Sultan Süleyman Manisa'dan gelişinde hakkı hâkim kılmayı ifa için, hayrat ve imaretlere çok ihtimam gösterdi. Harp ve sulh yolunda da hayli meşgul olurken, taşra yâni merkeze yakın olmayan bölgelerde meydana gelen zulüm, işkence,  milleti yıldırıp bıktıranların fitne ve zorbalıklarına son vermeye çok gayret sarf etti. Netice de, hakk'ı tutup kaldırması, mağdurun gördüğü adil yaklaşımın güzelliği ile Süleyman'ın adaleti yer yüzüne bir müjde oldu.

 

Yavuz Selim'in yendiği Çerkes ordusunun komutanlarından Canberdü Gazali Osmanlı ordusuna intisap etmişti. Yavuz Selim bu komutanı Şam Vâlisi tâyin etmişti. Ne var ki; kalblere korku salan hükümdar ecelin tutsağı olduğunda, Canberdü Gazali'de de, ne Yavuz'dan kalan korkuyu duymak kalmış ne de kendisini öldürmeyip, hem saflarına almış hem de Şam gibi bir mümtaz şehrin vâliliğine getirilmeyi mühimsemeyip , Osmanlı’ya karşı istiklâl bayrağını kaldırmak için harekâta geçtiği görüldü. Devlet hemen 2. Veziri Ferhat Paşayı bu asiyi tepeleme emrini verdi. Mezkür Paşa, harekâta geçerek, Şam şehri önlerinde karşısında bulduğu Canberdü'yü, helâk etmekte gecikmedi.(927h./1521m.) Ferhad Paşa oradan Şah İsmail'in sın ırlarına dalmak için toplanın emri verdiği sipahilerini beklemeğe gitti.

 

Macaristan'da pek bir mesafat muamelesi görülmemekle bâzı tehditler yüzünden gönderilen habercisi, Macar Kralı tarafından öldürüldükte, Padişah-ı vakur, ordu ile bizzat çıkıp,Sava Suyu kenarında olan kaleyi ve karşıda Serim mâlikânesini, daha sonrada, Macar'ın kilidi mesabesinde olan  Belgrad'ı kolaylıkla aldı. Bu fetihleri tebrik için İran hâriç bütün devlet elçileri üşüşüp geldiler. Her biri tebrik ediyor, kimileri de, daha önce yapılmış antlaşmaları yenilemeye hiç olmazsa uzatmaya gayret gösteriyordu. bunların arasında Venedik’te vardı ve onunla senelik on beş bin altun vergi ödemesi suretiyle anlaşma yenilendi.(928h./1522m.)

 

Hristiyan ülkelerinin Osmanlı ile aralarında bir sed olarak bulunması elbette onlara biraz emniyet sağlıyordu. Fakat, devlet-i âliye meclisinde Kubbealtı görüşmelerinde bu set'din fetih yoluyla kalkması gerektiği konuşulup, projelendiriliyordu. Bunun içinde Rodos Şövalyeleri ve onların düzeni olan devletlerinin çökertilmesi icâp ediyordu. Ne var ki kuvvetlerimizin, böyle bir seferden meyus ve kırgın olarak dönmemesi için bütün hazırlıklara özel ihtimam gösterildi. Donanmay-ı Hümayun, Orduyu, Marmaris'ten Rodos adasına geçirdi. Burada beş ay süren muhasara son unda nice sayısı binlere varan kahraman adaya ayak basmasıyla, Kale etrafındaki Ada'lar ile sahilde ki bü tün hisarların elimize geçmesi kâbil oldu.(929h./1523 m.)

 

Üçüncü Vezir Ahmed Paşa haylice emeliuzun olan biri olarak, vezareti elde etmek için çok çalışmış olsa da, Sadarete Pirî Paşanın yerine, Kurenay-ı (padişahı n yakınından), Şehinşah-i'den İbrahim Paşa getirildi. Ahmed Paşa, Mısır Vâliliğiyle görevlendirildi. Kırım' da Mehmed Girayı, oğulları öldürdüğünden, kardeşi Saadet Giray Kırıma Hân olarak tâyin edildi. Öte tar aftan Ahmed Paşa hâini, Mısır'a yerleştiğinde, Sadra zam olamamanın verdiği hasetle, etrafına bir takım Çerkesleri alıp, Mısır Sultanlığına karar alındı. Kendisine vezir olarak seçtiği Mehmed Bey, durumu devlete bildirdi. Peşinden de Ahmed Paşa hâinine yaptığı hamleyle, onu öldürmeği becerdi.(930h./1524m.) Haftalarca düğün gibi şenlikler yapılarak resmi izdivacı yapıldı. Mısır idâresini yoluna koymağa gönderildi. Bu memuriyetini en mükemmel şekilde yerine getirirken ahaliyi de son derece memnun ve sürûr içine aldı. Mısır ve Şam ahalisi bu halden elbette pek hoşnud oldu. Avdetinde Rumeli'ye geçerek sefer tedarikine başladı.(931h./1525m.)

 

Yeniçeri zorbalarına rahat battığından, İstanbul için de çeşitli kötülükler icra etmeye başladılar. Bir gün içlerine dalan padişah bir kaç tanesini tepeledi. Fesata sebeb olanlar eyalet de zulme ve tariz de bulunanlar bunları işrap edenler, nasihat ve târizden mü tenebbih olmayan, kumandan ve vezir mahkemeye verilip siyaset olundu yâni cezalara uğratıldılar. İran ise,dostluk,yakınlık gibi hususata yanaşmadığından başka Macarlar ile ittihat yolunu aramağa başlama sı, Almanya imparatorluğuna yakınlaşan,bütün Avrupayı telâşa düşüren İspanya kralı 5. Karlos'un elinde n Fransa devleti yanıp, yakılarak devlet-i Osmani'yed en, iâne(yardım)istemekle Ragüza ve Leh Cumhuriyetlerinin ahidnâmeleri yenilendi. Eflak'da bir müddet istirahat eden padişah, üçüncü seferini Almanya üst üne açtı.(932h./1526m.)Fiemanillah.

Kaynak: Ahmet Vefik Paşa hazırlıyan metin hasırcı.