Hava Durumu

Türkiye ve Bursa’nın yerel yönetim tarihi(10)

Yazının Giriş Tarihi: 09.02.2024 16:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.02.2024 16:01

Yaklaşık 9 haftadan beri, geçmişte yaptığım (2004 yılında)  bir belgeselden yola çıkarak,Türkiye’deki seçim atmosferi ve de Bursa’nın yerel yönetim tarihinin bir bölümüne ışık tuttuk. Bu kez  de Erdoğan Bilenser dönemini, yine kendisinin yanı sıra, önceki belediye başkanlarının yorumları ile anlatacağız.

Yıl 1999 olmuştu…Türkiye, terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan’ın yakalanışıyla çalkalanıyordu. Öcalan’ın yakalanma rüzgarı, hem Demokratik Sol Parti’ye, hem de Milliyetçi Hareket Partisi’ne büyük bir oy potansiyeli

sağlıyordu. DSP Bursa’daki seçime sürpriz bir adayla giriyordu.

DSP rüzgarı ve Erdoğan Bilenser Büyükşehir Belediye Başkanı

Bu gelişmeler doğrultusunda yapılan 18 Nisan 1999 genel ve yerel seçimlerinden,çoğu yerde olduğu gibi DSP Bursa’da da birinci parti olarak çıkıyor, Erdoğan Bilenser Büyükşehir Belediyesi’nin dördüncü başkanı olarak koltuğa oturuyordu. Bilenser, kamuoyunda beklenmeyen bir isimdi, ama kendi ifadesiyle kent sorunlarına ilgi duyan bir Bursalıydı.

“Ben gerçekten kentle çok ilgilenen bir insandım, aslında dünyayla ilgilenen bir insandım . Bursa hele yaşadığım, doğduğum, doyduğum kent, büyüdüğüm kent, tabii ki çok daha fazla beni enterese ediyordu. Önceliklerimin başında çarpık yapılaşma, en çok üzen de, yeşilin kaybolması ve nüfus artışına orantılı olarak da kentin hızla büyümesi…”

BUSİD Genel sekreterliği de yapan reklam ajansı sahibi Erdoğan Bilenser’in  ismi kamuoyunda sürpriz kabul edilirken, adaylık önerisi aldığında kendisi de aynı duyguları taşımış ama bu tekliften çok mutlu olmuştu.

“Hiçbir siyasi partiye üye değildim. Siyaset yapmayı düşünmüyordum, bugün de düşünmediğim gibi… Ama o dönemin DSP İl Başkanı,  Ayhan Turan bana bir öneri getirdi. O öneri beni siyasete, sonra da Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na götürdü. Siyaset kızıştıkça, sonuna geldikçe aday adayı olduğumu anladım. Çünkü basında izliyorum, her gün birini yakıştırıyorlar DSP’nin adaylığına. Bazı gruplar da onların kafalarında başka insanlar vardı. Hatta bunun için İl Başkanı’na ciddi baskılar yapıyorlardı. Ama adaylık kesinleştikten sonra,öylesine bir kampanya hazırlamıştık ki ilgi çekti. Sonra ben o kampanyayı aday olduktan sonra Rahşan Ecevit’e gönderdim, kendisiyle konuştum, bir aday nasıl hazırlanır, imaj makerinden psikoloğuna kadar, tıbbi kontrolden geçirilmesine kadar, konuşma dersi almasına kadar… Bursa’nın yaşanamaz olmasını, benden bir önceki, ondan önceki başkana falan yıkmıyorum. Belki 60’lı yıllarda hızlı göç almaya başladıktan sonra meydana gelen bir problemdir… İstanbul’un hafta sonu tatili olacak kent özelliğini kaybetmişti Bursa. İşte bunu tekrar yakalamak gerekiyordu.

 Kaçak yapılaşmayı öncelikli işlerin başında gören Bilenser ve arkadaşları, önceki döneme bu açıdan eleştiri getiriyordu.

“Her yıl Çanakkale kadar büyüyoruz dendi, ama bunu nasıl engelleriz kimse demedi. Üzülerek söylüyorum sayın Erdem Saker’in döneminde, ki en dikkatli belediye başkanlarından biriydi o, Bursa’da seçim yaklaştığında bırakın kaçak evleri, kaçak mahalleler yapıldı .”

Bilenser’in çarpık kentleşmeyle savaşın dışında öncelikli konusu, doğal olarak hafif raylı sistemdi. Vagonlar seçiliyor, bu arada raylar hızla döşeniyordu...

“Daha ilk bir hafta içinde, Bursaray konsorsiyumunu çağırdık, bürokratlar ve  danışmanlarla bir Bursaray toplantısı yaptık. Özellikle Bursaray bizim namusumuzdur demiştim.”

Mart ayında başlayan deneme sürüşlerinin ardından 2002’nin Ağustos ayında Bursaray devreye giriyor ve Cumhuriyet döneminde Bursa’nın en büyük projesi olarak hizmete başlıyordu. Bursa gündeminin sürekli birinci sırasında bulunan Bursaray’ın hizmete girişine rağmen tartışmalar yapılıyor, buna karşın Başkan Bilenser, ilk etabın bitirilişini başarılı bir çalışmanın ürünü olarak niteliyordu.

 “İnanılmaz bir hızla bitti Bursaray, 3,5 yılda bitti. Bu olağanüstü bir süre.”

Muhalefet grubunun, Bursaray inşası  sırasında öne sürdüğü iddialar, Bilenser yönetimini düşündürüyor, ama yıldırmıyordu.

 “ANAP’lı belediye meclis üyesi Ali İhsan Tosun, dedi ki, iddiayla söylüyorum,  toplam 555 milyon markla toplam proje bedelidir bu, bu parayla siz Santral Garaj’a bile gelemeyeceksiniz dedi, şimdiki Osmangazi istasyonu yani... Ama biz güveniyoruz kendimize. Onu dediğinden 4 ay sonra oradaki istasyonumuzu açtık, 6 ay sonra da Şehreküstü’ye geldik, 1 yıl sonra da 50 milyon kişi taşıdık. Bu bir mucizedir, bunun altını çiziyorum.”

Barışık, Özalp, Saker ve Bilenser gibi dört başkanın dönemlerinde en öncelikli proje olarak ele alınan Bursaray’ın devreye girişi, bir yıl içinde 50 milyon yolcu taşınması, kent tarihe geçiyordu. Bilenser’in mutluluğu büyüktü.

 “İlk geldiğimiz gün Bursa’nın çeşitli yerlerine panolar asmıştık. Panolarda şöyle diyordu, her şey daha güzel olacak, biraz sabır lütfen diyorduk. İşte o ilk sefer içindüdüğü çaldığım gün içimden şu geçti, sabrınıza değdi, sabrettiniz, 3,5 yıl sonra biz de bu modern hizmeti size getirdik”

Bursaray projesinin temeline ilk harcı koyan dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker, açılıştan ve bir yıllık çizgiden dolayı mutlu muydu?

 “Burukluğu şöyle duyuyorum, içim acıyor, niçin bu para Bursarayı Yıldırım’a götüremedi, niçin 1 yılda 50 milyon yolcu taşındı, gurur yerine acı duymak lazım, niçin 150 milyon yolcu taşınamadı? ”

Proje ve ihale aşamalarındaki gecikmeler, eski başkan Teoman Özalp’e göre kent için olumsuz sonuçlar vermiş, kayıplara yol açmıştı.

 “Keşke biz yapsaydık,  bizden sonraki idarede o iş çok gecikti. Bizden sonraki ikinci idare, Erdoğan Bilenser belediyesi bu işi ciddi olarak ele aldı ve 16,5 kilometrelik bir güzergahı tamamladı. Şayet bizim göreve devam imkanımız olsaydı bugün itibariyle herhalde ortada 35-40 kilometrelik bir metro çalışır olurdu, öyle tahmin ediyorum.”

 Bursaray projesi, belediye yi borçlu hale getirmiş miydi? Bilenser “Bursaray daha bitmeden bizim geri ödemelerimiz başladı, Hazine’ye olan kredi borçlarımızı geri ödemeye başladık, yaklaşık ayda 3 milyon dolar gibi, 3,5 milyon avro gibi para geri ödüyoruz. Rasyonel kaynak kullanımının çok güzel bir örneğidir. Türkiye’deki çok ender borçsuz belediyeler, bir Bandırma vardır bir de biz varız.

Cumhuriyet döneminin en önemli projesi Bursaray’ın bir yıllık hizmet sürecinin üzerine, eski Başkan Özalp’ın  sarfettiği sözler anlamlı ve düşündürücüydü.

“Bu proje Erdoğan Bilenser tarafından samimi olarak tatbik edilmiştir. Ben tabii şükranla yad ediyorum. Ancak noksandır, keşke bu noksanları yapmasalardı. Haşim İşcan Caddesi’nde bir yeri açtılar, bir güzergahı açtılar ve orayı da o şekilde bıraktılar, o da şehir için ayıptır.”

Bursa belediyecilik tarihinin en büyük çaplı projesi için Başkan Erdoğan Bilenser, “mükemmel” derken, eski başkanlardan Erdem Saker, ideal tabloyu kendi ölçülerine göre belirliyordu.

 “Bursa’nın bir kere ulaşımda gerçek faydaya ulaşması için vatandaşımızın benimsemesi lazım. Okul servislerinin, Sanayi Bölgesi servislerinin kalkması lazım. Ama herkes, lütfen dışarıda elinde şemsiyesiyle başında kepiyle 1-1,5 kilometre yürümeyi göze almalıdır. Sonra da entegre…  Elindeki bir Bukart’la, ister halk otobüsü, isterse minibüs olsun, isterse Bursaray olsun, hepsinde geçerli olacak…”

Bilenser, döneminde başlamış ya da geçmişten gelen projelerin bitmesi için büyük çaba sarf ediyor, zaman zaman Santral Garaj ve Kültürevi projelerinde olduğu gibi zor anlar yaşıyor ve  sıkıntıların nedenini iletişim eksikliği ve projelerin yeterince anlatılamamasına bağlıyordu.

 “Orası ikinci derece sit alanıydı. Sit alanlarında kararı Anıtlar Kurulu ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu veriyor.O zaman anlamadılar bu projeyi... Dediler ki BUSKİ parasıyla yapıyorsunuz bunu,

o zaman mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Biz  Başbakanlık’tan BUSKİ’nin o kültür merkezini yapması iznini almıştık.”

Bilenser döneminde hayata geçirilen, Kent Gönüllüleri Kampı, Atık Su Arıtma Tesisi, Balıklı Tüp Geçitleri gibi alt yapı ve ulaşıma yönelik çalışmalar dikkati çekiyordu. Ramazanda devreye giren aşevi, kışın hizmet veren barınma evi, kültür sanat etkinlikleri, yılbaşı konserleri Bilenser döneminin akılda kalan icraatlarıydı. Projeler arasından birine Başkan Bilenser büyük önem veriyordu.

“Gerçekten halka yönelik, halkın bire bir hissettiği çok önemli sosyal projeler yaptık. Bunlardan en önemlisi Kent Gönüllüleri Gençlik Kampı idi. Bursalılık bilinci, kente zarar vermeme bilinci, kenti tahrip etmeme bilinci… Bu çok önemliydi bana göre.”

Bursa’nın önemli kurumlarından biri olan Bursaspor’un da yaklaşık 3 yıl başkanlığını yapan Erdoğan Bilenser, bu göreviyle ilgili özeleştiriyi ilk kez dile getirirken, farklı duygular içindeydi:

 “Bursaspor Başkanlığım büyük bir hataydı. Eğer ben Bursaspor Başkanı olmasaydım. Santral Garaj Kent Meydanı da, Kültür Merkezi de bitmişti. Sportif başarılar, diğer çabalarla çok fazla ilişkili olmuyor maalesef.

Biz, yeniden yapılanma reorganizasyon yapalım dedik.En az 5 yılda olacak şeyler. Ama taraftar hemen takımını yüksek yerlerde görmek istiyor.”

14 Şubat 2004 tarihinde hizmete giren Kent Müzesi, Bilenser döneminin adeta simgesi oluyordu. Bir kaç gün içinde binlerce kişinin gezdiği Kent Müzesi, Bursa’nın yaşayan tarihi olarak takdir kazanıyor ve şunları söylüyordu Bilenser.

“En çok önem verdiğimiz çalışmalardan biri de oydu. Ben aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği’nin kuruculuğunu yaptım, başkanlığını yaptım 3 yıl. Oradan aldığım misyonla da Bursa’da korumacılık konusunda önemli işler yapıldı, işte TOFAŞ’la yapılan Araba Müzesi , Fabrikayı Hümayun, Hünkar Köşkü, Kent Müzesi, Fransız Kilisesi, Kozahan Meydanını yeniden düzenlenmesi  bunların örnekleriydi.”

Yüzyıllardan beri değişen, gelişen ve sonunda metropol haline dönüşen Bursa, 2004 yılı başında yeni bir seçim heyecanı yaşarken, Erdoğan Bilenser seçimle ilgili kararını ilginç cümlelerle açıklıyordu:  

 “Sefilleri Londra’da izlemiştim. Orada bir belediye başkanının 10. yılıydı. Bu tiyatroyu oynuyordu. Ben de 5 yıl bunu oynadım ve perde kapandı.

İkinci bir dönem için aday olmayarak, Cumhuriyet döneminde görev yapan başkanlar arasında bir ilke imza atan Erdoğan Bilenser’in gerekçesi, belki de yeni yöneticilere örnek olabilecek nitelikteydi.

“Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı, iddiayla ve ısrarla söylüyorum Türkiye’de yapılabilecek en güzel siyasi görevlerden, kamu görevlerinden biridir. Böyle bir kenti dünyada zor bulursunuz, çok başarılı da bir dönem geçirdim, çok mutluydum gerçekten.Niçin ikinci defa risk alayım!”

2000’li yılların Bursa kenti, akılları karıştıran, tanımlara sığmayan bir yapıdaydı...Yaşı binlerle ifade edilen bu şehri, bir cümle ile anlatmak zor ama onur verici...Altmışlı yılların emekli ve kaplıca şehriydi Bursa... Yeşil ovası, karla kaplı Uludağ’ı ve mavi deniziyle İstanbul’un arka bahçesi ve Osmanlı izlerini taşıyan açık hava müzesiydi. Yıldırım hızıyla gelen sanayileşme, hem insanını hem de çehresini değiştirdi Bursa’nın. kent içi nüfus şimdi milyonlar ile ifade ediliyor.Geçmişteki doğu-batı uzaklığı 10 kilometreden, 50  kilometreye çıkarken, sorunlar büyüdü, ve çözümler gecikti.2004 yerel seçimi, genel yönetim ile beraber yeni bir dönemin habercisiydi ve seçimi yeni bir parti Adalet ve Kalkınma Partisi Adayı Hikmet Şahin kazanıyordu. Yeni umutlar ve de kadrolar, bu kadim kent için neler verecekti?Sorunun yanıtı için yine zaman gerekiyordu…1973 yılından itibaren sırası ile görev yapan, İsmet Tavgaç, Mustafa Eroğlu, Ekrem Barışık, Erdem Saker ve Erdoğan Bilenser ile, hepsinin bulunduğu bir ortamda yaptığımız belgeselden alıntılayarak yayınlamaya çalıştığım Bursa’nın bir dönemine ait yerel yönetim tarihi çalışmamız burada sonlanıyor.Bu altı başkandan, bu gün sadece ikisi hayatta…Ölenlere rahmet, kalanlara sağlıklı günler dilerim. Bir daha böyle bir çalışma yapma şansım olamadığı için de üzgünüm.Ve benim de yereldeki yönetimler ile Bursa şehri  için söyleyeceğim birkaç cümlem var:

Plansız, çarpık bir yapılaşma, yeşil kentin omzunda apolet gibi yapışmış duruyor ve bir suçlu aranıyor.… Kadim şehrimiz ise yeşilini korumak için inatla direniyor.  Bursa Metropol olanakları ile, küçük kentlerin sıcaklığını birlikte yaşamayı sürdürse de bir yandan da geçmişini, belki de kendini arıyor!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.