Hava Durumu

Çorba  çukur kahvenin de konusu !

Yazının Giriş Tarihi: 15.01.2024 13:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.01.2024 13:01

Seçim yarışının giderek kızışmaya başladığı şu günlerde, bir başka gerekçe ve amaç ile yolum yine çukur kahvenin yakınlarına düştü. Bir eski arkadaşımla buluştuk ve biraz lafladık. Sonra da adettendir birer çay içelim dedik. Konu malum, Kuzey Irak’taki peş peşe gelen şehit haberleri…Herkes gibi arkadaşım da durgun ve üzüntülüydü. Ama çok geçmeden ve konuyu değiştirebilmek için “emekliye emekliye gelen  emekli zammı” ve de şimşek gibi çakan fiyat artışlarına getirdik. Kahvenin yolunu tutarken birkaç dakika içinde  aklımızda şehitler ve bu zam hikayesi vardı. Henüz ne kadar alacağımızı bilemediğimiz “zamlı maaşımız” cebimize girmemişken, bu kez de “acaba alacağımız  harcadığımızın ne kadarını karşılayacak?” kaygısına düşmüştük. Çukur kahveye girmeden az önce halimize şükrederek “ hiç olmazsa bu emektar mekanda çaya astronomik ücret ödemiyoruz” tesellisi ile selam vererek kendimizi içeri attık.Başımız sağ olsun, temennisinden sonra, kahve ahalisi normale dönmekte gecikmedi! Altmış yıllık arkadaşım Taşkın, hem muzip hem de sivri dillidir. Çay siparişinin ardından, oturur oturmaz söze giriverdi. “Yahu az önce bizim yaptığımız gibi, oy verip Meclis’e gönderdiğimiz vekiller de şükrediyor mudur acaba?” Baktım etrafa, pek de duyan olmamıştı bu sözleri. Cevap bana düştü… “Haklısın dibine kadar… Yeni öğrendim, sadece iki yılda emeklilik hakkı elde ediliyormuş milletvekili olursan…Hem de bu iki yılın sonunda tam İki yüz otuz (230) bin lira emekli maaşına hak kazanılıyormuş’ dedim. Bu cümlem köşede oturup, cep telefonuna kafasını gömmüş şair Mikail’i birden dünyaya döndürdü ki“Abi ben de duydum. Arkadaş paylaşmış; bir gazeteci demiş ki şimdi önümüzdeki seçimde, yüz binlerce lira emekli maaşı alan vekiller 7 bin 500 lira alan emekliden oy isteyecek! Nasıl iş bu yahu…” Taşkın da bu konuya ekleme yaparak “ Oğlum biz şimdi asil oluyoz, milletvekilleri de bizim vekilimi hee..z. Bu güne kadar böyle düşünmemiştim, pes be…  Kimi kandırıyorlar?” Delikanlı Tahir, elindeki kalemi bıraktı, gazeteyi katladı ve gergin bir yüz ile… “Biz fakirlik diyoz, onlar vekile, bilmem şeylere hani huzur hakkı mı ne diyolar ondan alanlardan hiç ses yok. Allah’tan reva mı be bu paraların verilişi…Bak gencecik çocuklar, işsizlikten yılmış, sözleşmeli er, çavuş falan olmuşlar. Sırf evlerine anne babalarına bakabilmek için. Sonra, karın buzun içinde kalleşlerin kurşunu ile şehit ol… Hadi şehit olmadan bu kısa süren paralı askerlik zamanı bitti, sonra ne olcak? Henüz otuz otuzbeş yaşında, ya da biraz geçmiş bu çocuklara emeklilik hakkı veriliyomuş üç kuruş maaşla…İş de bulamıyolar, esas konu bu oğlum, bırakın tatavayı. Dümenden ağlayanlara da hiç bakmayın.”

Bu derin konu bizi oldukça germişken, kapıda komik Tayfun göründü. “Nerdeydin” diye sorunca ağzımın payını aldım! “Hee..heee…Heladaydım kahvenin…Bu işte bir terslik yok mu, kahvenin içi çukurda, hela üstte? Olsun en azından parasız hacet gideriyoz. Duydunuz mu bilmem, İstanbul Florya’da bir AVM, hadi WC diyelim, bunun ücretini 50’(elli) lira yapmış ve kendini savunmuş. İsteyen giriyomuş ama herkes için ücretsiz olan hela da varmış burada…Yani elli liralık özelmiş, her şey de çok güzelmiş. İçinde banyo bile yapılıyomuş !” İşte burada konuyu çok başka bir yöne bilmeden çeviren kahveci Oğuz devreye girdi. “Bana Ender abi anlatmıştı. Elili ellibeş sene önce bu yakınlarda kahve yokmuş. Ender abinin evi de işte burası köşe ev, bahçesi de yola kadar ve yoldan yüksekte. Toprak doldurarak yapmışlar evin bahçesini... Ender abi de öndeki toprağın bir kısmını oyarak, yolun biraz altındaki seviyeye getirmiş. İşte biz o bahçeden aşağı seviyedeki kahveye iki basamak inerek oturuyoz. Maksat, ruhsat almadan işi kıvırmak yani... Çünkü ekip gelecek, buraya bakacak, belki olmaz diycek, demese de bir sürü işlem, paralar verilecek, zor yani…”

Ocakçı genç Fuat “Eee abi sonra ne olmuş? Nasıl açmış kahveyi? Oğuz cevabı kısa kesiverdi.“Açmış işte, içini döşemiş falan. Zabıtalar her hafta geliyomuş, kapıyı mühürleyip gidiyomuş. Ender abi de , onlar gelmeden önce, yan pencereyi, tam kapatmazmış, aralık bırakırmış. Memurlar ya görüyo, ya da bilerek ellemiyo herhalde…Onlar gidince, camdan dışarı çıkıp çarşıdaki dükkanlardan sipariş alıyo ve çay satıyomuş böylece…Ama sonunda almış ruhsatı.” Şair Mikail ortaya bir soru attı bunun ardından “ Şimdi olsa aynı şey, acaba ne yapardı?” Söze hiç karışmayan Nedim usta “Bir partili bulur, sorunu kolayca çözerdi !!!” Ortalık buz kesti, belli ki iktidar partisinin seçmenleri daha fazlaydı ama, tartışma çıkmadı çok şükür! Ortam biraz elektriklendiğinde komik Tayfun işin içine giriverdi hemen. “Bırakın bu eski masalları, WC yi falan, çorbanıza bakın. İstanbul Büyükşehir adayı Kurum mu nedir, Tayyip Bey’in evinin olduğu Üsküdar’da gençlere çorba dağıtmış ve demiş ki seçimi kazanırsam 39 ilçede her gün çorba dağıtacağım. Cuma günleri de etli pilav ikramımız olacak” Mikail hemen lafı ağzından aldı Tayfun’un “Ne demek yani gençlere artık çorbacı mı diycekler, neden çorba kardeşim ? Çorbacı argoda, sinyalci gibi, sakal gibi harçlık isteyen tiplere denmiyomu ? Cuma neden etli pilav? Herkes camiye gitsin diye mi acaba?” Sessizlik birkaç dakika hiç  bozulmadı. Yine son söz uzlaşmacı karakterli kahveci Oğuz’a düştü… “Ne var oğlum bunda…Öğrenciler, işsiz gençler, bir dükkana girip, çay kahve içemiyoz diyolar. Adam da çorba vereyim demiş ne var bunda?” Hemen arkasından delikanlı Nadir yine gürledi… “ Neden çorba biliyonuz mu? Şimdiki başkan İmamoğlu mu, cemaat mi o var ya, kaç yıldan beri öğrenci gençlere bazı yerlerde yemek çıkarıyomuş, bu Kurum da ondan özenmiş herhalde…Hem para yok diyolar, bol keseden çorba vermeye kalkıyolar… Onlar da çorbacı oldu yani, çorba verecek, oy istiyecek…Bize ne oğlum, biz Bursa’ya bakalım, adaylar ne vaat ederse ona göre vaziyet alalım.” Kısa bir sessizlik sonrası, söz bitmiş ve Oğuz’un mecburi çay servisi başlamıştı bile…

Küfürün kefareti olur mu ?

Kentsel değil tapusal dönüşüm

Bayram Kazancı Karadeniz seyehati sırasında otobüste Genel Başkan Özdağ tarafından Bursa BŞB adayı yapıldı?

Neyzen Tevfik / ölecekler sövecekler şiiriri

Bir sözleşmeli asker emeklilik için yakınıyor:

SÖZLEŞMELİ VATAN GÖREVİ

Kadrolu emeklilik

AVM laüks tualeti 50 TL abınman da variliyormuş !

Emekliye emekliye gelen zam

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.