Bir 24 Kasım ve Baş öğretmen Atatürk ile günümüzden bir örnek
Yazının Giriş Tarihi: 23.11.2025 20:02
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.11.2025 20:03
Dikkatli gözler, dünyada ve ülkemizde hemen her gün, bir önemli olaya değiniliyor veya kutlanıyor. 1923 yılından beri “Laik, demokratik bir hukuk sistemi ile yönetilen ülkemizde, önemli günlerden biri de 24 Kasım “Öğretmenler günüdür.” Nedenine ve çıkış noktası ve de toplumumuza getirdiği önemli bir gelişmeyi de bir kez daha hatırlatmak gerekir.24 Kasım neden Öğretmenler Günü diye düşünülebilir… Öğretmenler Günü tarihinin, temelleri Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri'ne Başöğretmen olarak atanmasına kadar dayanır. Kutlamalar ise 1981 yılında, Atatürk'ün doğumunun 100. yılında başlar. 24 Kasım öğretmenler günü, dünya genelinde de benimsenmiştir. Buradan bir çıkarım yapmak gerekirse, parçalanmış bir imparatorluktan, “laik, demokratik bir hukuk devleti yaratmayı başaran Mustafa Kemal’in batı dünyası ile ülke insanın uyum sağlaması adına yaptığı önemli bir devrimdir Latin alfabesine geçiş ... Bunun önemini vurgulamak ve yaygınlaştırabilmek için,Bursa dahil, yurdun çeşitli yerlerinde de “Baş öğretmen Atatürk” şapkasını giyerek harf devrimini uygulamalı olarak, önce görevli memurlara, sonra da “Millet Mektepleri” adı altında açtığı kurumlarda anlatan Ulu Önder’in, bu inanılmaz reformu, tüm Dünya genelinde de kabul görmüştür. Alfabe seferberliği döneminde, Atatürk’ün yaptığı bir açıklama çok dikkat çekicidir;“Hiç kimse merak etmesin. Türk Milleti yaptığını şuurla ve bunca bin senelerin hayatında açtığı devasız yaraları acilen tedavi etmek ıstırabı ile, hakikat denilen cevheri bulmuş olduğuna kani olarak, uzun adımlarla kurtuluş aramaya karar vermiştir.Bunun önüne set çekmek isteyeceklerin akıbeti, Türk’ün kuvvetli ayakları altında ezilmektir. Eğer bu millet, bu hususta herhangi bir zorluğa tesadüf ederse , ben ve arkadaşlarım , tereddütsüz , bu kuvvetli ayakların pençeleri önünde nâçiz bir millet fedaisi oluruz.” Bu açıklamadan anlaşıldığı üzere Atatürk bu konuda çok kararlıdır. Böyle bir devrimi kabul etmeyenlere karşı da çok sert davranacağını bu açıklama ile ilan etmiştir. Kendi ailemden bir örnek vermek gerekirse, “Harf Devrimi” kabul edildikten sonra, o dönemde evli olan anneannem, iki çocuğunu aile büyüklerine emanet etmiş, Bursa’da açılan Çırpan Millet Mektebi’ne giderek yeni alfabeyi öğrenmek istemiş. Osmanlıca metinleri okuduğu gibi, dönemindeki gelişmeleri, yeni alfabeye ayak uydurarak gazete okuduğu döneme bizzat tanık olmuştum. O dönem insanının, Gazi Mustafa Kemal’e duydukları güven ve hayranlık, her tür devrimin kabul edilmesini kolaylaştırmıştır. İşte bu gelişmeler dolayısı ile olsa gerek, dünya genelinde de 24 Kasım “Öğretmenler Günü “ olarak bilinir ve kutlanır.Şimdi de günümüzde görev yapan mesleği öğretmenlik olan, ama yaptıkları ile mesleğinin hakkını vermekten uzak bir örneği sizinle paylaşmak isterim
Aynı anda hem politikacı hem öğretmen ve hem de kantinci !!!
Bu becerikli kadın öğretmenin adı Sevgi Kızılkaya imiş… Kars’ın Susuz ilçesinde AKP Kadın Kolu Başkanı ve aynı anda “ücretli” bir öğretmen…Ama Kızılkaya’nın enerjisi ve görev aşkı bununla da bitmiyor! Çalıştığı, Çok Programlı Anadolu Lisesi’nin aynı zamanda “Kantin İşletmecisi” de olmuş. Bir zil çalıyor, derse giriyor. İkinci zil çalıyor, az önce ders verdiği öğrencilerine kantininden ürünler satıyor. Nasıl bir çalışkanlıktır anlayamadım.Öğretmen değil,mübarek sanki “Atom karınca.” 24 Kasım Öğretmenler Günü için işte size günümüzden tipik bir örnek. Nereden nereye geldiğimizin adeta bir fotoğrafı !
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İSMAİL KEMANKAŞ
Bir 24 Kasım ve Baş öğretmen Atatürk ile günümüzden bir örnek
Dikkatli gözler, dünyada ve ülkemizde hemen her gün, bir önemli olaya değiniliyor veya kutlanıyor. 1923 yılından beri “Laik, demokratik bir hukuk sistemi ile yönetilen ülkemizde, önemli günlerden biri de 24 Kasım “Öğretmenler günüdür.” Nedenine ve çıkış noktası ve de toplumumuza getirdiği önemli bir gelişmeyi de bir kez daha hatırlatmak gerekir.24 Kasım neden Öğretmenler Günü diye düşünülebilir… Öğretmenler Günü tarihinin, temelleri Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri'ne Başöğretmen olarak atanmasına kadar dayanır. Kutlamalar ise 1981 yılında, Atatürk'ün doğumunun 100. yılında başlar. 24 Kasım öğretmenler günü, dünya genelinde de benimsenmiştir. Buradan bir çıkarım yapmak gerekirse, parçalanmış bir imparatorluktan, “laik, demokratik bir hukuk devleti yaratmayı başaran Mustafa Kemal’in batı dünyası ile ülke insanın uyum sağlaması adına yaptığı önemli bir devrimdir Latin alfabesine geçiş ... Bunun önemini vurgulamak ve yaygınlaştırabilmek için,Bursa dahil, yurdun çeşitli yerlerinde de “Baş öğretmen Atatürk” şapkasını giyerek harf devrimini uygulamalı olarak, önce görevli memurlara, sonra da “Millet Mektepleri” adı altında açtığı kurumlarda anlatan Ulu Önder’in, bu inanılmaz reformu, tüm Dünya genelinde de kabul görmüştür. Alfabe seferberliği döneminde, Atatürk’ün yaptığı bir açıklama çok dikkat çekicidir;“Hiç kimse merak etmesin. Türk Milleti yaptığını şuurla ve bunca bin senelerin hayatında açtığı devasız yaraları acilen tedavi etmek ıstırabı ile, hakikat denilen cevheri bulmuş olduğuna kani olarak, uzun adımlarla kurtuluş aramaya karar vermiştir.Bunun önüne set çekmek isteyeceklerin akıbeti, Türk’ün kuvvetli ayakları altında ezilmektir. Eğer bu millet, bu hususta herhangi bir zorluğa tesadüf ederse , ben ve arkadaşlarım , tereddütsüz , bu kuvvetli ayakların pençeleri önünde nâçiz bir millet fedaisi oluruz.” Bu açıklamadan anlaşıldığı üzere Atatürk bu konuda çok kararlıdır. Böyle bir devrimi kabul etmeyenlere karşı da çok sert davranacağını bu açıklama ile ilan etmiştir. Kendi ailemden bir örnek vermek gerekirse, “Harf Devrimi” kabul edildikten sonra, o dönemde evli olan anneannem, iki çocuğunu aile büyüklerine emanet etmiş, Bursa’da açılan Çırpan Millet Mektebi’ne giderek yeni alfabeyi öğrenmek istemiş. Osmanlıca metinleri okuduğu gibi, dönemindeki gelişmeleri, yeni alfabeye ayak uydurarak gazete okuduğu döneme bizzat tanık olmuştum. O dönem insanının, Gazi Mustafa Kemal’e duydukları güven ve hayranlık, her tür devrimin kabul edilmesini kolaylaştırmıştır. İşte bu gelişmeler dolayısı ile olsa gerek, dünya genelinde de 24 Kasım “Öğretmenler Günü “ olarak bilinir ve kutlanır.Şimdi de günümüzde görev yapan mesleği öğretmenlik olan, ama yaptıkları ile mesleğinin hakkını vermekten uzak bir örneği sizinle paylaşmak isterim
Aynı anda hem politikacı hem öğretmen ve hem de kantinci !!!
Bu becerikli kadın öğretmenin adı Sevgi Kızılkaya imiş… Kars’ın Susuz ilçesinde AKP Kadın Kolu Başkanı ve aynı anda “ücretli” bir öğretmen…Ama Kızılkaya’nın enerjisi ve görev aşkı bununla da bitmiyor! Çalıştığı, Çok Programlı Anadolu Lisesi’nin aynı zamanda “Kantin İşletmecisi” de olmuş. Bir zil çalıyor, derse giriyor. İkinci zil çalıyor, az önce ders verdiği öğrencilerine kantininden ürünler satıyor. Nasıl bir çalışkanlıktır anlayamadım.Öğretmen değil,mübarek sanki “Atom karınca.” 24 Kasım Öğretmenler Günü için işte size günümüzden tipik bir örnek. Nereden nereye geldiğimizin adeta bir fotoğrafı !