Hava Durumu

Siyasetin Eyyam-ı Bahuru…

Yazının Giriş Tarihi: 02.08.2026 17:18
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.08.2026 17:19

Eskiler, tabi ki bizden de eskiler yaz mevsiminin o en çekilmez, nefes aldırmayan, insanı oturduğu yerde eriten boğucu sıcaklarına eyyam-ı bahur derlermiş. Gökyüzünde adeta nemin asılı kaldığı, rüzgârın yaprak kıpırdatmadığı, beyinlerin adeta sıvılaştığı ve düşünemeyen her kafadan bir sesin çıktığı o sıcaktan "deli kudurtan" günler...

Önümüzdeki günlerde ülkemize eyyam-ı bahur sıcakları gelecekmiş. Buyursun gelsin de bugün dönüp ülkenin genel iklimine, takvimlere değil ama toplumsal hafızaya ve siyaset kurumuna eyyam-ı bahur’un çoktan geldiğini göreceksiniz. Siyaset, tam anlamıyla bir oksijensizlik girdabında. Ne tarafa dönersek dönelim, üzerimize çöken o ağır, hareketli zannedilen ama hareketsiz ve yapışkan siyasi atmosfer ülkeyi boğmaya devam ediyor. Bu boğucu havanın en büyük müsebbipleri ise, fildişi kulelerinden halka üstten bakan iktidar ve bir kısım muhalefetin ta kendisidir.

Bugün ülkenin asıl meselesi mutfaktaki yangın, eriyen alım gücü, liyakatsizlik ve adalete olan inancın sarsılmasıyken, Ankara koridorları tam bir suni gündem üretme fabrikası gibi çalışıyor. İktidar, ülkenin yapısal krizlerini örtbas etmek, sokağın gerçek sesini bastırmak için her gün yapay kutuplaşma temaları gündeme sokuyor. Toplumu nefessiz bırakan bu eyyam-ı bahur sıcağında, suni tartışmalarla havayı daha da germekten, hala insanları birbirine kutuplaştırmaktan medet umuyor.

Peki, bu ağır havayı dağıtması, topluma bir nebze olsun nefes aldırması beklenen bir kısım muhalefet ne yapıyor? Maalesef onlar da üretilen yapay siyasi ekosistemin en sadık tüketicisi ve figüranı olmaktan öteye geçemiyor. İktidarın ortaya attığı her suni gündem topuna gözü kapalı atlayan, onun çizdiği oyun sahasının dışına çıkamayan sığ muhalefet anlayışı var. Halk çarşıda pazarda kan ağlarken, muhalefet aktörleri iktidarın salvolarına ekranlardan laf yetiştirme, sosyal medyada yapay polemiklerle "gündem kapma" yarışına giriyor. Ortada ne toplumu ferahlatacak somut bir vizyon var ne de bu statükoyu sarsacak gerçek bir irade. Bütün yaşananlara gücü ölçüsünde ses çıkarmaya gayret eden YRP, Saadet, Zafer ve İYİ Parti gibi muhalefet ise görmezden geliniyor. Yok sayılıyor.

Aslına durum, yıllardır birilerinin el birliğiyle yürüttüğü bir "kayıkçı kavgasıdır. Kavganın tarafları kendi tabanını konsolide etmek, koltuklarını korumak ve sokağın gerçek feryadını sağır odalara hapsetmek için maalesef bu suni tiyatroya muhtaçtır. Onlar stüdyolarda, meclis kürsülerinde sahte bir öfkeyle birbirlerini suçlarken, dışarıda eyyam-ı bahur sıcağı altında kavrulan, geleceksizlikle boğuşan milyonlarca insan yalnızlığa terk ediliyor. Siyasetin ürettiği bu yapışkan nem, toplumun sorunlarını çözecek rasyonel aklı ve çıkış yollarını tamamen buharlaştırıyor.

Eyyam-ı bahurda eski insanlar "denize girilmez, ala düşer, leke kalır" diye birbirini uyarırmış. Günümüz siyasetinin yarattığı bu suni kavga zemininde de nereye elinizi atsanız üzerinizde bir leke kalmaması imkânsız görünüyor. Mevcut ortamda temiz kalmak, ilkeli durmak, halkın gerçek derdini haykırmak adeta kuraklıkta bir damla su aramak kadar imkânsız hale gelmiş. Kayıkçı kavgası veren siyasiler, kendi kurduğu bu sığ döngünün içinde çürürken, ülkenin geleceğini de peşinden çöküşe sürüklüyor.

Ancak unutmasınlar ki, her eyyam-ı bahurun arkasından, er ya da geç, o ağır havayı dağıtacak sert bir fırtına ve toprağı canlandıracak bir yağmur gelir. Toplum, ortaklaşa kurulan bu sahte gündem tiyatrosunu er ya da geç deşifre edecektir. İnanıyorum ki bu millet, siyasetçilerin klimalı odalarından üflediği yapay gündemlerle değil, sokağın çıplak gerçeğiyle kendi rüzgârını yaratacak, yağmur olup coşacak, bu boğucu iklimi dağıtacaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.