiniz.
Şimdi karar sizin: Ya o büyük masanın mezesi olacaksınız ya da stratejisiyle, analiziyle o masanın ortağı... Unutmayın; en büyük fırtınalar, en derin sessizliklerden sonra kopar. O fırtına koptuğunda gemisini limana yanaştıranlar, sadece bugün dersini çalışanlar olacaktır. Bizden söylemesi, takdir sizin...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
HALİL AĞA
BORSA İSTANBUL: KİMLERİN MASASINDASINIZ?
Finans serimizin beşinci halkasında, bugünlerde herkesin dilinde olan ama pek azının derinine inebildiği o çetrefilli konuya, Borsa İstanbul’a (BIST) giriyoruz. Ama öyle teknik terimlerin arkasına sığınıp pembe tablolar çizmeyeceğiz. Bugün gerçekleri konuşma vakti. Soruyorum size; son iki yıldır yerinde sayan, ufak bir yükseliş gösterip hemen ardından küçük yatırımcının tepesine binen bu piyasa, gerçekten "piyasa" mı, yoksa birilerinin oyun parkı mı?
İki senedir borsa yatayda diyoruz, sabır diyoruz. Peki, bu sabır kimin için? Sizin dişinizden tırnağınızdan artırdığınız üç beş kuruşun, devasa fonların ve o meşhur "manipülasyon lobilerinin" dişlileri arasında ezilmesine daha ne kadar seyirci kalacaksınız? Borsa bir kumar masası değildir diyoruz ama bir bakıyoruz; ne idüğü belirsiz sosyal medya hesaplarından "tüyo" kovalayanlar, akşamına hüsrana uğruyor. Efendiler, uyanın! Bir aracı kurumdan hesap açmakla borsa uzmanı olunmaz. Rastgele bir emtiaya, ne olduğu belirsiz bir "aset"e para yatırmak, o parayı doğrudan o "büyük masanın" insafına terk etmektir.
Sahi, siz hiç temel analiz yapmadan, o şirketin fabrikasına, bacasına, borç hanesine bakmadan ortak olduğunuzda neyi bekliyorsunuz? Teknik analizin o ince işçiliğini, grafiklerin dilini bilmeden okyanusa açılmak intihar değil de nedir? Piyasadaki o manipülatörler, siz grafik okumayı bilmediğiniz için, siz panik yaptığınız için kazanıyorlar. Onlar sizin korkunuzla besleniyor! Birileri düğmeye basıyor, fiyatlar aşağı çekiliyor; siz "eyvah" deyip satarken, o "büyük ağalar" sizin elinizdeki malı ucuzdan topluyor. Bu tiyatroya daha ne kadar bilet keseceksiniz?
Şimdi herkesin merak ettiği o soruya gelelim: "Peki ne olacak bu borsanın hali?" Bakınız, 2026 yılı kapımızda. Bizim öngörümüz nettir: 2026, yatırım araçları içerisinde borsanın "en şık", en iddialı alternatifi olacaktır. Yıl sonuna doğru o beklenen yükseliş dalgası elbet gelecek. Ama soru şu: O gün geldiğinde siz hala masada olacak mısınız? Yoksa o güne kadar manipülatörlerin oltasında yem mi olacaksınız?
Borsa İstanbul bir şahlanışın eşiğindedir, evet. Ancak bu şahlanıştan sadece feraset sahipleri pay alacak. Rastgele alım-satım devri bitti. Artık profesyonel danışmanlık, disiplin ve teknik veri dönemi başladı. Biz Bursa’dan, sanayinin içinden haykırıyoruz: Bilgiyle donanmamış her hamle, peşinen kabul edilmiş bir yenilgidir. Eğer 2026’yı kendiniz ve aileniz için bir fırsat yılına çevirmek istiyorsanız; o sosyal medya simsarlarını değil, bilançoların ve grafiklerin hakikatini dinleyeceksiniz.
Şimdi karar sizin: Ya o büyük masanın mezesi olacaksınız ya da stratejisiyle, analiziyle o masanın ortağı... Unutmayın; en büyük fırtınalar, en derin sessizliklerden sonra kopar. O fırtına koptuğunda gemisini limana yanaştıranlar, sadece bugün dersini çalışanlar olacaktır. Bizden söylemesi, takdir sizin...