Bu soruya, en yaşlımızdan, en gencimize kadar hemen herkesin vereceği yanıt belli ve tektir. O da “geçim zorluğu…” Acaba İktidar cenahı için de öylemi ?
Hiç sanmıyorum. Öyle olsaydı, hemen her gün uyuşturucu ve fuhuş konularının sahibi ünlüler, haber bültenlerinin birinci sırasında yer almazdı. Pardon az daha unutuyordum, ülkemizin vazgeçilmez eğlencesi futboldaki
” Yasa dışı bahis ve şike iddiaları da bu ilginç dönemde havalarda uçuşmazdı. Gün geçmiyor ki, ekranda, ünlülerinin yaptığı o ilginç partiler, kullandıkları uyuşturucular konu olmasın…Galiba bundaki İktidar ısrarı, biraz da toplumun önemli bir kısmını ve bu grubun çağdaş yaşamını bu tür baskın ve tutuklamalar yolu ile kötü göstermek.Böylece, geçmişte kendilerini defalarca iktidara taşıyan mütedeyyin kesimi konsolide edebilmek ve eriyen oylarını yerine koymak olarak da izah edilebilir. Buna dair çok yerinde bir makalenin bir bölümünü aktarmak istiyorum şimdi de... Spor yazarlığı ve futbol yorumculuğuna Ankara’da başlayıp, daha sonra İstanbul’a nakleden ve o yıllarda tanıştığım meslektaşım Atilla Türker’in bir makalesinden söz edeceğim. Böylece, son aylarda yaşadığımız ve sert bir tutuklama rüzgarının estiği döneme ve bunun gerekçesine dair yorumu, ardından da yasa dışı bahis ve şike meselesinin içeriğini de bu makalenin bir bölümünde görebilirsiniz. Virgülüne kadar benimsediğim, bu makaleden bir bölüm aynen şöyle;
“Dünyada futbolun insanları etkilediği, gündemi değiştirdiği ile ilgili bazı konular var. Gündem değişti; ülkemizde de daha çok ekonomik sıkıntılar var, esasında onların konuşulması lazım. Medyada ekonomi haberlerini, kriz ve enflasyonu görmeliyiz. Televizyonlarda asgari ücretin ya da emeklilerin zam oranının konuşulması gerekiyor. Öte yandan dile getirdiğim, şike ve yasadışı bahis meselesinde de soruşturmanın gizliliği ihlal ediliyor. Bu da sakıncalı.Özel hayatla ilgili veriler çarşaf çarşaf yayınlanıyor; bu durum hukuka aykırı… Uyuşturucu olaylarında baronlar çökertilmelidir. Bu işi yapanlara karşı, kolluk kuvvetlerimiz oraya da el atacaktır. Bataklığı sadece ilaçlamak yetmiyor, tamamen kurutmak gerekiyor. Torbacılarla uğraşmaktansa bahis ve uyuşturucu baronlarıyla uğraşılmalı.” Atilla Türker, gerçeğin ne olduğunu, kendi anlatımıyla çok güzel açıklamış. Ama ülkemizdeki futbolun da bu yaygın çarpıklığa kapılarak, konuyu gerçeğinden koparttığına da değneyor Atilla Ttürker…Ve şöyle devam ediyor makalesinde…
DÜNYANIN EN KİRLİ LİGİ
“Türk futbolu dünyanın en kirli liglerinden biridir. Süper Lig, son 10 yılda inanılmaz kirlendi. Bahis, şike ve operasyonlar futbolun tüm paydaşlarına sıçradı. Yüce yargı gerekli operasyonu en iyi şekilde yürütüyor. Hakemlerimizin önemli bölümü maalesef bahis oynadı. Tüm hakemlerin de 3’te 1’i oynamış…1024 futbolcu disiplin kuruluna sevk edildi. Her geçen gün soruşturmanın boyutu büyüyor. Menajerler, başkanlar ve yöneticiler önümüzdeki dönemde de açıklanacak. Önemli sayıda gözaltı var.”
Bir futbol yazarının samimi cümleleri ile, ülkemizdeki gelişmelerin ağırlığı ve bunların fazlaca gündeme gelmemesi için ilgililer tarafından yapılan icraatları, bir başka cenahtan da aynen böyle görüyor ve anlatıyor. Sonuç ;
“Gerçeklerin, kötü bir huyu vardır.Bir gün ortaya çıkması gibi... Bence bunun en tipik örneklerinden birini, futbol dünyasının içindeki bir yazardan da okuyup öğrenmiş olduk. Temiz bir ülke, şikesiz bir futbol dünyası ve de bunların gölgesinde ülkeyi daha kolay yönetme sisteminin bitirildiği bir dönemin gelmesi dileğimle…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İSMAİL KEMANKAŞ
Ülkemizin gerçek gündemi nedir?
Bu soruya, en yaşlımızdan, en gencimize kadar hemen herkesin vereceği yanıt belli ve tektir. O da “geçim zorluğu…” Acaba İktidar cenahı için de öylemi ?
Hiç sanmıyorum. Öyle olsaydı, hemen her gün uyuşturucu ve fuhuş konularının sahibi ünlüler, haber bültenlerinin birinci sırasında yer almazdı. Pardon az daha unutuyordum, ülkemizin vazgeçilmez eğlencesi futboldaki
” Yasa dışı bahis ve şike iddiaları da bu ilginç dönemde havalarda uçuşmazdı. Gün geçmiyor ki, ekranda, ünlülerinin yaptığı o ilginç partiler, kullandıkları uyuşturucular konu olmasın…Galiba bundaki İktidar ısrarı, biraz da toplumun önemli bir kısmını ve bu grubun çağdaş yaşamını bu tür baskın ve tutuklamalar yolu ile kötü göstermek.Böylece, geçmişte kendilerini defalarca iktidara taşıyan mütedeyyin kesimi konsolide edebilmek ve eriyen oylarını yerine koymak olarak da izah edilebilir. Buna dair çok yerinde bir makalenin bir bölümünü aktarmak istiyorum şimdi de... Spor yazarlığı ve futbol yorumculuğuna Ankara’da başlayıp, daha sonra İstanbul’a nakleden ve o yıllarda tanıştığım meslektaşım Atilla Türker’in bir makalesinden söz edeceğim. Böylece, son aylarda yaşadığımız ve sert bir tutuklama rüzgarının estiği döneme ve bunun gerekçesine dair yorumu, ardından da yasa dışı bahis ve şike meselesinin içeriğini de bu makalenin bir bölümünde görebilirsiniz. Virgülüne kadar benimsediğim, bu makaleden bir bölüm aynen şöyle;
“Dünyada futbolun insanları etkilediği, gündemi değiştirdiği ile ilgili bazı konular var. Gündem değişti; ülkemizde de daha çok ekonomik sıkıntılar var, esasında onların konuşulması lazım. Medyada ekonomi haberlerini, kriz ve enflasyonu görmeliyiz. Televizyonlarda asgari ücretin ya da emeklilerin zam oranının konuşulması gerekiyor. Öte yandan dile getirdiğim, şike ve yasadışı bahis meselesinde de soruşturmanın gizliliği ihlal ediliyor. Bu da sakıncalı.Özel hayatla ilgili veriler çarşaf çarşaf yayınlanıyor; bu durum hukuka aykırı… Uyuşturucu olaylarında baronlar çökertilmelidir. Bu işi yapanlara karşı, kolluk kuvvetlerimiz oraya da el atacaktır. Bataklığı sadece ilaçlamak yetmiyor, tamamen kurutmak gerekiyor. Torbacılarla uğraşmaktansa bahis ve uyuşturucu baronlarıyla uğraşılmalı.” Atilla Türker, gerçeğin ne olduğunu, kendi anlatımıyla çok güzel açıklamış. Ama ülkemizdeki futbolun da bu yaygın çarpıklığa kapılarak, konuyu gerçeğinden koparttığına da değneyor Atilla Ttürker…Ve şöyle devam ediyor makalesinde…
DÜNYANIN EN KİRLİ LİGİ
“Türk futbolu dünyanın en kirli liglerinden biridir. Süper Lig, son 10 yılda inanılmaz kirlendi. Bahis, şike ve operasyonlar futbolun tüm paydaşlarına sıçradı. Yüce yargı gerekli operasyonu en iyi şekilde yürütüyor. Hakemlerimizin önemli bölümü maalesef bahis oynadı. Tüm hakemlerin de 3’te 1’i oynamış…1024 futbolcu disiplin kuruluna sevk edildi. Her geçen gün soruşturmanın boyutu büyüyor. Menajerler, başkanlar ve yöneticiler önümüzdeki dönemde de açıklanacak. Önemli sayıda gözaltı var.”
Bir futbol yazarının samimi cümleleri ile, ülkemizdeki gelişmelerin ağırlığı ve bunların fazlaca gündeme gelmemesi için ilgililer tarafından yapılan icraatları, bir başka cenahtan da aynen böyle görüyor ve anlatıyor. Sonuç ;
“Gerçeklerin, kötü bir huyu vardır.Bir gün ortaya çıkması gibi... Bence bunun en tipik örneklerinden birini, futbol dünyasının içindeki bir yazardan da okuyup öğrenmiş olduk. Temiz bir ülke, şikesiz bir futbol dünyası ve de bunların gölgesinde ülkeyi daha kolay yönetme sisteminin bitirildiği bir dönemin gelmesi dileğimle…