Hasan Fehmi Güneş, 87 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Haberi duyduğumda kezzap yutmuşçasına içim yandı, sarsıldım; üzüntüm derin.

Bir çalkantılı, acılı dönem film şeridi gibi akıp geçti gözlerimin önünden.

CHP büyük değerini, eşsiz bir deneyimi, belleğini kaybetti; çok eksildi.

Bir başka dönemin, siyaset tarzının, adabının insanıydı Hasan Fehmi Güneş.

CHP içinde yakinen tanıdığım, sohbet etme olanağı yakaladığım; samimiyetine, dürüstlüğüne, cesaretine ilkeliliğine inandığım ve CHP’nin tarihi misyonuna köklerine en sadık bulduğum isimlerdendi Güneş.

Güneş’in siyasetçiliğinin yanında ‘’devlet adamı’’ ve ‘’hukukçu’’ kimlikleri vardı.

Alçak gönüllü, sıcak, sevecen;  ışıltılı gülüşü olan ve bir o kadar da zarif, nazik bir güzel insandı.

İPEKÇİ’NİN KATLEDİLİŞİ

Cumhuriyet Senatosu Sakarya Senatörü olan Güneş; Bülent Ecevit başkanlığındaki hükümette 16 Ocak 1979- 5 Ekim 1979 tarihleri arasında kısa bir süre İçişleri Bakanlığı yapmasına karşın; Abdi İpekçi’ suikastı ve dört Filistinli gerillanın Mısır Büyükelçiliği’ne düzenlediği baskın gibi sarsıcı olaylar sığmıştı bakanlık dönemine.

***************************

Güneş, İpekçi cinayeti faili Ağca’nın yakalanması ve olayın perde gerisinin aydınlanması için halka bizzat söz verip büyük bir mücadele yürütmüş; Ağca 5 ay sonra yakalanmışsa da sorgusu derinleştirilmeden tutuklanmıştı.

Devletin İçişleri Bakanının gücü bazı şeylere yetmemişti. Bir demokratik hukuk devletinde asla olmaması gereken bir duvarla karşılaşmıştı olayı deştikçe.

Güçlü, sinsi gizli bir el vardı. O el 12 Eylül darbesine ülkemizi götüren ve solu biçen karanlık kanlı yolun taşlarını da döşemişti.

******************************

Güneş’in şu sözlerine dikkat çekeyim:

“Bir silah buluyoruz, bir sağcının öldürülmesinde kullanılmış. Bakıyorsun aynı silah bir solcunun öldürülmesinde de kullanılmış... İstihbarattan bilgi istiyorum, başındaki bende de bilgi yok diyor...”

Güneş, dört Filistinli gerillanın Mısır Büyükelçiliği’ne düzenlediği baskında olay yerine gitmiş ve silahlı eylemcilerle görüşerek kan akmadan sorunu çözmüştü.

***************************

Hasan Fehmi Güneş bakanlık döneminde ABD’nin ülkemizdeki kimi karanlık faaliyetlerini yakından görmüş, üzerine gitmeye çalışmışsa da bir komplo sonucu bakanlıktan ayrılmak zorunda kalmıştı.

Güneş, Susurluk olayında kamuoyunu aydınlatmak için büyük duyarlılık göstermiştir.

ALINACAK DERS

Hasan Fehmi Güneş’in tanıklık ettikleri, Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti mücadelesi vermenin,  bağımsız bir ülke olabilmenin zorlu koşullarını da gösterir.

Çıkarılması gereken ders şudur: Ortaya, tarih bilinci, sarsılmaz bir irade, cesaret, tavırlılık koymadan, fedakârca yurtseverlik sergilemeden hiçbir sorunu çözemezsiniz.

Hükümet olur ama iktidar olamayabilirsiniz.

*****************************************

Yazımı, Mustafa Balbay’ın Cumhuriyet’te yazdığı ‘ Hasan Fehmi Güneş karanlığı sorgularken’’ başlıklı yazısının son cümlesiyle tamamlayayım:

‘’Tam bağımsız, demokratik, laik bir hukuk devleti isteyen herkesin başı sağ olsun!’’