Anketlerdeki Tutarsızlıklar ve "Baraj Mühendisliği"
Yazının Giriş Tarihi: 24.02.2026 15:36
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.02.2026 15:39
İnternette haber ve gazete sitelerinde, sosyal medya mecralarında sıkça son anket başlıklı bir yazıyla sık sık karşılaşırsınız. Bir hevesle taraftarı olduğunuz partinin durumuna bakar, moral bulduğunuz sonucu paylaşırken kötü sonuçları görmezden gelirsiniz. Bu kadar tutarsız anket sonucunun piyasa da olması araştırmaya değer bir konudur.
Siyasi anketlerdeki tutarsızlıklar aslında tek bir nedenden değil, teknik, psikolojik ve bazen de operasyonel faktörlerin birleşiminden kaynaklanıyor. Bazen sipariş verilen anketler, anketlerin üzerinde oynanan rakamsal oyunlar, anketlerde yönlendirici sorularla gerçeğin ötesinde sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.
Bazı şirketler doğrudan siyasi partiler veya adaylar tarafından fonlanması sebebiyle, soruların soruluş örneklem seçimine kadar taraflı bir tutuma neden olabilir. Anket bazen kamuoyunun nabzını tutmak için değil, kamuoyu oluşturmak (seçmeni "kazanan tarafa" çekmek) için bir araç olarak kullanılabilir.
Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı adayı için neden hep birkaç isim üzerinde araştırma yapıldığını ya da neden hep iki parti ismi ile ilgili anket sonuçları yayınlandığını bir düşünün. Birileri bizim aklımızla dalga mı geçiyor?
Son dönemde yayınlanan kamuoyu araştırmaları, özellikle milliyetçi-muhafazakar bloktaki partiler üzerinde ciddi bir veri kaosu sunmaktadır. Bazı araştırmalarda barajın çok üzerinde görülen partilerin, bazılarında baraj sınırına itilmesi sadece metodolojik bir hata değil; seçmen sosyolojisi ve stratejik siyasi planlamaların bir sonucu olduğu kanaatini taşımaktayım.
Anketlerdeki %4 ile %8 arasındaki sert dalgalanmalar, bu bloktaki partilerin birbirlerinden "rol çalması" ile açıklanabileceği gibi düşünülse de stratejik hedefin bu partilerin her birini %7'lik ülke barajının sınırında tutarak etkisizleştirmektir. 2002 kasım seçimlerinde kurulan Genç Partinin diğer partilerin barajı geçmesini engelleyerek Türkiye’de iki partili bir siyasetin kapısını açtığı unutulmamalıdır. Benzer bir oyunun kurgulandığını söyleyebilirim.
Anketlerdeki tutarsızlıkların bir diğer nedeni, verilerin seçmen davranışını ölçmekten ziyade yönlendirmek amacıyla kullanılmasıdır. Özellikle iki partinin anketlerde bilinçli olarak yüksek gösterilmesi, diğer "rakip" küçük partilerin seçmeninde "oyum boşa gitmesin" kaygısı yaratarak birliği önleme ve seçmeni parçalama amacı gütmektedir. Bu durum, muhalefet bloğunun milliyetçi-sağ kanadını çok parçalı bir yapıya mahkûm ederek Meclis aritmetiğinde iktidar lehine bir avantaj doğuracağı kaçınılmazdır.
Türkiye'deki güncel anket karmaşası, sadece bir veri meselesi değil, ince bir siyasi mühendisliğin yansımasıdır. An itibariyle ve gelecekte iktidar ve ana muhalefetten kopabilecek oyların muhalefete geçişini soğutmak ve mevcut alternatifleri baraj altında tutarak denklemi kilitlemek üzerine hazırlanan bir stratejiyle siyasi mecraya süzgeç görevi görecek yeni partiler katılmaktadır. Bu "böl ve yönet" stratejisinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağını, seçmenin "baraj korkusu" ile "ideolojik sadakat" arasında vereceği nihai karar belirleyecektir.
Ne diyelim. Ey Türk Milleti, oyuna gelme…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MEHMET TEMİRTAŞ
Anketlerdeki Tutarsızlıklar ve "Baraj Mühendisliği"
İnternette haber ve gazete sitelerinde, sosyal medya mecralarında sıkça son anket başlıklı bir yazıyla sık sık karşılaşırsınız. Bir hevesle taraftarı olduğunuz partinin durumuna bakar, moral bulduğunuz sonucu paylaşırken kötü sonuçları görmezden gelirsiniz. Bu kadar tutarsız anket sonucunun piyasa da olması araştırmaya değer bir konudur.
Siyasi anketlerdeki tutarsızlıklar aslında tek bir nedenden değil, teknik, psikolojik ve bazen de operasyonel faktörlerin birleşiminden kaynaklanıyor. Bazen sipariş verilen anketler, anketlerin üzerinde oynanan rakamsal oyunlar, anketlerde yönlendirici sorularla gerçeğin ötesinde sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.
Bazı şirketler doğrudan siyasi partiler veya adaylar tarafından fonlanması sebebiyle, soruların soruluş örneklem seçimine kadar taraflı bir tutuma neden olabilir. Anket bazen kamuoyunun nabzını tutmak için değil, kamuoyu oluşturmak (seçmeni "kazanan tarafa" çekmek) için bir araç olarak kullanılabilir.
Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı adayı için neden hep birkaç isim üzerinde araştırma yapıldığını ya da neden hep iki parti ismi ile ilgili anket sonuçları yayınlandığını bir düşünün. Birileri bizim aklımızla dalga mı geçiyor?
Son dönemde yayınlanan kamuoyu araştırmaları, özellikle milliyetçi-muhafazakar bloktaki partiler üzerinde ciddi bir veri kaosu sunmaktadır. Bazı araştırmalarda barajın çok üzerinde görülen partilerin, bazılarında baraj sınırına itilmesi sadece metodolojik bir hata değil; seçmen sosyolojisi ve stratejik siyasi planlamaların bir sonucu olduğu kanaatini taşımaktayım.
Anketlerdeki %4 ile %8 arasındaki sert dalgalanmalar, bu bloktaki partilerin birbirlerinden "rol çalması" ile açıklanabileceği gibi düşünülse de stratejik hedefin bu partilerin her birini %7'lik ülke barajının sınırında tutarak etkisizleştirmektir. 2002 kasım seçimlerinde kurulan Genç Partinin diğer partilerin barajı geçmesini engelleyerek Türkiye’de iki partili bir siyasetin kapısını açtığı unutulmamalıdır. Benzer bir oyunun kurgulandığını söyleyebilirim.
Anketlerdeki tutarsızlıkların bir diğer nedeni, verilerin seçmen davranışını ölçmekten ziyade yönlendirmek amacıyla kullanılmasıdır. Özellikle iki partinin anketlerde bilinçli olarak yüksek gösterilmesi, diğer "rakip" küçük partilerin seçmeninde "oyum boşa gitmesin" kaygısı yaratarak birliği önleme ve seçmeni parçalama amacı gütmektedir. Bu durum, muhalefet bloğunun milliyetçi-sağ kanadını çok parçalı bir yapıya mahkûm ederek Meclis aritmetiğinde iktidar lehine bir avantaj doğuracağı kaçınılmazdır.
Türkiye'deki güncel anket karmaşası, sadece bir veri meselesi değil, ince bir siyasi mühendisliğin yansımasıdır. An itibariyle ve gelecekte iktidar ve ana muhalefetten kopabilecek oyların muhalefete geçişini soğutmak ve mevcut alternatifleri baraj altında tutarak denklemi kilitlemek üzerine hazırlanan bir stratejiyle siyasi mecraya süzgeç görevi görecek yeni partiler katılmaktadır. Bu "böl ve yönet" stratejisinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağını, seçmenin "baraj korkusu" ile "ideolojik sadakat" arasında vereceği nihai karar belirleyecektir.
Ne diyelim. Ey Türk Milleti, oyuna gelme…