Hava Durumu

 İstikbal göklerdedir

Yazının Giriş Tarihi: 23.01.2024 13:26
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.01.2024 13:26

Bu cümleyi bu anlamlı göreve gitmeden az önce ve de Uluslar arası Uzay İstasyonu’na vardıktan sonra ısrarla kullandı Alper Gezeravcı…

Şanlı Türk Ordusu’nun Atatürkçü bir subayının bu cümleyi kullanması, her açıdan önemliydi. Konuya duyarlı olan dünya ülkeleri yöneticilerine bir kez daha Mustafa Kemal Atatürk’ü ve  O’nun dehasını anımsattı.Birinci Dünya Savaşı’nın yenik taraflarından Osmanlı İmparatorluğu’nun bir subayı olan ve  çok yerde savaşan Mustafa Kemal, havadan yapılabilecek taarruzun etkisini o dönemin teknolojisine göre değerlendirerek, bu günlerin galibi olacağını görebilecek bir subay ve dehaydı herhalde…Ama bu düşünce ve tespit sadece kafasında kalmamış, gençleri uçmaya özendirmek için planör kursları ile devletin hava gücünü artırabilme amaçlı, kampanyaları teşvik etmiştir. Henüz Kurtuluş Savaşı bitmeden ya da hemen sonrasında il ve ilçeler uçak satın almak için seferber olmuşlardır. Cumhuriyet sonrası bu kez uçak fabrikası kurma girişimlerinin teşvikçisidir. Kadınların da pilot olabileceğini vurgulamak için, Bursa’ya geldiği zamanlarda tanıdığı ve evlat edindiği genç kız Sabiha’yı sembol olarak ortaya çıkarmak istemiştir. Bunun gerçekleşebilmesi için Sabiha’nın soyadını Gökçen olarak verir.Ardından en kaliteli üst düzey okullarda eğitim almasını sağlar. Planör kursu başta olmak üzere pilot okullarına da gönderir. Uçuşlar yaptırır. 1936 yılındaki bir Bursa ziyaretinde, bu kez manevi kızına halk önünde bir gösteri yaptırmak da ister. Olay şöyle gelişir.

Gökçen ve havadaki iki uçak turu

Atatürk ,  manevi kızı pilot Sabiha Gökçen’in Bursa’ya yapacağı uçuş sonrasında onu karşılamak ve böylece gençleri ve özellikle kadınları havacılığa özendirmek amacıyla, 6 Haziren 1936 günü İstanbul’dan hareket eder.Akşam saatlerinde otomobille Bursa’ya gelir. Sabiha Gökçen ise ,ertesi gün saat 16.20’de çift kanatlı uçağı ile Yeşilköy’den havalanır ve 17.00’de Bursa’daki Atıcılar düzlüğüne iner. Vali Şefik Soyer, Belediye Başkanı Cemil Öz, kolordu ve tümen komutanları, Bursa Belediyesi ve Türkkuşu temsilcileri ile öğrenci ve gençlerden oluşan kalabalık bir karşılama kurulu, Atıcılar’da hazır bekler. Atatürk karşılamaya gelenlerin başında yer alır. Sabiha Gökçen uçaktan inince Türkkuşu’ndan  Neyir adlı genç kız bir buket çiçek sunar. Atatürk de manevi kızını “Hoş geldin” diyerek kutlar ve Bursa üzerinde havadan bir tur daha atmasını ister. Bunun üzerine yeniden havalanan Sabiha Gökçen, doğduğu ve 12 yaşına dek yaşadığı Bursa’nın üzerinde bir gösteri uçuşu yapar. Yeniden alana indikten sonra, Atatürk ve kent yöneticileri ile birlikte otomobille Bursa’ya gidilir. Çekirge’deki köşkte dinlenen Atatürk, ertesi gün akşam üzeri Mudanya’dan İstanbul’a, oradan da Ankara’ya gider.

Tayyare Piyangosu

Cumhuriyet'in ilk yıllarında 16 Şubat 1925 'te kurulan ve on yıl sonra 24 Mayıs 1935' günü adı Türk Hava Kurumu'na çevrilen Türk Tayyare Cemiyeti, Hava kuvvetlerine pilot yetiştirmesi ve uçak alması ve daha sonra, uçak yapması için birçok gelir kaynağı ile donatılmıştır. Tayyare Cemiyeti'ne nakit piyangosu tekelini veren 9 Ocak 1926 tarihli kanunun İkinci maddesi, bilet ve ikramiyelerden kazanç, belediye vergileri ve damga resmi alınmamasını öngörür. Bununla birlikte, ilk tertiplerde, Cemiyet, ödüllerden yüzde 10 kesinti yapmaktadır. 14 Mayıs 1927'de, ikramiyeler Veraset ve İntikal Kanunu'nun 20. maddesi hükmünden istisna edilir. Böylelikle, verdiği ödülden hiçbir kesinti yapmayan tek örgütlenme Tayyare Piyango'su olur. Bu özellik, günümüz Milli Piyangosu’nda da devam etmekte, piyango adını taşısın taşımasın, öteki ödül verme düzeneklerinin hepsinde yasal vergiler, kazanandan kesilmektedir! Genellikle sanıldığı gibi, 1926 yılında başlayan Tayyare Piyangosu’nun Cumhuriyet döneminin ilk nakit para ödüllü piyangosu olduğu doğru değildir. Ondan bir yıl önce, 1925  yılında Türkiye Tayyare Cemiyeti Mektepleri yararına üç ayda bir para ödüllü piyangolar düzenlenmiş ve aynı yıl içinde  üç çekiliş yapıldıktan sonra, kurulan sistem yeni bir örgütlenme ile Tayyare Piyango’suna dönüştürülmüştür. Daha sonra Milli Piyango adı ile günümüze kadar gelen bu kaynak, bugün nasıl kullanılıyor, neden özel girişimciye satıldı soruları ile yine gündemdedir. Bilinen bir gerçek varsa o da Türkiye’nin askeri uçak sahibi olması için çalışmadığıdır.

Ulu Önder Atatürk’ün verdiği direktif ve havacılıkla ilgili söylev ile demeçleri, Türk Havacılığının ve uçak sanayinin kuruluş ve gelişmelerinde temel ilke ve stratejiyi oluşturmuştur…Özellikle; “Bütün tayyarelerimizin ve motorlarının memleketimizde yapılması ve hava harp sanayinin bu esasa göre inkişaf ettirilmesi icap eder.”  sözlerinin  ardından son noktayı koyar;

“İstikbal Göklerdedir.”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.