Seviyorum bu kafiyeli anlatımları nedense… Bu kez de muzip bir arkadaşımın sözleriyle başlık açtım. Çünkü bu konuda sendikalar, medya ve halk konuşmadan, toplumun dikkati bir anda yasa dışı bahis ve şike iddialarına kaydırıldı. Çok doğal! Çünkü sade vatandaşın konuşup tartışacağı ücret meselesinin ilgisi, bu sayede milyonları ardından koşturan futbol kulüplerine çevrildi. Hem de ne çevrilmek!
Üyesi, taraftarı en üst seviyede olan bir kulüp için bir kez daha piyasaya şike iddiaları sürüldü ve sonuçları da alınmaya başladı. Geçim sıkıntısının had safhaya geldiği bir dönemde, vatandaşın kazanmadığı parayı, eline tutuşturulan kredi kartlarıyla harcaması adeta tek çare olarak sunuluyor. Bu kesimin elindeki kart da kazanmadığı parayı, sadece borçların yatırılması için kullanmaya yarıyor.
Bu yöntemle, her zaman olduğu gibi çalışanı iyice ezdirecek bir seviyeye mahkûm etme stratejisi tüm ağırlığıyla devreye giriyor. Böylece önce geçim sıkıntısı itirazları, ardından da yağmur gibi ülkenin üzerine düşen “dron” meselesi de tartışılmadan güme gidiyor!
Şike ve yasa dışı bahis olaylarının ardına takılan toplum, bu sayede ülkemiz toprakları üzerinde kaza yapan ve bu elim olay sonucu Libya’nın komuta kademesi üyelerini kaybettiği uçak kazasının ülkemize yaratacağı sıkıntıyı bile unuttu/unutturuldu… Bir süreden beri ülkemizin hava sahasında olanları da ekranlarda artık göremez olduk.
Bir süre önce tam yirmi subay ve astsubayımızı şehit verdiğimiz uçak kazası meselesi de, olası sebepleri açısından kamuoyuyla paylaşılamadı ve hiç paylaşılmayacak gibi görünüyor. Rastlantı mı, planlı mı yapıldığı bilinmeyen, ülkemizi ve halkımızı tehdit içinde bırakan bu tür olaylar, sebep ve sonuçlarıyla ele alınmadı ya da konu rafa kaldırıldı.
Ne de kullanışlıymış yasa dışı bahis ve şikecilere yönü çevirmek… Pardon, uyuşturucu kullanan ünlülerin hakkını yemeyelim ve onların bu konuya katkısını da unutmayalım!!!
Bunların ne anlama geldiğini ve niyetin ne olduğunu bir kez daha, arada bir çalışan kafam bile anladı. Bu arada ve bu kargaşada ünlülerin uyuşturucu partileri, futboldaki şike ve bahisle yarışa girdi ama neredeyse çaptan düşecek hâle geldi!
Çünkü futbol tutkunları, ünlüleri izleyen ve onları tanıyanlara karşı, büyük bir kalabalıkla fark atar ülkemizde… Bu olaylar bir de “üç büyükler” dediğimiz camialarla ilişkiliyse, hemen her konu büyük bir toplum kesimi tarafından satın alınır! Bundan daha önemli bir olay olur mu kadim ülkemizde?
Varsa yoksa futbol ve bunun üzerine derin tartışmaların ağızlarda bıraktığı tat, kimseye yerini kaptırmaz vallahi!!!
EMEKLİ MAAŞLARI KONUSU
Farkındaysanız, “asgari ücret” belirlenip yeterince tartışılmadan kabul edildikten sonra sıra “emekli zammına” geldi sanmıştım/sanmıştık. Ama bu konuda da hiç umut yok desem yalan olmaz.
Çünkü çalışanların asgari ücreti bile tartışılmadan, masadan kalkan sendikalar ve yetkililer tarafından kuzu gibi kabul edildikten sonra, emekliye en asgari aylığı vermek de o kadar kolay olur!
İlgili ve yetkililer zaten uzun yaşayan emeklileri bile gündeme getirerek bu konudaki şikâyet ve düşüncelerini açıkça belirttiyse, bundan sonra kimse umutlanmasın dişe dokunur bir zam için… En azından ben öyle düşünüyorum.
Zaten bu konudaki tahmini rakamlar çoktaan piyasaya sürüldü ama kimse de bu konuya el süremedi korkudan… Bu sıkıntılı konuları bir kalem geçelim diyorum. Önümüzdeki konular çok daha önemli!
Çünkü bu tür zamlardan sonra ülke hazinesinin yeniden dolması gerekecek. Dua edelim de dolaylı vergilerin artış oranı, emekli ve emekçilerin ödeyebileceği bir seviyede olsun.
Öyle olursa “buna da şükür” der, köşemize çekiliriz. Bunları kaleme alırken içimdeki ses yine moralimi bozdu ve “2026 yılında beklenen enflasyon kaç olacak?” gibi gereksiz (!) bir soru sordu.
Bunu bilmeye ve açıklamaya takatim yeterli değil sevgili dostlar. Meraklanmayın, bir iki hafta içinde istikbalimizi yetkililerin ağzından çabucak öğreniriz.
Moralinizi bozmadan, sağlıkla kalın!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İSMAİL KEMANKAŞ
Yeni mevzu şike, asgari ücret tartışması çöpe!
Seviyorum bu kafiyeli anlatımları nedense… Bu kez de muzip bir arkadaşımın sözleriyle başlık açtım. Çünkü bu konuda sendikalar, medya ve halk konuşmadan, toplumun dikkati bir anda yasa dışı bahis ve şike iddialarına kaydırıldı. Çok doğal! Çünkü sade vatandaşın konuşup tartışacağı ücret meselesinin ilgisi, bu sayede milyonları ardından koşturan futbol kulüplerine çevrildi. Hem de ne çevrilmek!
Üyesi, taraftarı en üst seviyede olan bir kulüp için bir kez daha piyasaya şike iddiaları sürüldü ve sonuçları da alınmaya başladı. Geçim sıkıntısının had safhaya geldiği bir dönemde, vatandaşın kazanmadığı parayı, eline tutuşturulan kredi kartlarıyla harcaması adeta tek çare olarak sunuluyor. Bu kesimin elindeki kart da kazanmadığı parayı, sadece borçların yatırılması için kullanmaya yarıyor.
Bu yöntemle, her zaman olduğu gibi çalışanı iyice ezdirecek bir seviyeye mahkûm etme stratejisi tüm ağırlığıyla devreye giriyor. Böylece önce geçim sıkıntısı itirazları, ardından da yağmur gibi ülkenin üzerine düşen “dron” meselesi de tartışılmadan güme gidiyor!
Şike ve yasa dışı bahis olaylarının ardına takılan toplum, bu sayede ülkemiz toprakları üzerinde kaza yapan ve bu elim olay sonucu Libya’nın komuta kademesi üyelerini kaybettiği uçak kazasının ülkemize yaratacağı sıkıntıyı bile unuttu/unutturuldu… Bir süreden beri ülkemizin hava sahasında olanları da ekranlarda artık göremez olduk.
Bir süre önce tam yirmi subay ve astsubayımızı şehit verdiğimiz uçak kazası meselesi de, olası sebepleri açısından kamuoyuyla paylaşılamadı ve hiç paylaşılmayacak gibi görünüyor. Rastlantı mı, planlı mı yapıldığı bilinmeyen, ülkemizi ve halkımızı tehdit içinde bırakan bu tür olaylar, sebep ve sonuçlarıyla ele alınmadı ya da konu rafa kaldırıldı.
Ne de kullanışlıymış yasa dışı bahis ve şikecilere yönü çevirmek… Pardon, uyuşturucu kullanan ünlülerin hakkını yemeyelim ve onların bu konuya katkısını da unutmayalım!!!
Bunların ne anlama geldiğini ve niyetin ne olduğunu bir kez daha, arada bir çalışan kafam bile anladı. Bu arada ve bu kargaşada ünlülerin uyuşturucu partileri, futboldaki şike ve bahisle yarışa girdi ama neredeyse çaptan düşecek hâle geldi!
Çünkü futbol tutkunları, ünlüleri izleyen ve onları tanıyanlara karşı, büyük bir kalabalıkla fark atar ülkemizde… Bu olaylar bir de “üç büyükler” dediğimiz camialarla ilişkiliyse, hemen her konu büyük bir toplum kesimi tarafından satın alınır! Bundan daha önemli bir olay olur mu kadim ülkemizde?
Varsa yoksa futbol ve bunun üzerine derin tartışmaların ağızlarda bıraktığı tat, kimseye yerini kaptırmaz vallahi!!!
EMEKLİ MAAŞLARI KONUSU
Farkındaysanız, “asgari ücret” belirlenip yeterince tartışılmadan kabul edildikten sonra sıra “emekli zammına” geldi sanmıştım/sanmıştık. Ama bu konuda da hiç umut yok desem yalan olmaz.
Çünkü çalışanların asgari ücreti bile tartışılmadan, masadan kalkan sendikalar ve yetkililer tarafından kuzu gibi kabul edildikten sonra, emekliye en asgari aylığı vermek de o kadar kolay olur!
İlgili ve yetkililer zaten uzun yaşayan emeklileri bile gündeme getirerek bu konudaki şikâyet ve düşüncelerini açıkça belirttiyse, bundan sonra kimse umutlanmasın dişe dokunur bir zam için… En azından ben öyle düşünüyorum.
Zaten bu konudaki tahmini rakamlar çoktaan piyasaya sürüldü ama kimse de bu konuya el süremedi korkudan… Bu sıkıntılı konuları bir kalem geçelim diyorum. Önümüzdeki konular çok daha önemli!
Çünkü bu tür zamlardan sonra ülke hazinesinin yeniden dolması gerekecek. Dua edelim de dolaylı vergilerin artış oranı, emekli ve emekçilerin ödeyebileceği bir seviyede olsun.
Öyle olursa “buna da şükür” der, köşemize çekiliriz. Bunları kaleme alırken içimdeki ses yine moralimi bozdu ve “2026 yılında beklenen enflasyon kaç olacak?” gibi gereksiz (!) bir soru sordu.
Bunu bilmeye ve açıklamaya takatim yeterli değil sevgili dostlar. Meraklanmayın, bir iki hafta içinde istikbalimizi yetkililerin ağzından çabucak öğreniriz.
Moralinizi bozmadan, sağlıkla kalın!