Hava Durumu

Noel ve yılbaşı tartışması nedir?

Yazının Giriş Tarihi: 29.12.2025 19:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.12.2025 19:23

Bence bu tartışmayı hemen her yıl tekrar eden iktidar çevreleri, bu iki kavram arasındaki farkı toplumun büyük bir bölümüne göre daha iyi biliyor. Ama her yıl, bu günlerde yapılan kutlamalar ve eğlence türleri hemen konu ediliyor. İktidar, seçmenini konsolide edebilmek adına en önemli konu olarak her zaman yılbaşı kutlamalarını seçiyor.

Toplumun bir bölümü için bu özel günde dinî gereklere uyulmaması, eğlencelerdeki kılık kıyafetin tamamen Hristiyanlık çağrışımı yansıtıyor gibi değerlendirilmesi, can simidi gibi yetişiyor. Aslında hemen herkes bu günün kutlanma nedenini biliyor… Çünkü yeni bir yıla giriliyor. Bu da insan hayatı için önemli olan yenilikleri, olası başarıları getirmesi umuduyla, tüm dünyada olduğu gibi biraz da gelenek ve göreneklerin dışına taşırılarak kutlanıyor. Ülkemizde de…

Bu konuyu her yıl gündeme getirip toplumda aslında var olmayan bir ayrımı ortaya koymanın kimseye faydası yok. Çünkü ülkemiz “laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti”dir. Nokta… Bu çerçevedeki yasalarıyla yönetiliyor. Yani herkes, kendi geleneğine ve isteğine göre bu geceyi değerlendirmeye çalışıyor.

Belli bir kesimin dediği gibi, kafaya takılan kukuletalar, aşırı alkol tüketimi ile kimse ne inancından çıkar ne de toplumsal bir ayrıştırmaya neden olur. İsteyen o gece namazını camide kılar ve evine dönerek uykuya dalar, isteyen de sabaha kadar eğlenir. Günahı da (varsa) kendinedir. “Sosyal hukuk devleti” kavramı işte bunu anlatır.

İşin bir ilginç tarafı daha var. Söz konusu kesimler, yılın 364 gününde ülkemizdeki bir kesimin benzer bir yaşam tarzını günlük hâle getirdiğinin farkında değil sanki! O zaman neden bu kadar eleştirilmiyor bu durum?

Aslında bu konuda kafa yormaya da gerek yok. Suç ve karşılığındaki ceza kişiseldir ve bedelini kendisi öder. Merak etmeyin sayın dostlar, tahminimce ülkemizin büyük bir bölümü “yılbaşı gecesi”ni yeni bir yılın yeni bir sayfayı açarak olumlu sonuçlar getirmesini dileyerek, o geceyi en az harcama ile geçirecektir.

İşte bütün mesele, Türkiye Cumhuriyeti kurulurken Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı “laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti”ne işaret eden yasa ve uygulamalardır. Bu nedenle bir kez daha yineleyeyim: Yeni yılın ilk gecesi yapılanlar bizim toplum için ne İsa Peygamber’in doğum gününü kutlamak ne de Batı’nın bazı sapık anlayışlarını sergilemektir. Aklı başında her Türk vatandaşı, neyi ne için yaptığını bilecek seviyeyi taşır zaten…

Amaç, bu konu ile muhalefet seçmenine yaşam tarzı üzerinden gönderme yaparak mütedeyyin kesimi elde tutabilmek kaygısı gibi geliyor bana… Düşündüğüm gibi iktidar yöneticilerinin yarattığı suni bir iklim ise buna da bir diyeceğim yok. Çünkü o cenahın içinde de sürekli kınanan, sazlı sözlü, aşırı dozdaki eğlencelere rastlanabilir.

Örnek mi? Hemen vereyim. TBMM çatısı altında, bütçe görüşmeleri sırasında AKP Mersin Milletvekili Sibel Söylemez adındaki bir hanımefendi (şimdiye kadar adını hiç duymamıştım) sözüne öyle bir yerden girmiş ki, partisine katkıda bulunayım derken arkadaşlarını bile şaşırtacak bir cümle kurmuş. Bilgiyi kimden aldı, kim akıl verdi bilemiyorum; tuzak gibi bir cümle kullanmış ve aynen şöyle demiş:

“Siz milletin bütçesiyle şapka beğenirken (Atatürk’ün şapka devrimine atıf yapıyor), millet yoksuldu. Siz milletin bütçesiyle köşklerde ziyafet verirken, millet yoksuldu. Siz gayrimillinin ta kendisi, yoksulluğun da sebebisiniz.”

O dönemlere ait bu bilgiyi kim verdiyse, bu genç kadın vekilimizi tongaya düşürmüş. Çünkü kim olursa olsun, cümleleri seçerken —hele TBMM çatısı altında kurarken— dikkatli olmak gerekir herhâlde… Çünkü bu kutlu çatı altında bir kadın olarak konuşma hakkına sahipseniz, o imalı cümleniz ile Atatürk’ün alışkanlıkları yerine, ülke için biçtiği elbiseyi iyi inceleseniz daha iyi olurdu diyorum.

Benim bunları söylememe de gerek yokmuş. Çünkü TBMM’de yanıt verilmiş kendisine… CHP vekillerinden “İSTAKOZ” sesleri yükselmiş. Meğer yine AKP milletvekili Şebnem Bursalı isimli hanımefendi (soyadı da bizim talihsizliğimiz), Monako’da bir yat kulübünde yediği ıstakoz fotoğrafını safça bir biçimde sosyal medyada paylaşmış.

Aman siz siz olun, böylesi paylaşımlardan kaçının. Bir gün gelir, boynunuza yafta gibi asılıverir.

Yeni yılın sağlık, mutluluk ve bol rızık getirmesi dileğimle…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.