Atamızın Bursa’ya ilk ve son gelişleri bu gün bize ne anlatır?
Yazının Giriş Tarihi: 09.11.2025 20:41
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.11.2025 20:42
Bu gün 10 Kasım 2025’i bir kez daha yaşıyoruz. Yani Atatürksüz geçen tam 87 yılın ardından ülke insanımızın ona olan sevgisini yitirmediği ve her yıl bunu hasretle söylediği bir 10 Kasım gününü daha idrak ediyoruz . Savaş alanlarında yaptıkları bizlerin anlayabildiği bir şey değil. Ama bu ölüm kalım mücadelesinin kazandırdıkları hepimizin malumu. Ülke insanını, O büyük dehayı, “sevenler” ve “ benimsemeyenler” diye kamplara ayırmanın da bir yararı yok bence… Yaptıkları ve de bizlere gelinceye kadar, bu ülke insanına bıraktıkları, zaten işin eğrisini doğrusunu anlatmaya yeter de artar bile…Gerisini, bir başka inanç ile, bu ortak sevgiye katılamayanlar düşünsün diyorum.B u günü biraz farklı anmakve de Ata’nın, kentimize ilk geldiği günler ve adeta vedalaşır gibi gelip, gittiği son ziyaretinden izlenimler ile anlatmaya çalışacağım.
TARİH 17 EKİM 1922
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde Mustafa Kemal Atatürk’ün Bursa ziyaretlerinin neredeyse tümünde önemli gelişmeler vardır. Türkiye ve özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk payitahtı Bursa’nın öne çıkmasında kanımca bu geziler büyük rol oynar. Bazen, yeni rejime dair ip uçları, bazen vatandaşlık vurgusu ve inkılapların uygulanış biçimi anlatılır bu gezilerde... İstanbul henüz işgalden kurtulmadan önceki dönemde, Bursa yeniliklerin dillendirildiği bir şehir özelliğini taşımıştır. Bu arada sonraki yıllarda kente kazandırılan projeler ile yeni devletin işlevi hakkında bilgi edinilmesi sağlanmıştır. İlk gezisini Bursa’nın istiklale kavuşmasından sadece 36 gün sonra 17 Ekim 1922 günü gerçekleştiren Gazi Mustafa Kemal, vefatına kadar tam 17 kez Bursa’ya gelir. Kentimizin ve ülkenin gelişim ve değişimi Gazi’nin Bursa’ya her gelişinde yaptığı icraat ve konuşmalarla yaşanmıştır. Genellikle Bursa’ya dair gelişmelerin neredeyse tamamına yakını onun geldiği dönemlere denk getirilir.
İLGİNÇ BİR KARŞILAMA HEYETİ
Mısrî Şeyhi Şemseddin Efendi,kurtuluşun heyecanlı günlerin ilhamıyla kaleme aldığı “Halâs-ı Bursa” isimli “Kudûmiyye”sinde (Ayakbastı manzumesi) hem vakayı tarihlemiş, hem de bu ordunun önünde bizzat irşad ederek halkın coşkunluğunu ve bahtiyarlığını arttırmıştı. Şeyhin gözler, gönüller dolduran bu manzumesi, bir ay sonra Bursa’ya ilk defa teşrif eden Gazi Hazretleri’nin huzurunda yine bizzat okunmuş ve şairine Gazi tarafından iltifat edilmişti.
O acıklı günleri tasvir eden ve sonra da zaferin neşesini haykıran kudûm eden seçme beyitler kısa bir bölümünü aldığım satırlarışöyle idi:
‘Zulm-i Yunan'dan yeşil Bursa siyah olmuş idi,
Pây-ı menhûsiyle telvis eyliyordu ân be ân.
Bir cihetden havf u haşyet bir cihetden gadr u zûlm
Pek çok evlad-ı vatan olmuşdu bî nâm u nişan.
Hapis ve darb ve nefy ve idama bütün ma'ruz idik
Köyleri ihrak ile namusları kıldı ziyan.
Berhava olmak yakılmak üzere mahkûmken hele
Nail-i Tevfik olduk çok şükür bulduk aman.”
Görüldüğü gibi Gazi Mustafa Kemal’in inançlar konusunda bir sıkıntısı olmadığını, Mısri Şiyhi’nin manzumesini dinlemesi ile de öğrendik. Yaptığı da, DİN ile YÖNETİM İŞLERİNİ ayırarak, yeni bir rejimi getirmesiydi. Mısri Şeyhi’nin bu kuddumesini; Atatürk’ü kast ederek, “Onun için mevlit okunmaz” diyen günümüzün Müslümancılarına ithaf ediyorum.
ATATÜRK’ÜN BURSA’YA SON GELİŞİ( 1 Şubat 1938)
Bursa’ya geldiği 1 Şubat günü, Gemlik’teki Sunğipek (böyle yazılıyor) fabrikasını törenle açar. Ertesi gün Bursa’dadır. Merinos Fabrikası’nın açılışı büyük bir keyif ve de heyecanla özel olarak hazırlanmış altın kaplamalı bir anahtar ile yapar. Bu arada Bursa halkı, onun gelişinde ve kent içindeki giderken coşkuyla karşılar.Açılışa gelirken ona hizmet eden bir “emirber yolunu keser ve kendini tanıtır.Onun ile de hasbıhal eder.Bu son geliş, galiba başka sonlara da gebedir. Bunu sanki hissedercesine, 2 Şubat 1938 gecesi, tarihi belediye binasında kendisi için tertip edilen baloda neşe içindedir.
Atatürk’ün Bursa’daki son Sarı Zeybek oyunu
Ulu Önder, katıldığı baloda hasta olmasına karşın, adeta ölüme meydan okurcasına umursamaz bir tutum sergiler. Dans eder, bir ara orkestradan “Sarı Zeybek” çalınmasını ister ve dizlerini yere vura vura coşkuyla zeybek oynar. Gece, köşkünde kalan Atatürk’, 3 Şubat 1938 gününün sabahında Bursa Belediyesi adına Mümtaz Sokullu, Dr.Edip Rüştü Akyürek ve Nurettin Öğünç’ten oluşan bir kurul, ziyaret ederek şükranlarını sunar.
Atatürk öğleden sonra saat 15.00’te İstanbul’a gitmek üzere otomobille Mudanya’ya hareket eder .Bu gezinin kentimiz adına iftihar vesilesi de çok önemli bir fabrika açılışını yapması, ilk gelişinde kendini karşılayan “Nevbe Alayı” gibi inancı temsil eden bir heyetin kendisi için yazılan güzel sözler ile mutlu oluşu ve o andaki dini inançlara gösterdiği saygıdan sonra da, bu son Bursa ziyaretindeki tavrı, tam olarak laikliği nasıl algıladığının bir göstergesidir. Ruhu şad olsun.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İSMAİL KEMANKAŞ
Atamızın Bursa’ya ilk ve son gelişleri bu gün bize ne anlatır?
Bu gün 10 Kasım 2025’i bir kez daha yaşıyoruz. Yani Atatürksüz geçen tam 87 yılın ardından ülke insanımızın ona olan sevgisini yitirmediği ve her yıl bunu hasretle söylediği bir 10 Kasım gününü daha idrak ediyoruz . Savaş alanlarında yaptıkları bizlerin anlayabildiği bir şey değil. Ama bu ölüm kalım mücadelesinin kazandırdıkları hepimizin malumu. Ülke insanını, O büyük dehayı, “sevenler” ve “ benimsemeyenler” diye kamplara ayırmanın da bir yararı yok bence… Yaptıkları ve de bizlere gelinceye kadar, bu ülke insanına bıraktıkları, zaten işin eğrisini doğrusunu anlatmaya yeter de artar bile…Gerisini, bir başka inanç ile, bu ortak sevgiye katılamayanlar düşünsün diyorum.B u günü biraz farklı anmakve de Ata’nın, kentimize ilk geldiği günler ve adeta vedalaşır gibi gelip, gittiği son ziyaretinden izlenimler ile anlatmaya çalışacağım.
TARİH 17 EKİM 1922
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde Mustafa Kemal Atatürk’ün Bursa ziyaretlerinin neredeyse tümünde önemli gelişmeler vardır. Türkiye ve özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk payitahtı Bursa’nın öne çıkmasında kanımca bu geziler büyük rol oynar. Bazen, yeni rejime dair ip uçları, bazen vatandaşlık vurgusu ve inkılapların uygulanış biçimi anlatılır bu gezilerde... İstanbul henüz işgalden kurtulmadan önceki dönemde, Bursa yeniliklerin dillendirildiği bir şehir özelliğini taşımıştır. Bu arada sonraki yıllarda kente kazandırılan projeler ile yeni devletin işlevi hakkında bilgi edinilmesi sağlanmıştır. İlk gezisini Bursa’nın istiklale kavuşmasından sadece 36 gün sonra 17 Ekim 1922 günü gerçekleştiren Gazi Mustafa Kemal, vefatına kadar tam 17 kez Bursa’ya gelir. Kentimizin ve ülkenin gelişim ve değişimi Gazi’nin Bursa’ya her gelişinde yaptığı icraat ve konuşmalarla yaşanmıştır. Genellikle Bursa’ya dair gelişmelerin neredeyse tamamına yakını onun geldiği dönemlere denk getirilir.
İLGİNÇ BİR KARŞILAMA HEYETİ
Mısrî Şeyhi Şemseddin Efendi,kurtuluşun heyecanlı günlerin ilhamıyla kaleme aldığı “Halâs-ı Bursa” isimli “Kudûmiyye”sinde (Ayakbastı manzumesi) hem vakayı tarihlemiş, hem de bu ordunun önünde bizzat irşad ederek halkın coşkunluğunu ve bahtiyarlığını arttırmıştı. Şeyhin gözler, gönüller dolduran bu manzumesi, bir ay sonra Bursa’ya ilk defa teşrif eden Gazi Hazretleri’nin huzurunda yine bizzat okunmuş ve şairine Gazi tarafından iltifat edilmişti.
O acıklı günleri tasvir eden ve sonra da zaferin neşesini haykıran kudûm eden seçme beyitler kısa bir bölümünü aldığım satırlarışöyle idi:
‘Zulm-i Yunan'dan yeşil Bursa siyah olmuş idi,
Pây-ı menhûsiyle telvis eyliyordu ân be ân.
Bir cihetden havf u haşyet bir cihetden gadr u zûlm
Pek çok evlad-ı vatan olmuşdu bî nâm u nişan.
Hapis ve darb ve nefy ve idama bütün ma'ruz idik
Köyleri ihrak ile namusları kıldı ziyan.
Berhava olmak yakılmak üzere mahkûmken hele
Nail-i Tevfik olduk çok şükür bulduk aman.”
Görüldüğü gibi Gazi Mustafa Kemal’in inançlar konusunda bir sıkıntısı olmadığını, Mısri Şiyhi’nin manzumesini dinlemesi ile de öğrendik. Yaptığı da, DİN ile YÖNETİM İŞLERİNİ ayırarak, yeni bir rejimi getirmesiydi. Mısri Şeyhi’nin bu kuddumesini; Atatürk’ü kast ederek, “Onun için mevlit okunmaz” diyen günümüzün Müslümancılarına ithaf ediyorum.
ATATÜRK’ÜN BURSA’YA SON GELİŞİ( 1 Şubat 1938)
Bursa’ya geldiği 1 Şubat günü, Gemlik’teki Sunğipek (böyle yazılıyor) fabrikasını törenle açar. Ertesi gün Bursa’dadır. Merinos Fabrikası’nın açılışı büyük bir keyif ve de heyecanla özel olarak hazırlanmış altın kaplamalı bir anahtar ile yapar. Bu arada Bursa halkı, onun gelişinde ve kent içindeki giderken coşkuyla karşılar.Açılışa gelirken ona hizmet eden bir “emirber yolunu keser ve kendini tanıtır.Onun ile de hasbıhal eder.Bu son geliş, galiba başka sonlara da gebedir. Bunu sanki hissedercesine, 2 Şubat 1938 gecesi, tarihi belediye binasında kendisi için tertip edilen baloda neşe içindedir.
Atatürk’ün Bursa’daki son Sarı Zeybek oyunu
Ulu Önder, katıldığı baloda hasta olmasına karşın, adeta ölüme meydan okurcasına umursamaz bir tutum sergiler. Dans eder, bir ara orkestradan “Sarı Zeybek” çalınmasını ister ve dizlerini yere vura vura coşkuyla zeybek oynar. Gece, köşkünde kalan Atatürk’, 3 Şubat 1938 gününün sabahında Bursa Belediyesi adına Mümtaz Sokullu, Dr.Edip Rüştü Akyürek ve Nurettin Öğünç’ten oluşan bir kurul, ziyaret ederek şükranlarını sunar.
Atatürk öğleden sonra saat 15.00’te İstanbul’a gitmek üzere otomobille Mudanya’ya hareket eder .Bu gezinin kentimiz adına iftihar vesilesi de çok önemli bir fabrika açılışını yapması, ilk gelişinde kendini karşılayan “Nevbe Alayı” gibi inancı temsil eden bir heyetin kendisi için yazılan güzel sözler ile mutlu oluşu ve o andaki dini inançlara gösterdiği saygıdan sonra da, bu son Bursa ziyaretindeki tavrı, tam olarak laikliği nasıl algıladığının bir göstergesidir. Ruhu şad olsun.