Hava Durumu

Türkiye ve Bursa’nın yerel yönetim tarihi (4)

Yazının Giriş Tarihi: 05.01.2024 14:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.01.2024 14:19

Yerel seçimler için, son üç ayın içine girdik. Henüz belediye başkan adayları tam olarak belirlenemedi. Daha önce yayınladığımız üç bölümde, Türkiye’nin genel politik havasının Bursa yansımaları ve de başkanların ne tür etkiler ile icraatlarını gerçekleştirebildiklerine değindik.Yaklaşık on yıl önce yaptığım belgesel çalışması için dönemin gazetecilerinin verdiği bilgiler eşliğinde bu çalışmamızın dördüncü bölümüne geldik. Bu kez 1973-1977 döneminde Türkiye ve Bursa’daki gelişmeler ışığında yereldeki duruma göz atacağız.

Bengü aday olmadı yeni başkan Tavgaç

Kemal Bengü, 10 yıllık rekor bir sürenin ardından 9 Aralık 1973 seçimlerinde aday olmayarak,bir anlamda  koltuğunu Adalet Partisi adayı İsmet Tavgaç’a devretmiş oldu, Bengü görev süresi içinde merkezi hükümetin yatırımları ve desteği ile Bursa’ya Pilot Sanayi bölgesininin, çevre bağlantı yollarını kazandırdı. Bengü döneminde ayrıca , Bursa sanayileşme hamlesini başlatıyor ve bunun sonucu  göç dalgasına uğruyordu. 60’lı yılların başında 150 bin olan kent içi nüfus, 1970 yılında 270 bine çıkarken, konut sıkıntısı had safhaya ulaşıyor, bu gelişme o gün için tartışma konusu bile olmuyordu.

Kahraman Atılgan(Gazeteci) : “Kemal Bey karışmazdı öyle işlere. O ticaret odasının işidir, ticaret odası yaptı. Zamanın Sanayi Bakanı da Bursa Milletvekili. O getirdi Tofaş fabrikasınıı. Tofaş geldi, Bursa da bitti işte.”

Kemal Bengü, görevini aralıksız 10 yıl 1 ay sürdürürken, Bursa’da iki kez seçim kazanan ve Cumhuriyet döneminde en uzun süre görev yapan belediye başkanı unvanına sahip oluyordu. Adalet Partisi Bursa’da 1973 seçimlerine yeni bir adayla giriyor, emekli Albay İsmet Tavgaç’ı politika sahnesine sürüyordu. Tavgaç, adaylık önerisini kabul ederken oldukça düşünceliydi. Yıllar sonra yaptığımız söyleşide şunları söylüyordu: “Askeriye 60 ihtilalini yaptığı için halkta bir teessür var, bu benim için şanssızlık olur dedim ama, madem bir şans doğdu ve kabul ettim.”

Başlangıçtaki çekingenliğine karşın İsmet Tavgaç’ın seçilmek için rakiplerine oranla bir avantajı da vardı kendi kanısına göre...

“Benim bir şansım daha fazla oldu. Demiryolu altındaki mahallelere, İl Genel Meclisi’ndeyken bazı hizmetlerim olmuştu. Benim de kökenim Yugoslavya’dan gelme, Kosova bölgesinden. Onlarla hemşeriliğim nedeniyle onlar da bana yardımcı oldular.”

Öte yandan 1973 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi, aday olarak gazeteci Necati Akgün’ü belirlemişti. Akgün’ün adaylığı da ilginçti bunu şöyle açıklıyordu. “Sadrettin Çanga, Şebip Karamollaoğlu falan ille benim aday olmamı istediler, ben itiraz ettim. Bunun üzerine durumu, o zaman genel başkan olan Ecevit’e duyurmuşlar…”

Aynı zamanda dönemin İl Genel Meclisi üyeside olan  gazeteci Necati Akgün, AP adayı İsmet Tavgaç’ın karşısına ilginç, farklı ve bugünün raylı sistemini anımsatır bir proje ile çıkıyordu.

 “İlk önce aklıma ulaşım, tramvaylar geldi. Daha önce, Reşat Oyal zamanında troleybüs işletilsin diye direkler dikilmişti Bursa’nın etrafına. Buradan yola çıkarak, troleybüs yerine tramvay işletebiliriz dedim. Tramvayı yapabilirdik. Çünkü o tarihlerde İstanbul tramvayları kaldırılmıştı. Gittim, bir de baktım ki Yedikule’de atmışlar o vagonları. Hepsi yepyeniydi. Sordum soruşturdum, hepsinden istifade edilecekti.”

Akgün, projesinin kaynağını da pratik biçimde bulmuştu, ama...

 “Aklıma Teleferik geldi. Teleferik belediyenin sırtında bir kamburdu. Bunu satmak, ya özel sektöre ya da Turizm Bakanlığı’na devrederek, o parayla da tramvayı Bursa’ya yapmayı düşünmüştüm. Teferrüç’teki konuşmamda, Teleferik’i satacağım, deyince millet ayağa kalktı.”

Seçimi kazanan ve AP rozetiyle belediye başkanlığı koltuğuna oturan İsmet Tavgaç’ın ilk gözlemi ise belediye personeliyle ilgili olmuştu.

“Belediyedeki memurlarla halk arasında diyalog yok. Biraz laubalilik vardı belediyedeki memurlarda. Bir iki kişiyi de uyardım, ikinci emri yazdıktan sonra… Baktım hanımlar örgü örüyor, soru sorana cevap veren yok. Sonra gazetelere, asker ya bu, kışla gibi idare etmeye çalışıyor dediler.” 

12 Mart sonrası genelde ve yerelde yeniden iktidara gelen AP, Başkan Tavgaç’ın güvencesiydi, ama iki temel sorun Bursa’yı bunaltıyordu.

 “Su mevzuu akademik şekilde ele alındı. Yer altı suları bol olmasına rağmen iki sene fevkalade kuraklık oldu, bir şanssımıza...Uludağ’dan gelen bütün kaynaklar yok oldu, su kalmadı. Benim elimde bir şey yok. Yağmur da yağmıyor. Arabayatağı’nda ve Çekirge’de iki kuyu teşkilatı kurduk.”

Bu yöntemle Bursa’nın susuzluk sorunu giderilmeye çalışılırken, kardeş kent Darmstad imdada yetişiyor ve anlamlı bir jest yapıyordu.

 “Kardeş şehrimizle bir anlaşma yaptık. Bize ilk defa Türkiye’de Bursa’da kullanılan bir boru sistemi konusunda yardımcı oldular. İlk ana şebekeyi bunlarla ayarladık.”

Su sıkıntısı konusunda dönemin AP Bursa İl başkanı Turhan Tayan da çaba içindeydi ama konu çok kritikti ama, çözüm de kısa sürede bulunmuştu.

Turhan Tayan:“Doğancı Barajı inşaatı başlamıştı. Fakat doğancı Barajı’na ek, acil içme suyu projesi yine Devlet Su İşleri tarafından devreye sokulmuştu. Belediye yani, Sayın Tavgaç tarafından da yürütülen bir projeydi. Ovanın muhtelif yerlerinden, Arabayatağı ve Paşaçiftlği’nden yer altı suyu çekilerek pompayla Bursa’ya su verildi.”

70’li yılların ortalarında Bursa’da konut sorunu giderek büyüyor, çözüm için merkezi hükümetin desteği sağlanıyordu. İmar İskan Bakanlığı, muhtelif semtlerde toplu konutlar inşa ediyordu bu dönemde...Başkan İsmet Tavgaç, plansız kentleşmeyi önlemek amacıyla 1976’da çevredeki beldeleri de kapsayan yeni bir nazım plan hazırlatıyor, onu takip eden aylarda da “Ova Koruma Protokolu” imzalanıyordu.

Tavgaç :“Protokolu İl Genel Meclisi, Belediye, ziraat müesseselerinin ileri gelenleriyle oturduk, dedik ki ova bizim, Türkiye’nin en mahsüldar meyvesini veren, en lezzetli meyvesini veren bir yer. Buraları elden çıkıyor. Onun için dedik bunlar yapılacaksa Kızıklara yayalım.”

Merkezi hükümetin katkısı ve desteğine, belediyenin iyi niyetli çabalarına karşın kent giderek, kaçak yapı cennetine dönüşüyordu...

İsmet Tavgaç: “ Bursa’ya sanayi bölgesi açılınca bir hücum başladı Anadolu’dan iş var diye… Herkes geldi, dünyada mekan ahrette iman anlayışıyla bir ev yapma sevdasına kapıldılar. Ama önüne gelen uygunsuz evler yapmaya başladı. Ben burada ciddi bir harekete geçtim. Suyunu, elektriğini kestim.”

Plansız kentleşmeye karşı savaş açan İsmet Tavgaç, Ankara’nın uyarısıyla çalışmalarında hız kesmek zorunda kalıyordu.

 Bu uyarı, çarpıcı ve çok düşündürücüydü.

İsmet Tavgaç: “Başladılar bağırmaya. Bu o zamanki Başbakan Demirel’e kadar ulaştı ve Demirel buraya rahmetli İhsan Sabri Bey’i gönderdi ve topladılar bütün parti ileri gelenlerini… Bana iltifat edecekler zannettim. İhsan Bey çıktı dedi ki ‘Sayın Genel Başkanımız tavuk kümeslerine elektrik verildiği bir devrede vatandaşa niye elektrik verilmiyor diye üzüntüsünü beyan ediyor’ deyince ben doğrusu fevkalade üzüldüm.”

70’li yıllardan, 2 binlerde Bursa’nın ne denli genişleyip büyüyeceğini tahmin etmek oldukça zordu. Dönemin Belediye Başkanı İsmet Tavgaç bunun nedenlerini tüm içtenliğiyle anlatıyordu.

 “Daha önce de söyledim.Sanayi bölgesi yapılınca Anadolu’dan çok hücum geldi. Ve bu artarak devam etti. Tahmin edildi ama o zaman planlama yapma imkanımız da yok. Belediyenin kudreti yok, o devlete düşen bir işti.”

Başkan Tavgaç, diğer icraatlarının yanı sıra otobüs işletmesini Acemlere taşıyor, bu bölgede belediyeye ait şantiyeler kuruyordu.  Bu arada, kentin çeşitli bölgelerine bağlantı yolları, köprüler yapılıyor, asfaltlama çalışmaları hızla sürüyordu. Özellikle şimdiki Haşim İşcan Caddesi’nin açılması sırasında, Başkan İsmet Tavgaç’ın başından unutulmaz bir olay geçiyordu.

 “Gelişigüzel yayılmış bir şekilde evler var. Bu evlerin ilk evvela alınması ve vatandaşa hakkı verilmesi gerekti. Bunları biz verdik. Ama yıkımlara başlayınca hepsi başladılar bağırmaya çağırmaya. Belediyeyi sardılar, kadınlar yattı caddelerde o işi yapamasınlar diye. Bastım üzerlerinden geçtim. Evime geldiğim zaman baktım bir şişe fırlattılar, içinde kezzap, duvara vurdu evimin koridorunda…

O gün için de önemli bir ulaşım şeridi olarak dikkati çeken, bu caddenin adı için de Başkan Tavgaç’ın yıllar sonra bile sitemi sürüyordu. Bu konuyu kendi penceresinden ve oldukça sert biçimde değerlendiriyordu:

“Eğer bu gün de Haşim İşcan olarak devam ederlerse belki de bu hususta mahkeme açacağım. Benim hayatımı koyduğum bir işte, muvaffak olduğum bir işte, benim ismim değil hiç ilgisi olmayan bir şahsın ismi verildi. Onun ismi verilecek, çok hizmet ettiği yerler var.”

1977 seçimi ve Bursa’da yeni başkan Eroğlu

Yerel ve genel seçimin birlikte yapıldığı 1973 yılına, CHP ve lideri Bülent Ecevit damga vurmuştu. Bunun sonucu olarak, Bursa’da bile belediye başkanlığı CHP adayı lehine sonuçlanmamıştı.1977 seçimlerinde bu durum tersine döndü. CHP Bursa’da da kazandı.Görevi eski dostu Mustafa Eroğlu’na devreden İsmet Tavgaç da, üç icraatını çok önemli olarak niteliyordu.

 “Bir, Bursa’nın rozetini ihaleye çıkardım. Gidiyorsunuz Avrupa’ya bir rozetiniz yok. Bunu o zaman ki parayla, epey bir para tuttu, birinci seçilen bugün hala kullanılıyor. Bursa Belediyesi’nin tarihçesi yoktu, Kazım Baykal Hoca’yla beraber oturduk yaptık.  En mühim olan şey sinyalizasyon Bursa’da yoktu. Benim zamanımda kuruldu.”

11 Aralık 1977 tarihinde yapılan yerel seçimler sonucunda Bursa, 1950 yılından sonra ilk kez CHP’li bir belediye başkanına, Mustafa Eroğlu’na görev veriyordu.

4. Bölümün sonu

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.