Türkiye ve Bursa’nın yerel yönetimler tarihini, önümüzdeki seçim nedeniyle okurlarımıza hatırlatmak istiyoruz yedi haftadan beri. Bu kez, genel siyasette büyük önemi olan yasaklı politikacıların bir referandum ile yine haklarına kavuşmasının ardından, bu sonucun yereldeki sonuçlardan biri de Bursa’da yaşanmıştı. Türkiye, 12 Eylül sonrası eskilerin devamı olsa da yeni kurulan partiler ile bir süre eski liderlerinden yoksun mücadele vermişti. Ama siyasi hakların geri verilmesi ile, Başta Süleyman Demirel olmak üzere, Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş ve Necmettin Erbakan yine siyaset sahnesindeydi. Bunun sonucu olarak,Bursa’daki yerel seçimde belediye başkanlığı, Anavatan’dan Doğru Yol Partisi’ne ve adayı Teoman Özalp’e geçti.Bu hafta NOT Defteri’nin Özalp sayfasını sizler ile paylaşacağız.
Yeni başkan Teoman Özalp
26 Mart 1989 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Doğru Yol Partisi’nden aday olan Teoman Özalp, sandıktan Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çıkıyordu. Bu başarıda, seçim öncesi çalışmaların büyük payı vardı partililere göre...
Teoman Özalp: “Sorunların tespitiyle ilgili olarak da anket yaptık. Vatandaşlara en çok neden sıkıntı duyuyorsunuz, bu şehirde sizi en çok yoran konular nedir diye sorduk. O tarihte çıkan neticelere göre bir program yaptık.”
Seçimin bu sonucu vermesi bir anlamda genel siyasette yaşanan değişimdi. Başta Süleyman Demirel olmak üzere, Bülent Ecevit, Alpaslan Türkeş ve Necmettin Erbakan gibi parti liderleri “siyasi yasakların” kalkmasıyla yeni isimleri ile politika sahnesine geri dönen partilerinin başına geçmişlerdi. Bu nedenle , yerel seçimin sonuçları da af sonrası yeniden politika sahnesine çıkan eski liderlere sanki bir saygı duruşuydu. Bu durum doğal olarak AP’nin kalesi olan Bursa’da DYP kimliği ile kendini açıkça hissettirmişti.
Turhan Tayan ( DYP Bursa İl Başkanı): “Bu seçime biz çok iyi hazırlanmıştık. 1988’de İl Başkanı olunca 8 kişilik çok değerli arkadaşlardan oluşan bir Yerel Sorunlar Komitesi kurduk. Bu Komite sorunları tespit etmek, çözümlerini üretmek üzere 10 ay sürekli çalıştı. Bursa’da ilk defa kentin her yöresinde anket çalışması yaptık.”
Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve gelen Teoman Özalp, hemen kolları sıvıyor, ilk iş olarak geçen dönemden kalan bazı projeleri ve en önemlisi ulaşım sorununu ele alıyordu.
“Bursa’nın bir ulaşım master planı, bizden önceki dönemde yaptırılmış, inceledik ve uygulanması gerektiği kanaatine vardık. Art düşünceye kapılmadık ve uyguladık, Bazı güzergahlar tek istikamete döndü.”
Başkan Özalp, Barışık döneminde planlanan yatırımların yanı sıra köprülü kavşaklar inşa ediyor, Yalova Yolu ile Demirtaş kavşaklarının temelini atıyordu.: Özalp“Bu sistemin çalışması için köprülü kavşakların yapılması gerekiyordu. 5 tane köprülü kavşak yaptık. Birincisi Çatalfırın, Demirtaş, Gökdere, Üniversite…”
Ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla asfaltlama çalışmaları ve katlı otopark inşası gibi projeler de hayata geçiriliyor, Bursa’ya nefes aldırmak üzere Gökdere Vadisi projesi hazırlanıyordu. Özalp: “Biz Gökdere Kavşağı’nı yapınca, Setbaşı Köprüsü’ne bağlanan bir yolun yapılması gerektiği ortaya çıktı. Bu yolun aşağı yukarı yarısını yaptık. Bizden sonraki idare de yolun tamamını yapmak suretiyle Gökdere Vadisi’ni tamamlamış oldu. O vadi şehrin bir hava koridorudur. Bu hava koridoru şehrin havasının temizlenmesiyle ilgili de çok büyük bir fayda sağlar. Hava kirliliği o tarihte çok korkunç bir düzeye ulaşmıştı. 1988-1989’da Bursa Türkiye’nin en fazla hava kirliliği olan şehirlerden birincisiydi. Ankara’nın bu sorunu nasıl çözdüğünü, gittik, öğrendik, tespit ettik. Aynen Ankara’nın yaptığı gibi Güney Afrika’dan ithal kömür getirdik. Bunu kullandırmak suretiyle 1990 senesinden itibaren şehirde hava kirliliğinin azaldığını tespit ettik.Biz bu konuda bir ödül almadık ama aynı tatbikatı yapan Ankara Rio de Janeiro’da yapılan uluslararası toplantıda çok kirli olan havasını kısa sürede en iyi temizleyen şehir olarak ödül aldı. Bazı görevli arkadaşlarımızın hatası nedeniyle bir kayıp kömür konusu çıktı. Bu konuyla ilgili olarak da tespit eder etmez ben yargıya intikal ettirdim. Suçu olan arkadaşlar tespit edildi ve onlara gereken cezalar verildi.”
Hava kirliliğini önlemenin en ideal yolu günümüzün vazgeçilmez yöntemi doğalgazdan geçiyordu aslında... Hafif raylı sistem konusu gündeme getiriliyor ve hatta ihale aşamasına bile geliniyordu. Dönemin DYP İl Başkanı Turhan Tayan, bu sistemin, gerçek anlamda bu dönemde ele alındığını savunuyordu.
“Biz 1989’da seçim hazırlıkları yaparken, ilk defa bizim seçim beyannamemizde metro, raylı sistem dile getirilmiştir. Bizden evvel tabii lafları vardı. Ama laftan düşünceye, düşünceden projeye, projeden ihale noktasına bizim ekiplerimiz tarafından getirilmiştir.”
Başkan Teoman Özalp, Bursaray’ın bu ilk gerçekçi aşamasının öyküsünü net ve içten biçimde ortaya koyuyordu.
“Bizden evvel yalnız telaffuz edilmiş. Yani sohbetler esnasında söylenmiş. Ancak ciddi olarak biz bu konuya girdik. Çok ciddi bir çalışma neticesinde bu işi ön avam proje, avam proje, fizibiliteler, tatbikat projesi ve ihale safhasına getirdik.”
İhaledeki gecikmeyle ilgili Özalp’in kendince haklı bir nedeni vardı.
“Seçim çok yaklaşmıştı. O tarihte bir mahalli televizyonumuz bu Türkiye’nin en büyük ihalesidir, dolayısıyla biz bunu canlı olarak yayınlamak istiyoruz, dediler. Ben de makul karşıladım. Ancak o tarihte geçerli olan kanunda ihalelerin böyle açık olarak, aleni olarak yapılması imkanı yoktu. Böyle bir imkanı sağlamak için ben Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na müsaade için müracaat ettim. Ancak cevap ve müsaade gelene kadar da seçim oldu. O yüzden de biz bu ihaleyi yapamadık.”
Teoman Özalp’ın en önemli girişimi kentin alt yapı sorunlarını çözmekti. Yasa gereği kurulan BUSKİ’yle birlikte büyük bir altyapı hamlesi başlatılıyordu
“ 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nda Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon hizmetlerinin ayrı bir genel müdürlükçe yürütülmesi kaydı vardır. Bu daha evvel İSKİ olarak İstanbul’da kuruldu. İZSU olarak İzmir’de kuruldu. Biz de BUSKİ olarak Bursa’da kurduk. Fevkalade başarılı hizmetler yapıldı. BUSKİ kurulduktan sonra, hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili olarak bir takım kaynaklara ihtiyaç vardı. Dünya Bankası’na gittik. Altyapıyla ilgili olarak 117 milyon dolar kredi çıkardık.”
Özalp’ın ilk iki yılında çok önemli icraatlara imza konarak, büyük ölçekli projeler gerçekleştiriliyordu.
Turhan Tayan: “Hala iddia ile söylüyorum ki özellikle 1989-1991 arasında DYP’li belediyeler, ki biz ilçe belediyelerini birer mühürle aldık, hiçbir şey yoktu, en büyük hizmetlerin yapıldığı dönemdir. Otobüs işletmesine 160 otobüs ilave ettik, Türkiye’nin en modern çöp imha merkezini kurduk, su ve kanalizasyonda Dünya Bankası kredileriyle Bursa’nın büyük projelerini gerçekleştirdik ve başlattık. Bursa’da raylı sistemle ilgili projeyi ihale ettik. Bursa’da köprülü kavşaklar, alt geçitler, üst geçitleri önemli ölçüde yaptık. Yani bizim dönemimizin hizmetlerini her zeminde herkes ile tartışabiliriz.”
Sonraki dönemlerde milletvekili ve bakan olan Turhan Tayan’a göre, içme suyu konusunda çok iddialı bir çalışma yapılıyordu.
“Doğancı Barajı nasıl AP döneminin eseri ise Nilüfer Barajı ve Çınarcık Barajı, Bursa’nın 2060 yılına kadar olan içme suyunu öngören projelerdir. Hiçbir şehirde, İstanbul dahil, 2060 yılına kadar içme suyuöngörülmedi.”
Mühendis kökenli Başkan Teoman Özalp’ın diğer icraatları arasında, Kültürpark içinde nikah dairesi inşası, çöp ve arıtma tesisleri için proje üretimi sayılabilirdi.
27 Mart 1994 seçimlerinde bir kez daha aday olan Teoman Özalp’ın karşısına bu kez ANAP adayı olarak DSİ Bölge Müdürlüğü’nden emekli olan Erdem Saker çıkıyordu.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İSMAİL KEMANKAŞ
Türkiye ve Bursa’nın yerel yönetim tarihi (8)
Türkiye ve Bursa’nın yerel yönetimler tarihini, önümüzdeki seçim nedeniyle okurlarımıza hatırlatmak istiyoruz yedi haftadan beri. Bu kez, genel siyasette büyük önemi olan yasaklı politikacıların bir referandum ile yine haklarına kavuşmasının ardından, bu sonucun yereldeki sonuçlardan biri de Bursa’da yaşanmıştı. Türkiye, 12 Eylül sonrası eskilerin devamı olsa da yeni kurulan partiler ile bir süre eski liderlerinden yoksun mücadele vermişti. Ama siyasi hakların geri verilmesi ile, Başta Süleyman Demirel olmak üzere, Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş ve Necmettin Erbakan yine siyaset sahnesindeydi. Bunun sonucu olarak,Bursa’daki yerel seçimde belediye başkanlığı, Anavatan’dan Doğru Yol Partisi’ne ve adayı Teoman Özalp’e geçti.Bu hafta NOT Defteri’nin Özalp sayfasını sizler ile paylaşacağız.
Yeni başkan Teoman Özalp
26 Mart 1989 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Doğru Yol Partisi’nden aday olan Teoman Özalp, sandıktan Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çıkıyordu. Bu başarıda, seçim öncesi çalışmaların büyük payı vardı partililere göre...
Teoman Özalp: “Sorunların tespitiyle ilgili olarak da anket yaptık. Vatandaşlara en çok neden sıkıntı duyuyorsunuz, bu şehirde sizi en çok yoran konular nedir diye sorduk. O tarihte çıkan neticelere göre bir program yaptık.”
Seçimin bu sonucu vermesi bir anlamda genel siyasette yaşanan değişimdi. Başta Süleyman Demirel olmak üzere, Bülent Ecevit, Alpaslan Türkeş ve Necmettin Erbakan gibi parti liderleri “siyasi yasakların” kalkmasıyla yeni isimleri ile politika sahnesine geri dönen partilerinin başına geçmişlerdi. Bu nedenle , yerel seçimin sonuçları da af sonrası yeniden politika sahnesine çıkan eski liderlere sanki bir saygı duruşuydu. Bu durum doğal olarak AP’nin kalesi olan Bursa’da DYP kimliği ile kendini açıkça hissettirmişti.
Turhan Tayan ( DYP Bursa İl Başkanı): “Bu seçime biz çok iyi hazırlanmıştık. 1988’de İl Başkanı olunca 8 kişilik çok değerli arkadaşlardan oluşan bir Yerel Sorunlar Komitesi kurduk. Bu Komite sorunları tespit etmek, çözümlerini üretmek üzere 10 ay sürekli çalıştı. Bursa’da ilk defa kentin her yöresinde anket çalışması yaptık.”
Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve gelen Teoman Özalp, hemen kolları sıvıyor, ilk iş olarak geçen dönemden kalan bazı projeleri ve en önemlisi ulaşım sorununu ele alıyordu.
“Bursa’nın bir ulaşım master planı, bizden önceki dönemde yaptırılmış, inceledik ve uygulanması gerektiği kanaatine vardık. Art düşünceye kapılmadık ve uyguladık, Bazı güzergahlar tek istikamete döndü.”
Başkan Özalp, Barışık döneminde planlanan yatırımların yanı sıra köprülü kavşaklar inşa ediyor, Yalova Yolu ile Demirtaş kavşaklarının temelini atıyordu.: Özalp“Bu sistemin çalışması için köprülü kavşakların yapılması gerekiyordu. 5 tane köprülü kavşak yaptık. Birincisi Çatalfırın, Demirtaş, Gökdere, Üniversite…”
Ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla asfaltlama çalışmaları ve katlı otopark inşası gibi projeler de hayata geçiriliyor, Bursa’ya nefes aldırmak üzere Gökdere Vadisi projesi hazırlanıyordu. Özalp: “Biz Gökdere Kavşağı’nı yapınca, Setbaşı Köprüsü’ne bağlanan bir yolun yapılması gerektiği ortaya çıktı. Bu yolun aşağı yukarı yarısını yaptık. Bizden sonraki idare de yolun tamamını yapmak suretiyle Gökdere Vadisi’ni tamamlamış oldu. O vadi şehrin bir hava koridorudur. Bu hava koridoru şehrin havasının temizlenmesiyle ilgili de çok büyük bir fayda sağlar. Hava kirliliği o tarihte çok korkunç bir düzeye ulaşmıştı. 1988-1989’da Bursa Türkiye’nin en fazla hava kirliliği olan şehirlerden birincisiydi. Ankara’nın bu sorunu nasıl çözdüğünü, gittik, öğrendik, tespit ettik. Aynen Ankara’nın yaptığı gibi Güney Afrika’dan ithal kömür getirdik. Bunu kullandırmak suretiyle 1990 senesinden itibaren şehirde hava kirliliğinin azaldığını tespit ettik.Biz bu konuda bir ödül almadık ama aynı tatbikatı yapan Ankara Rio de Janeiro’da yapılan uluslararası toplantıda çok kirli olan havasını kısa sürede en iyi temizleyen şehir olarak ödül aldı. Bazı görevli arkadaşlarımızın hatası nedeniyle bir kayıp kömür konusu çıktı. Bu konuyla ilgili olarak da tespit eder etmez ben yargıya intikal ettirdim. Suçu olan arkadaşlar tespit edildi ve onlara gereken cezalar verildi.”
Hava kirliliğini önlemenin en ideal yolu günümüzün vazgeçilmez yöntemi doğalgazdan geçiyordu aslında... Hafif raylı sistem konusu gündeme getiriliyor ve hatta ihale aşamasına bile geliniyordu. Dönemin DYP İl Başkanı Turhan Tayan, bu sistemin, gerçek anlamda bu dönemde ele alındığını savunuyordu.
“Biz 1989’da seçim hazırlıkları yaparken, ilk defa bizim seçim beyannamemizde metro, raylı sistem dile getirilmiştir. Bizden evvel tabii lafları vardı. Ama laftan düşünceye, düşünceden projeye, projeden ihale noktasına bizim ekiplerimiz tarafından getirilmiştir.”
Başkan Teoman Özalp, Bursaray’ın bu ilk gerçekçi aşamasının öyküsünü net ve içten biçimde ortaya koyuyordu.
“Bizden evvel yalnız telaffuz edilmiş. Yani sohbetler esnasında söylenmiş. Ancak ciddi olarak biz bu konuya girdik. Çok ciddi bir çalışma neticesinde bu işi ön avam proje, avam proje, fizibiliteler, tatbikat projesi ve ihale safhasına getirdik.”
İhaledeki gecikmeyle ilgili Özalp’in kendince haklı bir nedeni vardı.
“Seçim çok yaklaşmıştı. O tarihte bir mahalli televizyonumuz bu Türkiye’nin en büyük ihalesidir, dolayısıyla biz bunu canlı olarak yayınlamak istiyoruz, dediler. Ben de makul karşıladım. Ancak o tarihte geçerli olan kanunda ihalelerin böyle açık olarak, aleni olarak yapılması imkanı yoktu. Böyle bir imkanı sağlamak için ben Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na müsaade için müracaat ettim. Ancak cevap ve müsaade gelene kadar da seçim oldu. O yüzden de biz bu ihaleyi yapamadık.”
Teoman Özalp’ın en önemli girişimi kentin alt yapı sorunlarını çözmekti. Yasa gereği kurulan BUSKİ’yle birlikte büyük bir altyapı hamlesi başlatılıyordu
“ 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nda Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon hizmetlerinin ayrı bir genel müdürlükçe yürütülmesi kaydı vardır. Bu daha evvel İSKİ olarak İstanbul’da kuruldu. İZSU olarak İzmir’de kuruldu. Biz de BUSKİ olarak Bursa’da kurduk. Fevkalade başarılı hizmetler yapıldı. BUSKİ kurulduktan sonra, hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili olarak bir takım kaynaklara ihtiyaç vardı. Dünya Bankası’na gittik. Altyapıyla ilgili olarak 117 milyon dolar kredi çıkardık.”
Özalp’ın ilk iki yılında çok önemli icraatlara imza konarak, büyük ölçekli projeler gerçekleştiriliyordu.
Turhan Tayan: “Hala iddia ile söylüyorum ki özellikle 1989-1991 arasında DYP’li belediyeler, ki biz ilçe belediyelerini birer mühürle aldık, hiçbir şey yoktu, en büyük hizmetlerin yapıldığı dönemdir. Otobüs işletmesine 160 otobüs ilave ettik, Türkiye’nin en modern çöp imha merkezini kurduk, su ve kanalizasyonda Dünya Bankası kredileriyle Bursa’nın büyük projelerini gerçekleştirdik ve başlattık. Bursa’da raylı sistemle ilgili projeyi ihale ettik. Bursa’da köprülü kavşaklar, alt geçitler, üst geçitleri önemli ölçüde yaptık. Yani bizim dönemimizin hizmetlerini her zeminde herkes ile tartışabiliriz.”
Sonraki dönemlerde milletvekili ve bakan olan Turhan Tayan’a göre, içme suyu konusunda çok iddialı bir çalışma yapılıyordu.
“Doğancı Barajı nasıl AP döneminin eseri ise Nilüfer Barajı ve Çınarcık Barajı, Bursa’nın 2060 yılına kadar olan içme suyunu öngören projelerdir. Hiçbir şehirde, İstanbul dahil, 2060 yılına kadar içme suyuöngörülmedi.”
Mühendis kökenli Başkan Teoman Özalp’ın diğer icraatları arasında, Kültürpark içinde nikah dairesi inşası, çöp ve arıtma tesisleri için proje üretimi sayılabilirdi.
27 Mart 1994 seçimlerinde bir kez daha aday olan Teoman Özalp’ın karşısına bu kez ANAP adayı olarak DSİ Bölge Müdürlüğü’nden emekli olan Erdem Saker çıkıyordu.