Sabah yürüyüşümü yaparken yanımdan geçen iki hanımdan biri bana bir hastanenin yerini sordu. Hastane adı yabancı gelmedi ama tam olarak tarif de edemedim. Birkaç dakika sonra nereyi sorduklarını hatırladım. Çekirge’deki Asker Hastanesi idi aranan yer... Ama ülkemizde, özellikle büyük kentlerdeki “askerî yapılar” ve alanlar süratle sivilleştirilerek başka biçimde hizmet vermek için bazen yıkıldı, bazen de farklı bir işlev kazandırıldı. Nedenini de hiçbir mecrada göremedim. Ben de bir neden bulamadım.
Bursa’daki Asker Hastanesi’nin bende bıraktığı izlenim çok farklıydı. Altmışlı yıllarda ailem ile gittiğimiz Çekirge banyolarının ardından Hüsnü Güzel Çay Bahçesi’nde oturur ve karşıdaki bu hastaneye bakardım. Bina bana çok farklı gelirdi ama içine hiç girmemiştik doğal olarak… “Yedek subay” olarak vatani göreve hazırlanırken, çocukluğumun bu ilginç binasının içine muayeneden geçmek üzere ilk kez girmiş oldum. Bu binanın bir başka havası varmış gibi geliyordu… Çünkü her bulundukları şehirde farklı bir amaç ile, özel olarak yapılmışlardı.
Özellikle yaralanmalar ve yanıklar konusunda ya da savunma görevini yaparken, örneğin bir çatışmada yara alan Mehmetçiklerin tedavisinde diğer sağlık kuruluşlarından farklı, hekimleri bu farka göre yetiştirilmiş olduğunu hem düşünür hem de duyardım. Ne oldu da onlarca yıldan beri bu özel insanlara, özel olarak yapılmış hastaneleri ortadan kaldırmadaki amaç ortaya çıktı? Vatandaşı çok düşündüklerinden “buradan da yararlansınlar” diye bir gerekçe olabilir mi diyeceğim ama önce kendim inanmayacağım.
Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli eserleri olması mı acaba bu işlevi doğurdu? Bilemeyiz ülke yöneticilerinin akıllarından geçeni… İçimden “mühür kimde ise Süleyman odur” demek geliyor ancak… Hadi diyelim, örneğin İstanbul’da bu tür yapılar “deprem toplanma alanı” olarak kullanılmak için yıkılmış olsun. Bu da pek inandırıcı gelmiyor ama… Neyse, büyüklerimiz bizden iyi bilir!
Kısa süre önce CHP Parti Meclisi üyesi de olan Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, bu ilginç ve önemli konuda TBMM’de bütçe görüşmeleri sırasında kürsüde ilginç bir konuşma yapmış. Benim de dikkatimi çekti:
“Burada, bu ülkenin dört bir yanındaki subay, astsubay, yedek subay, emekli askerî görevliler, gaziler ve şehit yakınlarının sessiz çığlığını dile getirmek için bulunuyorum. Hafta sonu Bursa’da TEMAD’ın yeni şube açılışı vardı ve Türkiye’nin birçok ilinden gelen gazilerimiz, şehit yakınlarımız ve TEMAD temsilcileri bugünlerde görüşülen bütçeden beklentilerini özellikle ifade ettiler. Ben de onların sesi olmak için söz aldım.” demiş.
CHP Parti Meclisi Üyesi ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu sözlerini çok ilginç cümlelerle kapatmış ve şunları da ifade etmiş:
“Yılların birikimi ve devletin kurumsal hafızası, AKP iktidarında maceralara sürüklendi. 32 askerî hastanenin kapatılması sadece binaların kapanması değil, harp cerrahisi ve askerî sağlık altyapısının ortadan kaldırılması anlamına gelmiştir. Bunun bedelini Mehmetçik ödedi.”
Doğru söze ne denir… Üstelik bu tür konular TBMM çatısı altında pek de ifade edilmiyordu görebildiğim kadarıyla. Bu nedenle Kayışoğlu’nun açıklamalarını çok değerli bulduğumu söylemeliyim.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İSMAİL KEMANKAŞ
Kapatılan Askeri Hastaneler ve Okullar
Sabah yürüyüşümü yaparken yanımdan geçen iki hanımdan biri bana bir hastanenin yerini sordu. Hastane adı yabancı gelmedi ama tam olarak tarif de edemedim. Birkaç dakika sonra nereyi sorduklarını hatırladım. Çekirge’deki Asker Hastanesi idi aranan yer... Ama ülkemizde, özellikle büyük kentlerdeki “askerî yapılar” ve alanlar süratle sivilleştirilerek başka biçimde hizmet vermek için bazen yıkıldı, bazen de farklı bir işlev kazandırıldı. Nedenini de hiçbir mecrada göremedim. Ben de bir neden bulamadım.
Bursa’daki Asker Hastanesi’nin bende bıraktığı izlenim çok farklıydı. Altmışlı yıllarda ailem ile gittiğimiz Çekirge banyolarının ardından Hüsnü Güzel Çay Bahçesi’nde oturur ve karşıdaki bu hastaneye bakardım. Bina bana çok farklı gelirdi ama içine hiç girmemiştik doğal olarak… “Yedek subay” olarak vatani göreve hazırlanırken, çocukluğumun bu ilginç binasının içine muayeneden geçmek üzere ilk kez girmiş oldum. Bu binanın bir başka havası varmış gibi geliyordu… Çünkü her bulundukları şehirde farklı bir amaç ile, özel olarak yapılmışlardı.
Özellikle yaralanmalar ve yanıklar konusunda ya da savunma görevini yaparken, örneğin bir çatışmada yara alan Mehmetçiklerin tedavisinde diğer sağlık kuruluşlarından farklı, hekimleri bu farka göre yetiştirilmiş olduğunu hem düşünür hem de duyardım. Ne oldu da onlarca yıldan beri bu özel insanlara, özel olarak yapılmış hastaneleri ortadan kaldırmadaki amaç ortaya çıktı? Vatandaşı çok düşündüklerinden “buradan da yararlansınlar” diye bir gerekçe olabilir mi diyeceğim ama önce kendim inanmayacağım.
Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli eserleri olması mı acaba bu işlevi doğurdu? Bilemeyiz ülke yöneticilerinin akıllarından geçeni… İçimden “mühür kimde ise Süleyman odur” demek geliyor ancak… Hadi diyelim, örneğin İstanbul’da bu tür yapılar “deprem toplanma alanı” olarak kullanılmak için yıkılmış olsun. Bu da pek inandırıcı gelmiyor ama… Neyse, büyüklerimiz bizden iyi bilir!
Kısa süre önce CHP Parti Meclisi üyesi de olan Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, bu ilginç ve önemli konuda TBMM’de bütçe görüşmeleri sırasında kürsüde ilginç bir konuşma yapmış. Benim de dikkatimi çekti:
“Burada, bu ülkenin dört bir yanındaki subay, astsubay, yedek subay, emekli askerî görevliler, gaziler ve şehit yakınlarının sessiz çığlığını dile getirmek için bulunuyorum. Hafta sonu Bursa’da TEMAD’ın yeni şube açılışı vardı ve Türkiye’nin birçok ilinden gelen gazilerimiz, şehit yakınlarımız ve TEMAD temsilcileri bugünlerde görüşülen bütçeden beklentilerini özellikle ifade ettiler. Ben de onların sesi olmak için söz aldım.” demiş.
CHP Parti Meclisi Üyesi ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu sözlerini çok ilginç cümlelerle kapatmış ve şunları da ifade etmiş:
“Yılların birikimi ve devletin kurumsal hafızası, AKP iktidarında maceralara sürüklendi. 32 askerî hastanenin kapatılması sadece binaların kapanması değil, harp cerrahisi ve askerî sağlık altyapısının ortadan kaldırılması anlamına gelmiştir. Bunun bedelini Mehmetçik ödedi.”
Doğru söze ne denir… Üstelik bu tür konular TBMM çatısı altında pek de ifade edilmiyordu görebildiğim kadarıyla. Bu nedenle Kayışoğlu’nun açıklamalarını çok değerli bulduğumu söylemeliyim.