Suriye’de Hafız Esed’in mezarının açılıp kemiklerinin yakılması kimseyi şaşırtmasın Bu topraklarda bu tür olaylar "Vaka-ı adiye"den sayılır. Tabii ki bunun tarihi bir arka planı vardır. İslam öncesi Moğollardan Türklere sirayet eden yasaya göre fethedilen bir ülkede düşmanın toprakla olan ilişkisinin ebediyen kesilmesi için o toprakların kadim sahipleri olan düşmanların atalarının kemiklerinin mezarlarından çıkartılıp yakılması gerektiğine inanılıyordu.
Acbü’z-zeneb kuyruk sokumunda bulunan ve bedenin çekirdeği denilen hardal tanesi büyüklüğünde ruhun tekrar beden kazanmasını sağlayacak asla çürümeyen kemik olarak kabul edilir. Türklerin İslam’ı kabulünden sonra ise Buhari’de geçen “İnsan cesedi bütünüyle çürüyüp yok olur. Ancak, acbü'z-zeneb müstesna. İnsanlar tekrar bundan yaratılacaktır” şeklindeki hadise dayanarak düşmanı ebediyen yok etmek için kemikleri yakılmıştır. Böylelikle “VelBasuBadel Mevt” hadisesinin gerçekleşmeyeceğine inanılmıştır.
Timur 1400 yılının Ekim ayında Şam’a girince Emevilerin ilk halifesi Muaviye’nin oğlu Yezid’in mezarını açtırmış kemiklerini yaktırdıktan sonra askerlerini kül olmuş kemiklerin üzerine işettirmişti. Yezid’in babası Muaviye’nin mezarını ise açtırmadı ama yerle bir ettirdi. Mezar ve görkemli türbesi yıkılıp dümdüz edildi. Cengiz Han Horasan’ın Tus şehrini fethedince Abbasi halifesi Harun Reşid’in kemiklerini mezarından çıkartıp yaktırmış ölü olarak ele geçen Celaleddin Harzemşah'ın bedeni ise yakılmak üzere Moğolistan'a götürülmüştü.
Bursa’da da buna benzer bir olay yaşandı. Timur’un esiri iken vefat eden Osmanlı sultanı Yıldırım Bayezid’in naaşı şimdi kendi adını taşıyan külliyeye getirilip gömüldü. 1413 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey (Türk dilini mecbur kılan 1.Mehmet ile karıştırmayın bu 2.Mehmet) Osmanlının fetret devrini fırsat bilip Bursa’ya saldırdı. Şehri ele geçiremeyen Mehmet beybabasını öldürenöz dayısı olan Yıldırım Bayezid’in mezarını açtırıp kemiklerini çıkarttı ve Nalıncılar hamamının külhanında yaktırdı. (Bu hamam günümüzde EVKUR mağazası olarak kullanılıyor) Yani bugün Yıldırım’ın mezarında yatan kimse yok mezar boş sadece sembolik bir mekan.
Bir başka Türk sultanı Şah İsmail Bağdat'a girdiğinde Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife ile büyük mutasavvıf Abdülkadir Geylani'nin kabirlerini açtırıp kemiklerini yaktırmıştı. Ne demiş atalarımız “zulm ile abat olanın akıbeti berbat olur”
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
KENAN TEZ
BU TOPRAKLARDA ZULÜM ÖLÜM İLE BİTMEZ
Suriye’de Hafız Esed’in mezarının açılıp kemiklerinin yakılması kimseyi şaşırtmasın Bu topraklarda bu tür olaylar "Vaka-ı adiye"den sayılır. Tabii ki bunun tarihi bir arka planı vardır. İslam öncesi Moğollardan Türklere sirayet eden yasaya göre fethedilen bir ülkede düşmanın toprakla olan ilişkisinin ebediyen kesilmesi için o toprakların kadim sahipleri olan düşmanların atalarının kemiklerinin mezarlarından çıkartılıp yakılması gerektiğine inanılıyordu.
Acbü’z-zeneb kuyruk sokumunda bulunan ve bedenin çekirdeği denilen hardal tanesi büyüklüğünde ruhun tekrar beden kazanmasını sağlayacak asla çürümeyen kemik olarak kabul edilir. Türklerin İslam’ı kabulünden sonra ise Buhari’de geçen “İnsan cesedi bütünüyle çürüyüp yok olur. Ancak, acbü'z-zeneb müstesna. İnsanlar tekrar bundan yaratılacaktır” şeklindeki hadise dayanarak düşmanı ebediyen yok etmek için kemikleri yakılmıştır. Böylelikle “VelBasuBadel Mevt” hadisesinin gerçekleşmeyeceğine inanılmıştır.
Timur 1400 yılının Ekim ayında Şam’a girince Emevilerin ilk halifesi Muaviye’nin oğlu Yezid’in mezarını açtırmış kemiklerini yaktırdıktan sonra askerlerini kül olmuş kemiklerin üzerine işettirmişti. Yezid’in babası Muaviye’nin mezarını ise açtırmadı ama yerle bir ettirdi. Mezar ve görkemli türbesi yıkılıp dümdüz edildi. Cengiz Han Horasan’ın Tus şehrini fethedince Abbasi halifesi Harun Reşid’in kemiklerini mezarından çıkartıp yaktırmış ölü olarak ele geçen Celaleddin Harzemşah'ın bedeni ise yakılmak üzere Moğolistan'a götürülmüştü.
Bursa’da da buna benzer bir olay yaşandı. Timur’un esiri iken vefat eden Osmanlı sultanı Yıldırım Bayezid’in naaşı şimdi kendi adını taşıyan külliyeye getirilip gömüldü. 1413 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey (Türk dilini mecbur kılan 1.Mehmet ile karıştırmayın bu 2.Mehmet) Osmanlının fetret devrini fırsat bilip Bursa’ya saldırdı. Şehri ele geçiremeyen Mehmet beybabasını öldürenöz dayısı olan Yıldırım Bayezid’in mezarını açtırıp kemiklerini çıkarttı ve Nalıncılar hamamının külhanında yaktırdı. (Bu hamam günümüzde EVKUR mağazası olarak kullanılıyor) Yani bugün Yıldırım’ın mezarında yatan kimse yok mezar boş sadece sembolik bir mekan.
Bir başka Türk sultanı Şah İsmail Bağdat'a girdiğinde Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife ile büyük mutasavvıf Abdülkadir Geylani'nin kabirlerini açtırıp kemiklerini yaktırmıştı. Ne demiş atalarımız “zulm ile abat olanın akıbeti berbat olur”