Son günlerde hangi kanalı ve hangi ekonomi programını açsak karşılaştığımız konu aynı...

Ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Anlamadığımız zaman temkinli yaklaşıyoruz ve güvensiz buluyoruz. Bu çok doğal...

Elbette millet olarak garantici olmayı seviyor ve sahip olduğumuz, emeğimiz ile kazandığımız paralarımızı riske atmak istemiyoruz. Keza son Thodex olayı da bu şüpheleri destekler nitelikte oldu...

Şunu unutmamamız gerekiyor ki eğer bu sistem garanti bir sistem olsaydı, getirisi bu kadar yüksek olmazdı!

Değerli dostlar; kripto para ve blockchain sistemleri yakın zamanda bir devrim şeklinde hayatımıza girecektir.

Bu önemli devrimde Türkiye hangi noktada olacak?

Piyasada kripto para kullanılma yasağı ne zamana kadar devam edecek?

Bunu hep birlikte yaşayıp göreceğiz...

Fakat klasik bir tabirle, finans dünyasında Covid-19 un hayatımıza girmesi ile birlikte hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...

Pandemi zamanındaki yaşam tarzımızın hızlı değişiminde görüldü ki, milletler çevreye ve doğaya  karşı daha duyarlı hale gelebiliyor. Her şey daha kolay ve basit hale getiriliyor…

Blockchain sisteminin en önemli özelliğinden biri ise merkeziyetsiz bir yapıda olması.

Devletler endişeli ve bir takım önlemler almak istiyor lakin değişim gerektiği zaman devletlerin yapacağı bir şey kalmıyor. Halk o hakkı kendisi alıyor.

Devletler bir zamanlar kadınların da oy kullanmasına ve seçilmesine de karşıydı…

Hızla değişen devrin koşullarına uymak zorundayız. Türkiye olarak kendimizi hızlı güncellemekle kalmayıp, yapılan bu güncellemeleri sebepleriyle en basite indirgeyerek hep birlikte paylaşmalıyız...

*

AVRUPA’NIN ŞIMARIK ÇOCUĞU

Bu söylemi ilk kez ilkokul öğretmenimden Hayat Bilgisi dersinde duyduğumu hatırlıyorum. Tabi ki Yunanistan’dan bahsediyorum..

Büyüdükçe kulağımdan silinmemiş “şımarık çocuk’’ lafının ne kadar yerinde olduğunu görmüş oldum.

Kültürü, müzikleri, mutfağı ve tarihiyle oldukça eğlenceli ve komşumuz olan bir ülke…

Fakat bu ülkenin politikacıları ve ana politikası oldukça obsesif, hatta ve de hatta hastalıklı.

Yunanistan geçmişten gelen hastalıklı “enosis’’ ve onun türevleri düşünceleri bir kenara bırakıp, realist bir siyasete bürünmesi kendi geleceği için şart.

*

Yunan siyasetçilerin ne kadar ikiyüzlü davrandığını en son Ankara’da gerçekleşen basın toplantısında gördük.

Şaşırdık mı? Hayır!..

Son derece resmi ve çözüm için toplanılmış bir ortamda; Yunan bakan birden bizi bizlere ve dünyaya şikayet etmeye başladı…

Sayın Çavuşoğlu bile duruma şaşırdı… Belli ki ikili görüşmede bambaşka bir üslup görmüştü. Sayın Bakanımız gereken cevapları verdiler.

En beğendiğim yorumu  ise Yunanistan’ı şımartıp sırtını sıvazlayan ülkelerin, Yunanistan’a ve Türkiye’ye silah satıp, çözümsüzlüğü destekleyip işin içinden çekilmesi yönünde kullandığı cümle oldu

Bu toplantı sonrası bizleri memnun eden ise; herhangi bir  haksızlığa uğradığımız an millet olarak, her görüşten insanın fikir birligi ve yekvücut olabilmesi…

*

ULUSLARARASI ANLAŞMALAR

Türkiye’miz; Akdeniz’de adını ‘Mavi Vatan’ koyduğu son derece haklı bir politika ile hareket etmekte ve bununla kalmayıp her hareketini BM ye kabul ettirerek son derece kurallara uyarak, legal temelli bir politika çizmekte...

*

‘Mavi Vatan’ olgusu hayatımıza geç girmiş olsa da; gerçekleri yansıtan, Türkiye’nin sınırlarının kara parçasıyla sınırlı kalmadığını, bundan çok daha geniş olduğunu bizlere hatırlatan fevkalade bir duruştur.

 

Yunanistan eskisi gibi bencil ve 'hep bana' politikalarını izleyemiyor...

Ve bu durum sürekli parlamalarına sebep oluyor…

Uzlaşmacı olmayan taraf ortada. İnatçı politikaları Türkiye’yi enterese etmiyor ve daha da kararlı durmasına sebep oluyor...

*

D-8 NİÇİN VE NEDEN SADECE PROTOKOL OLARAK UYGULANIYOR?

 

Dünya şu an birliklerin olduğu bir dünya…

Kutuplar ise hem şu an hem de gelecek yakın zamanda bir tarafta Birleşik Devletler, AB ve diğer tarafta Çin, Rusya ve hatta Hindistan ekseninde olmaktadır, olacaktır. Bunlardan sonra ise Türkiye, Pakistan, Endonezya, Brezilya gibi bölgesel güçler geliyor.

Türkiye kurulduğundan beri bir takım pakt ve anlaşmaların içinde bulunmuş olsa bile nihai olarak şu an yalnız bir ülkedir.

54. TC Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız tarafından ve doğrudan Türkiye tarafından kurulmuş bir D-8 birliği var.

Bu ülkeler Türkiye’ye kültürel, dini olarak yakın ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler.

Neden hala gerekli işbirlikleri kurulmuyor ve Türkiye dış politikada sürekli 360 derece politikası oynamak zorunda kalıyor?

Neden rahat rahat Uygur Türklerine yapılan zulümlere karşı duramıyor?

Neden her ramazan ayında Kudüs’te teravih namazı çıkışı İsrail güvenlik güçlerinin orantısız saldırısına maruz kalan Müslümanları rahat rahat savunamıyor?

İçinde bulunduğumuz Dünya birlik dünyası, D-8 hali hazırda kurulmuş Türkiye’nin siyasi ve ekonomik manada işine yarayacak bir birliktir.

D-8 Hükümetlerin keyfi politikalarına bırakılmadan, devletin kalıcı politikası haline getirilmelidir...

Yeni bir Türkiye ancak bu şekilde kurulur...

*

VAHŞİ RUSYA

Bugün bir uzaylı dünyaya gelse ve dünya gündemiyle ilgili haberleri okusa, Rusya’yı oyunbozan, kurallara uymayan yaramaz bir aktör ya da aktrist gibi görecektir.

Rusya, Sovyetler Birliği rüyasından asla uyanmak istemiyor…

Batı ile sınır olan Belarus ve Ukrayna Batı ile sıcak ilişkiler kurdukça daha da saldırganlaşıyor.

Birleşik Devletler seçimlerini manipüle etmeye çalışıyor…

Belarus’da kendisine yakın bir piyon olan Lukashenko ile oraya hükmedip, Lukashenko’ nun hile ile seçimi kazandığını düşüren halka, Belarus devleti üzerinden saldırıyor...

Kırım’ı ilhak ettiği yetmiyor gibi, bugünlerde tekrar tarihte her zaman  hükmetmeyi sevdiği Ukrayna sınırına ordusunu yığmaya devam ediyor.

Bu da yetmezmiş gibi kendi Muhalifi Navalyn’i hapiste tutuyor. 21. yüzyıl dünyasında gücünü göstere göstere sürdüren bir Putin görüyoruz. Navalyn’in sağlık durumunun kötüye gittiği ve böbrek yetmezliği gibi sebeplerden ölebileceği uzmanlar tarafından ifade ediliyor.

Böyle bir durum gerçekleşirse Rusya’da sokağa çıkma eylemleri başlayabilir.

Bununla da bitmedi şimdi de arayı Çekya ile bozdu.

Çekya Rus diplomatları istihbarat çalışmaları içinde bulunduğundan dolayı sınır dışı etme kararı aldı!

Atalarımız keskin sirke küpüne zarar der… Rusya’da görülen gidişat bu yönde…

*

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm İstiklal şehitlerimizi derin bir saygı ve hürmet ile anıyorum, size minnettarız...

Ramazanınız mübarek olsun.

Kalın sağlıcakla...