Türkiye, tüm dünya ülkeleri gibi geçtiğimiz yıllar itibariyle etkileri görülen ekonomik kriz sürerken, bir de salgın önlemleri almak zorunda kaldı.

Bu da kuşkusuz ekonomiyi daha kırılgan hale getirdi.

Uluslararası kuruluşların öngörülerine göre, çok sayıda ülke, koronavirüs salgınından olumsuz etkilendi.

Salgının ekonomilere verdiği olumsuz etkilerin ancak 2022’de telafi edilebileceği hesaplanmakta.

Türkiye’nin 2020’de, yüzde 5 daralmayla küçülme sıralamasında 77’nci olacağı öngörülmekte.

Gelişen pazarlar içinde Türkiye ile aynı potadaki ülkelerden Meksika yüzde 6,6, Arjantin 5,7, Rusya 5,5, Brezilya 5,3 ile Türkiye’den daha fazla küçülecekleri öngörülmekte.

Türkiye’de salgının etkisiyle ortaya çıkan krizden en çok etkilenenler kuşkusuz ki, düşük sermayeli KOBİ’ler oldu.

Türkiye’de üretim sektöründeki istihdamın yüzde 69’unu KOBİ’lerin sağladığı göz önüne alınırsa krizin boyutları daha kolay anlaşılacaktır.

Türkiye’de hali hazırda yükselen işsizliğin salgın ile daha büyük bir krize dönüşmesini önlemek için KOBİ’lere daha büyük önem verilmesi gerekliliği açıkça ortaya çıkıyor.

* * *

Bu süreci atlatmak için birçok KOBİ hiç kuşkusuz canla-başla çalışmakta.

Türkiye'nin önemli salça üretim merkezlerinden biri İnegöl ilçesindeki Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi.

Kulaca Kalkınma Kooperatifi, bu yılda Hollanda'ya acı biber salçası dış-satımı gerçekleştirmekte.

Geçen yıl 800 tonluk dış satımla ülke ekonomisine 800 bin dolar girdi sağlayan kooperatif, bu yıl salgın koşullarına karşın, bin ton dış satım gerçekleştiriyor.

7 yıldır Hollanda'ya salça gönderen kooperatif Başkanı Ahmet Uğur, bunda hava koşullarının elverişli olmasının da üretimin artmasında etkili olduğunu belirtiyor.

Kooperatif işletmesinde her yıl olduğu gibi bu yıl da salgın önlemleri çerçevesinde çalışmalar sürdürülmekte.

Ürünler Hollanda’ya gönderilmeye başlanmış durumda.

Bir yandan da üretim sürmekte…

Yılsonuna kadar bin ton salça üretilmiş ve Hollanda’ya gönderilmiş olacak.

* * *

Böyle bir süreçte bir Köy Kalkınma Kooperatifi’nin üretimi aksatmaması, üstelik salgın koşullarında dış satıma yönelik üretimi arttırması önemli.

Ağırlıklı olarak kadın istihdam edilmesi açısında da bu önemli…

Bu işletmede üretimin ne kadar hijyen koşullarda sağlığa uygun yapıldığının da bir kanıtı.

Bu yıl salgına karşın üretimin artması sevindirici ama tarımda bu üretim biraz da hava koşullarına bağlı.

O nedenle tarımsal üretim ve gıda riskli bir alan hem üretim miktarı hem de fiyat dengeleri açısından...

Kimi yıllar tarlada üretimin azlığı fabrikada üretim miktarını da etkiler.

Bu dalgalanma aynı zamanda fiyat istikrarsızlığı da yaratıyor.

Bu da dış bağlantılarda pazarlama sorunu doğuruyor.

* * *

2020 yılı farklı bir yıl oldu…

Kimi ürünlerde hava koşulları nedeniyle üretim azlığına bir de salgın kısıtlamaları eklendi.

Devletin bu süreçte ‘Üretimden kaçınmayın, devlet olarak ürün elinizde kalmayacak’ güvencesine ek olarak kooperatif olarak da üreticiye güvence verildiğini vurgulayan Kooperatif Başkanı Ahmet Uğur, ‘boş alan kalmasın, her yere bir şeyler ekin dedik’ diyor.

Öte yandan bu arada kooperatifin sürdürülebilir tarım çiftçi sertifikası, yani ürün yetiştirme çalışmaları da sürmekte.