Hava Durumu

Keneddy suikasti  ve Türkiye’nin bayrak jesti

Yazının Giriş Tarihi: 24.11.2025 21:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.11.2025 21:07

Yine bir kasım ayı içindeyiz. Çok sayıda önemli olay yaşamış ülkemiz ve halkı bu ayda… Bunlar içinde, ülkemiz için üzücü olanı da var, örnek teşkil edeni de. İşte bunlardan çok önemli bir örneği sizinle paylaşmak istedim; Tarih 23 Kasım 1963…Kamyona yüklediğimiz eşyalar ile birlikte Bursa içindeki bir mahalleye, yeni evimize taşınıyoruz. Atatürk Caddesi civarında Türk bayraklarının yarıya indiğini gördüm ve 9 yaşımın verdiği merak ile babama soruyorum; “Bayraklar neden yarıya indirilmiş?” Babam gayet sakin bir ton ile “ Amerika Başkanı’nı Keneddy öldürülürmüş oğlum” dedi. Dost ülke olduğu için bayraklar yarıya indirilmişti her halde…Bu açıklamada beni en fazla ilgilendiren, iki ülkenin böylesi bir yöntem ile dostluklarını belirtmesiydi. Çünkü o zamana kadar bayrağımızı hiç böyle görmemiştim. Ardından yeni evimize yerleştik ve radyodan bu olaya dair haberleri izlemeye başlamıştık. Birkaç yıl sonra, zamanı geçse de bu kez TV ekranlarında gördük bu suikastı… Meğer Amerika bizim dostumuzmuş ama ben bilmiyormuşum o çocuk yaşımda… Neden mi ? Eski evimizdeki bir komşu teyze, sokakta arkadaşı ile sohbet ediyordu.Yanlarından geçerken duymuştum bazı ilginç sözleri… “Amerika içimize girdi” gibi bir laf etmişti birkaç kez Naciye teyze... Bu iyi bir şey miydi, değil miydi o dönemde kimseye de soramamıştım. Ama,ABD Başkanı için yarıya indirilmiş bayraklar,, bunun tersini söylüyordu. Bir çalışma için yaptığım araştırma sırasında, bu olaydan uzun sayılabilecek bir süre önce, dönemin başbakanı Adnan Menderes Amerika’ya gitmiş ve pek memnun ayrılmamış. Şimdilerde edindiğim bilgilere göre de, Keneddy sonrası ülke yönetimine gelen kadronun ABD yöneticileri de mutlu olmamış bu misafirlikten….Çünkü Başbakan Menderes 1954 ve 1955 yıllarında ABD Başkanı Eisenhover’den istediği yüklü miktardaki kredi sözünü ve miktarın bir bölümünü almış. Kredinin önemli bir bölümü ödenmeyince, kalan kısmı da ülkemize verilmemiş…Ve bu kez ABD Başkanı Türkiye’ye gelmiş Bu olaydan önce Menderes,Avrupa’da yaptığı önemli bir anlaşmadan dönerken, nedeni tam olarak bilinmeyen bir uçak kazası da geçirmiş ve yara almadan kurtulmuş. Acaba bu bir rastlantı mı, yoksa ihtar mıydı? Üstelik beraberindeki heyet arkadaşlarından ölenler olmuş. Çünkü kredi meseleleri sonucu Başbakan Menderes yönünü SSCB’ye çevirmiş meğer o dönemde... Yıllar sonra bazı yayınlara bakarak bu olayı iyice irdelemeye çalıştım. Ama günümüzde bu suikastı ve diğer gelişmeleri daha farklı değerlendirmek de mümkün. Çünkü ülkemizin liderleri, ne zaman ABD ‘ye gitse veya onların yetkilileri ile yakın temasta olsa, sanki iktidarlar değişiyor… Örneğin Adnan Menderes ve Demokrat Parti’ye söz konusu ABD dönüşünden bir süre sonra,

27 Mayıs Askeri Darbesi yapılmıştı.Yıllar sonra ve 12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında, ABD komutanlarından birinin “Bizim çocuklar başardı” demesi ile ülkem yeni bir yeni koalisyonlar dönemine girmişti! Aradan yine uzun yıllar geçti. Rastlantı mı bilemedim,Türkiye’nin yine değişim zamanı gelmiş olacak ki; ABD patentli bir iç darbe daha yaşandı.Darbenin, dini kisve altına sığınan sorumlusu ve icracıları da, bu kalkışmanın sonuç vermemesi ile ABD’nin kanatları arasına giriverdi. Aslında, bu girişim orada ete kemiğe bürünmüş ve hazırlanmıştı sanki ! Söz konusu 15 Temmuz darbesi bertaraf edilmese, az daha ülkemizin rejimi ve yönetimleri yine değişecek, belki de hiç beklemediğimiz bir yerlere sürüklenecektik. . Böylesi, ABD ile ilintili iç karışıklık dönemlerinden biri için, bir kez daha geriye dönersek, bunlardan biri de 1971 yılında yaşanmıştı. O dönemde, ABD karşıtlığı, ülkemiz in üniversite gençliği ile dillendiriliyordu. O gençlik her güçlüğe göğüs gererek, ABD karşıtlığını inatla sürdürmüştü. İçlerinden bir kaçı da, eylemlerini, insan kaçırmaya, ABD askerlerini ülkemizde denize dökmeye kadar bile ileri götürmüştü. Bunlar yetmemiş, ülkemizdeki bir askeri radar üssüne bile eylem koymuşlardı. Sonuçta yakalandılar ve üç üniversiteli eylemci genç, yargılanarak idam edilmişti. İsimleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ‘dı yanılmıyorsam… Toplumun bir kesimi bu üç gencin idamını, üçe üç ve “Menderes ile arkadaşlarının rövanşı” diyerek de isimlendirmişti. Bu olaylardan sonra, mevcut hükümet istifa etti ve teknokratlardan oluşan bir Bakanlar Kurulu Kabinesi oluşturuldu. Velhasıl, ABD ile Türkiye ne zaman ters düşerse veya bu dünya devinin yönünde gidilmediği takdirde, ya da istedikleri hükümetler kurulmaz ise ülkemiz kaos yaşamıştı bu olaylara bakınca….Örneğin, Amerika bu yüzyılın başlarında, hiç beklemediği bir saldırıya uğramış, İkiz Kuleler olarak bilinen bu saldırıda yüzlerce kişi yaşamını yitirmişti. “İkiz Kuleler” saldırısı sonrası, doğal olarak bunun yanıtını vermek istemişti ABD…Ve askerini, topraklarımız üzerinden Ortadoğu’ya ve özellikle Irak’a çıkarma amacı için yapılan, TBMM oylamasında, yeterli çoğunluk sağlanamamıştı çok şükür ! . Ama dönemin en yetkili ismi/ isimleri ve sonraki yılların en güçlüleri , bir kez daha TBMM de oylama yapılmasını isteyecek kadar şaşkındı.İyi ki, çabuk dönülmüştü bu düşünce ve yanlıştan...İkinci kez TBMM’de ABD lehine oylama yapılarak, bu geçişe izin verilseydi, ülkemizde neler yaşanırdı bunu düşünmek bile zordu. Velhasıl, Türkiye olarak, ABD gibi dünya devi ile, ne zaman uyumlu, ne zaman küs olacağımız belli olmuyor!!! Bu durum dönemin koşullarına göre değişiyordu. Değişmeyen, sadece ABD mahreçli ihtilal veya zor günler yaşamamızdı!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.