Bursa’nın basın tarihinde pek çok isim gelip geçmiştir; ancak bazıları vardır ki, onların mayası matbaa mürekkebiyle değil, sarsılmaz bir inanç ve "gönül ittifakı" ile yoğrulmuştur. Bugün kuruluş yıl dönümünü kutladığımız Yeni Marmara Gazetesi, sadece bir ticari işletme olarak doğmamıştır. O, binlerce kalbin aynı idealde buluştuğu, şehre ve hakikate sevdalı yüreklerin omuz omuza inşa ettiği bir haysiyet kalesidir.
Gazetemizin kurucusu, kadim dostum Orhan Efe ile birlikte bu davanın tohumlarını atan Orhan Özcü, Salih Kocatepe ve o dönem Ankara’da Bursa’nın her meselesinde yanımızda olan Mehmet Kocatepe gibi isimlerin emeği, bugün bu koca çınarın gölgesini oluşturmaktadır. Bu bina yükselirken sadece taş üstüne taş konulmamış; aynı zamanda sarsılmaz dostlukların, unutulmaz sohbetlerin de zemini kurulmuştur. Nitekim bendeniz bu fakir, bu çatı altında çok değerli insanlarla tanışma ve hemhal olma şerefine nail oldum. Bu kutlu çatının bana kazandırdığı en özel dostluklardan biri de, beyefendiliği ve vakur duruşuyla geniş vizyonuyla sohbetiyle gönüllerimizde iz bırakan rahmetli Orhan Altınöz’dür. Onunla burada kurduğumuz o güzel dostluğu ve paylaştığımız fikirleri her daim bir nişane gibi yüreğimde taşıyorum. Mekanı cennet olsun.
Bu binanın harcı atılmadan çok daha öncesinde, bu davanın fikri ve manevi temelleri atılırken de her adımda bu heyecanın bir parçası, bu idealin karınca kararınca bir neferi olmaya gayret ettim. Biz, kadim dostum Orhan Efe’nin öncülüğünde sadece bir yayın organının yaşaması için değil; Anadolu Gazeteciler Birliği çatısı altında, küresel sermayenin ve "büyük masanın" kurduğu o devasa medya tröstlerine karşı, Anadolu’nun ve Trakya’nın yüzlerce mahalli gazetesinin, emekçisinin haklarını savunmak için omuz omuza verdik. Paranın gücüyle yerel sesi boğmaya çalışan o tröstlerin karşısında; Edirne'den Diyarbakır'a kadar Anadolu’nun masum ve vakur sadasının hukukunu korumayı bir borç bildik.
Unutamam; Orhan Efe’nin 2021 yılındaki o tarihi Diyarbakır röportajında ifade ettiği o söz, bizim de yayın politikamızın mühür cümlesidir: "Yerel basın, bu ülkenin kılcal damarlarıdır; damar kesilirse gövde yaşamaz!" İşte biz, bu kılcal damarların yani "Gazi Basın"ın hukukunu savunurken aslında vatanın hukukunu savunduk. Yeni Marmara, o günlerden bugüne taşınan bir ahitleşmenin, yüzlerce yerel kalemimizin sesi olma davasının adıdır.
Nice yıllara Yeni Marmara! Nice yıllara o ilk günkü heyecanını, gönül birliğini ve dik duruşunu bozmayan tüm gönül dostlarına... Maziye bir vefa borcumuz, geleceğe bir hakikat sözümüz var. Bu yolculukta emeği geçen herkese, göçüp gidenlere rahmet, kalanlara selametle...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
HALİL AĞA
YENİ MARMARA: BİR GÖNÜL İTTİFAKININ ADI
Bursa’nın basın tarihinde pek çok isim gelip geçmiştir; ancak bazıları vardır ki, onların mayası matbaa mürekkebiyle değil, sarsılmaz bir inanç ve "gönül ittifakı" ile yoğrulmuştur. Bugün kuruluş yıl dönümünü kutladığımız Yeni Marmara Gazetesi, sadece bir ticari işletme olarak doğmamıştır. O, binlerce kalbin aynı idealde buluştuğu, şehre ve hakikate sevdalı yüreklerin omuz omuza inşa ettiği bir haysiyet kalesidir.
Gazetemizin kurucusu, kadim dostum Orhan Efe ile birlikte bu davanın tohumlarını atan Orhan Özcü, Salih Kocatepe ve o dönem Ankara’da Bursa’nın her meselesinde yanımızda olan Mehmet Kocatepe gibi isimlerin emeği, bugün bu koca çınarın gölgesini oluşturmaktadır. Bu bina yükselirken sadece taş üstüne taş konulmamış; aynı zamanda sarsılmaz dostlukların, unutulmaz sohbetlerin de zemini kurulmuştur. Nitekim bendeniz bu fakir, bu çatı altında çok değerli insanlarla tanışma ve hemhal olma şerefine nail oldum. Bu kutlu çatının bana kazandırdığı en özel dostluklardan biri de, beyefendiliği ve vakur duruşuyla geniş vizyonuyla sohbetiyle gönüllerimizde iz bırakan rahmetli Orhan Altınöz’dür. Onunla burada kurduğumuz o güzel dostluğu ve paylaştığımız fikirleri her daim bir nişane gibi yüreğimde taşıyorum. Mekanı cennet olsun.
Bu binanın harcı atılmadan çok daha öncesinde, bu davanın fikri ve manevi temelleri atılırken de her adımda bu heyecanın bir parçası, bu idealin karınca kararınca bir neferi olmaya gayret ettim. Biz, kadim dostum Orhan Efe’nin öncülüğünde sadece bir yayın organının yaşaması için değil; Anadolu Gazeteciler Birliği çatısı altında, küresel sermayenin ve "büyük masanın" kurduğu o devasa medya tröstlerine karşı, Anadolu’nun ve Trakya’nın yüzlerce mahalli gazetesinin, emekçisinin haklarını savunmak için omuz omuza verdik. Paranın gücüyle yerel sesi boğmaya çalışan o tröstlerin karşısında; Edirne'den Diyarbakır'a kadar Anadolu’nun masum ve vakur sadasının hukukunu korumayı bir borç bildik.
Unutamam; Orhan Efe’nin 2021 yılındaki o tarihi Diyarbakır röportajında ifade ettiği o söz, bizim de yayın politikamızın mühür cümlesidir: "Yerel basın, bu ülkenin kılcal damarlarıdır; damar kesilirse gövde yaşamaz!" İşte biz, bu kılcal damarların yani "Gazi Basın"ın hukukunu savunurken aslında vatanın hukukunu savunduk. Yeni Marmara, o günlerden bugüne taşınan bir ahitleşmenin, yüzlerce yerel kalemimizin sesi olma davasının adıdır.
Nice yıllara Yeni Marmara! Nice yıllara o ilk günkü heyecanını, gönül birliğini ve dik duruşunu bozmayan tüm gönül dostlarına... Maziye bir vefa borcumuz, geleceğe bir hakikat sözümüz var. Bu yolculukta emeği geçen herkese, göçüp gidenlere rahmet, kalanlara selametle...