Hava Durumu

Türkiye’nin Yerel Yönetim Tarihi (3)

Yazının Giriş Tarihi: 29.12.2023 14:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.12.2023 14:35

Ülkemizin siyasi tarihinde önemli bir yeri olan yerel yönetim tarihinde önemli  bir yeri olacağını düşündüğümüz 31 Mart Seçimi için artık sayılı günler var. Genel siyaseti de etkilemesi oldukça büyük bir ihtimal olarak görülen bu seçimlere gelirken, iki bölümünü yayımladığımız Türkiye ve Bursa’nın Yerel Yönetim Tarihi’nin üçüncü bölümünde, 27 Mayıs 1960 İhtilali sonrası yapılan ve ilk kez belediye başkanlarının bağımsız olarak seçildiği 16 Ekim seçimi ve sonrasında yaşananları, Bu seçimin Bursa’ya olan etkilerini, yaklaşık 10 yıl önce yaptığımı bir kitap ve belgesel çalışmasında, bizi bilgilendiren gazeteci ve politikacı büyüklerimizin anlatımıyla bilginize sunacağım.

27 Mayıs 1960 İhtilali ve Askeri İdare Dönemi

İhtilal sonrası Askeri idare, vali ve belediye yönetimlerine el koyduğu için bu iki göreve 27 Mayıs 1960 tarihinden yerel seçimlerin yapıldığı 16 Ekim 1963’e kadar Bursa’da da belediye başkanı olarak atanan  isimleri getirildi. Sırasıyla; Turgut Başkaya, Danyal Yurdatapan, Enver Kuray ve Fahrettin Akkutlu valilik görevinin yanı sıra belediye başkanlığını da yürütüyordu.

Enver Kuray Bursa Festivali, Fahrettin Akkutlu da Bursaspor’un kuruluşu ile  kent tarihine imza atmıştı.Vali ve Belediye Başkanlığı görevini sivil toplumla birlikte yürütmeyi hedefleyen Enver Kuray, görev süresi içinde Bursa için çok önem arz eden toplu konut kavramının ilk ürünleri için düğmeye basmıştı.

Turhan Tayan (Dönemin AP Bursa İl Başkanı): “Piccinato planında vardı, toplu konut yapımları…Bunun ilk örneklerinden  Ertuğrulgazi, Sosyal Meskenler olarak geçen bir proje bunlardan biriydi. Vali Enver Kuray zamanında, İmar İskan Bakanı Fahrettin Kerim Gökay döneminden itibaren orada bir yapılaşma, yeni bir kentleşme, yeni konutlar yapılmaya başlandı ve o süreç, aşağı yukarı 1980 yılına kadar devam etti.”

Askeri Yönetimin izlerini taşıyan bu dönemin, ardından, yeni bir Anayasa ile seçim sisteminde de değişiklik yapıldı. Belediye başkanları artık seçmenin vereceği oy ile, direkt olarak halk tarafından seçilecekti.

Bu bakımdan 17 Kasım 1963 tarihi, hem Bursa, hem de Türkiye için çok önemliydi. Belediye başkanları ilk kez doğrudan seçiliyor, İhtilal sonrası bir anlamda Demokrat Parti’nin devamı hüviyetini taşıyan Adalet Partisi’nin adayı Kemal Bengü başkanlık koltuğuna oturuyordu. Bengü için çok ilginç bir propaganda dönemi yaşanmıştı Bursa’da…

(Kahraman Atılgan (Gazeteci): “İhtilalden sonra yeni kurulan Adalet Partisi Kemal Bengü’yü aday gösterdi. Eskiden Bursa’nın Nafia Müdürü olan Bengü’nün evi , ailesi İstanbul’daydı. Hiçbir gün gelip burada seçim propagandalarına katılmadı. Demokrat Parti’nin devamı gibi kabul edilen AP  için Bursa bir kale konumundaydı.H alk AP’ye öyle bir gönül vermişti ki... Sevgi seli vardı. Bir mitingler olurdu Pınarbaşı’nda, görmeliydiniz.”

Turhan Tayan :  “AP’nin böyle bir isimle seçimi kazanması hem adayın kişiliğinden kaynaklanan nedenler,  hem de 27 Mayıs’a olan tepki, bu seçimde önemli rol oynadı. Bursa DP’nin kalesiydi. Bursa 1961 Anayasası’na da referandumda red oyu vermiş büyük bir ildi. CHP’nin adayı rahmetli Şebip Karamollaoğlu’na karşı Kemal Bengü’yü seçmişti.”

Kemal Bengü, göreve gelir gelmez, grevde bulunan Bursa Otobüs İşletmesi’ndeki (BOİ) sorunu çözüyor ve bu anlamda tarihe geçiyordu. Sendikalar, Grev ve Lokavt Kanunu’nun çıkmasından sonra Türkiye’deki ilk grevi BOİ çalışanları yapmıştı. Adaylık öncesi, o günlerdeki adıyla Nafıa Müdürü olan Bengü, bu özelliğini belediye başkanlığına taşıyor, Bursa’nın en ücra köşelerini bile asfaltlayarak, unvanlarına bir yenisini daha ekliyordu.

Kahraman Atılgan : “O zaman Bursa’da  asfalt olan tek bölge Atatürk Caddesi ile Çekirge Caddesi arasıydı. Bengü yeni döneme, her tarafa asfaltlayarak başladı. O dik sokakları, dik caddeleri hepsini asfaltladı. Bursa, asfaltı Kemal Bey sayesinde gördü. O yüzden de Kemal Bey’in adı ‘Asfalt Kemal’e çıktı. Halk koydu, çünkü öyle bir şey yapmıştı ki Kemal Bey, küçük çocuklar bile onun işareti olan zafer işaretini yaparak, Bengü Bengü, diyerek tempo tutarlardı.”

27 Mayıs sonrası Bursa’da yerel, 1965’te de Türkiye’de genel iktidara halkın oylarıyla gelen AP, bu ilk dönemde önemli bir hata yapmıştı.

Turhan Tayan : “AP’nin ilk belediyecilik döneminde büyük bir patlama ile karşılaştı yerel yönetim. Ben o günlerde yeterli şehir planlaması yapıldığı kanaatinde de değilim.”

Bengü, ilk dönemin sonunda çoğunlukla başarılı bulunmasına karşın partisi tarafından ikinci dönem için aday gösterilmiyor ve bağımsız aday oluyordu.

Niyazi Menteş : “Kemal Bengü ikinci defa adaylığını koyduğu zaman AP kabul etmedi. Ömer Önadım aday gösterildi… Önadım’ın kardeşi Kasım Önadım, Bağ-Kur’un yaratıcısı, hakikaten  değerli bir insandır. Ömer Önadım  da asker kökenlidir, aday gösterdiler. Yalnız Bursalı, Kemal Bengü’yü gerek özel yaşantısı, gerek bayındırlık çalışmalarıyla fazlasıyla tuttu. Çünkü Kemal Bengü halkla iç içeydi ama AP tutmadı ve Bengü bağımsız adaylığını koydu.”

Kahraman Atılgan : “Kasım Önadım,  kardeşi  Ömer Önadım’ı, çıkardı  Bengü’nün karşısına…Parti içindeki adaylık yarışını Önadım kazandı. Kazanınca büyük bir tepki çıktı ortaya, kendi partililerinden…AP’de bir grup vardı, Yeşiller Grubu diye. O grup Kemal Bengü’ye sahip çıktı. Getirdiler Kemal Bey’i, her gün konvoylar konvoylar, ona gönül verenler de katılıyor konvoya. İşte büyük bir coşkuyla geldi. Kemal Bengü bir efsane olmuştu Bursa’da. Sokak aralarında çocuklar Bengü Bengü diye oyun oynuyorlardı.”

Turhan Tayan: “Kemal Bey ile dönemin il başkanı rahmetli Hüseyin Bey arasında ve Kemal Bey ile rahmetli Kasım Önadım arasında bir çekişme başladı. Partiyle belediye ilişkileri bozuldu, bir iç çekişme başladı. Bu iç çekişme öyle bir noktaya geldi ki 1968 yerel seçimlerine giderken önseçim yapıldı, aday belirleme konusunda. O zamanKemal Bengü aday oldu, Ertuğrul Mat ve Ömer Önadım aday oldu. Önseçimi Ömer Önadım kazandı. Eğer Ertuğrul Mat aday olmasa Kemal Bengü kazanacaktı. Bu defa Kemal Bengü hemen istifa etti ve bağımsız aday oldu.”

Seçim çalışmaları sırasında Bengü halkın büyük ilgisini çekiyordu.

Niyazi Menteş: “’Gözlerime bak, anlarsın, Bengü’ye değil mi’ diye insanlar birbirleriyle sohbet ederlerdi. Gece Kemal Bengü’nün toplantıları dolup dolup boşalırdı, propaganda toplantıları.”

Halk büyük destek veriyordu, ancak Kemal Bengü’nün adaylığı bazı engellerle de karşılaşıyordu.

Niyazi Menteş: “Kemal Bengü’nün toplantılarına polis marifetiyle baskı yapılmak istendi. O zamanlar Emniyet Müdürü Vahdet Erdal. Vahdet Erdal’a çıkıp biraz Kemal Bengü’nün toplantılarını biraz rahatsız edelim diye bir şeyler oldu. Kemal Bey’le polis teşkilatı biraz soğuk kaldı. Ancak Vahdet Bey, ‘Ben partinin emniyet müdürü değilim, devletin emniyet müdürüyüm’ derdi.”

Kendi partisiyle ters düşen Bengü seçimlere hazırlanırken, beklemediği ve o günlerde kamuoyuna yansımayan bir olay başından geçmiş, buna rağmen yılmadan çalışmalarını sürdürmüştü.

Niyazi Menteş : “Haber gazetesi, desteklemiyor bağımsız aday Kemal Bengü’yü. Ömer Önadım’ı destekliyor, ama bu da doğaldır. Demokrasi de herkes istediği adayı destekleyebilir. Biz tek kaldık, Hakimiyet gazetesi Kemal Bengü’yü destekliyor. Biz Haber gazetesi olarak, Ant gazetesi yok o zamanlar, kapandı, Ömer Önadım’ı destekliyoruz. Bizm gazetede köşe yazısı yazıyor, Hüseyin Aykut. Bir hayli de gazetede önemli bir mevkiiye getirildi. Kemal Bengü’yü yeren yazılar yazılıyor. Ömer Önadım’ı yükselten, yücelten yazılıyor yazılıyor. Bunlar da doğaldır, gazeteler bunu hep yaparlar seçim öncesi. Yalnız duyduğuma göre, Önadım seçimi kazanırsa Hüseyin Aykut da belediye de önemli bir yere gelecek. Hüseyin Aykut’un maddi durumu biraz bozuktu, o dönem. Bu nedenle Hüseyin Aykut da Kemal Bengü’nün kazanmaması için gerekli çalışmayı yapıyordu. Ama Bursa öyle bir haldeydi ki artık sokakta giden vatandaş Kemal Bengü demeye başlamıştı.

İddiaya göre, Kemal Bengü’yü korkutmak istiyor, silahını alıyor, tam içeriye girerken, Hüseyin Aykut’u iki AP’li önlüyorlar, alıyorlar. Bu basına aksetmedi.”

Dönemin siyasi koşullarına rağmen,sandık  bağımsız aday olarak seçime giren Kemal Bengü’ye tarihi bir zafer kazandırıyordu.  

Turhan Tayan : “Özellikle şehir etrafındaki varoşlara büyük hizmetleri, su, elektrik, kanalizasyon, asfalt hizmetleri ve parti içi çekişmeler Kemal Bengü etrafında büyük bir gruplaşmaya sebebiyet verdi ve Kemal Bengü, bağımsız olarak girdiği seçimden galip olarak çıktı.”

Bengü, ikinci görev döneminde, 1970 yılında İstanbul Nazım Plan Bürosu’ndan esinlenerek, Bursa’da yeni bir büro oluşturuyordu. Mimar Ertuğrul Menteşe yönetiminde sürdürülen çalışmalar sonucu, “Metropoliten Bölge Sınırı”, “Arazi Kullanımı”, “Sanayi-İşyeri-Resmi Kurum” anketleri ve “Doku Analizleri” yapılıyor, bu arada Muradiye ve Hisar çevreleri için koruma amaçlı 1/1000 ölçekli imar planı hazırlanıyordu. Planlama çalışmalarına karşın,  bu dönemde Bursa korkunç bir hızla büyüyor ve kaçak yapılar cenneti oluyordu.

Kahraman Atılgan : “Bursa o sanayiye hazır değildi. Bursa’nın konut durumu müsait değildi. Bu birden bire olunca o kaçak inşaatlar yayıldı, gitti. Bu kadar büyük fabrikalar kurulacağını kimse tahmin etmiyordu ki.”

Gecekondular konusunda sık sık uyarı alan Başkan Bengü’nün eleştirilere çarpıcı bir yanıtı vardı. 

Kahraman Atılgan : “Belediye Meclisi’nde ‘Başkan gecekondular bitiyor, kaçak inşaatlar’ diyorlardı. ‘Ben kimsenin evini yıkamam kardeşim, bana ev yıktıramazsınız’ diyordu.”

1960’ların sonunda Bursa’da hissedilir derecede bir su sıkıntısı vardı. Çözümü için yeni projeler gerekiyordu.

Turhan Tayan : “O dönemde çıkan bir yasa vardı. Nüfusu 100 binin üzerinde olan illerin içme suyu, merkezi hükümet tarafından, Devlet Su İşleri tarafından getirilecek, diye kanun çıkmıştı ve o kanun sayesinde Doğancı Barajı içme suyu için yapılmış ve 70’li senelerin ortalarında devreye girmiştir.”

Bursa’nın bağımsız belediye başkanı Kemal Bengü, 5 yıllık ikinci döneminde çok ilginç bir uygulama da yapmıştı.

Turhan Tayan : “Merkezi idareyle diyalog olmadı. Kemal Bey, 5 sene Bursa’dan ayrılıp Ankara’ya gitmedi. Bir gün bile görevini vekiline bırakmadı.”

Kemal Bengü, 10 yıllık rekor bir sürenin ardından 9 Aralık 1973 seçimlerinde koltuğu AP adayı İsmet Tavgaç’a devrediyordu. Bu süre içinde merkezi hükümetin yatırımları ve desteği Bursa’ya Pilot Sanayi Bölgesi’ni, çevre bağlantı yollarını kazandırıyordu. Bengü döneminde, Bursa sanayileşme hamlesini başlatıyor ve göç dalgasına uğruyordu.

1960’lı yılların başında 150 bin olan kent içi nüfus, 1970 yılında 270 bine çıkıyor, konut sıkıntısı had safhaya ulaşıyor, bu gelişme o gün için tartışma konusu bile olmuyordu.

Turhan Tayan:“1960’dan sonra, ki onda Avrupa finans kurumlarının, kalkınma örgütlerinin de payı vardır. Bursa Organize Sanayi Bölgesi, yerel güçle yapılmış, sadece merkezi idarenin planlamasıyla yapılmış bir proje değildir. Yani ilerisi görülemedi, belki de tercih sanayi değildi. Ama sanayiden kaçamazdı. Bursa kaçamazdı, Türkiye kaçamazdı. Tamamen doğru, tamamen yanlış, siyah beyaz bakılacak bir olay değil bu. Çok farklı bir olay.”

Kemal Bengü, görevini aralıksız 10 yıl 1 ay sürdürürken, Bursa’da iki kez seçim kazanan ve o tarihe kadar, Cumhuriyet döneminde en uzun süre görev yapan belediye başkanı unvanına sahip oluyordu. Bengü, iki dönem sonunda aday olmayarak görevi devrederken, geriye ona ait hoş bir seda kalıyordu.

3.Bölümün sonu

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.