Hava Durumu

O bölgede Atatürk adı ile sadece lise kalmıştı !

Yazının Giriş Tarihi: 11.11.2025 17:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.11.2025 17:39

Bursa’da yaşayan dikkatli kişiler bilirler nereyi kastettiğimi…Sultan İkinci Murat döneminde, şimdiki Kültürpark’’ın doğusunda bulunan ve dut ağaçlarının dikili olduğu alanın adı “Beylik Bahçe Dutluğu “ olarak bilinirmiş. Şöyle gözümüzün önüne getirelim. Altıparmak’tan gelerek Çekirgeye doğru giden yolun kuzeyinde bulunan bu dutluğun orada oluş amacı, Bursa ipekçiliği için, dut yaprağı yetiştirmekmiş. Bu neden ile burası Vakıf Bahçe diye de bilinirmiş. Yani Vakıflara ait bir yermiş. Şu an hangi kuruma ait bilemiyorum. İşte söz konusu bu alanda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1925 yılında yaptığı Bursa ziyaretinde , futbol yöneticileri, Atıcılar yerine buraya bir saha yapılmasını kendisinden talep etmişler. O da cebinden bin lira vererek katkıda bulunmuş. Buraya yapılan ahşap tribünlü stadyumun adı da Atatürk’e ithaf edilerek “Gazi Stadyumu” olarak konmuş. Sonraki yıllarda ve Atatürk’ün ölümünden bir süre sonra yeniden yapılan tesise de Atatürk Stadyumu adı verilmiş. Bu arada Mustafa Kemal Atatürk,yine 1925 yılında stadyum yapımına desteğinin yanı sıra daha önce planlandığı biçimde İpekiş Fabrikası’nın temelini atmış ve böylece bu önemli tesisin kurulmasını sağlamış. Alan geniş olduğu için, bu yapılar kendine rahatça yer bulmuş Vakıf bahçe’de... Uzun yılların ardından 1960 yılında bu alana bu kez Atatürk adı verilen bir lise binası yapıldı. Aradan yine uzun bir dönem geçti, bu kez bu alanın bir köşesinde, o güne göre en kapsamlı ve en yüksek seyirci kapasitesine sahip Atatürk Spor Salonu inşa edildi. Zaman durmuyor ki aradan yine uzun bir süre geçti ve Atatürk Stadyumu, yüzlerce maça ve onlarca başarıya ev sahipliği yaptıktan ve Süper Lig Şampiyonluğu’na bile burada ulaşıp kutladıktan sonra, emekli edildi ve ardından yıkılıverdi ! Zaman yine hızla akmaya başlamıştı, bu kez Atatürk’ün bizzat temelini attığı İpekiş Fabrikası da üretimi durdurdu, de binanın bir çok yeri yıkıldı ve ortada bir beton yapı kaldı. Vakıf Bahçe Dutluğu dediğimiz o alana olan ilgi bir türlü bitmiyordu! Amaç yeni binalar üreterek çağdaş adımlar atmak mıydı , yoksa bir başka ve gizli bir amaç mı vardı? Bir de baktık, yapıldığında “Balkanların en donanımlı ve en yüksek seyirci kapasiteli diye anılan Atatürk Spor Salonu da ortadan kaldırılıvermişşş... Atatürk Stadyumu ve diğer yapıların bulunduğu alana Sayın Cumhurbaşkanı’nın helikopterle tepeden bakarak, dönemin belediye başkanına verdiği talimat , pardon önerisi ile bir park yapılacaktı..Ve burada çimlerin üzerinde gençler çocuklar yatıp yuvarlanacaktı. Ama ortaya çıkan yer tamamen bir beton yığınıydı. Allah korusun, çocuklar burada yuvarlanmaya kalksa istenmeyen sonuçlar doğabilirdi! Sonuç; Bursa’nın bu önemli ve unutulmaz köşesi,bir tek ağaca bile rastlanmadan, sessiz ve betondan oluşan bir hal aldı ama buraya olan ilgi, giderek daha bir iştiha ile devam etti ve günümüze geldik. Bu kez “talih kuşu” Atatürk Lisesi’nin başına konmuş ve yıkım kararı alınıvermiş! Büyük olasılıkla “depreme dayanıksızdı” denecektir ve doğrudur da... Kabulümüz.!!! Ama bir şeyi unutacaktım az daha…Şimdi bu alanda farkındaysanız, ATATÜK isimli bir yapı kalmadı değil mi? Olsun biz Bursalılar olarak, eski ve tarihi yapıtlara, alanlara pek düşkünlüğümüz yoktur(!) , bunu anladık. Önemli bir örnek var bu konuda da . Gazi Mustafa Kemal, henüz yeni devletin adı Türkiye Cumhuriyeti olmadan, ilk Bursa ziyareti sırasında, geceyi eski belediye reislerinden Yağcı Cemal Bey’in konağında geçirmiş. Aslına bakılırsa küçük bile olsa müze yapmak için çok önemli bir neden varmış ortada… Dünya lideri ve kahraman asker ve Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, Bursa’ya ilk kez geliyor ve bir evde geceliyor. Tam anlamı ile küçük bir müzelik durum. Ama öyle yapılmamış. Nedense bu ahşap konağın bulunduğu bina yıllar sonra(Sanırım 60lı yılların başında) Cumhuriyet’in ilanından çok uzun bir süre sonra yıkılmış.Yerine Altıparmak mevkiinde, şimdiki yüzen taşlar dediğimiz yerine hemen yanında, SSK Hastanesi ve idari binası yapılmış. Ben yapılışını hatırlamıyorum ama, hastane olduğu zamana yetişmiştim.

Demek ki, bazı konular bu kadim şehrimize pek de iyi gelmiyor! Oysa söz konusu kişi, bir Osmanlı subayı olarak savaş yeteneğini kullanıyor düşmanı yeniyor ve yepyeni, insan haklarına saygılı bir yönetim biçimi olan bir Cumhuriyet yaratıyor. Bu başarısı sözde de kalmıyor. Tüm devletlerin saygı ile baktıkları Mustafa Kemal Atatürk’e NOBEL ödülü veriliyor. Bunun önemini anlamak için, şu anda dünyanın en etkin cumhurbaşkanı ve de diğer asrın liderleri, NOBEL’e hak kazanmak için can attıklarını fark etmek yeter.. Şimdi içimize ve şehrimize dönelim, yıkılacak lisenin yerine kurulması planlanan ve günün koşullarına uygun olacağı açıklanan okulun adı bu kez de ATATÜRK olarak konmasını talep edelim derim.. Çok mu imkansız bir istek bilemedim !

Gerisi kent sakinleri ile yerel yöneticiler ve ülke genel yöneticilerine kalmış.Eğer bu alana yine bir eksiği gidermek için bina dikilecekse, yine de adı ATATÜRK olmalı derim.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.