Hava Durumu

SANDIĞIN NAMUSU KAYYUM KISKACINDA YEREL DEMOKRASİ

Yazının Giriş Tarihi: 07.04.2026 17:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.04.2026 17:28

Her sabah uyandığımda televizyonu açıp sabah haberlerine bakarım. Son bir yıldır iki türlü sabah haberleriyle karşılaşırım. İlk sırayı belediyelere operasyon yer alırken, ikinciliği kimseye kaptırmayanda ünlülere uyuşturucudan gözaltı haberleridir. 2024 yerel seçimlerinden bu yana operasyon yapılan onlarca belediye var. Mardin, Adana, Antalya, Adıyaman, İstanbul ve Bursa gibi büyükşehirlere operasyon yapılırken eş zamanlı ilçe belediyelerine de operasyon yapıldı. Birçok belediyeye kayyum atanırken ondan fazla belediyede halkın iradesinin tersine başka siyasi partiye servis edilerek el değiştirildi.

Türkiye’de sabahın ilk ışıklarıyla gelen belediye baskını haberleri bize gösterdi ki, bu operasyonlar artık yalnızca hukuki bir sürecin parçası değil, demokratik sistemin temellerini sarsan birer irade gaspıdır. Özellikle muhalif belediyeler üzerinde yoğunlaşan operasyonlar ve ardından gelen görevden almalar, iki hayati soruyu sokağın gündemine taşıyor.

Birincisi hep muhalif belediyelere yolsuzluk ve rüşvet operasyonları çekilirken neden iktidar ve ortaklarının yolsuzlukları ayyuka çıkmış, kendi partilerince ihbar edilen belediyelerine yâda geçmiş dönem başkanlarına el sürülmüyor. Onların hepsi, sütten çıkmış AK kaşık mı? İkincisi de Milletin verdiği yetkiyi, milletten başka kim geri alabilir?

Demokrasilerde kurulan her sandık, halkın siyasi tercihlerini beyan ettiği en kutsal mahkemedir. Bir belediye başkanının, yargı süreci nihayete ermeden ve kesinleşmiş bir hüküm olmaksızın, masumiyet karinesi çiğnenerek "idari tasarrufla" görevden alıkonulması, yalnızca o kişiye yâda mensup olduğu partiye değil, ona oy veren binlerce, hatta milyonlarca seçmenin iradesine vurulmuş bir kilittir. Bu kilit oy veren halkın "benim tercihimin bir hükmü yok mu?" sorusunu beraberinde getirirken, demokratik sistemin meşruiyetinde de derin bir yara bırakır.

Kaçma şüphesi olmayan, her gün makamında halkı ağırlayan, çağırdığınızda ayağınıza gelebilecek toplumun göz önündeki seçilmişlerin şafak operasyonlarıyla gözaltına alınması, hukuki bir zorunluluktan kaynaklanmadığı ayan beyandır. Bu davranışın toplumsal bir algı yaratma çabası olduğunun herkes farkındadır. Bu yöntem, masumiyet karinesini zedelediği gibi, siyasetin yargıyı dizayn etme aracına dönüştürme algısı yaratma riskini de taşır. Ve yine buradan seçici ve uyarlanmış bir denetim mekanizmasıyla sadece muhalefetin üzerine gidilmesi, adalet duygusunu zedelerken, "biz ve onlar" kutuplaşmasının zirve yapmasına yol açar. Tabi amaç buysa buna da yuh demek gerekir.

Peki, çıkış yolu neresidir? Eğer bir belediye başkanı size göre görevini sürdüremeyecek bir duruma gelmişse, bu boşluğu dolduracak olan merci atama memurlarınız değil, bizzat halkın kendisi olmalıdır. "Belediye başkanı değişen her yerde seçim yeniden yapılmalıdır" ilkesi, demokratik tıkanıklığı aşacak en dürüst formüldür. Bununla Temsilde Adaleti sağlar, “Halkın verdiği emaneti ancak halk yenileyebilir” ilkesini dimağlara yerleştirebilirsiniz. Seçimlerin yenilenmesi, yerel yönetimler üzerindeki her türlü merkezi vesayeti ortadan kaldırır. İhtiyaç halinde vatandaşın önüne getirilen sandık, hem iktidar hem muhalefet için bir yüzleşme alanıdır. Ve bunu halkın önüne getirmek iktidarın siyasi sorumluluğudur.

Unutulmamalıdır ki, yerelde kaybedilmiş bir seçimin akabinde yargı eliyle yapılan her siyasi hesaplaşmanın faturası “artan maliyetler, aksayan hizmetler ve en önemlisi demokrasiye yitirilen güven ile başlayan toplumsal huzursuzluk” olarak sonunda vatandaşa çıkar.

Ancak siyasi tarihimizin bize öğrettiği bir gerçek vardır: Seçmen iradesine yapılan her müdahale, günün sonunda sandıkta daha büyük bir demokratik refleksle karşılık bulur. 2019 yılında yapılan 2. İstanbul seçimleri buna en önemli örnektir. Demokrasinin namusu olan sandığı korumak, sadece bir siyasi partinin değil, bu ülkede yaşayan her bir ferdin vatandaşlık görevidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.