Başlığımın bu iddiasını merak etmiş olabilirsiniz. Hemen açıklayayım. Son aylarda haber bültenlerinde en fazla geçen yer adı İMRALI değil mi ? Yıllarca süren terör döneminin tamamen bitirilmesi için gösterilen veya tam olarak gösterilemeyen çabaların adresi hep İMRALI oluyor. Çünkü, terörist başı Abdullah Öcalan, bundan yaklaşık 26 yıl önce 16 Şubat 1999 tarihinde Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirilmiş ve ardından, Bursa sınırları içinde yer alan İmralı adasında hapsedilmişti. Çünkü bu ilginç ada, Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’ten sonra da bu tür tutsakların hapsedildiği yer olmuştu. Hatta, 27 Mayıs 1960 Askeri darbesi sonrası Yassıada’da da yargılanan Başbakan Adnan Menderes ile bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, idam edildikten bir süre sonra cenazeleri İmralı’ya taşınmıştı.Yıllar sonra naaşlar buradan alınarak ailelerinin istediği yerde bir kez daha defnedilmişti. Yani ülkenin en korunaklı yeri Bursa sınırları içindeki İmralı olmuştu. Nedeni de Marmara Denizi’nin ortasında oluşu, denizden gidişlerin kontrol edilebilir ve daha çok ve ancak helikopter ile ulaşır oluşuydu. Öcalan da bu gerekçe ile yaklaşık 25 yıldan beri bu adada tutuluyordu. Deniz ulaşımı da, yakın olduğu için Mudanya’dan yapılabiliyordu. Ama bu gerçek, belki de Bursa’da yaşayanların çok büyük bir kesimi tarafından bilinmiyordu. En azından bu benim düşüncem.Ama Mudanya’nın eskileri buraya gidip gelmişler çoğu kez…
Hıristiyanlık için önemli adres İznik ve yeni Papa’nın ziyareti
Yeni Papa LEO ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye'ye yapıyor/yaptı. Papa, 27 Kasım günü başlayan ziyaret kapsamında, önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Ankara’da ziyaret etti. Çünkü kendisi aynı zamanda Vatikan’ın Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyor. Daha sonra ki durağı da Anıt Kabir oldu. Bu ziyaretin öneminin dışında, Diyanet İşlerimizin yeni başkanının b tür bir ziyareti yapma gereği duymaması açısından, çok tipik bir örnekti.
Papa Leo Ankara’dan İstanbul’a geçtikten sonra, önce Hıristiyan din adamları ile bir toplantıda buluştu. Bu makaleyi kaleme aldığımda,Hıristiyanlık tarihindeki ilk ekümenik konsilin toplandığı İznik'e gelmiş olbilir.Şimdi de Papa'nın ziyareti hangi açılardan önem taşıyor ona bir bakalım;
Papa14.Leo, bu ziyaret ile Türkiye'ye gelen beşinci Papa olacak. Türkiye ile Vatikan arasındaki diplomatik ilişkilerin, 1960 yılında kurulmasının ardından toplam dört Papa Türkiye'yi ziyaret etmiş. Bu kapsamda Papa Françesko 2014'te, Papa 16. Benedikt 2006 yılında,Papa 2. Jean Paul 1979'da ve Papa 6. Paul 1967'de Türkiye'ye gelmiş.Bu ziyaretler içinde, İznik var mıydı,olabilir en azından benim dikkatimden kaçmış diyebilirim. Yanılmıyorsam bundan önceki son papa İznik’e gelme ihtimalinden söz etmişti. Nisan 2025'te hayatını kaybeden bir önceki Papa Françesko'nun, Hıristiyanlar için çok önemli kabul edilen Birinci İznik Konsili'nin 1700'üncü yıl dönümüne büyük önem verdiği biliniyordu. Hayatını kaybetmeseydi Türkiye ve Lübnan'ı kapsayan bu ziyareti Mayıs 2025'te Papa Françesco yapacaktı.
Françesco’nun vefatının ardından onun bu arzusunu bu kez halefi Papa 14. Leo gerçekleştirdi. Buraya kadar bu önemli ziyaretin akışını paylaştık sizinle… Önemli olan konu ise bu ziyaretlerden Bursa’nın nasıl yararlanacağını saptayabilmek.Örnek olarak belirtiyorum. Bu son Papa ve diğerlerinin bu kadar önem verdiği husus, İznik’in Hıristiyanlığa son şeklini verilen yer oluşu..Öte yandan, dini ve mezhebi bile olmasa, Hıristiyan dünyası, bu önemli yere gelmek, görmek istemez mi ?Böyle bir geliş, gidiş gerçekleşirse Bursa da bundan yararlanamaz mı? Asıl soru bu işte. İyi güzel de, bu tür önemi olan bir ziyaret için, önce İstanbul’a uçacak olan batı dünyasının fertleri neden direkt olarak Bursa’ya inmesin… Üstelik Yenişehir gibi, İznik’e çok yakın bir yerden hava ulaşımı yapılırken…Bu ziyaretlere renk katacak diğer bir unsur da İznik Gölünün dibinde yatan bazilika için kazının son durumu ve ortaya çıkarma çabaları yeniden başlatılıp, gösterilemez mi ? Daha da iddialı bir cümle kurarak, hatta İmralı’yı bile merak edecek, yurt içinden çok sayıda meraklı da olabilir. Bu neden ile, Bursa’nın yapacağı icraat, İmralı sakini eğer serbest kalırsa(!) bu iki tarihi önemi olan merkezin, ulaşıma ve ziyarete hazır hale getirilmesi olmalı. Doğal olarak ,İmralı’nın 25 yıllık önemli konuğu (!) eğerserbest kalırsa… Benim ki, sadece bir züğürt tesellisi ama, belki de bunun üzerine gidecek cesur bir yönetici de çıkabilir umudunu hep taşımak gerek.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İSMAİL KEMANKAŞ
Gündemin nabzı aslında Bursa’da atıyor!
Başlığımın bu iddiasını merak etmiş olabilirsiniz. Hemen açıklayayım. Son aylarda haber bültenlerinde en fazla geçen yer adı İMRALI değil mi ? Yıllarca süren terör döneminin tamamen bitirilmesi için gösterilen veya tam olarak gösterilemeyen çabaların adresi hep İMRALI oluyor. Çünkü, terörist başı Abdullah Öcalan, bundan yaklaşık 26 yıl önce 16 Şubat 1999 tarihinde Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirilmiş ve ardından, Bursa sınırları içinde yer alan İmralı adasında hapsedilmişti. Çünkü bu ilginç ada, Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’ten sonra da bu tür tutsakların hapsedildiği yer olmuştu. Hatta, 27 Mayıs 1960 Askeri darbesi sonrası Yassıada’da da yargılanan Başbakan Adnan Menderes ile bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, idam edildikten bir süre sonra cenazeleri İmralı’ya taşınmıştı.Yıllar sonra naaşlar buradan alınarak ailelerinin istediği yerde bir kez daha defnedilmişti. Yani ülkenin en korunaklı yeri Bursa sınırları içindeki İmralı olmuştu. Nedeni de Marmara Denizi’nin ortasında oluşu, denizden gidişlerin kontrol edilebilir ve daha çok ve ancak helikopter ile ulaşır oluşuydu. Öcalan da bu gerekçe ile yaklaşık 25 yıldan beri bu adada tutuluyordu. Deniz ulaşımı da, yakın olduğu için Mudanya’dan yapılabiliyordu. Ama bu gerçek, belki de Bursa’da yaşayanların çok büyük bir kesimi tarafından bilinmiyordu. En azından bu benim düşüncem.Ama Mudanya’nın eskileri buraya gidip gelmişler çoğu kez…
Hıristiyanlık için önemli adres İznik ve yeni Papa’nın ziyareti
Yeni Papa LEO ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye'ye yapıyor/yaptı. Papa, 27 Kasım günü başlayan ziyaret kapsamında, önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Ankara’da ziyaret etti. Çünkü kendisi aynı zamanda Vatikan’ın Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyor. Daha sonra ki durağı da Anıt Kabir oldu. Bu ziyaretin öneminin dışında, Diyanet İşlerimizin yeni başkanının b tür bir ziyareti yapma gereği duymaması açısından, çok tipik bir örnekti.
Papa Leo Ankara’dan İstanbul’a geçtikten sonra, önce Hıristiyan din adamları ile bir toplantıda buluştu. Bu makaleyi kaleme aldığımda,Hıristiyanlık tarihindeki ilk ekümenik konsilin toplandığı İznik'e gelmiş olbilir.Şimdi de Papa'nın ziyareti hangi açılardan önem taşıyor ona bir bakalım;
Papa14.Leo, bu ziyaret ile Türkiye'ye gelen beşinci Papa olacak. Türkiye ile Vatikan arasındaki diplomatik ilişkilerin, 1960 yılında kurulmasının ardından toplam dört Papa Türkiye'yi ziyaret etmiş. Bu kapsamda Papa Françesko 2014'te, Papa 16. Benedikt 2006 yılında,Papa 2. Jean Paul 1979'da ve Papa 6. Paul 1967'de Türkiye'ye gelmiş.Bu ziyaretler içinde, İznik var mıydı,olabilir en azından benim dikkatimden kaçmış diyebilirim. Yanılmıyorsam bundan önceki son papa İznik’e gelme ihtimalinden söz etmişti. Nisan 2025'te hayatını kaybeden bir önceki Papa Françesko'nun, Hıristiyanlar için çok önemli kabul edilen Birinci İznik Konsili'nin 1700'üncü yıl dönümüne büyük önem verdiği biliniyordu. Hayatını kaybetmeseydi Türkiye ve Lübnan'ı kapsayan bu ziyareti Mayıs 2025'te Papa Françesco yapacaktı.
Françesco’nun vefatının ardından onun bu arzusunu bu kez halefi Papa 14. Leo gerçekleştirdi. Buraya kadar bu önemli ziyaretin akışını paylaştık sizinle… Önemli olan konu ise bu ziyaretlerden Bursa’nın nasıl yararlanacağını saptayabilmek.Örnek olarak belirtiyorum. Bu son Papa ve diğerlerinin bu kadar önem verdiği husus, İznik’in Hıristiyanlığa son şeklini verilen yer oluşu..Öte yandan, dini ve mezhebi bile olmasa, Hıristiyan dünyası, bu önemli yere gelmek, görmek istemez mi ?Böyle bir geliş, gidiş gerçekleşirse Bursa da bundan yararlanamaz mı? Asıl soru bu işte. İyi güzel de, bu tür önemi olan bir ziyaret için, önce İstanbul’a uçacak olan batı dünyasının fertleri neden direkt olarak Bursa’ya inmesin… Üstelik Yenişehir gibi, İznik’e çok yakın bir yerden hava ulaşımı yapılırken…Bu ziyaretlere renk katacak diğer bir unsur da İznik Gölünün dibinde yatan bazilika için kazının son durumu ve ortaya çıkarma çabaları yeniden başlatılıp, gösterilemez mi ? Daha da iddialı bir cümle kurarak, hatta İmralı’yı bile merak edecek, yurt içinden çok sayıda meraklı da olabilir. Bu neden ile, Bursa’nın yapacağı icraat, İmralı sakini eğer serbest kalırsa(!) bu iki tarihi önemi olan merkezin, ulaşıma ve ziyarete hazır hale getirilmesi olmalı. Doğal olarak ,İmralı’nın 25 yıllık önemli konuğu (!) eğerserbest kalırsa… Benim ki, sadece bir züğürt tesellisi ama, belki de bunun üzerine gidecek cesur bir yönetici de çıkabilir umudunu hep taşımak gerek.