Hava Durumu

Velhasıl Bursa sudan ibarettir !

Yazının Giriş Tarihi: 10.01.2024 14:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.01.2024 14:59

Burası Bursa…Su bol olsa da, plastik kaplara girip satılsa da, bazı yıllar yaz döneminde susuz kalsa da, hiçbir zaman su konusunda muhtaç kalmamıştır. Çünkü Evliya Çelebi’nin tanımı yüz yıllardır tüm ülkede yaygın biçimdedir; “..Velhasıl Bursa sudan ibarettir” derken, Çelebi acaba neyi kast etti? Bilme şansımız yok doğal olarak. Çelebi’nin gelişinden yüz yıllar sonra. Bursa yine suyu tartışıyor. Bu konu aslında fazla su kaldırmaz.  Çünkü söz konusu bir yolsuzluk, hem de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin adeta kalbi konumundaki biriminde BUSKİ’de ortaya çıkmış.

Önce geçmişe gidelim isterseniz…Bu kurumun eski adı Belediye Su işleri idi ve yetmişli yıllarda bugünkü alanda yeni bir bina ile ortaya çıktı. 1973-77 arasında Belediye Başkanı olan rahmetli İsmet Tavgaç’ın  döneminde, özellikle içini yakmıştı Bursa’daki susuzluk… Rakipleri onun konuştuğu yerlere giderek, hep bir ağızdan “tısss,tısss” diye ses çıkarırlarmış. Gazetelerde bol bol, sokak çeşmelerinde sıra bekleyenlerin kuyruğu oluşurdu. Yani o zaman Bursa’nın suyunun önemli bir bölümünü kamu, yani belediye sokak çeşmeleri ile karşılardı. Yani vatandaşın sırtına bu kadar su yükü konmazdı. Sonra ne oldu ? Yıllar yılları kovaladı, böyle büyük kurumlar oluştu, Uludağ’dan ovaya akan su kaynakları özel kurumlara satıldı, su pet şişlere girdi ve sınıf atladı!

Artık yeni bir yüz yıl başlamıştı, bu kez Bursa Büyükşehir yönetimlerinin, paraya sıkıştıklarında gittikleri yer bu kez BUSKİ oluverdi. Ama o dönemlerde, buradan alınan kredi gibi alınan iç borçlar ödendi ki, böyle skandallar oluşmuyordu anımsadığım kadarıyla…1994 yılında DSİ Bölge Müdürlüğü’nden emekli olan Erdem Saker Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde, BUSKİ onun sayesinde deneyimli, birikimli bir kadro ile tanıştı ve  korkunç biçimde nüfusu artan Bursa’ya da yeter oldu. O kadrolar uzun yıllar, yani Saker sonrası da çalıştı ama, unuttuğum varsa, bu tür bir yolsuzluk “su yüzüne” pek çıkmadı. Şimdi gelelim günümüze…Alinur Aktaş’ın bir kez daha aday yapılmasının üzerinden birkaç gün geçtiğinde,yerelde “ iktidar-muhalefet su savaşları “ patlayıverdi. Muhalefetin bu konunun üzerine gitmesi siyasetin doğasında var. Üstelik duyum ve tespitlerde sağlam dayanaklar üzerindeki, Başkan Aktaş olay için “yok böyle bir şey” demiyor da,”Beni bu yolsuzluk ile yan yana getiremezsiniz” anlamında savunma yapıyor. İşte burası biraz sakatlanmış savunmanın!CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş  ise BUSKİ önündeki  açıklamasında Alinur Aktaş bu kadar yolsuzluk söylentisine rağmen yine Büyükşehir Belediye Başkan Adayı… İhale kendisine kalmasın, seçim süreci zarar görmesin diye bahanelerle dolu basın toplantısı düzenleyerek konunun üstünü kapatmaya çalıştı. Bu vurgunun 400 milyon liraya vardığı arka planda biliniyor. Biz Bursalıların dişinden tırnağından verdiği her bir kuruşa sahip çıkacağız. Bursalıların parasını yandaşa aktaran Alinur Aktaş’ın BUSKİ’sini yeniden halkın BUSKİ’si yapacağız” demiş.

Yeşiltaş bu arada biraz da üstü kapalı olarak, bu yolsuzluktan Aktaş’ın haberdar olduğunu vurgulamak istiyor anladığım kadarıyla…Belediye Başkanı da, böyle bir yolsuzluk ile adının yan yana getirilmesini seçim sürecine bağlamış:

 “Alinur Aktaş ismini yolsuzlukla yan yana getiremezsiniz. 20 yıllık belediye başkanlığım dönemimde vakıf olduğum her türlü olumsuzluğun ortadan kaldırılması için mücadele ettim. Bırakın yolsuzluğu, bir kuruşun dahi israf edilmesine göz yummadım. Bahsi geçen olayda da konuyu öğrenmemle birlikte gerekli her türlü soruşturmanın başlatılması talimatını ben verdim. Yapılan ilk tahkikat neticesinde olayın nitelikli zimmet suçu olduğunu anladık ve hemen vakit geçirmeksizin adli makamlara suç duyurusunda bulunduk.

Bu tür konuların soruşturmanın selameti, suç ve suçluların belirlenmesi, delillerin sağlıklı bir şekilde ortaya çıkarılması için belli bir süre soruşturmanın, bırakın kamuoyuna ilan edilmesini, kurum içinde dahi gizlilikle yürütülmesi gerekir. Aynı şekilde adli makamlarla iş birliği ve yüksek koordinasyon içerisinde tüm süreç takip edilmektedir. Bazı kendini bilmezler tarafından ortaya atılan 'BUSKİ'de 400-500 milyon yolsuzluk', 'Belediye olayların üstünü örtüyor', 'Gerekli denetimleri yapmıyor' gibi söylemler tamamen gerçek dışıdır.”Her iki sorumlu yönetici böyle konuşuyor ama bu sütunlarda benim de bir yorumumu olacak. O da şu; Sayın Aktaş için ortada görünen, gecikmeden dolayı sadece haberdar iması var. İyi güzel de, işin içinde olmasa bile, böyle bir gelişmeden haberdar olmak ve hemen müdahale etmek gerekmez mi? Asli görevi değil mi? Bunun sorumlulğundan kaçabilir mi ?  Çünkü eğer 400 milyon rakamı doğru ise, bu paralar parça parça çıkmış kasadan. Yani, en az suça iştirak kadar, konuya vakıf  olamamak veya zamanında olay el koyamamak da kabul edilebilir bir şey değil. Tarih, bu tür olaylardan sadece geç haberi olup, işlerinden olanların hikâyesi ile dolu. Bir de su faturalarındaki kesintilere sözüm olacak! Onlar yanıt veremez ama, onları oraya yerleştiren Genel İdare’nin haberi olsa ne yapar acaba? Bugünün meselesi değil ama değinmeden geçemeyeceğim. ÇTV yani Çevre Temizlik Vergisi nedir? Belediyelerin asli görevlerinden biri değil mi? Benim sokağımı temizliyor, çöpümü alıyor diye neden vergi vereyim? Hele bir de “Atık su bedeli” var ki, nasıl anlatılmalı bunun gereği…Bunlar direkt olarak genel ve yerel yönetimlerin işi olmalı. Ama, her aldığınız özel tüketim olsun olmasın, bu üründen  ÖTV yani “Özel Tüketim Vergisi” kesebilen ve bunun oranını sürekli yükselten bir kamunun, bu tür olaylarda belediyelere yaklaşımı nasıl olur ki ? Bir merakım daha var, belediyeler genel bütçeden nüfusları oranında pay almıyor mu? O paralar neden verilir belediyelere…Konser yaptırsınlar diye mi? Seçim dönemlerinde afiş astırsınlar diye mi? Ya da kendilerine yakın gördükleri  derneklere falan mı vermek içindir bu bütçe? Yoksa  ekranda görünmek için yemek programlarına sponsor olmak  isteyen, kendine yakın belediyelerle için mi genel bütçe payını  yüksek verir ? Soruyorum, çünkü bilmiyorum. Ama bir vatandaş olarak, benim su faturalarındaki o kesinti kalemlerinden şikayetim var!

Velhasıl bu gün sudan konularda, sudan yorumlar yaptık karşılıklı. Her gününüz, su gibi güzel akıp gidiversin, hoşça kalın aman susuz kalmayın!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.