Ülkemizin bir çok alanda bir çok sorunu varken ve bunlar çözülmeye çalışılırken, bir de karşımıza “Futbolda bahis oynama” meselesi çıktı. Yanlış anlaşılmasın, bu konu yasal güvence altında ve herhangi bir vatandaş yasal boyutta kalarak istediği kadar oynayabilir. Oynaması yasak olan zümre, futbol hakemleri, futbolcular, gözlemci ve temsilciler ile,başta kulüp başkanları, yöneticiler ve antrenörler olmak üzere bu oyunun tüm paydaşları için geçerliydi bu hüküm. Ama, özellikle bahis oynayan ve bu kesim içindekilerden bazıları, bilmediklerini beyan ederek sanırım bu işin içinden sıyrılmak istemişler. Bu aktardığım bilgilerin sahibi TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu. Kendisi bir İktidar muhalifi yayın organına röportaj vermiş ve bazı açıklamalar yapmış. İşin en ilginç yanı, bu skandal oyunu oynayanlara gereken cezaların verileceğini belirtirken çok ilginç bir cümle kurmuş. “Ben Ofluyum, direk Allaha bağlıyım” demiş.Yani kimseye acımam demek istemiş kanımca…Bu ilginç sözünü hiç yadırgamadım. Çünkü o yörelerin insanı bu cümleyi sıkça tekrar eder ve de kendine bir ayrıcılık tanır. Serttirler ve dediklerini yaparlar. Bu çok ilginç cümle acaba kimi veya kimleri kastederek yapıldı ben onu merak ettim. Tek bir kişi için dememiş meğer! Zaten hakça da olmazdı … “Biz bahis oynamanın yasak olduğunu bilmiyorduk” diyenler için söylemiş olabilir cümleyi... Neyse bunu geçelim. Böylesine kan dondurucu rezaletin önlenmesi varken, tek bir noktaya takılmak da doğru olmaz ! Zaten röportajdaki bir soru ve yanıtı inandırıcı geldi bana…” Birileri korundu mu ?” sorusuna yanıt verirken Oflu ifadesini kullanmış çünkü…İşin magazin tarafı böyle. Ama gerçekler yine de vahim. Çünkü bir düşünün 571 hakemden 371 kadarının bahis hesabı olduğu saptanmış. İşte burası çok can sıkıcı. Bildiğim kadarı ile özellikle, bahse konu olan profesyonel liglerde hakemlik yapabilmek için sınavdan geçiyor ve de yanılmıyorsam öğrenim şartı da aranıyor. Bu seviyedeki insanların, yani bir hakemin “bahis oynaması “ ve de “yasak olduğunu bilmiyorduk “ demesi ne kadar inandırıcı! Kulüp yönetici ve başkanları için hepsinin bu gibi bir abukluk yapacağına ihtimal vermiyorum. Ama her toplumun içinden “çürük” çıkabilir, bu da bir gerçek. Neyse Hacıosmanoğlu’ndan söz ediyorduk. Tipik bir Karadenizli ve bu başlığı, özellikle vermesi de çok normal. İşin magazin tarafını bırakırsak, artık sıra gerekli yasal işlemler,bahis sitesi sahipleri ve de daha üst düzeyde oynayanlar için ne yapılacağının kararının verilmesinde…Sorunun kökten çözülmesi amaçlı harekete geçildiyse, çürük elmaların temizlenmesine hemen başlanmalı. Çünkü bu ilginç oyun, sadece liglerin kaderini değiştirmez, Türkiye’nin futbol alanında dünyadaki yerini koruyamaz hale gelebilir.
O durumda, A Milli Takım’ın Dünya Kupası yolunda olduğu günümüzde, bu durum bile askıya alınabilir. Tam anlamıyla, futboldaki bu sabıka yüzünden, ülkemizin futboldaki tüm itibari siliniverir. Bunu da kimsenin hakkı yoktur. İşin mizahi yönü ile başladığım bu yazının , esası bu tehlikeyi vurgulamak içindi. Dilerim, ülkemizin ekonomik sıkıntıları arasına bir de futbol topu girerse toplumun moral değerleri alt üst olabilir. Bu konu, sadece ayak topunu değil tüm değerlerimizin hiçe sayılması anlamına da gelebilir. Yol yakınken, gerekli yaptırımlar uygulanır, UEFA ve FİFA nezdinde de sınıf geçilirse, bu anlamda ülke olarak rahat bir nefes almış oluruz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İSMAİL KEMANKAŞ
Direk Allah’a bağlı olan Başkan!
Ülkemizin bir çok alanda bir çok sorunu varken ve bunlar çözülmeye çalışılırken, bir de karşımıza “Futbolda bahis oynama” meselesi çıktı. Yanlış anlaşılmasın, bu konu yasal güvence altında ve herhangi bir vatandaş yasal boyutta kalarak istediği kadar oynayabilir. Oynaması yasak olan zümre, futbol hakemleri, futbolcular, gözlemci ve temsilciler ile,başta kulüp başkanları, yöneticiler ve antrenörler olmak üzere bu oyunun tüm paydaşları için geçerliydi bu hüküm. Ama, özellikle bahis oynayan ve bu kesim içindekilerden bazıları, bilmediklerini beyan ederek sanırım bu işin içinden sıyrılmak istemişler. Bu aktardığım bilgilerin sahibi TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu. Kendisi bir İktidar muhalifi yayın organına röportaj vermiş ve bazı açıklamalar yapmış. İşin en ilginç yanı, bu skandal oyunu oynayanlara gereken cezaların verileceğini belirtirken çok ilginç bir cümle kurmuş. “Ben Ofluyum, direk Allaha bağlıyım” demiş.Yani kimseye acımam demek istemiş kanımca…Bu ilginç sözünü hiç yadırgamadım. Çünkü o yörelerin insanı bu cümleyi sıkça tekrar eder ve de kendine bir ayrıcılık tanır. Serttirler ve dediklerini yaparlar. Bu çok ilginç cümle acaba kimi veya kimleri kastederek yapıldı ben onu merak ettim. Tek bir kişi için dememiş meğer! Zaten hakça da olmazdı … “Biz bahis oynamanın yasak olduğunu bilmiyorduk” diyenler için söylemiş olabilir cümleyi... Neyse bunu geçelim. Böylesine kan dondurucu rezaletin önlenmesi varken, tek bir noktaya takılmak da doğru olmaz ! Zaten röportajdaki bir soru ve yanıtı inandırıcı geldi bana…” Birileri korundu mu ?” sorusuna yanıt verirken Oflu ifadesini kullanmış çünkü…İşin magazin tarafı böyle. Ama gerçekler yine de vahim. Çünkü bir düşünün 571 hakemden 371 kadarının bahis hesabı olduğu saptanmış. İşte burası çok can sıkıcı. Bildiğim kadarı ile özellikle, bahse konu olan profesyonel liglerde hakemlik yapabilmek için sınavdan geçiyor ve de yanılmıyorsam öğrenim şartı da aranıyor. Bu seviyedeki insanların, yani bir hakemin “bahis oynaması “ ve de “yasak olduğunu bilmiyorduk “ demesi ne kadar inandırıcı! Kulüp yönetici ve başkanları için hepsinin bu gibi bir abukluk yapacağına ihtimal vermiyorum. Ama her toplumun içinden “çürük” çıkabilir, bu da bir gerçek. Neyse Hacıosmanoğlu’ndan söz ediyorduk. Tipik bir Karadenizli ve bu başlığı, özellikle vermesi de çok normal. İşin magazin tarafını bırakırsak, artık sıra gerekli yasal işlemler,bahis sitesi sahipleri ve de daha üst düzeyde oynayanlar için ne yapılacağının kararının verilmesinde…Sorunun kökten çözülmesi amaçlı harekete geçildiyse, çürük elmaların temizlenmesine hemen başlanmalı. Çünkü bu ilginç oyun, sadece liglerin kaderini değiştirmez, Türkiye’nin futbol alanında dünyadaki yerini koruyamaz hale gelebilir.
O durumda, A Milli Takım’ın Dünya Kupası yolunda olduğu günümüzde, bu durum bile askıya alınabilir. Tam anlamıyla, futboldaki bu sabıka yüzünden, ülkemizin futboldaki tüm itibari siliniverir. Bunu da kimsenin hakkı yoktur. İşin mizahi yönü ile başladığım bu yazının , esası bu tehlikeyi vurgulamak içindi. Dilerim, ülkemizin ekonomik sıkıntıları arasına bir de futbol topu girerse toplumun moral değerleri alt üst olabilir. Bu konu, sadece ayak topunu değil tüm değerlerimizin hiçe sayılması anlamına da gelebilir. Yol yakınken, gerekli yaptırımlar uygulanır, UEFA ve FİFA nezdinde de sınıf geçilirse, bu anlamda ülke olarak rahat bir nefes almış oluruz.